|
||
| Kişilik; insanların şartlara karşı gösterdiği davranışlar arasından yoğun olanlarıdır. o zaman, Kişilik; şartlara bağımlıdır. bu yüzden, Kişilik; şartlar ile ya doğru orantılıdır ya da ters. o zaman, Kişiliğin belirleyicisi iç sebepler değil, dış sebeplerdir. bu yüzden, kişilik; yazgı/kader değildir. yaklaşım; içselliğin egemenliğinde herhangi bir olaya karşı alınan tavır. o zaman, yaklaşım ile kişilik aynı değildir. çünkü, yaklaşım, yazgınızla aynı frekansta çalışır, onunla fevkalede uyuşur. ve, yaklaşımlar, belleğinize bağımlıdır, hükmünüzü, varsa tecrübeleriniz yapar.yoksa hisleriniz. ve yaklaşımlar, hislerle orantılıdır. ve yaklaşımlar, dış şartlardan 2. planda etkilenir. bu yüzden kişilik ve yaklaşım birmiş gibi gösterilmemeli.bu iki kavramı diğerlerinden ayırarak, farklı farklı düşünmelidir.Farklı kılma çabası gösterilip, farklı kılınmalıdır.Açılım böyle gerçekleşir... |
||
|
||
| kişilik dış şartlardan etkileniyorsa. o kişilik oturmamıştır. yada zayıf kişilikte diyebiliriz. insanların yaklaşımı kişilikllerini belirler.bence... |
||
|
||
Alıntı Kişilik; insanların şartlara karşı gösterdiği davranışlar arasından yoğun olanlarıdır. o zaman, Kişilik; şartlara bağımlıdır. burada bir mantık hatası olduğunu düşünüyorum. burda vurgulanan "şartlar", "kişilik"in o an içinde reaksiyon gösterdiği şartlar. kişilik şartlarda doğru ya da ters orantı göstererek simultane bir şekilde değişmez. kişilik, şartlar ve onlara karşı gösterilen davranışlar bütünü değildir. bu yüzden, kişilik insanların şartlara karşı gösterdiği davranışlar ise kişilik şartlara bağımlıdır diyemezsin. |
||
|
||
| @ adnan abi, ali, 5 kardeşi bir annesiyle birlikte babasının asgari maaşı ile geçinmeye çalışan bir çoçuk olsun...Bu çocuğun kişiliği oluşurken asıl etmen şartlar değil midir? veya şartların neredeyse sınırsız, her dilediğini yapabilecek durumdasın.bir de bu açıdan bak derim... Alıntı Kişilik; insanların şartlara karşı gösterdiği davranışlar arasından yoğun olanlarıdır. o zaman, Kişilik; şartlara bağımlıdır. burada bir mantık hatası olduğunu düşünüyorum. burda vurgulanan "şartlar", "kişilik"in o an içinde reaksiyon gösterdiği şartlar. kişilik şartlarda doğru ya da ters orantı göstererek simultane bir şekilde değişmez. kişilik, şartlar ve onlara karşı gösterilen davranışlar bütünü değildir. bu yüzden, kişilik insanların şartlara karşı gösterdiği davranışlar ise kişilik şartlara bağımlıdır diyemezsin. bütünüyle doğru olan bir kavram gösteremezsin ki yoktur öyle bişi... benim burada dikkate aldığım değer çoğunluk. reaksiyon ise sınırlıdır, ve matematikseldir..çünkü olasılıklar dahilindedir. çözdüm dediğin şey ise saçmalıktır. |
||
|
||
| sanırım şartlarla doğru orantılıdır, yani şartlar ne kadar kötü olursa, insan da o kadar kötü karakterli olur... şartlar ne kadar iyi olursa, insanda o kadar iyi karakterli olur.... ama yani bu demek değildir ki, refah içinde yaşayan biri hırsızlık yapamaz... (istisnaları vardır) |
||
|
||
| reaksiyon, karşı hareket değil, kişinin şartlar karşısında takındığı her türlü tutum. çözdüm dediğin şey derken? |
||
|
||
çözdüm dediğin şey derken? bana sunmaya çalıştığın şey... |
||
|
||
| ben sana çözüm sunmadım, mantık hatanı gösterdim. | ||
|
||
| bir kere iç sebepler diye birşey yoktur, insan kendi benligi ile bir derya felan degildir biz sadece sosyal yaşamın sonuçlarıyız, içselleştirdigimiz kurallar ve davranış alışkanlıkları yada fikirlerdir bizi biz yapan. adnan abinin dedigi gibi dış şartlardan etkilenmeyen kişilikte yoktur, ha ama bunu kaypak kişiliklere karşın kullandı sanırım hani duruma göre renk degiştirme gibi bir durum için ozaman bişi diyemem, kişilik şartlara bagımlıdır ama bir maymunun yada kuşun bile kişiliginden bahsedebilirzki bu çeşitli özelliklerin baskınlık ve çekinikliklerinin toplamından başka bişi degildir basitçe ki bu genlerle alakalıdır, ama sosyal hayvanlarda özellikle insanda dış şartların etkisi çok ama çok büyüktür. |
||
|
||
ben sana çözüm sunmadım, mantık hatanı gösterdim. zaten ben çözdün demişim 'mantık hatası' çözdün fiili ile kullanılamaz mı? bunu fazla sündürmeyeceğini umuyorum... kabul ettirmek gibi bir amacım yok..ben söylerim fikrimi, beğenen beğenir, beğenmeyen beğenmez. |
||
|
||
tamam sevgili niçenin küçük oğlu, benim de bunu sündürmeye niyetim yok.. ![]() ama istersen sen bunun altına bi mesaj daha yaz, altta kalmayı sevmiyosun ya.. |
||
|
||
teşekkürler...
|
||
|
||
olm kişiliginmi degişti yoksa degişik yaklaşımlardamı bulunuon ![]() yada gentilmen erkek ayagınamı yatıon pek sataşmadın bu sefer
|
||
|
||
olm kişiliginmi degişti yoksa degişik yaklaşımlardamı bulunuon ![]() yada gentilmen erkek ayagınamı yatıon pek sataşmadın bu sefer ![]() hades im yapmaz öyle şeyler.günahını alma. |
||
|
||
| kişilik ve yaklaşım, hmmm nede güzel iki kavram var bugün burada, kişi = kişiden gelen, yaklaşım = yaklaşmaktan gelen, şimdi gelelim bu iki eşitliği eşitlemeye, kişi bir şeye ne kadar yaklaşırsa, o yönde bir hareket ediyordur demek ki ne kadar uzaklaşırsa da, o yönde ters hareket ediyordur bu iki eşitlik illa eşitlenmek zorunda mıdır? - hayır, bu sadece bir varsayım, varsayımın gerçek olduğu durumda, neler olabileceği üzerine konuşuyoruz.... |
||