SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Siyaset Felsefesi

Konu: KöyKent Projesi

Sayfa: [ 1 ]

19.01.2006 23:18:38
Köykent kavramı 1970’lerde Bülent Ecevit’in kırsal kalkınma stratejisine getirdiği bir çözüm yaklaşımı olarak doğdu. Bülent Ecevit’in son başbakanlığında uygulamaya konulmaya çalışılmış ve ilk köykent taslak modeli Ordu-Mesudiye’de uygulanmıştır.
Bu ilk proje Başbakanlık tarafından ivedi olarak alınan kararlar üzerine, Başbakanlık ve proje alt bileşenlerinin bağlı olduğu kurumların öz kaynaklarından karşılanmıştır.

Dünya Bankası, bu tip projelerdeki bilgi birikimi, bu projeye olan sıcak yaklaşımı ve projenin devamı yönünde alınan kararlar doğrultusunda projeye kaynak olarak başlangıçta 300 Milyon USD kaynak ayırmayı planlamıştır. Türkiye’nin de iç kaynak olarak 120 Milyon USD ayırması ile birlikte toplam 420 Milyon USD finansman sağlanmış ve projenin ülke genelinde uygulamaya konulması programlanmıştır. Projenin başlaması için gerekli alt yapı çalışmaları başlatılmıştır. “Proje Yönetim Birimi”nin kurulması, proje alt bileşenlerine yönelik fizibilite ve proje çalışmalarının başlatılması, ofis ve yardımcı ekipmanın temini vb gibi hazırlıklar için 900 Bin USD hazırlık kredisi Dünya Bankası tarafından gönderilmiş ve çalışmalar Haziran 2002’de başlatılmıştır.

Proje çalışmalarının yoğun olarak sürdüğü bir dönemde ortaya çıkan hükümet bunalımı ve sonucunda yapılan 3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra iktidara gelen AKP hükümeti hiç bir haklı neden göstermeden projeyi Ocak 2003’de iptal etmiş, “Proje Yönetim Birimi”nin sözleşmelerini fesh ederek dağıtmış, 150 Bin USD’si harcanan hazırlık kredisinin kalanını geri göndermiş, sadece Türk tarafının rızasını bekleyen 300 Milyon USD ‘lik kredi ikraz anlaşmasını gündemden kaldırmıştır. Alınacak kredinin koşulları çok uygun olup 5 yılı geri ödemesiz ve libor + 1 faiz içeriyordu.

Ülkemizin, kırsal kesiminin sorunlarını çözücü projelere ne kadar ihtiyacı olduğu ve aynı oranda, bu projeleri hayata geçirmek içinde kaynak sıkıntısı içinde olduğu bir gerçektir. Projenin başarılı olması durumunda 4 Milyar USD kadar çıkabileceği söylenen krediyi nedensiz geri çevirmenin mantığı anlaşılamamaktadır. Irak krizi döneminde bir kaç milyar dolar kredi ve hibe almak için ülkemizin onurunu ayaklar altına alan uygulama ve açıklamalara anlam vermek mümkün değildir.

AKP iktidarı neden böylesi kaynağı hazır projeleri sahiplenmek yerine iptal etmiştir? Üstelik Dünya Bankası projenin adını değiştirebileceklerini, çünkü kamuoyunda Köykent Projesi Bülent Ecevit’in projesi olarak bilinir, yeni belirlenecek proje alanlarını ve proje bileşenlerinin yüzdelerini, Bölgedeki yatırım paydalarının kendi içinde yer değiştirilebileceğini, yeni iktidarın tespit edeceğini teyit etmesine rağmen.

Ecevit Hükümeti tarafından Ordu-Mesudiye’de ilk köykent uygulaması sonrası ülkemizin çeşitli yörelerinden bir çok başvuru yapılmış buna benzer projeler talep edilmiştir. Ülkemizin farklı bölgelerinden iki yüzün üzerinde başvuru olmuştur. Bu başvurulardan Van (Özalp), Düzce (Kaynaşlı), Kastamonu (Daday), Niğde (Çiftlik) ve Mersin (Tarsus) merkezli beş pilot proje uygulama alanı olarak belirlenmiştir. Beş bölge farklı coğrafyalardan ve farklı yapısal özelliklerinden dolayı seçilmişler, böylece uygulama sonrası farklı yörelere yönelik veriler elde edilmesi amaçlanmış ve projenin devamında ülke geneline daha sağlıklı yaygınlaşacağı düşünülmüştür. Seçilen beş proje alanında, her bölge yaklaşık 10 ile 15 köyü ve 5.000 ile 15.000 nüfusu kapsamaktaydı. Projeye yönelik olarak fizibilite, alan ve sosyal çalışmalar yapılmış ve uygulamanın başlatılması için Bakanlar Kurulu ve Yüksek Planlama Kurulundan gerekli kararlar çıkmıştı. Seçilen beş bölgenin toplam yatırım tutarı yaklaşık 30 Milyon USD’dir. Bu toplam projenin yaklaşık %7’sidir.Projenin devamı söz konusu olsaydı 15 adet yeni yöre belirlenerek ilk aşamada 20 köykent projesi hayata geçirilecekti. Çin, Pakistan, Hindistan’dan projeyi incelemek ve ülkelerinde uygulamak isteyen heyetlerden ülkemize ziyaret talepleri gelmekteydi. Heyetlerin ziyaret talepleri hükümet değişimi dönemindeki belirsizliğe denk geldiğinden ziyaretler ertelenmiştir. Kısacası dünyanın takip ettiği projeyi bizler takip edip sahiplenemedik.

Projenin amacı, seçilmiş pilot bölgelerdeki kırsal nüfusun yaşam kalitesini artırmaktı. Bu amaca yönelik kırsaldaki yollarda, su ve atıksu hizmetlerinde, sağlık olanaklarında, eğitim hizmetlerinde ve gelir getirici faaliyetlerde iyileştirmeler hedeflenmişti.Köykent programı çerçevesinde desteklenecek alanlar şeffaf bir yöntemle belirlenecek, ve bu yörelerden 10-15 köy grubu bir küme olarak düşünülecek ve bu kümenin sorunlarının ortak olarak çözülmesine çalışılacaktı. Proje tarafından desteklenecek tüm yatırımlar sosyal değerlendirme sonucunda belirlenecek ve yapılabilirlik etütleri incelenecek, maliyet etkinlik analizleri yapılacak, çevresel etkileri değerlendirilecekti.

Van (Özalp) ve Düzce (Kaynaşlı) için bunlar hazırlık kredisi döneminde yapılmıştı. Köykent projesi halkımızın bir kesiminin yanlış anladığı gibi küçük şehirler yaratma veya seçilen bölgedeki 10-15 köyü tek bir merkezde toplama gibi düşünceleri içermiyordu. Projenin beş ana bileşeni yol, içme suyu ve kanalizasyon, eğitim, sağlık ve gelir getirici (artırıcı) faaliyetleri kapsamaktaydı.

Projenin yol bileşeni altında yapılacak olanların temel hedefi Köykent kapsamında bulunan tüm köylerin merkez köy(ler)e bağlantısının sağlanması ve Köykent kapsamında bulunan tüm köylerin şehir merkezine bağlantılarının yıl boyunca sağlıklı bir şekilde açık tutulmasıydı. İhtiyaçtan fazla olan yollar bakım ve iyileştirme kapsamı dışında tutulacak ve KHGM’ne ihtiyaç dışı yollar konusunda tasarruf imkanı yaratacaktı. Pilot proje olarak, proje bölgesindeki köy yollarının bakımı üstlenecek birlik veya kooperatifler oluşturularak yöre insanına iş imkanı yaratılacak, aynı zamanda yöre insanının kendi kullandığı yolu sahiplenmesi sağlanacak ve olası bakım hizmetlerine anında müdahale şansı daha çok olacaktı. Bu pilot proje aynı zamanda KHGM bünyesi içinde bir reform denemesi olacak ve başarılı olursa ülke genelinde yaygınlaştırma şansı olacaktı.

Orta ve Güney Amerika ülkelerinde (Kolombiya, Peru, Honduras ve Nikaragua’da ) bu tip yol bakım hizmetleri için kurulmuş pilot birlikler başlangıçta ülke yol ağlarının %3’ü gibi kısımlarına hizmet ederken, bugünlerde yol ağlarının % 70-80’lerinin bakım hizmetini üstlenerek ciddi tasarruflarda bulunmuşlardır.

Ülkemiz ulusal yol ağı iki ayrı kurum tarafından idare edilmektedir. TCK, otoyol (1851 Km.), devlet yolu (31.376 Km.) ve il yollarından (29.929 Km.) oluşan yaklaşık 63.156 Km’lik bir yol ağından; KHGM ise 87.220 Km’si asfaltlı (% 30) , 203.997 Km’si asfaltsız olan toplam 291.217Km’lik köy yolları ağından sorumludur. Her iki kurumumuzun da bakım hizmetlerini ne kadar sağlıklı yapageldiği ortadadır.Yukarda bahsedilen pilot projenin bu iki kurum içinde ciddi bir reform kaynağı olduğunu kimse reddedemez. Projenin iptali ile bu reform hareketi de iptal olmuştur.

Proje kırsal kesim içme suyu ve kanalizasyon sorunlarını çözmeye çalışacaktı. Kuyu suyu ve derelerden su alarak yaşamını devam ettirmeye çalışan halkımıza boru içinde su ulaştıracak, hastalık yayması muhtemel kanalizasyon ve fosseptiklerin rehabilitasyonları için çözümler üretecekti.Ülkemiz kırsalındaki toplam 76.431 yerleşim biriminden sadece % 12’sinde (9.172) su evlere borulu bir sistemle götürülmektedir.

Kırsal alanda yaşamakta olan nüfus, sağlık hizmetlerinden kentlerdekilere göre daha az yararlanmaktadır.Bu durumun temel sebepleri olarak (a) Yetersiz sağlık organizasyonu, (b) Kırsal bölgelerde personel yokluğu, (c) Sağlık personelin sık değişimi, (d) Kaliteli bakıma erişimsizlik, (e) Sağlık personeline yönelik bir ücret ve teşvik sisteminin olmaması, (f) Sağlık bilincinin yeterince yerleşmemiş olması ve (g) - Toplumsal alışkanlıklardır.

Bu proje ile kaliteli sağlık hizmetlerine erişebilen nüfus yüzdesi artacak, bölgelere yönelik sağlık personeli planlaması yapılacak, sağlık merkezlerinin tıbbi teçhizat ve ilaçları temin edilecek, personele teşvik ve prim sistemi desteklenecek, koruyucu hekimlik hizmetleri ulaştırılacak, halkın ilkel ve sağlıksız korunma alışkanlıklarını değiştirmek için eğitimler verilecekti. Kısacası kanayan sağlık problemlerine parmak basılacaktı. Köykent sağlık organizasyonu kapsamında mobil sağlık ekipleri oluşturularak, sağlık merkezinden uzak köylere düzenli ziyaretler ile sağlık hizmetleri sunulmaya çalışılacaktı.Bu da kırsal sağlık hizmetlerinde bir reform çalışması değil midir?

Köykent projesi ile kırsaldaki yöreye ait eğitim hizmetleri, öğretmen, okul, derslik, malzeme ve ekipman vb. gözden geçirilecek, eksiklerin teminine gidilecek, özellikle kız öğrencilerin okullara yönlendirilmesine çalışılacak, özveri ile hizmet sunmaya çalışan kırdaki öğretmenlerimize sağlıklı barınma ve sosyal mekanlar yaratılacak, köylünün bu mekanlardaki sosyal çalışmaları desteklenecekti. Sonuç olarak kırsala bilimin kapıları açılmaya çalışılacak, hurafe, büyü, yobazlık ve karanlığın kapıları kapatılmaya çalışılacaktı.

Bu projeler ile kırsaldaki gelir getirici faaliyetler desteklenecekti. Bu amaç ile sürdürülebilir tarım üretimini destekleyecek projelere kaynak krediler verilecek, hayvancılık, seracılık, meyvacılık, yörelere özgü el sanatları desteklenecek, mera ve havza rehabilitasyonları yapılacak, erozyona karşı önlemler alınacak, sulama ve hayvan içme suyu göletleri yapılacak, orman alanlarının korunması ve desteklenmesi sağlanacaktı.Kısaca yörede yoksulluğun azaltılması yönünde çabalar sergilenecekti.

Tüm bu projelerde, kamuya ait olan projeler dışında katılımcı yaklaşım esas olacak, kişi kendi geleceğinden kendini sorumlu tutacak, her şeyi devletten beklememeyi, örgütlenmeyi, birliği, kooperatifi öğrenecek, üretimi, ekonomiyi, sözleşmeyi, kaliteyi, rekabeti tanıyacaktı. Ancak bu şekilde kendini geliştirebilecek ve dolayısı ile ülkesini geliştirecekti. Yani kırsalda köykent, halkımızı yeniden var edecek, geri kalmışlığı, bağımlılığı, ezilmişliği yok edecek bir projeydi.



Sayfa: [ 1 ]