SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İslamiyet

Konu: Kuran yetmez mi?

Sayfa: [ 1 ] 2 3

16.01.2006 21:33:49
"Kuran, maddi ve manevi anlamda bir insanın hayatını düzenlemekten aciz, yetersiz  bir kitaptır."

bu hüküm kime ait dersiniz..
eğer herhangi bir ilmihal kitabını alıp okursanız görürsünüz ki, bu fikrin en büyük savunucuları bizzat kendini inanmış olarak addeden insanlardır..

namaz..
oruç..
haç..
hiçbirini açıklamaya kafi gelmez Kuran..
hadis adı altında nakledilen her türden rivayetin, fi tarihinde yaşamış kerameti kendinden menkul her bir kişinin görüşleri Kuran'ın ayetlerine yeğ tutulur..
..

"İşte sana gerçeği apaçık gösteren Kitap'ın ayetleri" (Suara;2)

"hadi canım sende"


adnan 16.01.2006 21:41:16
bakış açın mükemmel darkmoon..
kuran ı izah etmek kuranı yetersiz ve karşındaki insanı salak görmek gibi birşey..
kuran anlamak isteyen için açık ve nettir hiç bir şey eksik bırakılmamıştır kuranda.
o evveli hem ahiri hem zahiri hem batını anlatan ilahi kelamdır.


ay_danscisi 17.01.2006 12:53:22
Alıntı
"Kuran, maddi ve manevi anlamda bir insanın hayatını düzenlemekten aciz, yetersiz  bir kitaptır."
Yerine
"Kuran'ı anlamak günümüz insanları açısından zordur, çünkü günümüz insanları bu konuda maddi manevi anlamda yetersiz ve acizdir"
Deseydin
daha doğru bir söylem olurdu !
Kaldıki yukarıda belirtmiş olduğun
Alıntı
eğer herhangi bir ilmihal kitabını alıp okursanız görürsünüz ki, bu fikrin en büyük savunucuları bizzat kendini inanmış olarak addeden insanlardır..
kısım ise gerçeği yansıtmıyor  Smiley

adnan 20.01.2006 12:17:53
bir çok ilmihalde hatta hepsinde şu yazar..
şu kadar tespih çekersen şu olur.
şu dua şu derde devadır.
kuşluk namazı tesbih namazı şükür namazı zikir namazı sünnet namazı nafile namaz
belkide aklıma gelmeyen bir çok namaz.
ALLAH ve nebi bu işi bilmiyordu eksik bıraktı bu alim ler daha iyi biliyordu.
nebi miraçta 7. kat semada rabbisi ile görüşmeden dönerken ibrahim a.s rabbin ile ne görüştün
diye sorar nebi de şu kadar namaz(tam sayıları hatırlamıyorum)farz kılındı der.
senin ümmetin bu kadar namazı kaldıramaz der. git rabbine yalvarda bunu düşürsün.
nebi defalarca geri döner. en sonunda 5 vakit namazda birdaha geri dön dediginde
nebi hayır artık yüzüm tutmaz der.
bu pazarlık boşunaymış gibi ondan sonra artıkca artırdılar.
 ki din ibadet kolaylaştırıldı güya.
bu yüzden evet kuran bize yeter çünkü gerçek kaynak o
cuma namazı kuranda net geçer 2 rekattır.
kılanlar bilir kaç rekat kıldıklarını.
şimdi kuran eksikmi yazıldıda kurana degilde bazı alimlerin bilgisine uyuluyor.
kurandan başka kaynak tanımıyorum.

ay_danscisi 22.01.2006 11:33:09
bir çok ilmihalde hatta hepsinde şu yazar..
şu kadar tespih çekersen şu olur.
şu dua şu derde devadır.
kuşluk namazı tesbih namazı şükür namazı zikir namazı sünnet namazı nafile namaz
belkide aklıma gelmeyen bir çok namaz.
ALLAH ve nebi bu işi bilmiyordu eksik bıraktı bu alim ler daha iyi biliyordu.
nebi miraçta 7. kat semada rabbisi ile görüşmeden dönerken ibrahim a.s rabbin ile ne görüştün
diye sorar nebi de şu kadar namaz(tam sayıları hatırlamıyorum)farz kılındı der.
senin ümmetin bu kadar namazı kaldıramaz der. git rabbine yalvarda bunu düşürsün.
nebi defalarca geri döner. en sonunda 5 vakit namazda birdaha geri dön dediginde
nebi hayır artık yüzüm tutmaz der.
bu pazarlık boşunaymış gibi ondan sonra artıkca artırdılar.
 ki din ibadet kolaylaştırıldı güya.
bu yüzden evet kuran bize yeter çünkü gerçek kaynak o
cuma namazı kuranda net geçer 2 rekattır.
kılanlar bilir kaç rekat kıldıklarını.
şimdi kuran eksikmi yazıldıda kurana degilde bazı alimlerin bilgisine uyuluyor.
kurandan başka kaynak tanımıyorum.

Adnan dostum, ayıp ettin ama  Smiley
Senim ve benim gibi cahiller kuran ' ı nasıl anlasın ?Açıp okumayla bu işler olur mu ? Allah neden peygamber göndermiş ? Peygamber den sonra neden halifeler gelmiş. Peygamber efendimiz neden "benden sonra gelecek dini aydınlığa kavuşturacak kişiler var" demiş?O kişiler neden kitap yazmış ? Kendine her "alim" diyeni okumak belki insanı sapıtır ama sadece kuran'ı okuyup anlamaya çalışmak da sapıtır.( Senin ve benim gibi insanları )

adnan 22.01.2006 12:28:48
nebi göndermedigim bir kavme zulüm yapmam.....
böyle diyor..
ben nebiyle yaşadım.
kuran ögretisinde sen bir ayetime sarıl yaşa ben sana ögreticem diyor.
eyerki sapıtacaksam kurandan olsun ama kuran kendini buldurur sapıttırmaz.
alimleri inkar etmedik.
okunası bir çok kitap var ama bu bizi kurandan uzaklaştırdı.
yine okunsun ama kurandan öne çıkmasın.
kimyayı sadet,mesnevi,ilahi aşk,amak-ı hayal,maneviyat bahcesi,özün özü.okunası kitaplar.
ama bunlar aparatif asıl yemek kuran.
kuranda herkeze yetecek bilgi var anlaşılanla amel edilse gerisi gelir.
sonra ben halimden mennunum ay danscısı.
netekim sapıtmakta güzel.

sevgiyle kal dostum.

deniz 22.01.2006 13:42:48
sapıtmak ?? ney göre sapıtmak ??

bir şeyi referan alırsın ve ona göre sapkınsın ya da değilsindir.

geleneksel dini anlayış zaten kuran dışı kaynaklarla alabildiğine beslenmiş ve bozulmuştur. dolayısıyla salt kuran ile dini anlamaya çalışanlar elbette sapkın pozisyonuna düşerler.

geleneksel din, minareyi çalan kılıfını hazılar misali kendini meşrulaştıran argümanları çoktaaan elde etti ve hala da oldukça da sağlam bir şekilde bunu başarıyor.

sapıtmak mı ? gurur verir..

adnan 22.01.2006 14:35:05
Alem'de Tek bir Varlık vardır. O da Vucudu Mutlak olan Allah'ın Varlığıdır. Diğer Varlıklar bu Varlığın çeşitli Zuhurları ve Değişik Tecellileridir. Var zannedilen Şeyler aslında Vehim ve Hayalden İbaret'tir."

"Allah'a Hamd olsun, İlim Konusunda Hz. Peygamber'den başkasını Taklid etmedim. Bilgilerimizin hepsi Hata'dan korunmuştur. Nakle ve Rivayete dayanmaz."

"Allah'a çok Şükürler olsun, söylediklerimin hepsi Allah'ın kalb'imize verdiği ilhama dayanmaktadır."

"Yazdıklarımızın ve yazmakta olduklarımızın hepsi İmla-ı İlahiyye, ilka-i Rabbaniye ve Nefes-i Ruhani'ye İstinad etmektedir. Bilgilerimiz Vahy-i Kelam değildir, ama Vahy-i İlham'dır."

"Bilgilerimizin tümü Zevk'e, yani Yaşama'ya ve İç Tecrübe'ye dayanmaktadır. Ulum-i Zevkiyye'nin Kaynağı İlahî Tecelli'dir. Bazan doğru bir Haber ve Sıhhatli bir Nazar Yolu ile de Bilgi Sahibi olmaktayız."

"Futuhat'ın hiç bir Bölümünü İrademe ve Aklıma dayanarak yazmış değilim. Allah ilham Meleği ile ne şekilde İmla ettirdiyse o tarzda kaleme aldım."

"Eserlerimi Akla ve Fikre dayanarak değil, sadece İlham Meleği'nin kalbime getirdiği Nefese İstinad ederek yazıyorum."

"Sahih bir Akide , tümü ile Keşf ve Şuhud'a dayanır."

"Keşf'te kat'iyyen Hata olmaz ama İstidlal'de Yanılmalar çok olur."

Tartışmalı bir Hadis naklettikten sonra der ki: " Bu Hadis'in Sened'inde her ne kadar ileri geri Laf edilmişse de, bizim gibi kimselere göre bu Hadis Keşf'en Sahih'tir." " Bu, bizim için Muhakkak olan bir Zevk'tir. Çünkü biz, Rusum Uleması tarafından anlatılan Şer'i Hükümler'in çoğunu, onlara ve Eserler'ine başvurmadan bu Yol'dan aldıktan sonra Rusum Uleması'nın Bilgiler'iyle karşılaştırılıyor, onların da bizim gibi düşündüklerini görüyoruz. İşte bu Yol'dan Hadisler'in Sahih olduğuna hükmediyoruz. Aynı Şekilde Sahih olmadığını görüp reddettiğimiz Hadisler de vardır. ( Ve min tilke't-tarik nüsahhihuhu'l-ahadisi'n-Nevebiyye ve nerüddüha eyzan)"

"Rivayet Yolu ile gelen nice Sahih Hadisler vardır ki, bunlar Raviler'e göre Sahih olduğu halde, Keşf Sahibi olan bu Zat'a göre Sahih değildir. Zirabu Hadis'in Sahih olup olmadığı Rasulullah'a sorulmuş, Rasulullah bu Hadis'in Mevzu olduğunu ona Haber vermiş, o da bu Hadis'le Amel etmeyi terketmiştir. Fakat Sened'i Sahih olduğu için Nakilciler bu tür Hadisler'le Amel ederler. Sened'i Zayıf olan nice Hadisler vardır ki Ehli-Keşf için Sahih'tir. Zira Rasulullah'tan işitmiştir."

"Biz ve bazı Arifler birtakım Marifetler'i ve Sırları açıkladığımız için Eza ve Cefa'ya Maruz kaldık. "Zındık'sın" diye aleyhimizde Şahitlik yaptılar. Katlanılması son derece Zor Sıkıntılar'a Duçar olduk. Böylece kavmi tarafından Tekzib edilen- pek azı müstesna kimsenin İman etmediği- Peygamberler gibi olduk. Bizim Baş Düşmanımız, Fikirlerinde Taklid üzere olan Mukallidler'dir.

Filozoflar hakkımızda şöyle derler: -Mutasavvıflar Ehl-i Zevk'tir, Arzularına tabi oluyorlar. Muhayyile Melekeleri bozulduğu için Aklen Zayıf kalmışlardır.-Görülüyor ki Filozoflar bizi Tasdik etmeseler bile, belli bir Konu'da Şeriat'ımıza Muhalif olmadıkça, Tekzib etmeyen Ehl-i Kitap Hükmünde tutuyorlar."

"Şeriat'ın Derin Konularını ve Tevhid İlmi'nin Müşkil Meselelerini anlamak isteyenler, Akl'ın ve Rey'in verdiği bütün Hükümleri terketmeli ve Allah'ın Şeriat'ının önüne geçerek, kendileriyle Niza yapan Akl'a şöyle Hitap etmelidir: "Ey Akıl Sen de benim gibi Kul'sun, Mahluk'sun! Allah'ın kendisine Nisbet ettiği Hususları, senin gibi kendisinin ne olduğunu anlamaktan bile Aciz olan bir Varlığa İstinad ederek nasıl terkedebilirim? Sen kendini bilmiyorsun, Rabb'ını nereden bileceksin?

Tevhid ve Tasavvuf İlmi, Akl'ın Tavrının üstündedir, Dahilinde değildir. Akl'ın bir Hudud'u vardır, bu Sınır'ın ötesine gidemez.

Şeriat'ın biri Aşağı, diğeri Yüksek iki Dairesi vardır. Aşağı Dairesi Ehl-i Fikr, yukarı Dairesi Ehli Keşf içindir. Keşf Ehli'nin söyledikleri Sözler'in, kendi Dairelerinde bulunmadığını gören Fikir Ehli, Keşf Ehli'nin Sözlerini Red ve İnkar eder ama, Keşif Ehli, Fikir Ehli'nin Sözlerini Red ve İnkar etmez. Hem Fikir hem Keşif Sahibi olanlar, Zamanın Hakimidirler. Musa ile Hızır'ın kıssaları buna Şahiddir.

Aklî Konular'da İnsanın Yolunu kesen Şüphe, Şer'i Konular da ise Te'viller'idir. Hakk'a Vasıl olmak için Sefere çıkan bir kimse Şüphe ve Te'vil'in bulunmadığı noktaya erişti mi Yolun Sonuna varmış olur.

Aklî ve Nazarî Bilgiler, İlhamla Mukayese edilince Evham oldukları görülür.

Kelam Alimleri, bildikleri Hususları Yeterli ve Kesin görerek, buna Aykırı Söz söyleyenleri Kafir sayarlar. Çok Dar olan Görüş Ufukları biraz genişlese, Tevhid Ehli olan Herkesi tasvib ederlerdi.

Dinî ve İlahî Konularda, Aklî bir Delilin Kabul ettiğini, aynı Mahiyetteki diğer bir Aklî Delil reddeder. O halde bu Sahada Akl'a nasıl güveneceksiniz?
                                                                 ibn arabi
-----------------------------------------------------------
bu yol muhittinin yoludur ve en saglıklı yoldur.
dinde uydurma sözleri tanımanın en sahih yoludur.
bu yolla kuran daha iyi anlaşılır ve kimse tarafından kandırılma ihtimali kalmaz
nakle göre degil yaşayıp müşahade yoluyla ögrenmek.
bunun için ilahi kelamda şu söylenir...kimseden atasının dini kabul edilmeyecek.
buna islamda dahil.
anam babam bu din üzereydi diye degil.. ANLADIM,YAŞADIM,İNANDIM.
anlamadan yaşamadan kuru kelamla islam olunmaz.
nakil yoluyla hiç bir şöz kabul edilemez.
KURAN DA HİÇ BİR ŞEY EKSİK KALMAMIŞTIR.

22.01.2006 23:18:17

..yukarıda belirtmiş olduğun

Alıntı
eğer herhangi bir ilmihal kitabını alıp okursanız görürsünüz ki, bu fikrin en büyük savunucuları bizzat kendini inanmış olarak addeden insanlardır..


kısım ise gerçeği yansıtmıyor  Smiley

Senim ve benim gibi cahiller kuran ' ı nasıl anlasın ?Açıp okumayla bu işler olur mu ? Allah neden peygamber göndermiş ? Peygamber den sonra neden halifeler gelmiş. Peygamber efendimiz neden "benden sonra gelecek dini aydınlığa kavuşturacak kişiler var" demiş?O kişiler neden kitap yazmış ? Kendine her "alim" diyeni okumak belki insanı sapıtır ama sadece kuran'ı okuyup anlamaya çalışmak da sapıtır.( Senin ve benim gibi insanları )

eğer bu bir ironi değilse, söylemeye çalıştığım şeyin canlı bir örneği ile karşı karşıyayız Tongue

Allahın ayetlerini, onun insanlığa gönderdiği son kitabı, Kuranı Kerimi okumak, düşünüp anlamaya çalışmak sapıklığa giden yol oluyor demek..

sapıtmak mı ? gurur verir..

 Smiley
.. ve "senin benim gibi insanlar" için Kuran'ın ayetleri..
................................................. ...............................................

Elif, Lâm, Râ. O apaçık, apaydınlık Kitap'ın ayetleridir bunlar. (Yusuf;1)

İşte sana gerçeği apaçık gösteren Kitap'ın ayetleri... (Suara;2)

….Ve ayetlerini insanlara açık açık bildirir ki, düşünüp öğüt alabilsinler. (Bakara;221)

…Allah, ayetleri size işte böyle açıklar ki, derin derin düşünebilesiniz. (Bakara;219)

…Allah size ayetleri işte bu şekilde açıklıyor ki, inceden inceye ve derinden derine düşünebilesiniz. (Bakara;266)

Kur'an'ı, iyice okuyup düşünmüyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başka birinin katından gelseydi, elbetteki onun içinde birçok ihtilaf bulacaklardı. (Nisa;82)

Bir kitaptır bu; sana indirildi, onunla uyarıda bulunasın diye ve inananlar için bir öğüt ve düşündürme olarak... O halde, bundan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın. (Araf;2)

..İşte bu, Allah'ın ayetlerindendir. düşünüp öğüt almaları umuluyor. (Araf;26)

..Derin derin düşünen bir topluluk için ayetleri böyle ayrıntılı olarak veriyoruz. (Yunus;24)

..Bütün bunlarda derin derin düşünecek bir topluluk için elbette ayetler vardır. (Rad;3)

Açık delillerle, kitaplarla gönderdik. Sana da bu zikiri/Kur'an'ı vahyettik ki, kendilerine indirileni insanlara açık-seçik bildiresin de derin derin düşünebilsinler. (Nahl;44)

Biz, gerçeği, Kur'an'da türlü biçimlerde ifade ettik ki, düşünüp anlayabilsinler. Fakat bu onların sadece kaçışlarını artırıyor. (İsra;41)

Bir suredir, indirdik onu; farz kıldık onu... Ve içinde açık-seçik ayetler indirdik ki, düşünüp ders alabilesiniz. (Nur;1)

Onun ayetlerinden biri de sizin için, kendilerine ısınasınız ve aranızda sevgi ve rahmet koysun diye nefislerinizden eşler yaratmasıdır. Bunda, iyice düşünen bir toplum için elbette ayetler vardır. (Rum;21)

Hâlâ düşünüp ibret almıyor musunuz? (Saffat;155)

Kutsal/bereketli bir Kitap bu; sana indirdik ki onu, ayetlerini derin derin düşünsünler ve öğüt alabilsin temiz özlüler. (Sad;29)

Yemin olsun, biz bu Kur'an'da insanlara her türden örnekler verdik ki düşünüp öğüt alabilsinler. (Zümer;27)

Körle gören, iman edip barışa/hayra yönelik işler yapanlarla kötülük üretenler bir olmaz. Ne kadar da az düşünüyorsunuz! (Mümin;58)

Gerçek şu: Bu Kur'an sana ve toplumuna elbette ki bir hatırlatıcı/bir düşündürücü/bir şeref/bir öğüttür. Bundan sorumlu tutulacaksınız. (Zuhruf;44)

Biz o Kur'an'ı senin dilinle/senin diline kolaylaştırdık ki, düşünüp öğüt alabilsinler. (Duhan;58)

Peki bunlar, Kur'an'ın anlamını inceden inceye düşünmüyorlar mı? Yoksa kalpler üzerinde o kalplerin kilitleri mi var? (Muhammed;24)

Yemin olsun ki, biz, Kur'an'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?! (Kamer;17,22,32,40)

Bir kâhinin sözü de değildir o. Ne kadar da az araştırıp düşünüyorsunuz? (Hakka;42)

Gerçek şu ki o, sakınanlar için tam bir uyarıcı ve düşündürücüdür. (Hakka;48)

Dileyen düşünür onu, öğüt alır. (Müddessir;55)

Dileyen onu düşünüp öğüt alır. (Abese;12)

Ey giysisine bürünüp yatan!
Geceleyin kalk! Kısa bir süre hariç,
Gecenin yarısını ayakta ol yahut bundan biraz eksilt!
Yahut buna biraz ekle! Ve Kur'an'ı ağır ağır, düşüne düşüne oku!
Doğrusu, biz senin üzerine ağır bir söz bırakacağız. (Müzzemmil;1-5)

Bu, bir öğüt verici, düşündürücüdür. Dileyen, Rabbine doğru, bir yol edinir.(Müzzemmil;19)

Bilgiden yoksun olanlar dedi ki: "Allah bizimle konuşsaydı yahut bize bir mucize gelseydi ya! ..." Onlardan öncekiler de aynen onların dediği gibi demişti. Kalpleri birbirine benzemiştir. Biz ayetleri, gerçeği apaçık bilmek isteyenler için iyiden iyiye açıklamışızdır. (Bakara;118)

O, odur ki, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarsın diye kulu üzerine, gerçeği apaçık gösteren ayetler indiriyor. Allah size karşı gerçekten çok şefkatli, çok merhametlidir. (Hadid;9)

................................................. ................................................. .....

yeterince açık değil mi bu ayetler...

yoksa hâlâ mı..


"İşte sana gerçeği apaçık gösteren Kitap'ın ayetleri" (Suara;2)

"hadi canım sende"


02.02.2006 02:14:43
nabıon blöf yaşıomuydun sen?

02.02.2006 09:49:51
kuran niye yetmez,
bence soru yanlış,
doğrusu şöyle olmalıydı,
kuran kime yeterli gelmiyor?

adnan 12.03.2006 14:47:41
kuran niye yetmez,
bence soru yanlış,
doğrusu şöyle olmalıydı,
kuran kime yeterli gelmiyor?

kendine yetemeyenlere...

denge 12.03.2006 17:55:41
Kuran kime yetmez? Ondan çok şey bekleyene yetmez. İnsanlar Kuranı hem anayasa kitabı, hem fıkıh kitabı, hem tarih kitabı,... gibi görürlerse yetmez.

Kuran sadece temel prensipleri sunar insana, gerisi insanların muhakeme ve kıyas kabiliyetine kalmış. Bu yaklaşımları tehlikeli bulan bazı alimler "İçtihat kapısı kapanmıştır" diye son sözlerini söylemişlerdir. Hala birileri buna tabi oluyor malesef.

Aslında tüm İslam alimleri biraraya gelip müslümanların çıkmazlarını masaya yatırarak Kuran eksenli bir reformu kendilerine dert edinseler çok sıkıntı halledilecek sanki.

Bu arada Kuran dışındaki tüm kaynakları, özellikle hadis küllüyatının hepsini reddediyorum. Her ne kadar sıhhatleri araştırılmış olduğu iddaa edilsede bu kabul edilebilir bir şey değil. Ve maalesef bugün hadis diye geçen sözlerin çoğu Kuran mantığıyla çelişmektedir ve çoğu zaman da Kuran'ın önüne geçmektedir. Allah Rasülünün ölümünden sonra bu kaygılarla onun arkasında kalanlar hadislerin yazılıp, yazılmaması hususunda çok tartışmışlardır. Ebubekir zamanında yazılmamış, Ömer kayıt altına almayı kabul etmiş fakat daha sonra bundan pişmanlık duyarak o külliyatı yaktırmış ama Osman döneminde bunun önüne geçilememiştir. İncil ve Tevrat için de aynı hazin son vaki olmuştur ve aslında bu konuda müslümanlar uyarılmışlar ve onların akibetleri hatırlatılmıştır. (onlar Allah'ın indirdiğini bırakıp, rahiplerini ve papazlarını ilahlar edindiler" diye.

Bir de benim hazmedemediğim bir konu daha, Kuran diriler içindir, ölüler için değil.

adnan 12.03.2006 18:14:19
katıksız sade kuran uslubu ile kelimeler tam karşılıgı bulunarak bir tercüme kuranın ne denli açık yazıldıgını gösterecek..
problem tercümelerin yetersiz oluşu...kuranda sorun yok..
ama bu tercümeler bile anlamak isteyen gönül veren için kuran yeterince net...
kuran  okurken parantez içine alınmış kısımları okumayın..tercüme yapanın fikri çünkü onlar..

denge 12.03.2006 20:58:12
Ben sadece bu yüzden yani Kuran ile aramdaki aracıları çıkarmak istediğim için Ezher Üniversitesinden mezun olan bir kişiden dört yıl boyunca özel ders almıştım, klasik/modernArapça  öğrendim. Zevk işte.

Şimdi bir konu araştırmak istediğimde ayeti bulup, kelimelerin köklerine kadar inebiliyorum. Müthiş bir zenginlik katıyor bana. Bu bana Kurana yaklaşırken daha hür hissettiriyor kendimi.


Sayfa: [ 1 ] 2 3