|
||
| Genç bir çiftçi hayatında ilk defa New York' a gitmişti. Gökdelenlerin yüksekliği ve insanların çokluğundan şaşkına dönmüştü. Kalabalık bir bulvarda yürürken, kulağına aşina bir cırcır böceği sesi geldiğini zannetti. Durdu ve dikkatle dinledi. 'Evet, bu bir cırcır böceğiydi!' Ses büyük bir mağazanın önündeki çalıların arasından geliyor gibiydi. Bunun üzerine bu büyük çalı kümesine yönelip aramaya başladı. Bir mağaza görevlisi dışarı çıkıp, "Yardımcı olabilir miyim?" diye sordu. "Hayır, teşekkür ederim." dedi genç adam... " Sadece şurada bir cırcır böceğinin sesini duyduğumu sandım!" Görevli, "Hayır! New York' ta bulunmaz." Genç çiftçi cırcır böceğini buluncaya kadar cırlak sesi takip etti, onu buldu ve eline aldı, "Tamam! İşte burada!" Genç adam bu çalının önünden her saat binlerce insan geçmesine karşılık cırcır böceğini duyanın bir tek kendisi olmasına çok şaşırmıştı. Bunun üzerine küçük bir deneme yapmaya karar verdi. Elini cebine atıp bir çeyrek çıkardı ve havaya attı. Paranın kaldırıma vurduğu anda, düşen bozukluğu aramak için yürümekte olan 24 yaya durdu! Psikologlar; genç adamın şahit olduğu olay için bir durum tanımlar: "Buna algıda seçicilik denir. Belli şeyleri görmek ve belli sesleri duymak..." Charles Lever. Gökyüzüne bakıp kuşları, kırlara gidip çiçekleri, çocuklara bakıp saflıklarını, ağaçlara bakıp dallarını, yapraklarını, hayvanlara bakıp doğallıklarını, insanlara bakıp güzelliklerini algılayın. (mutlaka güzel tarafları olacaktır) Algıladığınız yalnız para sesi olmasın! |
||
|
||
| boş ver be hades, algıladığımız yalnız para sesi olsun, bir tek o veriyor bize, algılarımızda seçme hakkını... değil mi? |
||
|
||
| Algıda seçicilik ile ilgili çok güzel bir hikaye, tebrikler hades... Ancak paranın (algıda seçme hakkı dahil) bir şey verebileceğine inanmıyorum. Para kendiliğinden varolan ve veren bir olgu değildir. Onu kazanmak gerekir yani onu elde etmek isteyen kendinden vermek ve bunun için çaba sarfetmek zorundadır. Felsefi açıdan bakınca kendimizi varetme çabamızda böyle bir değişim aracını hayatımızın amacı haline getirmek yada yaşamımızın ritmini ona göre belirlemek pek kuru, renksiz hatta erdemsiz bir davranış olmazmı? felsefenin de canı cehenneme demiyorsak tabii... ;D |
||
|
||
| yes ı am öyle diyoring | ||
|
||
evet böle bişi,örneğin,bi kaza görüntüleri var dielim,doktorlar yaralının durumuna bakarken,tamirciler arabanın hasarına bakarlar,keza araba üreticileri de benzer şeyler yaparak arabanın marka_modelinine bakarak kendi markaları ile mukayese ederler.kadınlar mı? yaralı bayan ise makyajının akıp akmadığına yada saçlarının modeline göz atarlar
|
||
|
||
erkekler kadının açılan yerlerine bakmazlar mı yani?
|
||
|
||
algida seçicilik şöyle bişey olabilir: mesela bi algida dolabını açarsın.. herkes başka bişey seçer, ben max seçerim misal, hamlet magnum seçer(param yok çünkü, benim algida seçicilik şansım da yok aslında bu yüzden, gerçi buz şeklindeki dondurmaları da seçebilirim ).
|
||
|
||
erkekler kadının açılan yerlerine bakmazlar mı yani? ![]() olur mu ayolll? hadi külodunun markasını bilsek neyse
|
||
|
||
aaa aşkolsun kurbağa prensimiz, sana en hakikisinden bi magnumu algidalatırız, bizim elimiz de armut toplamıyo yani.
|
||
|
||
ayy çok teşekkür ederim.. ama benim dişlerimin olmadığını da düşünürsek gerçekten algida seçicilik şansım yok.. ancak buzluları yalayabilirim, dilim iyidir bak.. en çok sineği ben yakalıyorum bizim bataklıkta.. valla
|
||
|
||
mesela,bi kız var,kafasına kocaman bi melon şapka takar,bende o şapkayı çok beğenirim..bölece caddelerde felan hp bu şapkayı farketmem algıda seçicilik mi olur artık?
|
||
|
||
| bugün izlediğim bir filmden aktarılan bir anektodda değil algıda seçicilik bu iş algıda körlük boyutuna varmıştı... İspanyollar ilk kez gemileriyle Aztek kıyılarına ulaştıklırında hiçbir Aztek'li gemileri görememiş. O güne kadar gemi diye bir şey bilmiyorlarmış bunlar. ( orada oldukları halde görmemişler yani). Sadece bir şaman gemileri gördüğünü söyleyince diğerleri de görmeye başlamış. Bu da bize sahip olduğumuz bilgilerin algılarımızı ne kadar değiştirebileceğini gösteriyor. |
||
|
||
şimdi,bu durumda,bı erkek,bugüne kadar hiç erkek cinsel organı görmemiş bakireye organını gösterse,o bakire de ayni durumda olur mu?
|
||
|
||
sanmıyorum tango en azından kulağına çalınıyordur yani.. bir organ konsepti vardır kafasında yani..
|
||
|
||
| hmm? yani tek şart görmemek diil,ayni zamanda varlığı hakkında bile bilgi yoksunu olmak gerekio demek
|
||