SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Düşünceler

Konu: belirsizliğe tahammül edebiliyor muyuz?

Sayfa: [ 1 ] 2 3 4

19.01.2006 23:14:43
edebiliyormuyuz?

yoksayabiliyormuyuz?

20.01.2006 02:35:49
belirsizlik, insan hayatında çoğu defa farkına varmadığımız büyük bir stres kaynağı..
uzun süreli olduğunda dayanılmaz olabiliyor.. meşhur bir işkence yöntemi var hatta bununla ilgili.. saçları sıfır numara kazıtılmış ve bir iskemleye sabitlenen kurbanın kafasına düzensiz aralıklarla su damlatılıyor.. tek bir damla su.. ölüm sessizliğinde ne zaman düşeceği belli olmayan tek bir damla su.. bir süre sonra deliriyormuş rivayete göre..

ama gelip geçen kısa süreli belirsizlikler.. düşük voltajlı elektrik çarpması gibi gıdıklayan bir şey ruhu..
mesela sevgiliyle ilk buluşma öncesi gibi..

gözümüze tutulan ayna gibi sanki..
içinde çok fazla fırsatıda taşıyan..
ama önümüzü görmekten alıkoyan bol ışıklı, sinir bozucu oyun..
belki de bu yüzdendir.. bazıları için içinden çıkılmaz ve galiba çıkılmakta istenmeyen bir tür bağımlılık haline gelmesi..
...

KARGA 20.01.2006 02:51:48
O alına su damlatılma işkencesi konusunu discovery channel'da izlemiştim; işkenceye tabii tutulacak iki denek aldılar. Biri yatağa bağlanıp alnına su damlatılıyordu, diğeri ise yatakta bağlanmadan yatırılıp alnına su damlatıldı. Yaklaşık bir saat sonra yatağa bağlı olanın sinirileri televizyondan belli olacak şekilde darmadağın olmuştu ve elemanın deneye devam etmek istemesine rağmen sağlık nedenlerinden ötürü son verilirken, yatağa bağlı olmayan denekte hiçbir değişiklik yoktu, hatta rahat rahat deneye bir süre daha devam etti.

Deneyin sonuçları şu; suyun burada sinir sistemine direkt hiçbir etkisi yoktur. İşkenceye tabii tutulanı çıldırtan ise yatağa bağlı olması. Bilinçaltında o damlaların alnına damlamasına müdahale edemiyor olacağını bilmekmiş işkenceye tabii tutulanı çıldırtan (müdahaleden kasıt oradan kalkıp gitmek, ya da başını çevirmek). Diğer denek yatağa bağlı olmadığından dolayı bilincinde bu işkenceye müdahale edebileceği düşüncesi uyandığı için hiçbirşey olmuyor (yani istediği zaman kafasını oynatmak ya da kalkıp gitmek olanağı). Yani burada su damlası metodunun bir  işkence olmasını kılan su damlasının kendisi değil, fakat esaret hissi. Su damlalarını ister düzenli ister düzensiz aralıklarla damlatın, hiç farketmez.

20.01.2006 03:31:02
bir efsane daha çürütüldü demek:)
sanırım orada işkence gören kurbanın -yani gerçek koşullarda- içinde bulunduğu belirsizlik sadece düzensiz aralıklarla kafasında patlayan su değilde, tümüyle o ortam ve sonrasında ne olacağını kestirememek.. ne olacak sorusunun (bana ne olacak, sonra ne yapacaklar, kim,  niçin vs..) sürekli belirsizliği.. bağlı oluşu, müdahalesinin engellenmesi belirsizliği dahada kaçınılmaz kılan bir unsur gibi sadece.. mesela az sonra bir kova suda dökülebilir.. yada daha başka bir şey düşebilir.. tam bir sinir harbi ve amaçta zaten bu yolla kişiyi ruhsal anlamda çökertmek ve muhtemelen konuşmaya hazır hale getirmek.. giderek artan güçsüzlük hissi, önce fiziki anlamda kaybolan kontrol duygusu.. tabi birde uykusuzluk var.. yüksekten düşen düzensiz su damlaları ve sinir katsayıları yüzünden uyku haram:)
....

birde mesela özellikle her şeyin tıkır tıkır işlediği bir yıl hatta beş on yıl sonra ne olacağının dahi kestirilebildiği rafah toplumlarında, örneğin iskandinav ülkeleri gibi, çok yüksek intihar oranlarını herşeyin belli, monoton, tekdüze oluşuna bağlayan görüşler var.. bi tarihte Türkiye ye yerleşmiş bir İsveçli, burada ki belirsizliğin kendisine hayat verdiğini ve "her an her şey olabilir" modunda yaşamanın güzelliğinden bahsetmişti..
bize gaz veriyor olabilir yada kurnazlık yapıyorda olabilir "uyandırmayın kerizi" havasında ama niye sapır sapır dökülüyor bu adamlar..

kapitalizm hakkını kullanabilirsin:P

20.01.2006 11:46:03
belirsizliğe tahammül aslında
heyacana, aşka, riske, impulse" lara
tahammülle eş bana göre

torq 21.01.2006 19:40:21
Belirsizliğin bir stres kaynağı olması, insanın geleceğinden emin olamamasına yani ölüm korkusuna dayanır. Yaşam, güvenli bir ortamda çocuklarının ve kendisinin geleceğini garanti altına alınması üzerine kuruludur. Bu nedenle çalışıp bir kenara para ayırırız, taşınmaz alırız, kira gelirlerine ulaşmaya çalışırız. Ölüme yaklaştığımızda parasız kalmak, ölümümüzü hızlandıracak, başkalarına muhtaç hale getirecektir.

Batı toplumlarında sosyal güvenlik sistemleri tüm garantileri sağladığı için  belirsizlik kavramı neredeyse ortadan kalkmıştır. Yukarıda darkmoon'un anlattığı olay, benim oturduğum yerdeki bir danimarkalı tarafından aynen bana da söylendi. Adam burada işsiz kalmayı göze alıp kendi ülkesine gitmiyor. Adrenalin salgılayacak bir stres kaynağı kalmayınca, insanın yaşamla bağı kopuyor, alkolizm ya da intihar kaçınılmaz hale geliyor.

Aslında buradan bakınca saçma gibi görünüyor ama yirmi yıl sonra ne olacağını, doğacak çocuğunun evlenmesinden sonraki durumu biliyor olmak kişinin yaşama çabasını yok ediyor. Ben hiç bir koşulda buradan ayrılmayı istmezdim, çünkü aslolan insanlık ve dostluktur, onu da oralarda hiç bir zaman bulma şansım yok. 

deniz 21.01.2006 22:42:21
valla bende mi tuahflık var; ben belirsizlikleri seviyorum.

insanının hayatını belirgin sonuçlara göe şekillendirmesi tadsız ve yaratıcı olmayan bir durum. ayrıca en iyi sonuç kendi mecrasında gelişen olaylarla elde edilir. zorlama ile yapılan şeyler her zaman kısıtlı başarı ile sonuçlanır.

belirsizliği ve programsızlığı seviyorum. yaşasın kaos Wink

son tango 21.01.2006 22:48:06
al benden de o kadar,belirsizlikler adrelanimizi yükseltmiyor mu?

deniz 21.01.2006 22:55:27
çevremizde çok fazla depresyon vakasına rastlıyorum. bunlarda en büyük etkenlerden birisi yaşamdaki belirsizlikler gibi duruyor.

bence depresyon yaşamdaki belirsilizliklerden değil, yaşamı belirgin olması için şartları zorlamaktan kaynaklanıyor.

son tango 21.01.2006 23:01:42
belirsizlik ile işlerin yolunda gitmemesini karıştırmamak lazım belki de...

belirsizliğin çekici bir cazibesi olduğuna inanıyorum,bu yüzden her 2 cinste bu tip partnerler aramıyor

mu? sinirlerimiz bozulurken,bir yandan da belirsizliği çözmeye çalışmak,bulmaca gibi Smiley

22.01.2006 02:55:13
çevremizde çok fazla depresyon vakasına rastlıyorum. bunlarda en büyük etkenlerden birisi yaşamdaki belirsizlikler gibi duruyor.

bence depresyon yaşamdaki belirsilizliklerden değil, yaşamı belirgin olması için şartları zorlamaktan kaynaklanıyor.

örnek verebilir misin?

deniz 22.01.2006 09:21:27
Alıntı
1- Depresyon Nedir ?

Depresyon günlük yaşantımızda sık rastlanan bir olaydır. Her 20 kişiden birinin celerimizi etkileyen beyindeki kimyasal hayatının bir döneminde bu olayı yaşadığı tahmin edilmektedir.

Mutsuzluk, dikkat kaybı veya hayattan zevk alamama gibi durumlarda veya fiziksel semptomlarla başgösterir.

Depresyon cinsiyet, meslek, yaş ve gelir gözetmeksizin herkeste görülebilir.

Kişi kontrolü dışında gerçekleşen birçok sebebe baplı olarak mutsuz olabilir.

Burada dikkat edilmesi gereken konu depresyonun insanların hayatını mahveden önemli bir problem olmadığı ve depresyonun zayıflık olarak algılanmamması gerektiğidir.

2- Depresyon üstesinden gelinebilir ve tedavisi mümkün olan bir hastalıktır.

Depresyon genellikle önemli olaylarla örneğin yakın bir arkadaşın veya akrabanın ölümü ile açığa çıkar.

Boşanma ya da ayrılık, iş kaybı veya maddi sıkıntılar ya da yaşlı insanların bir anda yalnız kalmaları da depresyon sebebi olabilir.


Kadınlarda depresyon bebek doğumu ile ilgili olabilir(doğum sonrası depresyonu).


alıntı

25.01.2006 00:21:43
belirsizlik galiba beni sinirlendiriyor.
ilginç, genelde sinirlenmem  buck2

son tango 25.01.2006 00:23:57
yani,hergün sinirliyim mi demek istiyorsun? Smiley

25.01.2006 00:25:43
belirsizlik galiba beni sinirlendiriyor.
ilginç, genelde sinirlenmem  buck2

hayır diilim..
belirsizliğe sinirleniyorum, ama belirli olamayacak şeylerin belirli olmasına çalışmıyorum laugh


Sayfa: [ 1 ] 2 3 4