|
||
| Zerdüşt, alacakaranlıkta ürkekçe öyle nereye gidiyorsun? Mantonun altında özenle sakladığın şey nedir? Sana armağan edilmiş bir hazine mi? Yeni doğmuş bir çocuğun mu? Ey kötüler dostu, sende mi hırsızların yolunu tuttun.? "Gerçekten kardeşim" dedi Zerdüşt. "O bana armağan edilmiş küçük bir hazinedir.. Taşıdığım şey küçük bir gerçektir. Fakat bu gerçek ,afacan küçük bir çocuk gibidir. Ve eğer ağzını tutmasam bağıracak. Bugün,gün batarken yolda gidiyordum,bir ihtiyar kadına rastladım. Bana şöyle dedi: "Zerdüşt, biz kadınlara çok şey söyledi. Fakat kadın hakkında birşey söylemedi" "Kadınlar hakkında ancak erkeklerle konuşulur" dedim. "Bana da kadından söz et " dedi "Ben onu derhal unutacak kadar ihityarım" İhtiyar kadının dediğini kabul ettim. Ve ona şöyle dedim: "Kadında herşey bilmecedir. Ve kadında tek bir hal noktası vardır o da gebeliktir... Erkek kadın için bir araçtır. Amaç daima çocuktur. Fakat kadın için erkek nedir? Gerçek erkek iki şey ister: Tehlike ve oyun.Onun için kadını en tehlikeli oyuncak olduğu için ister. Erkeği savaşa karşı eğitmeli. Ve kadını savaşanı dinlendirmeye. Başka türlüsü deliliktir. Savaşan, pek tatlı meyveleri sevmez. Onun için kadını sever. En tatlı kadın bile acıdır. Kadın çocuğu erkekten daha iyi anlar. Fakat erkek kadından daha çocuktur. Gerçek erkekte bir çocuk gizlidir. Bu oynamak ister.Haydi bakalım kadınlar, erkekteki bu kadını keşfedin. Kadın; saf ince ve henüz var olmayan bir dünyanın erdemleriyle parlayan mücevher gibi oyuncak olmalı. Aşkınızda bu yıldızın ışığı parlamalı. Ümidiniz insanüstünü doğurmak olmalı. Aşkınızda cesaret olmalı ve aşkınızla, sizi korkutanın üstüne yürümelisiniz. Şerefiniz aşkınızda olmalı. Yoksa kadın şereften pek anlamaz. Şerefiniz sevildiğinizden daha fazla sevme ve hiçbir zaman ikinci olmamaktır. Erkek,seven kadından korkmalı. Kadın o zmaan herşeyi feda eder ve başka herşey onun için anlamsız olur. "En çok kimden nefret edersin " demir mıknatısa böyle sormuş "En çok senden nefret ederim, çünkü çekersin, fakat kendinen tutacak kadar kuvetli değilsin." Erkeğin mutlululuğu "ben isterim" der. Kadının mutluluğu "o istiyor" der. "Bak şimdi dünya ne eşsiz" Bütün sevgisiyle boyun eğern kadın böyle düşünür.. Kadın bıyun eğmeli. Ve sığlığında bir derinlik aramalı. Kadının ruhu sığdır. Sığı bir su üstünde,hareketli, çılgın zardır. Erkeğin ruhu ise derindir. Onun nehri yeraltı mağaralarında çağlar. Kadın onun kuvvetini sever,fakat anlayamaz." İhtiyar kadın bana şu cevabı vardı: "Zerdüşt pek güzel şeyler söyledi. Hele genç olanlar için. Ne tuhaf zerdüşt kadınları az tanır. Fakat onlar hakkında söylediği sözler çok doğru. Bunun nedeni kadnda hiçbirşeyin olanaksız olmayışıdır.. Şimdi benim şu küçük armağanımı teşekkür yerine kabul et. Ben bunu verecek kadar ihtiyarım. Bunu iyi sar ve ağzını kapa. Yoksa bu küçük gerçek çok şiddetli haykırır. "Kadın armağanını ver" dedim. İhtiyar kadın şöyle dedi "Kadınlara mı gidiyorsun? Kırbacı unutma." Zerdüşt Böyle Dedi... Nietzche--Böyle Buyurdu Zerdüşt--Sayfa 84-85... |
||
|
||
| Ne tuhaf zerdüşt kadınları az tanır. Fakat onlar hakkında söylediği sözler çok doğru. Bunun nedeni kadnda hiçbirşeyin olanaksız olmayışıdır... lakin, olanaksızlığın içinde ne kadar yer kaplar tartışılır...doğrular da sıfatlıdır..küçüğü büyüğü ulusu kadimi yobazı vardır.buna doğruların kişiliği de diyebiliriz. göreceli... sizce bu ifadeler, hangi 'doğru' ya giriyor_? hangi 'doğru' türünü simgeliyor_? |
||
|
||
| Herkesin kendine bir doğrusu vardır dediğin gibi.. Hangi doğrunun hangi doğruya girdiğini tartışmak yerine biz bu doğru(ların) neresindeyiz ona bakmak gerekir bence... Biraz daha işin magazin, televole kısmını ön plana koyarak Nietzche'nin bu söylediklerine katılıyor musun(uz)? Sizin doğrularınızla ne kadar ilişkili? |
||
|
||
| ewet sadece kadınlar hakkındaki düşüncelerimi böyledir zerdüştun sanırsın_? o herşeyi ne kadar az tanırsa tanısın - daima doğru yorumları yapandır... ister dinlersin - ister gülersin - o sana kalır... doğru doğrudur - herkesin kendine göre doğruları yoktur.. doğruyu da kirletmeyin o kuş beyinlerinizle... kalın sevgilerle... |
||
|
||
| kuzuum, kafandaki şartlanmış şablona , uydurmak zorunda değildir doğa doğrularını...
|
||
|
||
| hahahay.... hangi doğa? hangi şablon? neye neyi neden uyduracakmış zerdüşt? bırakalımda o dediklerin zerdüşta uysun.... ___________________________________ dediğim gibi ister gülersin - ister kabul edersin.. seçimlerin için yapabileceğim bir şey yok... özgür irade sahibisin..... kötüye kullanmak senin elinde.. |
||
|
||
| EVET ÇOK GÜZEL BİR BENZETME VAR YUKARIDAKİ ALINTIDAN KİTABIN ADI BÖYLE BUYURDU ZERDÜŞT TÜ OKUDUM EVET BU SAATTEN SONRA KADIN YOK İNEK VAR NİÇEYE GÖRE TABİİİİİİİİİİİ KATILMAYANLAR OLABİLİR AMA BENDE KATILIYOR VE DESTEKLİYORUM BU LAFI. NİHİLİSTİK TEN SELAM | ||
|
||
| bir dönemece giriyoruz. ardımıza bakmadan belki niçe yazgısını yazarak ortaya koyuyordu. anlattığını tam kavramak belki mümkün değilddir bu çağda ama gerçekten güzel şeyler yazmış. aynı zamanda anlamlı | ||