SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Myth & Magic

Konu: Orta Dünya Sözlüğü

Sayfa: [ 1 ]

19.11.2005 21:21:47
Coğrafi Bölgeler

A


Aman : Belegaer ve Ekkaia arasında uzanan, Batı'daki büyük kıta. Valinor, Pelòri sıradağlarının batısında, 'iç' Aman'da bulunmaktadır. Eldamar Pelòri'nin doğusunda deniz kıyısında, Araman ve Avathar ise Pelòri'nin kuzey ve güneyinde yer almaktadır. Aman ve Tol Eressëa, Nùmenor'un sulara gömülüşü sırasında Dünya yuvarlaklaştırıldığında, dünyadan 'çıkartılmış' ama muhtemelen yine de Eä'nın dahilinde kalmıştır. Genelde Kutsanmış Ülke veya Eski Batı olarak da isimlendirilir.




Andor : Hediye edilen ülke" anlamına gelen Andor, Arda'nın Atlantis'i; Númenor'un Elfçe isimlerinden biridir. Bu, Güneşin İkinci Çağının sonunda Büyük Deniz Belegaer sularına gömülen büyük ada krallığıdır. Undying Lands (ölümsüz Topraklar) ile Orta Dünya arasında bulunan bu adada yaşayan Numenor'lular özellikle denizlerde büyük bir güç haline gelmişler fakat güçlendikçe kibirlenmişlerdi. Sonunda Sauron'un da çabaları ile Arda'ya savaş açan Numenorlu'lar kendi sonlarının da gelmesine neden olmuşlardır.



Anduin : "Ulu Nehir" diye de isimlendirilir.Orta Dünya'nın kuzaybatısındaki en büyük nehirdir.Ered Mithrin'den doğup güneye doğru yaklaşık 1500 mil boyunca akar ve Belfalas Koyun'da Büyük Deniz'e ulaşır.



Angbad : Şeytani Vala Melkor'un ilk ve asıl yeraltı krallığı Utumno'dur; fakat Valar Lambalarının yokedilmesini izleyen karanlık çağlarda Melkor, Beleriand'ın kuzeyinde Angband ya da "demir zindan" adı verilen büyük bir cephanelik ve yeraltı kalesi daha inşa etmiştir. Yıldızların İlk Çağının sonunda Utumno yokedilmiş ve Melkor zincire vurulmuş fakat Güçler Savaşı sırasında esas surları yokedilmekle birlikte Angband'ın kuyuları ve zindanları zarar görmemiştir. Melkor'un esir olduğu dört yıldızışığı çağı boyunca Sauron'un önderlik ettiği hizmetkarları ve emrindeki kötü ruhlar Angband'ın derinliklerinde saklanmışlardır. Melkor yeniden güçlenerek Valar Ağaçlarını yokedip Silmarilleri ele geçirdiğinde, yine Angband'a kaçmıştır. Şeytanlarını çağırarak Angband'ı eskisinden daha büyük ve daha güçlü biçimde yeniden inşa etmiştir. Angband'ın üzerinde güçlü surlar görevini görmek üzere, üç doruklu volkanik bir dağ olan Thangoridrim'i yaratmıştır. Güneşin İlk Çağı ile Mücevherler Savaşı boyunca Melkor Angband'da hüküm sürmüş ve şeytanlar ile Ejderhalar gibi çeşitli canavarlar yaratmıştır. Pek çok kez saldırıya uğrayan Angband, Öfke Savaşı ile Büyük Muharebeye dek düşmemiştir. Ancak Valar, Maiar ve Eldar ordularının tüm gücü, Angband'ın surlarını geçerek, şeytanlarını yoketmeye ve Melkor'u da boşluğa fırlatıp atmaya yetmiştir. Meydana gelen muharebe o kadar şiddetli olmuştur ki, yalnızca Angband yokedilmekle kalmamış, Beleriand topraklarının tamamı da sulara gömülmüştür.
[/b][/color]


B


Bag End : (Çıkın Çıkmazı) Hobbitlerce (Hobbits), Hobbiton ve hatta Shire'ın tamamındaki en güzel Hobbit deliklerinden biri olarak kabul edilmekteydi. Üçüncü Çağın yirmi sekizinci yüzyılında, Bagshot Row (Çıkınatışı Sırasının) en sonunda inşa edilen Bag End, üç nesil boyunca Baggins ailesinin malikanesi olmuştur; burada yaşayan Bagginsler sırasıyla, Bungo, Bilbo ve Frodo'dur. 3018 yılında, Yüzük Kardeşliği ile yola çıkarken Frodo, Bag End'i Lobelia ve Lotho Sackville-Baggins'e satmıştır.

Barad Dür : Güneşin İkinci ve Üçüncü Çağları boyunca Orta Dünyadaki en büyük tahkim edilmiş kule, kötülükler diyarı Mordor'daki Barad-dûr idi. İnsanlarca Karanlık Kule ve Orclarca Lugbúrz adı verilen Barad-dûr, İkinci Çağın ilk binyılından sonra Sauron tarafından Tek Yüzüğün gücü ile inşa edilmişti. İkinci Çağda iki bin yıldan uzun bir süre boyunca Yüzük Efendisinin kötü imparatorluğunun merkezi oldu ve 3434 yılında birleşik Elf ve Dúnedain güçleri tarafından kuşatıldı. Yedi yıl süren kuşatmanın ardından 3441 yılında kule ele geçirildi ve Sauron da yenilgiye uğratıldı. Üçüncü Çağın bunu izleyen yirmi dokuz yüzyılı boyunca Barad-dûr, büyük bir yıkıntı olarak kaldı fakat büyülü güçlerle inşa edilmiş olduğundan, Tek Yüzük yokedilmediği sürece kulenin temellerinin de yokolması mümkün değildi. Böylece sonunda Üçüncü Çağın 2951. yılında Sauron Mordor'a geri döndüğünde Karanlık Kuleyi yeniden inşa ederek eski gücüne kavuşturması mümkün oldu. Kule, artık yenilmez görünüyordu. Fakat Güneşin 3. Çağını sona erdiren Yüzük Savaşı sonunda Frodo ve yardımcısı Sam Mordor'un içlerine kadar gelip tek Yüzük'ü yapılmış olduğu ateşin içine atınca Sauron ile birlikte Barad-Dûr'da yok oldu.


Blue Mountains : Beleriand'daki Elf ülkelerinin doğu sınırını oluşturan büyük dağ sırası Ered Luin ya da Blue Mountains idi. Bu dağlar aynı zamanda, Belegost ve Nogrod'daki ikiz cüce (Dwarfs) krallıklarının bulunduğu yerdi. Fakat Güneşin İlk Çağının sonunda Beleriand'daki Elf ve cüce krallıkları yokolduğunda, çok ufak bir kısmı dışında Blue Mountains'in de tamamı da sulara gömüldü. Dağların su üstünde kalan kısmı ise, Gulf of Lune (Hilal Körfezi) ile ikiye bölünmüştü. Daha önce Beleriand'da yaşayan Falathrim Elflerinin efendisi Lord Círdan burada, Eldar'ın Orta Dünyadaki son limanı olan Grey Havens'ı (Gri Liman) kurdu. Blue Mountains'in batısında Beleriand'dan geriye kalan ve Lindon adı verilen küçücük toprak parçasının üzerinde ise, Orta Dünyada yaşayan son Yüksek Eldar Kralı Gil-galad'ın krallığı bulunuyordu. Üçüncü Çağ boyunca Lindon Elf ülkesi olarak kaldı ve Blue Mountains de bir kaç farklı cüce boyunun evi oldu.


Brandywine River :  Güneşin Üçüncü Çağında Eriador'un üç büyük ırmağından biri idi. Tepelerden aşağıya, yokolan Arnor krallığının bir zamanlar merkezini oluşturan Evendim gölünden geçerek güneybatıya doğru akan bu ırmak, Shire ile Eski Ormanı geçtikten sonra Mavi Dağların güney ucundan denize dökülüyordu.
Uzunluğu boyunca yalnızca iki yerden geçilebiliyordu: Bunlar, Shire'ın güneyindeki Sarn Geçidi ile Shire'ın doğusunda, Eski Ormanın hemen kuzeyinde ve Büyük Doğu Yolunun üzerinde yeralan Bridge of Stonebows (Taşkemerler Köprüsü) idi. Irmağın Elfçe ismi, rengine referans veren ve "sarı-kahverengi ırmak" anlamına gelen Branduin idi. Brandywine adı ise, Shire'ın doğu sınırını belirlediğinden "sınır-suyu" anlamına gelen ırmağın asıl Hobbitçe ismi Branda-nîn'in tercüme edilmiş halidir. Zamanla bu ad, "eski bira" anlamına gelen Bralda-hîm biçiminde bozulmuş olduğundan, Brandywine olarak tercüme edilmiştir.


Bree : Güneşin İkinci Çağında Dunland'den gelen İnsanlar tarafından kurulduğu söylenen Bree, Breeland'in başköyü idi; diğer köyler ise Combe, Archet ve Stoddle adını taşıyordu. Shire'ın doğusunda ve bir zamanlar Arnor krallığının merkezini oluşturan topraklarda Büyük Doğu Yolu ile Kuzey Yolunun kavşak noktasında bulunan köyde sayısı yüze yaklaşan Hobbit ve İnsan yaşıyordu. Yüzük Savaşı dönemine gelindiğinde Bree oldukça küçülmüş ve Arnor krallığının güçlü döneminde sahip olduğu önemi fazlasıyla yitirmişti. Fakat, Angmar'ın Witch King'in (Cadı Kral) Arnor'a vermiş olduğu zararın büyüklüğü gözönüne alındığında, Bree'nin tamamen yokolmaması epey şaşırtıcıdır. Yokolmayışının nedenlerinden en önemli iki tanesi kuşkusuz, Kuzey Gezginlerinin sağladığı koruma ile iki ana ticaret yolunun kavşak noktasında bulunmasıdır. Bu yollarda seyahat edenler için Bree'nin ünlü olmasının nedeni, bölgenin en eski hanı ve hem yakın hem uzak bölgelerden gelen haber ve dedikoduların duyulabileceği tek yer olan, Sıçrayan Midilli Hanı idi.



C


Celeborn: Bir Teleri Elfi,İlk çağda Doriath prensi, İkinci ve üçüncü çağlar boyunca Lothlorien in efendisi. Galadriel in kocası. Yüzük savaçlarının ardından Galadriel le birlikte batı ya gitmemiş bir süre daha Imladris te yaşamıştır. Sonunda batıya gittiği sanılmaktadır. Ama ne zamanı ne de yeri bilinir.

Cirith Ungol : Mordor'un batısını koruyan Mountains of Shadow'da bulunan gizli bir geçidin ismidir. Güneşin üçüncü çağının 2000. yılında Witch-King ve ordusu tarafından kullanılan bu geçit Minas Ithil'in düşmesine neden oldu ve kulenin ismi Minas Morgul olarak değiştirildi. Bundan sonra Cirith Ungol uzun yıllar boyunca bir daha kullanılmadı. Çünkü geçitlerin karanlığından büyük örümcek Ungolianth'ın dişi yavrusu Shelob bulunmaktaydı. Sauron Mordor'a tekrar geldiğinde Shelob'a hiç dokunmadı. Çünkü onun bu geçitten Mordor'a girmek isteyenler için iyi bir bekçi olduğunu düşünüyordu. Fakat Yüzük Savaşı'nda Frodo Baggins yanında Samwise Gamgee ve Gollum olduğu halde bu geçite geldi. Frodo Shelob tarafından zehirlendiği sırada yardımcısı Samwise, Frodo'yu Shelob'dan kurtardı ve onu yaraladı. Bu Cirith Ungol ile ilgili anlatılan son hikayedir.


Cuiviénen :  Ağaçların ışığı yıllarının en eski zamanlarına bağlı bir isimdir. Orta Dünya'nın bugün bile bilinmeyen doğu kıyılarında Helcar denizi bölgesine elfler (Elves) tarafından bu isim verilmiştir. Bu isim Uyanış gölü (Water of awakening) olarak çevrilebilir. Elfler bu bölgede uyanmışlar, Yıldızların ışığına hayran olmuşlar ve çevreye isimler vermeye bu bölgede başlamışlardır. Oromé gelip de elfleri götürene kadar karanlıkta yıldız ışıklarında yaşamışlar ve en sonunda Valinor'a kadar uzanan uzun yürüyüşlerine başlamışlardır. Cuiviénen gölünü hatırlayan pek az elf kalmıştır fakat, Vanyar soyunun tamamına yakını Valinor'a ulaştığı ve yaşamlarını sürdürebildikleri için, Uyanış Gölüne ait hatıralar en çok, güzel Vanyar ırkında vardır.



D

Dagorland : (Muharebe Alanı) Mordor'un kuzeyinde ve içinde kayıp ruhların yüzdüğü bataklık alan Dead Marshes'ın güneyinde bulunan alandır. 2.Çağ'ın sonunda Sauron ile İnsanlarla (Man) Elfler (Elves) arasındaki son ittifak güçleri arasındaki büyük savaşın yapıldığı bu ağaçsız ve geniş düzlük 3434 de yapılan ve Sauron'un tutsak edilmesi ile biten Dagorland Savaşı'ndan sonra pek çok savaş gördü. 3.Çağ boyunca orada istilacı Doğudölleriyle birçok savaş yapıldı. Yüzük Savaşları sırasında buraya gelen Aragorn komutasındaki ordu, Frodo Baggins'in Tek Yüzük'ü yok etmesiyle dağılan Sauron ordusunu burada yendi.


Dol Guldur : 3.Çağda Kasvetormanı'nın güneydoğusunda inşa edilen ve Sauron tarafından kullanılıp kötü güçlerin yayıldığı bölgeye verilen isimdir. Güneşin İkinci Çağı'nda Isildur'un parmağından Tek Yüzük'ü kesmesiyle bir süre ortadan kaybolan Sauron tekrar Dol-Guldur'da ortaya çıkmıştır. Uzun süre bu bölgede güçlenmiş ve Mordor'un gelişi için hazırlanmasını yönetmiştir. 2063 yılında Gandalf bölgeye gelmiş ve buradaki kötü gücü araştırmıştır. Gandalf Dol-Guldur'da ki gücün Sauron olduğunu tahmin etse de yeterli kanıtları bulamamıştır. Gandalf 2850 yılında tekrar Dol-Guldur'a gitmiş ve bu sefer kötü gücün Sauron olduğundan emin olarak dönmüştür. Sauron,Ak Divan'ı yönettiği saldırısı sonucunda kaçarak Doğu'ya saklanmış,ardından Mordor'a kendini açığa çıkarmıştır. Ama Dol-Guldur'u tamamen boşaltmamış ve Dol Guldur'un komutasını Nazgul'e bırakmıştır. Yüzük Savaşları sırasında Dol Guldur orduları Lothlorien ve Ormanlık Diyar topraklarına saldırdılar ama yenilgiye uğratıldılar. Sauron'un yok edilişinin ardından Celeborn,Dol Guldur'u ele geçirdi ve içindeki tüm kötülükleri temizledi.



E

Erebor :  Grey Mountains’in (Gri dağlar) güneyinde, Iron Hills (Demir Tepeler) ile Mirkwood (Kuyutorman) arasında bulunan Cüce krallığıdır. Diğer bir ismi ile Lonely Mountain’de (Yalnız Dağ) bulunan bu krallık; Kıngdom Under The Mountain olarak da bilinir. Güneşin 3. Çağı’nın 1999. yılında Thrain I tarafından kurulan bu krallık 7 yüzyıl boyunca bölgeye hükmetti ve zenginleşti. Yakınlarda bulunan Dale insanları ile iyi ilişkiler içinde bulunan krallık 2770 yılında Smaug The Golden isimli bir ejderha tarafından yerle bir edildi. Cüceleri dağdan kovan ejderha iki yüzyıl boyunca bölgeyi elinde tuttu. 2941 yılında Gandalf’ın da yardımı ile Thorin Oakenshield ile 12 cüce ve Hobbit Bilbo Baggins, Smaug’un Bard the Bowman tarafından öldürülmesi ile sonuçlanan yolculuklarını yaptılar. Smaug’un ölümünden sonra yapılan beş Ordular Savaşı’nda Thorin öldü, fakat bölgedeki ork birliklerinin büyük bir kısmı da yok edildi. Savaş sonucunda Dain II öncerliğinde Dağın Altındaki Krallık tekrar kuruldu. Yüzük Savaşları sırasından Sauron’un birlikleri tarafından saldırıya uğrasa da Tek Yüzük’ün yok edilmesi ile cüceler ve Dale insanları Sauron’un ordularını bir kez daha yenilgiye uğrattılar. Güneşin 4. Çağı’nda Erebor, Kral Elessar ile dostluğunu sürdürdü.


Esgaroth : Üçüncü Çağda, Mirkwood'un (Karanlık Ormanın) hemen kuzeydoğusunda ve Erebor yani Lonely Mountain'in (Yalnız Dağın) güneyinde, insanların (Men) bir şehri vardı. Bu Long Lake'de (Uzun Gölde) yaşayan İnsanların şehri Esgaroth'du. Şehir Uzun Göle çakılmış kazıklar üzerine inşa edilmiş ve ahşap iri köprü ile karaya bağlanmıştı. Esgaroth, Erebor'daki Cüce (Dwarfs) krallığının hemen güneyinde ve Woodland Elflerine (Orman Elfleri)göre nehrin biraz aşağısında bulunduğundan, Göl İnsanları zengin tüccarlar haline gelmişti. Şehir sakinleri arasından seçilen bir Efendi tarafından yönetiliyordu. 2770 yılında, Altın Ejderha Smaug dağı ele geçirince, Göl İnsanları ile Erebor Cüceleri arasındaki ticaret sona erdi. Komşu şehir Dale'in yok edilmesine rağmen Esgaroth varlığını devam ettirebildi. 2941 yılında Altın Smaug alevli bir öfke ile dağdan inerek Esgaroth'a saldırdı. Ejderha öldürüldüyse de, Esgaroth yandı. Fakat şehir için henüz her şey sonra ermemişti, çünkü Ejderhanın hazinesinin sınırsız zenginlikleri, şehrin yeniden yapılmasına ve eski zenginliğine kavuşmasına imkan tanıdı.


I

Imlad Morgul : Ephel Dúath ın batısındaki Morgulduin vadisidir. Mordor un girişlerinden biridir. Minas Morgul buradadır. Vadinin güneybatısına doğru Ithilien ve Anduin bulunur.

Isengard : Güneşin üçüncü Çağı’nda Gondor’lular tarafından yapılmış olan Isengard oldukça stratejik bir konuma sahipti. Misty Mountains’in (Puslu Dağlar) güneyinde, Isen Irmağının kaynağında bulunan halka biçiminde aşılması imkansız dağlarla çevrili doğal bir kale gibiydi. Isengard’ın en önemli yeri tam ortasında bulunan ve zarar verilmesi imkansız bir malzemeden yapılmış siyah kule idi. Bu kulenin ismi Orthanc’dı ve tepesindeki çıkıntılar nedeniyle “Çatallı Kule” manasına geliyordu.

Isengard aynı zamanda, yedi palantir’den birisinin bulunduğu yerdi. Numenor’dan kaçan Elendil’e elfler (Elves) tarafından verilen bu yedi taşa bakan birisi diğer taşın başındaki kişiyi görebilir ve onunla konuşabilirdi.

Gondor’un gücünü yitirmesine kadar kullanıldı. Fakat Gondor’un güçsüzleşmeye başlaması ile birlikte boşaltıldı ve Dunlendings tarafından ele geçirildi. Fakat Rohan topraklarında Dunlendings’lilerin barınmasını istemiyordu. Uzun süren savaşlar sonucunda Rohirrim, Dunlendings’i hem kendi topraklarından hem de Isengard’dan çıkarttı. Yaklaşık ikiyüz yıl boş kalan Isengard, en sonunda Istari’lerden biri olan Saruman tarafından kullanılmaya başlandı. Saruman bu doğal kalenin önemini anlamış ve Gondor Vekilharç’ından burasının kendisine verilmesini istemişti. Saruman uzun yıllar boyunca Isengard’ı gizli emelleri için kullandı. Onun zamanında Isengard, orkların (Orcs), Uruk-Hai’lerin, kurtların (Wolves) yeri oldu.

Yüzük Savaşı sırasında Saruman emellerini gizlemekten vaz geçti. Önce Istari’lerden biri olan Gandalf’ı Orthanc’a hapsetti. Fakat Gandalf kaçmayı başardı. Kısa bir süre sonra Saruman’ın orduları Isengard’dan çıktı ve Helm’s Deep’de ki Harnburg savaşında Rohirrim ve onlara yardıma gelen Entler (Ents) tarafından yok edildi. Ardından Isengard entler tarafından ele geçirildi, Saruman sürüldü. Yüzük Savaşı’ndan sonra Isengard entlere bırakıldı ve sonraları Watchwood (Gözcü Korusu) olarak anıldı.



K

Khazad Düm : "Cüce Konağı" anlamını taşıyan Khazad-dûm, Cüce (Dwarfs) krallıkları arasında en ünlüsü ve Yedi Cüce Babasından biri olan Ölümsüz Durin'in efsnevi evidir. Güzel Azanulbizar vadisi üzerinde ve Misty Mountains (Sisli Dağlar)'ın doğu yamacında doğal mağaralar bulan Durin, Khazad-dûm'u kazarak inşa etmeye başlamıştır.
Yıldızların Beş Çağı ve Güneşin Üç Çağı boyunca Khazad-dûm Cüceleri zenginlik içinde yaşamışlar ve Misty Mountains'ın batı yamaçlarında bir mağara sistemi kazmışlardır. Beleriand'ın yokedilişinden sonra pek çok Cüce Nogrod ve Belegost'tan kaçarak Khazad-dûm'a sığınmışlardır; böylece önce Khazad-dûm'un nüfusu artmış, madenlerinde nadir bulunn ve sihirli nitelikler taşıyan bir metal olan Mithril'in keşfedilmesinin ardından da zenginliği büyümüştür.
Güneşin İkinci Çağında, Güç Yüzüklerini yapan Eregion'lu Elf demircileri ile uzun süreli bir dostluk sürdürenler de yine bu Cüceler olmuştur. Fakat İkinci Çağda, Sauron'un hüküm sürdüğü Lanetli Yıllarda Cüceler büyük kapılarını dünyaya kapatmışlar ve Sauran ile Elfler ve yine Sauron ile Elfler ve İnsanların Son Birliği arasındaki savaşın ortaya çıkıtığı yıkımlardan kendilerini korumuşlardır. Bu dönemde bu büyük saray, Moria yani "büyük yarık" adını almıştır. Cüceler, Misty Mountains altındaki kazı ve çalışmlarına Üçüncü Çağın 1980 yılına kadar devam etmişlerdir. Bu yıl, Barazinbar Dağı altındaki kazılarında çok derine inen Cüceler, buraya canlı canlı gömülmüş olan bir Balrog'un Khazad-dûm mağaraları içerisinde serbest kalmasına neden olmuşlardır. Balrog'un güç ve öfkesinin büyüklüğü, Cücelerin ölmesine ve krallıklarından kaçmasına neden olmuştur.
Üçüncü Çağın sonunda Yüzük Kardeşliği Moria'ya girdiğinde burası Cüceler tarafında çoktan terkedilmiş karanlık bir yarıktan başka bir şey değildi. Hazineleri Orc çetelerince yağmalanmıştı ve boş koridorlarında serbest kalan Balgor ile Orc ve Troll çeteleri dolaşıyordu. Fakat Balrog'un hükümdarlığı, Mazarbul Salonu, Durin'in Köprüsü ve Sonsuz Merdivenlerde yapılan ikili mücadelelerden sonra Büyücü Gandalf canavarı yenerek onu Zirak-Zigil zirvesindeki Durin'in Kulesinden aşağı attığında sona erdi.


M

Minas Anor : Numenor’un yokolmasından sonra Elendil’in önderliğinde Orta Dünya’ya dönen insanlar burada iki büyük krallık kurmuşlardı. Arnor ve Gondor adlı bu krallıklara aynı zamanda Arnor ve Gondor Birleşmiş Krallığı’da denmekteydi. İşte bu krallıklardan Gondor pek çok büyük şehir inşa etmişti. Ama hiç kuşkusuz bu şehirlerden en görkemlisi “Minas Anor” yani “Tower Of The Sun” (Güneş Kulesi) idi. Güneşin 3. Çağı’nın 3320. yılında kurulan Minas Anor oldukça stratejik bir konuma sahipti. Hem Anduin River’i kontrol edebiliyor hem de Mordor’dan gelmesi muhtemel tehlikelere karşı bir set vazifesi görüyordu. Kurulduğu yıllarda Dunedain prensi Anarion’un kontrolü altındaydı. Aynı yıllarda inşa edilen diğer bir kule ise Anarion’un kardeşi tarafından kurulan “Minas Ithil” yani “Tower Of The Moon” (Ay Kulesi) du. Bu iki kule-şehir uzun yıllar boyunca Mordor’dan gelen tehlikelere karşı Orta Dünya’yı korudular. Bu iki şehirin arasında ise Gondor ve Arnor’un yani Birleşmiş Krallığın başkenti Osgiliath “Citadel Of The Stars” bulunmaktaydı. Fakat büyük salgından sonraki yıllarda Minas Ithil ve Osgiliath güç kaybetmeye başlamış ve bu yüzden Gondor’un başkenti Minas Anor olmuştur. Güneşin Üçüncü Açğı’nın 1900. yılında Kral Calimehar Minas Anor’un en yüksek yerine “White Tower” ı inşa ettirmişti. 2002 yılında Minas Itil’in Witch King tarafından ele geçirilip isminin Minas Morgul yani “Tower Of The Wariths” e çevrilmesi ile Minas Anor’un ismi de “Tower Of The Guard” a çevrilmiştir.


Minas Ithil : Güneşin İkinci Çağı’nın 3320. yılında kurulan Minas Ithil yani “Tower Of The Moon” Mordor Dağlarının hemen eteklerinde Dunedain prensi Isildur tarafından kurulmuştu. Aynı yıllarda bir başka şehir Minas Anor yani “Tower Of The Sun” ise Isildur’un kardeşi Anarion tarafından Gondor’da kurulmuştu. Kardeş şehrin aksine Minas Ithil her zaman Mordor’dan gelen tehlikeleri ilk karşılayan şehir olmuş bu yüzden de Witch King’in saldıralarına en fazla maruz kalan şehir olmuştur. Kuruluşundan yalnızca bir yüzyıl sonra Witch King tarafından kuşatılmış fakat alınamamıştı. Güneşin Üçüncü Çağı’nın önemli bir bölümünde Mordor’un saldırılarına karşı koyabilen Minas İthil en sonunda 2000 yılında Witch King tarafından tekrar kuşatılmış ve 2 sene sonra ise düşmüştür. Mordor için oldukça staratejik önemi olan bu şehirn alınması ile ismi değiştirilmiş ve “Minas Morgul” yani “Tower Of The Wariths” yapılmıştır.


Minas Morgul : Güneşin İkinci Çağı’nda kurulmuş olan “Minas Ithil” in Witch King tarafından alındıktan sonra değiştirilmiş ismidir. Güneşin Üçüncü Çağı’nın 2002. yılında iki sene süren bir kuşatmadan sonra düşen şehir, Sauron düşene kadar Mordor’un kötülüğünü yaymakta kullandığı en önemli karargahlarından biri olmuştur. Bu önemli şehirde ikamet eden Witch King planlarını bu şehirde yapmış ve senelerce bıkmadan Gondor’a saldırmıştır. 2050 yılında Arnor ve Gondor’un Birleşmiş Krallığı’nın son Kralı Eanur’u öldüren Witch King 2475 yılında komuta ettiği Uruk-Hai ordusu ile Osgiliath’ın önemli bir sevkiyat yolu olan taş köprüyü yıkmış ve bundan sonra Gondor’u yavaş yavaş yıpratmaya devam etmiştir. Minas Morgul’un önemi Yüzük Savaşı’nda bir kez daha anlaşılmıştı. Bu savaşta Sauron’un orduları Witch King tarafından bu şehirden yola çıkmış ve Osgiliath istila edilmişti. Pelennor Düzlükleri Savaşı’nda yok olan Witch King arkasından yokedilen Sauron’dan sonra Minas Morgul tekrar Gondor tarafından geri alınmış ve ismi bir kez daha Minas Ithil olmuştu. Fakat yüzyıllarca Witch King korkunç hükümdarlığına ev sahipliği yapmış bu şehirde bir daha yaşayan olmamıştır.

Minas Tirith : Güneşin Üçüncü Çağı’nın 2002. yılında Minas Ithil’in Witch King tarafından alınmasının ertesinde isminin Minas Morgul yapılması sonucunda Minas Anor’da isim değiştirmiş ve “Minas Tirith” yani “Tower Of The Guard” olmuştur. Bundan sonraki yüzyıllar boyunca Minas Tirith Mordor’un kara güçlerine cesaretle karşı koymuş ve Orta Dünya’nın geri kalanı için kötülüğü durduran bir set görevi görmüştür. Güneşin Üçüncü Çağı’nda 17.yy’de Gondor’un başkenti düşman tehditi altında olan Osgiliath’dan Minas Tirith’ taşınmıştır. Birleşmiş Krallı’ğın son Kralı Eanur’un ölümünden sonra Gondor Krallığı’na Vekilharçlar hüküm vermiş ve bunlardan Stewrd Ecthelion I şehrin en yüksek yerinde White Tower’ı tekrar inşa etmiş ve Gondor’u başarı ile yönetmişti. Şehir 7 katmandan oluşan devasa bir kale gibiydi. Her katmandan bir üstteki katmana sadece bir kapı ile geçilebiliyordu ve muhtemel bir istilayı önlemek çin bu kapıların hepsi farklı yönlere bakıyordu. Böylece bir helezon şeklinde yükselen şehir’i büyük bir kayalık ikiye bölmekteydi. Her katmanın bu kayaya denk gelen kısmında kayanın içi oyularak tüneller yapılmıştı. Minas Tirith bu hali ile istila edilemez ve yenilemez görünüyordu ve tarihi boyunca hiçbir zaman düşman eline geçmedi. Yüzük Savaşı sırasında Witch King tarafından kuşatılan Minas Tirith’in düşmesini Pelennor Düzlükleri Savaşı’na zamanında yetişen Rohirrim olmuştur. Şehrin cümle kapısında Istari Gandalf ile karşılaşan Witch King içeri girememiş ve Rohirrim’in gelmesi ile savaş alanına dönemk zorunda kalmıştır. Witch King’in ve Sauron’un ölümünden sonra Aragorn tarafından tekrar kurulmuş Birleşmiş Krallığın başkenti olmayı sürdürmüştür.


Mirkwood : Anduin nehrinin doğusunda ve Orta-dünya nın kuzeyinde kalan büyük yeşil ormanın adıdır. Mirkwood adı Sauron un bu ormana yerleşip karanlık güçlerini kullanmasından sonra anılır oldu. Bilinir ki Sauron büyük savaştan sonra bu devasa ormanın güney kesimlerindeki Dol Guldur adı verilen kulede bulunmuş ancak daha sonra Mordor'a çekilmiştir.

Elf kralları Celeborn ile Thranduil, Bu ormana dilimize "Yeşil Yapraklar ormanı" olarak çevirdiğimiz Eryn Lasgalen ismini vermiştir.Lakin Mirkwood adı daha sık kullanılır.


Misty Mountains :  Mirkwood'un (Kasvetormanı) batısında bulunan ve kuzeyden güneye doğru, Rohan Geçidi'ne dek dokuz yüz mil boyunca uzanarak Orta Dünya'yı ikiye ayıran büyük dağ kütlesi. İlk Çağ'da elflerin uyanışından önce, Melkor tarafından Orome'nin at sürmesini engellemek üzere yükseltilmişti. Büyük Yolculuk'ta Eldar'ın ilerleyişini geciktirdi ve Nandor'un vazgeçip dönmesini sağladı. Misty Mountains tarih boyu kartalların (eagles); orkların (orcs) ve cücelerin (dwarfs) yaşadığı yer olmuştur. Cücelerin en büyük yerleşim yeri olan Khazad-Dum bu dağda bulunmaktadır. 3.Çağ'da bu ork nüfusunun artışı ve Moria'da ki Balrog'un uyanması sonucu Durin Halkı'nı buradaki yurtlarından uzaklaştırdı. En önemli yükseltileri Methedras, Bundushathur, Zirak-Zigal, Barazinbar ve Gundabad'dır. High Pass (Yüksek Geçit) ve Redhorn (Kızılboynuz) geçitleri ve Khazad-Dum'un tünelleri, Misty Mountains'in en önemli geçiş noktalarıdır.


Mordor : Güneşin İkinci Çağı’nda Anduin Nehri’nin doğusunda Sauron tarafından mesken tutulan bir bölge vardı. İki çağ boyunca Sauron’un ve onun kötü güçlerinin merkezi olan bu bölgenin ismi Mordor yani “Kara Diyar” dı. Mordor doğal bir kale gibiydi üç tarafı aşılması neredeyse imkansız dağ sıraları ile korunuyordu. Kuzeyde Ash Mountains ve batı ile güneyde Shadowy Mountains ile sınırlanan Mordor’a sadece iki giriş vardı: Kuzeybatıdaki Cirith Gorgor ve batıdaki Cirith Ungol. Cirith Gorgor girişi Mordor’un iki büyük yaylasına yani; Gorgoroth Yaylası ve kölelerin toplandığı Nurn Yaylasına açılırdı. Bu büyük yaylalar ayrıca ork (Orcs) ordularının da barındırıldığı yerdi. Mordor’un kalbinde Orodruin yani Mount Doom (Kıyamet çatlakları) bulunurdu. Onun hemen yanında Ash dağlarının kuzeydoğusunda Sauron’un kalesi Barad-dûr bulunuyordu.

1600 yılında Sauron, Tek Yüzük’ü yaptıktan sonra yüzüğün gücünden yararlanarak Barad-dûr’un yapımını bitirdi ve hemen sonrasında nefret ettiği düşmanı elflerle (Elves) savaşmaya başladı. 3434 yılında Elflerle İnsanlar (Men) arasında Son İttifak kuruldu, Sauron’un ordusu Dagorlad’de bozguna uğratıldı ve 7 senelik bir kuşatmanın arkasından Sauron’un parmağındaki Tek Yüzük Isildur tarafından alındı. Sauron bir kez daha bozguna uğratılmıştı. Bu zaferden sonra Sauron’un bütün güçleri Mordor’dan sürüldü ve Gondor’lu insanlar Mordor’da kötü güçlerin toplanmasını engellemek için batıdaki geçitlere Tower of Cirith Ungol’u kuzeydeki geçite ise Durthang kalesi ile birlikte Tower Of The Teeth’i kurdular. Bu gözleme yerleri 1636 yılındaki Büyük Salgın’a kadar kullanıldı fakat bu salgından sonra boşaltılarak kaderine terk edildi. 2942 yılında Sauron Mordor’a geri döndü ve Barad-dûr’u tekrar inşa etti. Fakat Yüzük Taşıyıcısı Frodo Baggins’in Tek Yüzük’ü yok etmesi ile birlikte Barad-Dûr bir daha inşa edilmemek üzere yıkıldı ve Mordor bir kez daha kötü güçlerden temizlendi.




Moria : Güneşin İkinci Çağı’nda, elfler (Elves) ve Sauron arasında güç yüzükleri yüzünden çıkan savaş sırasında Durin’in soyunun ikemet etmekte olduğu Kahazad-Dûm’un kapısı dış dünyanın korkunç olaylarına kapanmış ve cüceler (Dwarfs) dış dünya ile ilişkilerini kesmişlerdir. Bu olay sonucunda kendilerine yardıma gelmeyen cücelere kızan elfler Khazad-Dûm’a Moria yani “Karanlık Yarık” adını vermişlerdi.

Moria’da kendilerini dış dünyaya kapamış bulunan cüceler üçüncü çağın ortalarına kadar huzur içinde yaşamışlardı. Fakat üçüncü çağın 1980. yılında mithril bulmak için Barazinbar’ın çok altına indiklerinde, Melkor’un yok edilmesi sırasındaki katliamdan kaçmış bir Balrog’u uyandırmışlardır. İki cüce kralını öldüren balrog, Moria’yı ele geçirmiş ve tüm cüceleri buradan sürmüştür. Bu olaydan sonra Moria; Sauron’un Barad-Dûr’den çıkıp Tek Yüzük’ü kaybettiği Dagorlad muharebesinden bu yana Orta Dünya’nın karanlık yerlerinde saklanan orkların (Orcs) ve mağara trollerinin (Trolls) yaşadığı yer haline gelmiştir.

2989 yılında Balin önderliğindeki cüceler Moria’yı tekrar ele geçirmeye çalışmış, fakat Balrog ve onun güçleri tarafından öldürülmüşlerdi. Moria 3019 yılına kadar Balrog’un hükümdarlığında kaldı. Bu yıl Moria’dan geçmek zorunda kalan yüzük kardeşliğine saldırınca, kardeşliğin önderi olan Maia Gandalf ile karşılaşmak zorunda kaldı. Khazad-Dûm köprüsünde karşılaşan iki büyük güç, köprüden aşağıya düştüler ve döğüşmeye devam ettiler. En sonunda Gandalf kaçan Balrog’u Zirakzigil’in zirvesinden aşağıya attı. Böylece Balrog’un Moria’da ki hükmü sona erdi. Fakat bu günden sonra dahi hiçbir cüce bir daha Moria’ya yerleşmedi.
[/b] [/color]

19.11.2005 21:36:59
N

Nan Elmoth : Doğu Beleriand da Celon nehrinin kıyılarında Doriath ormanlarına yakın bir karanlık ormanın adıdır. Thingol Melian ile burada buluştu ve birbirlerine burada aşık oldular. Sonraki yıllarda burası demirci kara elf Eöl' ün evi olacak ve Aredhel bu ormanda ona kapılacaktır..

Nargothrond : Finarfin oğlu Felagund Finrod'un kalesi ve ülkesidir. Doriath daki Menegroth benzeri bir yapı oluşturma düşüncesi, Finrod tarafından benimsenince Nargothrond yapılmaya başlandı.

Nargothrond kalesi Taur-en-Faroth kayalıklarına dayanmış ve Ringwil ve Narog nehirlerinin birleştiği yerde kurulmuştu. Narog nehrinin geçit verdiği ufacık bir sığlık bölge dışında girilmesi (ve de görülmesi) imkansızdı. Bu sayede uzun süre Morgoth'tan ve casuslarından gizli kalabilmiştir. Narog ağzına bir köprü yapılması fikri ise Nargothrond tarihinin sonlarına kadar görülmemiştir.

Silmarillerin tekrar alınması sırasında Felagund ölünce Kardeşi Orodreth Nargothrond un efendisi olmuştur. Nargothrond un kuzeyde Talath-Dirnen ovasını gözlemesi, Doriath ı kuzeyden gelen saldırılara karşı kapatmış ve birkaç yüzyıl daha yaşamasını sağlamıştır.

Turin Nargothrond'da kaldığı süre içinde şehrin tüm gizliliğinin aksine direkt olarak Morgoth un savaşçılarına saldırılara başlayınca Karanlık Lord, eskiden beri aradığı Nargothrond'un kesin yerini öğrenmiş ve yoketmesi için Glaurung liderliğinde bir orduyu Kaleye yollamıştır...

Nargothrond gördüğü amansız saldırı sonucu düşmüş ve yağmalanmıştır.


O


Orodruin : Mount Doom olarakda adlandırılan Orodruin Sauron'un Tek Yüzük'ü yaptığı yerdir. 
Mordor'dda Gorgoroth yaylası üzerinde bulunan volkanik bir dağ. Sauron,onun alevleri üzerinde Tek Yüzük'ü dövdü ve Yüzük yine onun tepesindeki Kıyamet Catlağı'na düşerek yok oldu. Sauron kendini gizlemediği sürece alev püskürtmeye devam eden dağın zirvesinde geniş bir krater bulunur ve çok yüksek olmasada yaylada tek başına yükselir. Kıyamet Dağı,Ateş Dağı,Kızgın Dağ diyede anılır.
 

Osgiliath : Gondor'un ilk başkentidir ve Güneşin ikinci Çağı'nın sonlarına doğru kurulmuştur. Osgiliath!a aynı zamanda "Citadel of Star" (Yıldız kalesi) de denirdi. Minas Anor ve Minas Ithil şehirleri arasında Anduin Nehri üzerinde kurulmuştu. Uzun yıllar boyunca Gondor'un başkenti oldu. Fakat sonra mordor'dan çıkan Witch King komutasındaki orduların ısrarlı saldırıları sonucunda yıldan yıla zayıfladı. 1636 yılındaki büyük salgından sonra kraliyet ailesi sonradan Minas Tirith adını alacak Minas Anor'a taşındılar burası yeni başkent oldu. Sonraki yıllar Osgiliath için çok parlak değildir. Her ne kadar artık boşaltılmaya yüz tutmuş da olsa Osgilaith stratejik önemi olan bir şehirdi ve Yüzük Savaşı'na kadar savunulmaya devam etti. Fakat bu en sonunda şehrin düşmesini engelleyemedi. Sauron'un yok edilmesinden sonra Osgiliath tekrar ele geçirildi fakat bundan sonra burada kimse yaşamadı.


R

Rohan : At Diyarı olarak da bilinen Rohan Güneşin Üçüncü Çağı’nda, 2510 yılında kuruldu. Celebrant savaşında Gondor tam yenilmek üzereyken yardıma gelen Eorl’a, Gondor Kralı tarafından verilen bu topraklarda yaşayanlar, kendilerine “At Efendileri” anlamına gelen Rohirrim ve ülkelerine de Rohan adını verdiler. Rohan; doğuda Anduin River (Anduin nehri), güneyde White Horn Mountains (Beyaz Boru Dağları), kuzeyde Misty Mountains (Dumanlı Dağlar) ve Fangorn Forest (Fangorn ormanı) ile sınırlanmış geniş ve yemyeşil düzlüklerin bulunduğu bir ülkeydi. Rohan ülkesi beş bölgeye bölünmüştü: Eastfold, Westfold, East Emnet, West Emnet ve Wold. Çağlar boyunca bir çok saldırıya uğrayan Rohan’ın başkenti Edoras idi.

Bu saldırıların en ünlüsü ve en şiddetlisi 2758 yılındaki Dunlending istilasıydı. Bu istilaya kahramanca karşı duran Rohirrim, Helm’s Deep ve Dunharrow’da ki büyük istihkamları sayesinde Dunleding istilasını durdurmayı başarmışdı. Rohan her zaman Gondor’un müttefiki olmuş ve Gondor’un Sauron’a karşı olan mücadelesinde onları desteklemişlerdir. Yüzük Savaşı sırasında büyük savaşlardan biri Rohan topraklarında, Helm’s Deep’de gerçekleşen Hornburg savaşı idi. Bu savaşta Istari Saruman’un güçleri darmadağın edilmiş ve Saruman tehditi ortadan kaldırılmıştı. Bu savaşın ardından Rohirrim, Pelennor Düzlükleri savaşına da katılmış ve savaşın gidişatını değiştirerek Gondor’un zafer kazanmasını sağlamıştır. [/b
]


T

Thangorodrim :  Melkor'un Beleriand ın kuzeyinde demir dağlar üzerindeki kalesi Angband'ın kapılarının üzerinde yükselttiği üç kulenin adıdır. Güneşin ilk çağının başlarında Angband a tekrar dönen Melkor buraya Thangorodrim in üç kuleli zirvelerini yerleştirdi. Thangorodrim Son savaş sırasında "Kara Ancalagon" un kuleler üzerine düşmesiyle parçalanmıştır.


Trollshaws : Güneşin Üçüncü çağı’nda Eriador’da, Doğu Yolu’nun kuzeyinde ve Rivendell’in doğusunda bulunan ormana verilen isimdi. Bu topraklar önceden Arnor Krallığı’nın topraklarıydı. Fakat Witch-King komutasındaki orduların Arnor’u yıkması sonucunda trollerin (Trolls) yaşam alanı oldu. Bu trollerden üçü Bert, Tom ve William Huggins büyücü Gandalf ve Bilbo Baggins ile karşılaşmış ve zamanında mağaralarına dönemediklerinden kayaya dönüşmüşlerdir.



U[/b
]


Undying Lands : Orta Dünya’nın batısında bulunan adaya verilen isimdir. Arda yaratıldıktan sonra yeryüzüne inen Valar ve Maiar’ın evidir. Ayrıca Orta Dünya’dan ayrılıp zahmetli bir yolculuk yapan elflerinde yaşadığı yerdir. Valar’ın yaşadığı yere Valinor ismi verilmektedir ve en ünlü kenti aynı isimli kentdir.

Orta Dünya’dan ayrılıp bu adaya yerleşen elfler (Elves) olan Teleri, Vanyar ve Noldor’un yaşadığı topraklara ise Eldamar ismi verilmişti. Eldemar’ın en büyük şehirleri Tirion ve Alqualonde idi.

Melkor’un etkisiz hale getirilip boşluğa hapsedilmesinden sonra Undying Lands, Valar tarafından Arda’dan ayrılıp Orta Dünya yaşayanlarının ulaşamayacağı dünya atmosferinin dışına taşındı. Orta Dünya’da kalan elfler sadece Grey Havens’da ki büyülü gemiler ile adaya ulaşıyorlardı.

mawiman 24.04.2008 02:11:13


MEKANLAR

DALE

RIVENDELL

ELDAMAR


Arkadaşlar merkan bukadar hatırladım




Sayfa: [ 1 ]