SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Düşünceler

Konu: baktığın yer..

Sayfa: [ 1 ] 2

05.01.2006 16:55:45
hayatın köşeleri var mı acaba.. insanların bin yüzü..
bakış açılarının birbirine benzemez varlığını meşru kılmaya yeter mi peki..

belki.. ama, hangi açıdan olursa olsun.. bir seferlik, tek bir bakışa bağlanmamış her hüküm önünde sonunda aynılaşır..

05.01.2006 17:00:45
doğruların ve yanlışların bir olup kemirdiği konforuna sahip çık..
rahatsız kıpırdanışlarla bakış açının netliğini bozma..
senin yerin orasıdır.. baktığın yer.. gördüğünden yüz çevirme..

demek sadece..
zaman ki insanın başbelası..
yinede tart-ışmaktan kaçınmaktan lazım..
kiloyla değil ya gördüm dediğin buck2



05.01.2006 17:39:03
Virgüllerin vurguları belirtmesine izin verin:

yine de tart-ışmaktan kaçınmak lazım..
veya
yine de tart-ışmaktan, kaçınmaktan lazım...
veya orjinali... Smiley

mı?

Eğer doğru anlayabilirsem, doğru söz söyleyebilirim. Yalnız doğrularla, yanlışlarla bu tür söylemler akışı rahatlatmak için!
Smiley

06.01.2006 00:40:39
 Smiley çarpıldık..

"yine de tart-ışmaktan kaçınmak lazım.."

evet, doğrusu böyle olacaktı:)

...

söylemem lazım ki, kendime yeniden bakmama vesile oldu..
en çokta bundan vazgeçmemek gerek sanırım..
peki hâlâ aynı yerde sayılır mıyım bu durumda..
aynı yerden, aynı şeye mi bakıyorum..
tuhaf Smiley


06.01.2006 01:03:43
Bilmem; meclis sizin, buyruk sizin, karar sizin. Smiley

Tartışmaktan kaçınmak gerek belki de!

Maksat anlam eğer oyun oynamak istiyorsa önce kendi gözlerini bağlamasını sağlamak. İsteyen değilse (oyun içinde değilse) bağlanmak halatlarla.

Baktığın yer koyu ise diğer bakış açıları da koyu ile bağlanmıştır.

06.01.2006 05:55:25
yazı bana başka türlü ele geçmez bir netlik sağlıyor.. o yüzden önemsediğim, renkli, eğlenceli bir uğraş.. bu yönüyle aslında tamamen kişisel bir araç ve cümlelerin iç bağıntılarının, kelimelere yüklenen anlamın, imlanın, inşanın anlaşılmaz yada sır dolu bir tarafı yok.. sağladığı zihinsel berraklıkla uygun adım ilerleyen yanlış barındırmaz bir ahenk var iç söylenişinde.. öyle ki bazen, her şeyin çok açık, çok net, çok doğru göründüğü bir tür tuzak olabiliyor.. bu tıpkı bir satranç tahtasının her iki tarafını birlikte idare etmeye çalışan, kendi kendine rakip olmuş bir oyuncunun kısıtlılığı gibi, hem siyah hem beyaz için göremediği hamleleri içinde barındıran bir duruma benziyor..
o yüzden genel anlamda insanın ve bu durum özelinde yazının diğeriyle, başkasıyla, öteki olanla karşılaşması önemli.. ve sorunda burada başlıyor.. bu karşılaşma ister konuşarak olsun ister yazıyla, bazen kelimeler doğruluklarından veya yerinde oluşlarından bağımsız, onlara yüklediğin anlamları karşı tarafa iletmede yetersiz kalabiliyor.. özenli bir imla yada cümle inşası bile kâr etmiyor..
bunu önemli bulduğum için söylüyorum, düşüncelerin ve yazdıkların üzerine söz söyleyeceklerden taleplerin haklıdır nihayetinde.. ama diğer yandan ben, yinede insanların kendi iç söyleyişlerindeki ahenkli ifadelerini duymayı tercih ediyorum.. olduğu gibi, doğruluk yada yanlışlık gibi herhangi bir kaygıyla zedelenmemiş halleriyle.. galiba, aktarılan anlam üzerinde ki tüm olumsuz etkilerine rağmen bu tarz bir söyleyişten yansıyan ışık çok daha güçlüdür.. sıfırın özgürlüğünün anlamı da benim için burada saklı..

derler ya, insan insanın aynasıdır.. ve her bir insan tek başına koca bir alemdir.. alemin kendisidir..
nerede durduğunun, nereden baktığının fazlaca bir önemi yok sanki, aslolan nasıl baktığın..

“Şu derede akan suya bakın, güneş, ay ve yıldızlar onun yüzünden yansımada. Su akarak durmadan değişmede, ama suyun yüzündeki yansıma devam etmede. Bu dünyadaki insanlara da düşünceler ve hakikatler yansımada. İnsanlar su gibi durmadan değişmede, fakat hakikatler, bilgiler ve düşünceler yeni gelenlere yansımada.”
Mevlana

06.01.2006 10:17:08
tanrı şöyle buyurur;
- insan ne zamandan beri ne istediklerini biliyorlar..

sözü biraz değiştirdiğimde şu sonucu çıkarıyorum...
- insan ne zamandan beri nereye bakması gerektiğini biliyor..?

adnan 07.01.2006 20:56:51
baktıgın yer seni geliştirmemisse
birde bakmadıgın yere bak

08.01.2006 04:15:16
insanın herhangi bir yere yada spesifik bir yere bakması gerekmiyor.
baktıgın yer tektir ama bakmadıgın yer çok..
baktıgın yerden belki net göremiyorsundur, yermi değiştirmeli? peki nereye kadar,
istedigimiz netlikse netligi bozuk gözümüzle gördügümüzü sanarak işe başlayabiliriz, farzet ki dünya öyle..
peki nasıl, kendimizi nasıl kandıracaz yada inandıracaz? çünkü konfor bazı zaman rutinliktir vazgeçmekten çekinmeyiz..

adnan 08.01.2006 12:52:19
at gözlügü ile bakmadıgın sürece problem yok

09.01.2006 00:27:47
at gözlügüyle bakmanın problemi ne Smiley

adnan 09.01.2006 10:35:46
görmek istedigin gibi görüp
diyer göremedigin kısmı inkar etmek
yeterli problem degilmi

son tango 09.01.2006 13:33:17
baktığın yer olmak istediğin yerdir (başlığı okumadım,galiba alakasız bi cevap oldu )

09.01.2006 15:44:49
at gözlüğü nedir_?

adnan 09.01.2006 15:51:52
atların başına takarlar ki sagı solu görmesin
dostdogru önüne baksın


Sayfa: [ 1 ] 2