|
||
| Hitler'e karşı anarşist mücadele Çeviri : Dina Gezgin ARADAN geçen yarım asıra rağmen, Almanya anarko-sendikalistlerinin Nazi iktidarı sırasındaki direnişleri hakkında Fransa'da hala pek fazla şey bilinmemekte. Halbuki, 1933-1939 yılları arasında, en az 220 bin Alman, "vatana ihanet hazırlığı içinde oldukları" gerekçe gösterilerek çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı. Buna, rejim karşıtı oldukları gerekçesiyle yargısız infaz edilenleri ve Nazi toplama kamplarına kapatılanları da eklersek, 3. Reich dönemindeki direnişin önemini daha iyi anlayabiliriz. 5 Kasım 1937'de, Duisburg'ta otomobil endüstrisinde çalışmakta olan bir işçi, Julius Nolden, Berlin Halk Mahkemesi tarafından, vatana ihanet amacıyla örgüt kurma hazırlığı içinde olduğu gerekçesiyle 10 yıl ağır hapis cezasına çarptırılır. Nolden, Gestapo tarafından 1937 Ocak ayında büyük bir darbeye maruz kalan FAU'nun Ren sorumlusuydu. Onunla birlikte 24 anarko-sendikalist daha tutuklanır. Yargılamaları 1938 yılı başında Ren'de çok hızlı bir şekilde tamamlanır. Ren'deki Anarko-Sendikalist Direniş 1921 yılında, FAU 5 bin üyesiyle Ren'de hayli güçlü durumdaydı. Ancak, zaman geçtikçe üye sayısında bir azalma baş gösterir. 1933 yılında, Hitler iktidarı ele geçirdiğinde geriye sadece küçük gruplar kalmıştır. Bunu bir örnekle vurgulamak gerekirse, bölgesel işçi borsasına üye olarak aidat ödeyen işçi sayısı 180-200 civarında seyretmekteyken, güney Duisburg'taki aktif militan sayısı 25 kişiden ibaretti. 1932 Mars ayında, Erfurt'da gerçekleştirilen sonuncu ulusal kongresi sırasında FAU, iktidarın Nazilerin eline geçmesi ve bunun olası bir sonucu olarak Berlin'deki federal bürolarının ortadan kaldırılması halinde Erfurt'ta gizli bir büronun açılması ve acil genel greve gidilmesi kararını alır. Ne yazık ki, bu son kararın uygulanması mümkün olmaz: FAU Almanya'nın her yerinde gerçekleştirilen bir tutuklama dalgası nedeniyle büyük darbe alır. 1933 Nisan (ya da Mayıs) ayına gelindiğinde, o zamanın FAU sekreterlik görevini yürütmekte olan Dr. Gerhardt Wartenberg, Almanya'dan kaçmak zorunda kalmadan önce görevini devredebileceği birini bulmayı başarır: Erfurt'tan çilingir ustası Emil Zehner. Wartenberg'a ve diğer Almanyalı göçmenlere Hollandalı anarko-sendikalist Albert de Jong tarafından kucak açılır. Aynı nedenden dolayı, AIT (Association Internationale des Travailleurs- Uluslararası İşçiler Birliği)'nin sekreterliği de 1933'te Hollanda'ya transfer edilir. Ancak buna rağmen, yazışmaların ve arşivlerin Nazilerin ellerine geçmesine engel olunamaz. 1933 sonbaharında, Emil Zehner'in yerine Saksonya işçi borsasından Ferdinand Gotze, onun ardından da Leipzig'ten Richard Thiede geçer. Gestapo'dan kaçmakta olan Ferdinand Gotze, 1934 sonbaharında Almanya'nın batısında tekrar ortaya çıkar. Bu arada, ülkenin bu bölümünde, AIT Hollanda Federasyonu'nun da yardımıyla FAU tekrar gizli bir şekilde örgütlenmiştir. Aynı şekilde, FAU'nun sürgünde bulunduğu Amsterdam'da da bir sekreterliği kurulur. Duisburg, Almanya'nın Batısında Bir İlişkiler ve Canlanmalar Odağı Nazilerin iktidarı ele geçirmelerine dek, işçi Franz Bungert, Duisburg Federasyonu'nun başını çekmeye devam eder. Ta ki, 1933'te yargılanmaya bile gerek görülmeden Bogermoor'daki bir Nazi kampına gönderilene dek. Bungert bir yıl içinde tekrar özgürlüğe kavuşsa da, sıkı takip altında olduğu için herhangi bir yasadışı faaliyette bulunamaz. Onun yerine, o sıralarda işsiz olan ve Ren İşçi Borsası'nda sayman olarak görev yapmakta olan metalurjist Julius Nolden geçer. Ancak, o da, gizlice yasadışı faaliyetlerde bulunduğundan şüphelenen Gestapo tarafından diğer FAU üyesi arkadaşlarıyla birlikte tutuklanır. 1933 Haziran'ında, serbest bırakılmasının hemen ardından, tehdit altındaki yoldaşların Hollanda'ya geçebilmelerini sağlamaya çalışmak ve Rhin ve Rhur'da bir direniş organizasyonu kurulmasını sağlamak için Erfurt'taki gizli büroda faaliyet göstermekte olan Karolus Heber'le ilişkiye geçer. Nolden ve yoldaşları anti-faşist kampanyalarına devam ederken Amsterdam'a da bir göç güzergahı oluştururlar. Dönemin yargılama dosyalarında "Alman meyveleri yerseniz sağlıklı olursunuz." cümlesi altına kamufle ettiği anti-Nazi broşürleriyle yer almaya baslar. Hatta bu kamuflaj cümlesi madenciler arasında o denli popülerlik kazanır ki, sık sık birbirlerine sorarlar: "Bugün Alman meyveleri yedin mi?" 1935'ten sonra, Almanya'nın ekonomik olarak kalkınmaya başlaması yasadışı bir anarko-sendikalist hareketin devam ettirilmesini gün geçtikçe daha da zorlaştırır. Uzun bir işsizlik döneminden sonra iş bulmaya başlayan işsiz yoldaşlar aktif direnişi yüzüstü bırakmaya başlarlar. Gestapo'nun terörü de darbenin gerisini getirir. Bunun da ötesinde, 1935'ten başlayarak Amsterdam'dan gelen destek de kesilir. FAU'nun daha sonra idam edilen anarşistler Sacco ve Vanzetti'yle dayanışma eylemi. 1936'da İberya Devrimi'nin başlaması Almanya'daki anarko-sendikalist harekete de tekrar hayat verir. Nolden Duisburg, Dusseldorf ve Köln'deki ilişkilerini çoğaltır. İspanya'daki devrimcilere ekonomik olarak yardımda bulunmak için kolektifler kurar, toplantılar düzenler. Aynı süreç içerisinde, Aix-la-Chapelle'den Simon Wehren Ren işçi borsası aracılığıyla İspanya'ya gönderilmek üzere gönüllü teknisyenler aramaya başlar. 1936 Aralık ayında, Gestapo, bir ajanın sağladığı bilgiler aracılığıyla, Monchengladbach, Dolken ve Viersen şehirlerindeki örgütlenmelerin varlığından haberdar olur. Bunun ardından, 1937 başında, Duisburg'ta, Dusseldorf'ta ve Köln'de aralarinda Julius Nolden'in de yer aldığı yaklaşık 50 anarko-sendikalist tutuklanır. Bunu kısa bir süre içinde diğer tutuklamalar izler ve tutuklanan yasadışı FAU militanlarının sayısı 89'a çıkar. Tutuklananlar 1938 Ocak ve Şubat ayları boyunca "yüksek derecede ihanet hazırlığı içinde oldukları" gerekçesiyle yargılanırlar. Delil yetersizliği nedeniyle aklanan 6 kişi hariç diğerleri birkaç aydan başlayıp 6 yıllık hapis cezasına kadar yükselen çeşitli hapis cezalarına çarptırılırlar. Julius Nolden 19 Nisan 1945'te, Nazi iktidarına son veren müttefiklerce serbest bırakılana dek Luttringhausen Cezaevi'ne kapatılır. 1947 ilkbaharında, Duisburg grubunda faaliyet göstermiş diğer arkadaşlarıyla birlikte Sosyalist-Liberterler Federasyonu'nu (anarko-sendikalist) kurmak için Darmstadt'tadır Nolden. Katledilen Militanlar Hapiste pek çok militan katledildi. Sonradan dört şahidin anlattıklarına göre 2. kattan işkenceci bir polis tarafından aşağı atılan Emil Mahnert; 29 Ocak 1944'te, hapishanede bilinmeyen nedenlerden dolayı ölen duvarcı ustası Wilhelm Schmitz; kötü şöhretiyle bilinen "999. Disiplin Taburu"na gönderilip ölen Ernst Holtznagel; 1936 Aralık ayından itibaren Gestapo tarafından dövülerek öldürülen Monchengladbach'tan Michael Delissen; 1937 Şubat ayında öldürülen Dusseldorf'tan Anton Rosinke bunlardan sadece bazıları... "1933'te güçlü bir direniş mümkün olmadığından, işçi hareketindeki aktif militanlar güçlerini umutsuz bir gerilla mücadelesinde harcadılar. Ancak, her şeye rağmen, eğer, işçiler bu acil deneyimden sadece ve sadece birlik içinde ve uygun zamanda gerçekleştirilen bir savunmanın faşizme karşı etkili olabileceği dersini çıkarırlarsa, o zaman işte bu canlar boşuna feda edilmiş olmayacaktır." diyor Dusseldorf'tan anarko-sendikalist Ernst Binder, 1946 Ağustos ayında yazdığı bir yazısında. F.A.U. (Freie Arbeiter Union Deutschlands- Almanya Özgür İşçiler Birliği) yayın organı "Direkte Aktion"da çıkmış yazının "Le Monde Libertaire" de yayımlanan Fransızca çevirisinden. -------------------------------------------------------------------------------- |
||