SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Myth & Magic

Konu: ve macera başlıyor...

Sayfa: [ 1 ] 2 3 4 5 6

24.11.2005 18:20:12
Nerede şimdi at, nerede süvari ? Nerede çalan borular ?
Nerede zırh ve miğfer, nerede uçuşan saçlar ?
Nerede harpın teline dokunan el, nerede yanan kızıl ateş?
Nerede bahar, nerede hasat, nerede uzayıp giden başaklar?
Gelip geçti hepsi, dağdaki yağmur, kırdaki yel gibi;
Batı' da günler tepelerin gerisindeki gölgeler içinde kaybolup gitti.
Kim toplayacak şimdi yanan kuru ağacın dumanını?
Kim görecek Deniz' den dönüp gelen , akan yılları ?

Böyle söylemiş unutulmuş bir şair yıllar önce Athas'da...Kuzey'den çıkıp gelen vahşi jilyvax (mike) hatırlamıştı zihninin unutulup gitmiş kin dolu geçmişinde...Geçinemezdi o kendi kabilesinden başka canlılarla...Sadece birkaç dostu dışında...

Saurnar ,Mithloth, talin ve Luthuien....Uzun zaman olmuştu görüşmeyeli...Biliyorduki kötü giden şeyleri tersine çevirebilirlerdi , hep beraber olurlarsa!

Saurnar, çöllerin hakimi...Hepinizden erken ölecek ne yazık! Onu çok daha çetin bir macera bekliyor..Yollar tehlikeli, gizemli güçler dolaşmakta...

Mithloth, sarı saçlarından taşan sivri kulakları, elflerin yüz karası. Tongue O hırsızlığı seçti uzun yıllar önce...İçindeki iyilik ölmemişse yapacakları büyük...dostlarına bağlılığından şüphe yok!

talin : bir başka hırsız daha...hemde halfling...jilyvax gibi...zaten en iyi onunla anlaşırdı...

Luthuien : savaşçı elf...Mitloth gibi değildi o...hırsız değildi..

Ah!
O
Eski dostlar ,
birbirlerini unutmamışlardı...Buluşmayı istiyorlardı...Birlikte savaşmayı..ölürlersede yiğitçe ölmeyi.

(Ben sadece senaryoyu yazarım...yolu siz bulacaksınız...ama nasıl ?...katılım gösterenlerin, experience points yani hünerlerinin gelişmesi konusunda, daha fazla şanslı olacaklardır...hadi şimdi senin sıran) (sorularınızı,http://sifirforum.com/forum/index.php?topic=6883.20 bu adreste sorabilirsiniz)

Quest 1 - Council of Hades' te buluşacaksınız...25 kasım saat 20.00 a kadar...
[/color]

24.11.2005 18:46:16
..talin..

jilyvax ile eski günlere dönme umutlarımızı konuştuktuğumuz günden sonra eski dostlarımızla buluşmak üzere, kuzeydeki kabilemizden sabah erken saatlerde council of hades e gitmek üzere yola çıkıyoruz..
council of hades e daha önce hiç gitmedik.. ama inancımız ve umudumuz sayesinde her şeyi başarabileceğimize eminiz.
yola çıkarken sonu belirsiz uzun bir maceraya hazırlandığım için yanıma gerekli olabilceğini düşündüğüm bıçağımı, okumu ve ipimi aldım. çantamda üç-dört günlük yiyecek ve su var, hatta bu yüzden hızlı yürümekte zorlanıyorum.
günün ilk ışıklarında yürürken jilyvax a en çok birbirimize güvenebileceğimizi, ve ne olursa olsun vazgeçmeyeceğimizi söylüyorum.

24.11.2005 21:11:59
ve talin yola çıktı...jilyvax ile...ne de olsa aynı kabilenin halflingleri..


gidiyoruz, gidiyoruz, gidiyoruz , savaşa, taşı yarıp kapıyı yıkmaya...
Kasvet diyarına, kıyametin ayak sesleriyle, davullar çalarak geliyoruz...

şarkısını söylüyerek council of hades e doğru ilerliyorlardı...Yol uzar hiç bitmez di belki de...

zamanda birkaç saniyelik kayma olur ve araya başka bir gerçeklik sızar...

Birden gökyüzü kararır...darksun' a korku egemen olur...çığlıklar havada yükselir...

Karanlık içindeki daha koyu karartılar etraflarını sarar...jilyvax , talin' e bakar

etrafınız sarıldı !!! silahlarınızı yere atın ! Tongue

24.11.2005 21:15:48
Diğer yandan,

Mitloth , Saurnar ve luthien 'in telepati güçleri zayıf olduğu için, bu çağrıyı geç farkederler...




25.11.2005 14:20:08
Mithloth..

Luthuien le yola ciktik.. içimizde yeniden filizlenen heyecan yılların omuzlarımıza yüklediklerini sıfırlamıştı sanki. Son vurgunumdan kalan altın işlemeli zırhı ve paha biçilmez mücevherleride almıştım yanıma, işe yarar düşüncesiyle.Luthuien Saurnar ında aramıza katılacagını söylemişti. O çirkin yüzün arkasındaki yufka yürek unutulurmu, yıllar önce beni ele verenlerin cezasını o kesmişti, yinede yıllar yılı kaçtım izimi kaybettirmek için, hırsızlık hiç bukadar zor olmamıştı uzun yıllardır. Artık daha çetin dünya..
Saurnar la buluştuk çölün bir köşesinde, kucaşlaştık yılların hasretiyle ve yola koyulduk, council of hades e dogru, hançerlerimizi sapına kadar kana boyamak için..
ilerde, kuzeyimizde savaş çıglıklarını duydugumuzda hava karanlıktı, ben olaya karışmak istemesemde Luthuien merakını ve deli cesaretini yenemedi, gene iş acacaktı başımıza..
gözleri ve elleri baglı dostlarımızı ilk ben gördüm karanlık gölgelerin yanında, plan yapmaya koyulmuştumki, Luthuien atıldı gögü yaran bir çıglıkla, Saurnar da arkasından..
Ok yaydan çıkmıştı artık, keskin gözlerimle nişan aldım bende jilvanxın elindeki halata, halattan kurtulan eski dostum, biriktirdigi nefreti kustu adeta yanındaki muhafıza...
Nar gibi yarılan boyunlardan akan kanlarla topragı sulamıştık, umutlar filizlensin diye..
Luthuien ve Jilvanx yaralıydı, ben ise saglamdım uzaktan savaşmanın kurnazlıgıyla.. Yaralar sorun degildi oysa kalpte olmadıktan sonra, büyülerimle onları eski saglıklarına kavuşturdum ve kucaklaştım eski dostlarımla, birlikte yaşamanın ve ölmenin andını içtikten sonra..



şiir gibi oldu lan heyt be gurur duydum kendimle Smiley


adnan 25.11.2005 15:10:24
hour pallanén

hep böylemi olacaktı her zalim hükümranın zalim liğinde kılıçlarımızı kuşanıp savaşmak ve ölmek zorundamıyız
uçsuz bucaksız topraklarda at sürmek niye dostlarımızın ölümünü seyretmek niye
yolculuk uzun ve zordu varmak istediğimiz yere varmıştık şehre girerken şehrin kasavetli havası üzerimize sinmişti yorgunlugumuzu atmak için dinlenmeli ve uyumalıydık çetin bir savaş olacaktı şehrin muhafızları çok fazlaydı
ama biz buraya ölmek için gelmiştik

25.11.2005 18:57:15
council of hadese te toplanma çağrısını aldığımda beklediğim günün geldiğini anladım.
annemin zafer dolu savaşlarda kullandığı ve bana şans getirmesi için sakladığı siyah pelerinini giydim, işlemeli elf kılıcımı aldım, ve yayımla çok ince, özel oklarımı,ipimi, birkaç gün yetecek su ve yemeğimi  çantama yerleştirdim.
eski dostlarım mithloth ve saurnar ile birlikte gün doğumundan batımına kadar yürüdükten sonra şehre varmıştık. talin ve jilyvax ın, büyücü kralın askerleri tarafından yakalandığını gördüğümde kılıcımı kullanma zamanının geldiğini anladım. seslerin geldiği yöne doğru sessiz ve hızlıca koştuktan sonra kılıcımı arkadan yürüyen muhafızın sırtına sapladım. ama o da hemen arkasını dönüp bana karşılık vermeye başladı, fazla uzun sürmeyen bir mücadeleden sonra boğazını kestim ve talin in bağlarını çözdüm. jilyvax ı tutan muhafız da, mithloth un okları sayesinde yere serilmişti.
bende kolumdan yaralanmıştım, ama küçük de olsa zaferin sevinciyle acıyı hissetmedim..sonra da mithloth doğa bilgeliği ve büyüleri ile yaralarımı iyileştirdi. artık hepimiz birbirimizi bulmuştuk, hour pallanen dışında.
onun da council of hades te bizi beklediğini düşünerek yolumuzun kalan kısmını da tamamladık, ve hades in evinin kapısından girdik..

Leonardo 25.11.2005 18:59:04
Ben Elflerden Haldamir Lossëhelin,

Karanlık pençeleriyle yeryüzünde kanlı hükümdarlık kurmaya çalışan düşmanlarınıza karşı Sihirli oklarım ve perili yayım daima hizmetinizdedir.

Uzun bir yol bekler bizi. Haydi rüzgardan hızlı atlarımızla, gökyüzünü yaran şimşekler gibi ilerleyelim ve onların hepsini yok edelim!

adnan 25.11.2005 19:26:02
hedes
daha önce yazdığın karakterlerin önemi şimdi anlaşıldı
bunları tek bir yerde toplamak mümkünse
takıldığımızda oraya bakarız....
harika bir fikirdi

25.11.2005 19:32:12
Council of Hades

Yol hiç bitmez , uzar gider
başladığı kapıdan
Az gittik, uz gittik, vardık uzağa
Ama artık başkası devam etsin yola!
Başlasın yepyeni bir yolculuk
Ama ben yorgun bacaklarımla,
Döneceğim ışıklı hana
Dinlenip akşam uykumu almaya[/b
]

Ve Haldamir son sözleri mırıldanırken başı önüne düştü ve derin derin uyumaya başladı...Ertesi sabah uyandığında kendini council of hades' te bulacaktı...

Dostlar...unutulmamış ve unutulamayacak dostluklar...

zamandan ve ölümden
yaşamdan ve rüyadan
daha ebedidiyler...

Akşam, odada koyulaştı, ocak ateşi daha canlı yanmaya başladı...Grubun bundan sonraki hedefi ne olacaktı?

Kötülük hızla yayılıyordu...Güneş ısısından , toprak yeşilinden ayrılıyordu...

Saurnar dostları talin ve jilyvax'ı karanlıktan kurtarırken ,gümüşten hançerle yaralandı... Yarası ağır ama belli etmiyor...ölebilir ama Hades'ten umut kesilmez... Tongue Belki bir healing yaparım..(katılım gösterirse tabii)

talin , jilyvanx , hour pallané ,luthuien ve mitloth, uzun uzun konuşmaları lazımdı...Hem kendi kaderleri hem Darksun'ın kaderini bu konuşmalar belirleyecek...

Sabahla birlikte, darksun kaderide doğmuştu artık...

Grup, doğuya gidiyor...Zamanın başladığı yere...

Leonardo 25.11.2005 21:48:33
Ben Elflerden Haldamir Lossëhelin,

Zamanın kapılarının girişine dek size eşlik edeceğim.
Yaşayan son kanatlı tekboynuz, Atım Surnon ve ben bu yüce amaç uğruna daima yanınızdayız
Öyleyse büyücüler, yapsın kötü büyüleriniiii!
Devler sallassın dev gibi sopalarınıı!
ejderlerler püskürtsün alevleriniiii!
Tanrılar yağdırsın şimşekleriniii ve İblisler ortaya koysun kötü emellerini!


talin , jilyvanx , hour pallané ,luthuien ve mitloth, Yanımda oldukça Ne Karlı dağlar, ne uçsuz bucaksız ormanlar, ne içlerinde kötü ruhları ve cadıları barındıran karanlık ormanlar durdurabilir içimdeki alevleriiiiiii!!!

26.11.2005 11:44:17
hades bu iş hoşuma gitti gerçekten ama bundan sonra ne olacagıyla ilgili pek fikrim yok senaryo yazmaya devammı edecez, yoksa başka şeyler mi yapmamız lazım, olay bizim yani oynayanların senaryo yazmamıza kaldıysa hep başarılı oluruz zaten.. neyse genede eglenceli..

adnan 26.11.2005 12:13:47
kaderleri bir biçilmiş altı savaşcı
uzun bir yolculuk vardı  onları bekleyen
uzun ve meşakkatli
athas kötülerin ve kötülüklerin yurdu belkide kaderi bizim elimizde olan bir şehir
zaman neyi gösterir bilinmez ama talin,jilyvanx,luthuinen,mitloth,haldamir,ve ben pallanén yola çıkmıştık
artık dönüş yoktu


Leonardo 26.11.2005 16:34:13
Sonra bir dwarf yollarını kesti ve nereye gittiklerini sordu.

-"Uzak diyarlardaki bilinmeyen kötülükleri yenmeye" diye cevap verdi militoth.

vve dwarfın yüzünde bir gülümseme yayıldı. çalılara doğru bir işaret yapınca, binlercesi saklandıkları yerden çıkageldi.

-"öyleyse" dedi dwarf "oraya yanlız gitmemelisiniz, biz bu toprakları iyi biliriz, izin verin size yol gösterelim"

26.11.2005 19:57:43
iyi de leo kardeşim, oyunu ben yönlendirecektim... Smiley

bu arada herkes kendi karakterini yazsın..Yani herkes kendi rolünü yapsın... afro


bu arada hikayeyinin devamını yazmama 5 buçuk saatlik elektrik kesintisi mani oldu....özür... :rolleyes:


Grup, doğuya doğru gidiyordu..Zamanın başladığı yere...

Orada, çağımızın unuttuğu çok çok eski bir tapınağa gidiyorsunuz...Yolu sadece talin biliyor.Rehberiniz o olacak.Yaklaştığınıza karşınıza bir büyücü çıkacak.Onun sorduğu soruyu doğru cevaplarsanız, gizli bir geçit açılacak toprakta.İnce uzun bir yol sizi şafağa götürecek! Vardığınız mabette görkemli taşın üzerinde duran , gümüşten yapılmış ank'ı alacaksınız...(Ank : Cennetin kapısının anahtarıdır aslında ama oyundada bir nevi anahtar görevini görmekte)

güneşin önündeki perde onu sarmalıyordu,
gün geçtikçe Darksun karanlığa boğuluyordu.

karanlığı aydınlığa dönüştürecek gücü, Ceria kapılarının ardında bulacaksın...


Efsanesini mırıldanıyordu içinden Mitloth.Unutmaya çalışıyordu Saurnar'ın ölüm acısını...Gece grup uyurken, Saurnar nöbetteydi.Acıkmıştı.Darkona ağaçlarının dibinde biten zehirli otları yemişti.Başımız sağolsun  Tongue

Council of Hades kapılarının demir parmaklıkları yükseldi havada..Birer birer geçtiler.

3 dk.sonra.karşınızda bekleyen bir ork kabilesi..goblinler de var..onların atış menziline girmeden, durdunuz...Mitloth elf gözleriyle bakarak, kaç kişi olduğunu anlamaya başlıyordu...

14 ork 9 dene goblin var...

dalıyormusunuz? geri dönüp başka bir yol mu arıyorsunuz?


Sayfa: [ 1 ] 2 3 4 5 6