SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Myth & Magic

Konu: Öyküler-imiz

Sayfa: [ 1 ]

19.11.2005 11:05:15




Hayal dünyanda mistik bir ortam yarat içine kahramanlar koy ve yaz... afro

deniz 19.11.2005 20:22:16
çok zevkli olur. iyi fikir. ben bu myth olayını sevcem galiba Wink

19.11.2005 20:27:08
 smitten

19.11.2005 21:23:11
hades ve plastik isimli iki mal varmış bu mallar biraraya gelmişler ve en iyisi biz hep mal olarak kalalım demişler.ve sonsuza kadar mal olarak kalmışlar. bitti.
benim öyküm bu beğendimiz mi?

19.11.2005 21:38:35
ilk denemen gayet başarılı !

hele deneyen sensen !

 afro

20.11.2005 10:49:44
Baba;

“Karanlık gece gökyüzünü kapladığında, güneş yerini aya bıraktığında ve o gece diğer tüm gecelerden daha karanlık olduğunda, korkmanız gereken daha fazla şey olacaktır”
Böyle söyler eski bir elf kahini. Bir akşam uykunuzdan rahatsızlıkla kalkar, yerinize oturur, ter içinde etrafınıza baktığınızda odada yalnız olmadığınızı fark edersiniz. Bağıramazsınız çünkü diliniz tutulmuştur, kaçamazsınız çünkü dizleriniz bağlanmıştır, oturup ölümünüzü beklemek zorundasınızdır. Bunlar onurlu şövalyelerin anlattıklarıdır, hayatta kalan birkaç tanesinin… Ama elf kahini bilir,her şeyi bilir. Gerçekler aslında böyle değildir, kaçmamaları onurlarındandır fakat onlar kaçarak kurtulanlardır…
Gene puslu bir gece, diğer şövalyelerle birlikte kalelerinin önünde nöbette bekliyorduk. Yaşlı bir adam yaklaşıyor, aç olduğunu söylüyordu. şövalyelerden biri ona bir somun ekmek veriyor. Adam,yorgun olduğunu söylüyor ama kimsenin yapabileceği bir şey yok. Dönüyor arkasını ve uzaklaşıyor. Genç şövalye yaşlı adamı giderken izliyor ve cüppesinin arkasında kuyruğa benzer bir şey görüyor. Anlıyor, beklide anlayamayacağı bir şeydi ama anlıyor çünkü korkuyor.
“İnsanımsı!...” sesi kale surları üzerinde yankılanıyor. Okçular yaylarını geriyor ve yaşlı adama nişan alıyorlar, ateş ediyorlar. Yaşlı adam dönüyor, yüzünde pis, alaycı bir gülümseme var. Oklar havada asılı kalıyorlar ve yere düşüyorlar. Askerler şaşkın ne yapacaklarını bilemiyorlar.
Bundan sonra olanları anlatmaya gücüm yetmez. Ne kelimelerle ifade edilebilinir orada olanlar, nede paragraflarla…
Daha sonra bana döndü, kıpırdayamadım, üzerime doğru yürüdü, gözlerimi kapadım ve ölümümü bekledim. Aslında korkmuyordum, sadece… bilemiyorum ama anlatılması imkansız bir duyguydu. her şeyin bittiğini düşündüğüm o anda birden ayaklarım yerden kesildi ve beton bir zemine bastım. Gözlerimi korkuyla araladım. Kalenin en tepesindeydim.
Kale büyücüsü bana yardım etmişti.
İnsanımsı sinirlendi ve geri koşarak ormana daldı. Sana daha sonrada yazacağım baba ama öncelikle teşekkür etmem gereken birisi var.

Sevgili oğlun
Gerould StoneBlade


yazan : Aredhel


Sayfa: [ 1 ]