|
||
hamle hamle hayatı yaşamak... sonraki adımlarını sezer... sonraki adımı sana karşı hep hazırdır... hayatını bilme hali üst düzeydedir. bilinci açık olmak mıdır bu...hayatını bilincine sıkıştırmak mı... insan kendini planladığı bir projenin parçası olmaya nasıl razı olur... |
||
|
||
![]() |
||
|
||
beyaz taşlar....masumiyetini yitirmemiş dolayısıyla özgün güdüleriyle siyah taşları yener mi dersin...
|
||
|
||
| beyazlar kazanamaz derim.... çünkü siyahların arkasında orada dağ gibi AT var... insan kendi planladığı projenin parçası olmaya nasıl razı olur? - başkasının projesinin bir parçası olmaktan iyidir bu dediğin sanırım... |
||
|
||
| Yaşamı bir satranç tahtasına benzetirsek, bizler taş mı oluruz yoksa taşları oynayan kişiler mi ? Eğer bir büyük gücün bizi yönettiğini kabul edersek, gücün bizim için çizdiği kadere göre başka taşlarla karşılaşıp yengi ya da yenilgiyle tahtadan çıkarız. Kaderimizde böyle yazılmış diyerek her şeyi kabulleniriz. Eğer büyük gücün yerine başka güçlerin (örneğin çıkar grupları, paraya hükmedenler, gücü elinde bulunduranlar vb) oyuncu olduğunu düşünürsek, kendi irademizle hareket eden taşlar olarak hayatta yerimizi alırız. Ama durumda biraz değişiklik olmuştur, koşulları sağlayanlar başkaları, oyuncu olarak gideceğimizi yönü belirlemek bize kalmış olur. Eğer büyük güce sahip biri olabilirsek, tüm topluma ve insanlığın gidişine yön verebilir, örneğin savaşlara, barışlara, insanların ölümüne, darbelere karar verebiliriz. Bu durumda kendimizi tanrı sanıp bir zafer sarhoşluğu ile kendi sonumuzu hazırlayabiliriz. (bkz. Hitler) Belki bu senaryoların tümü de yanlış, insan hem oyuncu hem taş, hem kaderini kendi yönlendiriyor hem de rastlantılar insanı yönlendiriyor. Kim bilir ? |
||
|
||
| piyon'muyum fil'miyim at'mıyım kale'miyim vezir'degil şah'hiç degil rok yapsam hakkım varmı şurdan şuraya fil gibi çapraz gitmedim at gibi hep karmaşık yürüdüm piyon olsam ne güzel ben gitmeden kimse yürüyemez |
||
|
||
| satranç ı sana sormuyorum blöf seninle oynuyorum satrancı satranç zeka oyunudur kendime basit bi kek buldum sen satranç bilirmisin blöf satır sapı olmak degildir satranç sen bittin tükendin ama satranç hala devam ediyor şah ve mat blöf ben şah sen mat mat yani nötur yani sönük yani yan i n blöf yan i n yukardan inerken burun üstü çakılma yere yan in |
||
|
||
zamanında blöf türkiye satranç şampiyonuymuş..
|
||
|
||
| tüh ya bende 18 yaş shotokan türkiye şampiyonuyum diye övünüyodum kendimle adamda neler varmışta haberimiz yokmuş.. ama anlamalıydım onun şam piyonu oldugunu... 2 sene sonra şam şeytanı olur biraz daha büyüsün |
||
|
||
| zeki çocuklar sınıfı çabuk geçer şam şeytanı seni. kalem kırıldı karar verildi şam şeytanı oldun gel bi ara boynuna incik boncuktan hazırladıgım çelenk takayım boynuna kutlarız birlikte. çılgınlar gibi eyleniriz. ha ben of a yakınım. ama oflu degilim. |
||
|
||
| saldır co. sen bunun egitimini aldın saldır saldırki sahibin sana kemik atsın sen saldır ben sana kemik atarım. |
||
|
||
piyon'muyum fil'miyim at'mıyım kale'miyim vezir'degil şah'hiç degil rok yapsam hakkım varmı şurdan şuraya fil gibi çapraz gitmedim at gibi hep karmaşık yürüdüm piyon olsam ne güzel ben gitmeden kimse yürüyemez - piyon bile olamazsın, piyonun bile değeri vardır çünkü.. seninse yok.. |
||
|
||
| karşındakine verdigin deger ancak sende olan kadardır. hem ben degerli degilimki. |
||
|
||
karşındakine verdigin deger ancak sende olan kadardır. güzel cevap...
|
||
|
||
| yazılan degil.. güzel olan senin anlayışın... |
||