SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => anarşist PRATİKLER

Konu: Sivas Sokaklarında Bomba Değil Yiyecek Silah Değil Ekmek

Sayfa: [ 1 ]

Aşk&Nefret 11.12.2005 11:00:41
Sivas sokakların da BOMBA DEGİL YİYECEK SİLAH DEĞİL EKMEK
Şuan da cezaevinde bulunan militarizme,küresel iktidarlara direnen Mehmet Tarhana destek amaçlı 9 aralık da Dünya geleninde yapılan eylemliliklere Sivas’ dan da kendince bir ses geldi.Her 1 dakikada 5 yaşın altında 12 çocuğun hayatini kaybederken diğer taraftan Dünyadaki askeri harcamaların 1 trilyon dolarlık bir Pazar oluşturduğu ,358 küresel milyarderin servetinin dünya nüfusunun yarısının yıllık gelirini karşıladığı, tek bir uçak gemisine harcanan parayla 400 bin insan bir yıl boyunca sağlıklı beslenebileceği, kirli su nedeniyle her 15 saniyede bir çocuk dizanteri, tifo, kolera gibi hastalıklardan öldüğü, bir günlüğüne dünya da ki golf sahları sulanmasa su sorunun karşılanabileceği , bir dünyada yaşıyoruz. Bizde kapitalizmin nelere kadir olduğunu ve insanlarla bunu paylaşmanın sorunlara karşı dayanışmak için bomba değil yiyecek eylemlini kendi yerelliğimizde yapmak isterken,Bu topraklarda üstü tozlanmış bir geleneğin de varlığından haberdar olduk; köyün gençlerinin ev ev dolaşarak topladıkları bulgur,yağ ve bir takım malzemeleri köyün meydanında pişirerek dağıtıklarını yaşamlarında ki dayanışmayı sergilemektelermiş.Dayanışmanın yok olduğu,kapitalizmin her gün insan yaşamına saldırdığı ve gerekse yok ettiği günümüzde dünya geleninde yapılan bomba değil yiyecek eyleminin yaşadığımız yerellik de ki karşılığını görmemiz ,bu eylemi organizemize etken oldu.Bizlerde etkinlikten önce halden,esnaftan ve ev ev dolaşarak etkinlik için yiyecek malzemesi istedik.Etkinliğin içeriğinden bahsederek, etkinliğe davet ettik. Kimi şaşkın bakışlar,kimi komşusuyla konuşurken elinde bir tas bulgurlar,kimi allah kabul etsin diyerek tepkilerini dile getirdiler.Eylem 12 de başladı.Yaklaşık 1,30 saat süren etkinlik sırasında ; mahallede tencerelere vurarak dolaşıp insanlar etkinliğe davet edildi,evlerinden bulgur aldığımız ailelerden bazıları etkinlik alanına gelerek bizimle dayanıştıklarını gösterdiler.İnsanların eylem alanına gelmekten çekindikleri anlarda bizler yanlarına giderek etkinlikten bahsedip hazırladığımız yemekleri dağıttık.Yaklaşık 1 saat sonra polislerin ziyareti gerçekleşti ve eylemi algılamaya çalıştılar.İlk önce izinsizliğinden yakındıktan sonra da görüntü alıp eylemin sonuna kadar takip de kaldılar. Etkinlik alanında ilgi azalmaya başlayınca kalan yemekleri dolaşarak farklı mahallerde dağıtarak eylemi sonlandırdık.Sık sık insanların bombalara değil yemeğe ihtiyaçlarının olduklarını,militarizme,küresel iktidarlara karşı kayıtsız kalmayacağımızı herkesden ;VİCDANLARINI HAREKETE geçirmelerini istedik.
 
ahanda resimler:


















deniz 11.12.2005 11:18:44
insanların yapmak istemedikleri şeyleri yaptıran bir güç. devlet.

vay be. aslen ne kadar da tutukluyuz ??

adnan 11.12.2005 11:41:08
bu tür etkinlikler türk kültüründe zaten var
kominzm,kapitalizm,faşizm,alevilik,kürtlük,türklük ile birbirimizi yemekten bunları unuttuk
şimdide yine siyasi çıkarlarımıza kullanıyoruz


cosinus78 28.03.2008 21:04:36
kapitalizme karşı hayal gücü ..

bence gerçekten çok yerinde bir deyim olmuş..

iyice ütopikleşellim diye mi?

cosinus78 28.03.2008 21:13:48
Alıntı
kapitalizm öz olarak  üretim araçlarının burjuvazinin elide olması demektir cosinus..


Antikapitalistler hayyallerine sığınarak daha fazla romantikleşecek ve iktidar olma insyatiflerini kaybedecekler böylece.

Kulağa hoş gelen, nahoş da olabiliyor.

cosinus78 28.03.2008 21:22:37
Elinde taşıyacağın siyah ya da kızıl bayrağın sesinin gür çıktığı, kollarının daha güçlü olduğu dönemin geçinceye kadar.

Oysa sesinin gürlüğü yetmez sağır kulaklara hep birlikte bağırmalı, arkanda bayrağı devarlacak bir güçlü kol daha durmalı sırada

cosinus78 28.03.2008 21:41:50
sosyalist-anarşist kavgasını belki başka bir gün veririz, konuyu anarşizme doğru çekersek şayet; yorgunluktan hayalleri sönmüşleri ne yapacağız? çok bekleyecekmiyiz onları?

cosinus78 28.03.2008 22:07:09
Alıntı
iyi bir anarşist cezaevinde veya eylem alanında  değilse bir otonom kurup gözden uzak bi diyarda komünal bir hayat yaşamalıdır..

şehirlerde anarşizm ile yeni tanışan ve kaynaşan kişiler kalmalıdır..

BU bana biraz yabancı geldi, Anarşizmin toplamında sosyal bir duruş olduğunu kabul ediyorsan, alıntı yaptığım pasjla çelişkiye düşüyorsun.

Başını alıp gitmek bireyselliğin en üst noktası. Benim aladığım anarşizm tek tek kurtuluşu değil, birlikte üzerimizde var olan sistemi yıkıp insanı tümden özgür kılmayı vadeder. Kaldı ki yöntemlere baktığımzıda köşeye çekilmek o fikri yok edecek bir durum olarak karşımıza çıkar.

Daha önceki yazılarında da devletle başı belaya girenlere karşı bir insafsızlığını gördüm. Eski anarşistlerin çoğu uzun zamnlarını zindanlarda geçirmiş, kimi idam edilmiştr. Nihilizmi bu notada kabul edebilirim. ya da anlayabilirim.

cosinus78 28.03.2008 22:57:38
Alıntı
Hatırlarsan o dönem sıfır niteliği diye bir konu açıp özgürlük varsa dedi sıfırpedi olalım herkes dilediğini yazssın çizsin silsin dedim.. Buna en başta karşı çıkan sizlerdiniz ..

Öncelikle Aşık olmana sevindim, aşk adamı aptal da yapar şair de, her bişey de yapar. O bakımdan iyidir. Smiley

Evet dediğin doğru ben karşı çıktım. Ama sen de bize uydun. Yani kendi doğrularına değil bizim doğrularımıza güvendin. Smiley Senin nasıl yaşadığın ya da kendi geçmişinden ne derece feragat ettiğin seni enterese eder, sadece fikirlerinle ilgilenirim. Forum hakında yazdığın en son yazıda fikirlere acımasızca saldırılabilinir demişsin. Hoşuma gitti.
Ama devlet yalnısından çok statükocu olduğun konusunda hayal kırıklığına uğramadım.  Neyse geçelim bunu...


Senin o başkalrı için hayatını verenler dediklerin, bana göre halk için değil, kendi doğruları ve gerçeklikleri için veriyorlar,  Yaşamda kendi doğrularıyla yaşamaktan daha özgürce ne olabilir ki? biliyorum hemen o onların doğruları değil diyeceksin, ajitasyon diyeceksin. Ne dersen de. Her insn için bir yaşam biçimi var, kimi ajite olur, kimi yargılar ve yönetir. Önemli olan aynı davayı sahiplenmeleridir.  Bir insan etkenleri beğenmeyip intiharı seçebiliyorsa bir devrimci de kendi ddoğruların arkasında özgürce ölümü kabullenebilir.
 


Sayfa: [ 1 ]