SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Hukuk Felsefesi

Konu: yüzeysel -derin hukuk ?!

Sayfa: [ 1 ]

03.10.2005 02:38:11


kanunların detaylanması müdahale alanlarını arttırır.
ciltlerce anlatımı süren bir hukuk anlayışı ciltlerce süren bağ-bağımlılık demektir.

İlkelesel olarak daha genel hatlarla hayatı kavrayan böylece nefes alma alanlarını arttıran basitleşmiş bir hukuk anlayışı ise insansal değerlerin zorunluk olmaksızın gelişmesini sağlayacaktır.

ben detayın ,hukukun bağımsız olması gerekmesine rağmen her yerde özellikle devlet ideolojisinin  halka yansıyan detaylarını içermesinden dolayı  içeriksel olarak boğulduğunu düşünüyorum...

?

09.10.2005 02:39:32
beş on maddelik bir çerçeve anayasayla başlanabilir belki böyle bir sadeleştirme hareketine..
ama insanların ve özel olarak hukuku uygulayanların kafası nasıl sadeleşir?
insana atıfta bulunan güçlü teamüllerden bahsedemiyoruz sanki.. ciltlerle süren anlatımın bir sebebide bu olmalı.. 

deniz 09.10.2005 21:21:33
ben tam tersini düşünüyorum.

detaylandırma netleşme sağlar. netleşmeyen flu durumlar her zaman kişisel anlamlandrımalarla farklı şekillerde yorumlanabilir. aynı konuda on tane hakim on ayrı hüküm verebilir.

detaylandırma yasa uygulananların hareket alanlarını görünür ve net sınırlarla çizdiği için daha rahat ortam sağlar.

09.10.2005 22:15:22
bütün hareketlerini  belirlemiş ya da bunu hedeflemiş bir hukuk , belirlenmiş bir hayata karşı çıkışın için hiç bir aralık bırakmaz.

farklı durumlar için farklı yargılar söz konusu olmayacak aslında..

çünkü hukuk sadeleştiğinde belirli alanlarda zaten tamamen susacak.

ve ya suçlananın da suçunu anlatabilme olanağı doğacak.açtım çaldım.suçsuzum gibi.insansal değerler katı bir planlama altında ezilmeyecek.

önceden tasarlanmış bir gelecek yerine daha kötü ama kendine uygun bir gidişle belirlediğin gelecek yeğdir hem.hukuk her alana hakim olarak bunu engeller.

hukukla birlikte her alana hakim olan üstelik adalet değil.. bu hakimiyetin önemli kısmı rejimin hukuktan beklentileridir.

torq 10.10.2005 00:23:37
Mantıklı ve akılcı yöntem, kavramların tanımlanmasından geçer ve tüm bilimsel çalışmalar bu yöntemi kullanır. Hukuk da insanı merkezinde bulunduran ve devlet-insan ilişkilerini hayata geçiren yasalar bütünüdür. Bu ilişkinin tanımlanmasında kavramların yerine oturması ve çok iyi tanımlanması bir zorunluluktur.
Anayasalar hak ve özgürlüklerin tanımlandığı çerçeve yasalardır ve genelde çok uzun ve ayrıntılı olmazlar. Din ve vicdan özgürlüğü, kadın erkek eşitliği, ifade özgürlüğü gibi özgürlüklerle hakları tanımlar, bu yasa temel alınarak öteki alt yasalar hazırlanır ve onun altında yönetmelik ve tüzükler düzenlenir.  Tüm bu düzenlemeler anayasaya aykırı yapılamayacağından tüm hak ve özgürlükler garanti altına alınmış olur.

Yasalar ayrıntılı yapılsa  ya da sadeleştirilse bile, devlet birey bakış açısı uygulamayı belirleyeceğinden sonuç buna göre ortaya çıkar. Yani uygarlığın ölçüsü, anayasa ve yasalarda belirlenenlerin ne kadar uygulandığıdır. Yani yasada işkence yapmanın cezalandırılacağı yazıldığı halde, siz işkence yapan polisi kayırıyorsanız sonuçta sınıfta kalmış çocuk durumuna düşersiniz. Tüm dünyaya yalan söyleyip kendinizi kandırırsınız, ama onlar sizin yaptığınız her şeyi sizden iyi bilirler ve karnenize zayıfı yapıştırırlar. 

Bir başka ölçü de anayasaların ne kadar sık değiştirildiğidir. Örneğin İngiltere'de yazılı bir anayasa olmamasına karşın yasalar hiç bir zaman insan hak ve özgürlüklerine aykırı olmamıştır. Bu nedenle ingiliz polisi silah taşımak gereğini duymaz.
Türkiye 30 yıl içinde 3 anayasa değişikliği ile tüm yaşamı alt üst etmiş, antidemokratikliği tescillenmiş bir ülkedir.


Sayfa: [ 1 ]