SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Siyaset Felsefesi

Konu: Trabzonda bir din adamın öldürülmesi ...

Sayfa: [ 1 ]

deniz 07.02.2006 07:17:16
“Trabzon’da Bir Din Adamının Öldürülmesinden, Başta Hükümet Olmak Üzere, Şiddet Kültürünü ve Milliyetçiliği Kışkırtarak Besleyenler Sorumludur”

5 Şubat 2006 günü Trabzon’da din adamı Andrea Sentore silahlı saldırı sonucu öldürüldü. Çeşitli çevrelerden insanlar ve Hükümet Sözcüsü, Adalet Bakanı Cemil ÇİÇEK cinayeti kınadıklarını açıkladıklar. Ancak bu cinayeti geçmişteki saldırı ve linç girişimlerinden bağımsız değerlendirmek mümkün değildir. 2005 yılı içerisinde Trabzon’da, Samsun’da, Konya’da, Eskişehir Bozöyük’te, İzmir’de ve ülkenin daha bir çok yerinde çeşitli linç girişimleri ve saldırılar yaşandı. Birileri kendilerini hem yargıç ve hem de cellat yerine koyarak, yanlış yaptıklarını düşündükleri herkese saldırma ve hatta öldürme hakkını kendilerinde buldular. Ne yazık ki bu saldırgan eylemler ve linç girişimlerinin sorumluları hakkında etkili bir ceza kovuşturması yapılıp, cezalandırılacakları yerde, olayın mağdurları hakkında davalar açıldı. Başta Hükümet olmak üzere, devletin çeşitli kademedeki kamu görevlileri ile siyaset adamları olayları “halkın/vatandaşın haklı tepkisi” olarak değerlendirdiler. Toplumda şiddet alabildiğine kışkırtıldı. Hoşgörü ve barış kültürünün gelişmesi yönünde olumlu şeyler yapılmadı. Toplumun bayrak, vatan, din gibi son derece hassas olduğu konular kullanılarak, içinde yoğun bir şekilde dini yaklaşımları da barındıran saldırgan bir milliyetçilik anlayışı kışkırtıldı.

Kitaplar, dizi filmler, sinema gibi araçlarla toplumun milli ve dini değerleri de kullanılarak hukuk dışı örgütlenmeler, silahlı eylemler ve şiddet “meşru” gösterilmek suretiyle özellikle gençlik kesimi tahrik edildi.

Tüm bunların etkisi ile dün Adana’da bir TV kameramanını linç eden zihniyet, bugün de bir din adamını öldürdü. Daha vahim olaylarla karşılaşmadan, Hükümetiyle, Devlet Kurumlarıyla, Siyasetçileriyle ve Sivil Toplumuyla işbirliği içerisinde toplumda demokratik kültürü, barışı ve hoşgörüyü yaygınlaştırmak ve etkili kılmak zorundayız. Hiçbir ayrım yapmaksızın savaşa ve şiddete karşı çıkmalıyız.

Trabzon’daki bu son cinayeti kınıyor, sorumlularının en kısa zamanda bulunarak, yargı önüne çıkarılmasını talep ediyoruz.

insan hakları derneği

KARGA 07.02.2006 09:33:28
1

deniz 07.02.2006 10:12:34
yukarıda yazıda da belirtildiği gibi bazı muhalif hareketler ülkemizin bazı bölgelerinde sözümona devletçi/milliyetçi/ülkücü tipler tarafından linç operasyonları ile karşılanmıştı.

olaylarda saldırıya uğrayan insanlar polis tarafından yeterince korunmadığı gibi saldırganlara bir ceza da verilmedi. linççiler "bu şehre bunları sokmayız" şovlarını yaparak kahraman kesildiler.

önlerinde bir engel görmeyen bu kesimler doğal olarak hızlarını alamayıp daha ciddi icraatlar yapma potansiyeline sahip oldular. son günlerdeki mafya/kurtlar vadisi gazıyla da  sonuçlar ortaya çıkmaya başladı.

hiç hesap edilmeyen ve küçük gibi görünen şeyler çok büyük toplumsal hareketlerin kökenlerini yaratabilir ve bunlar artık çok büyük acılar yaşanmadan nihayetlenmezler.

maalesef dünya globalinde ve ülkemiz özelinde ortada haddinden fazla barut varken çok tehlikeli kıvılcımlar çakılıyor. ilerki günlerde insanalr biz nerde yanlış yaptık dediklerinde bu yaptıklarına baksınlar !..


Sayfa: [ 1 ]