SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İslamiyet

Konu: Oruçla İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Sayfa: [ 1 ] 2

sessizlik senfonisi 01.10.2005 17:15:55
Oruçla İlgili Sıkça Sorulan Sorular ve Cevapları

Oruç Kimlere Farzdır?

Akıllı, ergenlik çağına ulaşmış her Müslüman’ın Ramazan orucunu tutması farzdır.



Oruç Tutmamayı Mübah Kılan Haller?

 İslâm dini, kişileri güçleri nispetinde sorumlu tutmuş, güçlerini aşan veya sıkıntıya yol açan durumlarda kolaylaştırıcı hükümler getirmiştir. Buna göre aşağıdaki durumlarda kişiler, oruç tutmakla yükümlü kılınmamış, daha sonra kaza etmeleri veya yerine fidye vermelerine ruhsat tanınmıştır:

a) Yolculuk. Yolculuk, Ramazan ayında orucu tutmamak için ruhsat olarak kabul edilmiştir. Yolculuk esnasında tutulmayan oruçlar, daha sonra kaza edilir. Kur’an’da “Ey inananlar! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allâh’a karşı gelmekten sakınasınız diye, size de sayılı günlerde farz kılındı. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde tutar. Oruca dayanamayanlar, bir düşkünü doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa, o iyilik kendisinedir. Eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha iyidir.” buyurulmaktadır (Bakara 2/183-184).

Geceden oruca niyetlenip de, gündüz yolculuğa çıkan kimse, dilerse bu orucunu bozar, dilerse tamamlar. Ancak, ayette de belirtildiği gibi orucunu tamamlaması daha iyidir. Hz. Peygamber, Mekke’nin fethi için sefere çıktığında oruçlu iken, Kedîd denilen yere varınca orucunu bozmuştur (Buharî, Sıyam, 34; Müslim, Sıyam, 15). Bu da sefere çıkılınca başlanmış orucun bozulabileceğinin delilidir.

b) Hastalık. Oruç tuttuğu zaman, hastalığının artmasından veya uzamasından endişe edilen kimse ile, hastalığı sebebiyle oruç tutmakta zorlanan kişilerin Ramazan ayında oruç tutmayıp, iyileştikten sonra bunları kaza etmelerine izin verilmiştir. Biraz önce zikredilen ayet buna işaret etmektedir. Tıbben oruç tutması halinde hasta olacağı bildirilen kimse de hasta hükmündedir.

c) Gebelik ve Çocuk Emzirme. Oruç tutmaları kendilerine veya çocuklarına bir zarar vermesi halinde, gebe olan kadınlar oruçlarını tutmayabilirler. Emzikli kadınlar da, sütlerinin kesilmesi ve çocuklarının zarar görmesi tehlikesi bulunması halinde oruçları tutmayabilirler. Hz. Peygamber buna müsaade etmişlerdir (Nesâî, Sıyam, 50-51, 62; İbn Mace, Sıyam,3).

d) Yaşlılık. Oruç tutamayacak kadar yaşlı olan kimseler, oruç tutmayıp yerine fidye verebilirler. Bakara suresinin 184. ayetinde, bu şekilde olup da oruca güç yetiremeyenlerin, oruç tutmayıp fidye vermeleri gerektiği hükme bağlanmıştır. İyileşme umudu olmayan hastalar da aynı hükme tabidir.

e) İleri derecede açlık, susuzluk. Oruçlu bir kimse, açlıktan veya susuzluktan dolayı beden ve ruh sağlığının ciddi derecede bozulması tehlikesi ile karşılaşması halinde orucunu bozup daha sonra kaza edebilir. Böyle bir kimsenin orucuna devam etmesi ölümüne sebep olacak nitelikte ise, orucunu açmaması haram olur.

f) Zor ve meşakkatli işlerde çalışmak. Esas itibariyle bir insanın ibadetlerini normal bir şekilde yapmasını engelleyecek zor ve ağır işlerde çalışması veya çalıştırılması doğru değildir. Ancak kişisel veya toplumsal zorunluluklar, bazılarının böyle işlerde çalışmalarını gerektirmektedir. Böyle durumda bulunan bir kişi, oruç tuttuğu takdirde sağlığına bir zarar gelmesinden korkuluyorsa, orucunu tutmaya bilir. Bu durumda olanlar, izin günlerinde veya müsait zamanlarda tutamadıkları oruçları kaza etmelidirler. Yıllık izninin bulunmaması ve haftalık izninin de yeterli olmaması gibi mazeretlerle buna da imkan bulamayanlar, fidye vermelidirler.



Fidye ne demektir, hükmü nedir?

Sözlükte bir kimseyi bulunduğu sıkıntılı durumdan kurtarmak için ödenen bedel anlamına gelen fidye, dinî bir terim olarak, esaretten kurtulmak için ödenen bedeli veya bazı ibadetlerin eda edilmemesi ya da edası sırasında birtakım kusurların işlenmesi halinde ödenen dînî-malî yükümlülüğü ifade eder.

İbadetlerle ilgili fidye, oruç ve hacda söz konusu olmaktadır. İhtiyarlık ve şifa ümidi olmayan bir hastalık sebebiyle oruç tutamayan kimse, daha sonra kaza etmesi mümkün olmadığından her gününe karşılık bir fidye öder. Bu durumdaki bir kimsenin fidye ödemesi vaciptir. Kur’an-ı Kerim’de, “Oruç tutmaya güç yetiremeyenler, bir fakir doyumu kadar fidye öder.” (Bakara 2/184) buyurulmaktadır. Bu ayetten hareketle fidye miktarının, bir kişiyi bir gün için doyuracak yiyecek olarak anlaşılmıştır.

Hac ve umre için ihrama giren kişilere bazı hususlar yasaklanmıştır. Hastalık veya başka bir sebeple ihram yasaklarından birini çiğnemek zorunda kalan kimse, fidye olarak üç gün oruç tutma veya altı fakiri doyurma ya da kurban kesme hususunda muhayyerdir. Fidye olarak kesilen kurbanlar Harem bölgesinde kesilmesi gerekir. Oruç tutma ve fakir doyurma ise, her yerde olabilir.



Oruca ne zaman niyet edilir?

Oruç için niyetin vakti, akşam namazı vaktinin girmesiyle birlikte başlar.

Ramazan, günü belirlenmiş adak ve nafile oruçlarda niyet, öğle namazına 1 saat kalana kadar devam eder. Bunların dışındaki, keffaret, kaza, günü belirlenmemiş adak oruçlarında ise imsak vaktine kadar niyet edilmesi gerekir.
 


İmsak ne demektir? Ne zaman başlar

 Sözlükte kendini tutmak, engellemek, el çekme, geri durma anlamlarına gelen imsâk, dini bir kavram olarak, fecr-i sadıktan, güneş batıncaya kadar yemeden, içmeden, cinsî münasebetten ve diğer orucu bozan şeylerden uzak durmak, el çekmek demektir.

İmsâk, orucun tek rüknüdür. Kur’an-ı Kerim’de, “Artık (ramazan gecelerinde) onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için takdir ettiklerini isteyin. Sabahın beyaz ipliği (aydınlığı), siyah ipliğinden (karanlığından) ayırt edilinceye kadar yeyin, için, sonra akşama kadar orucu tamamlayın.” buyurulmaktadır (Bakara 2/187).

Oruç yasaklarının başladığı fecr-i sâdık, yani tan yerinin ağarmasına, imsak vakti denir. Bununla yatsı namazının vakti çıkmış, sabah namazının vakti girmiş olur. Bu vakit aynı zamanda sahurun sona erip, orucun başladığı vakittir.


 
Sadece kazayı gerektiren şeyler nelerdir?

Yolculuk, hastalık gibi meşru bir mazerete dayalı olarak bozulan orucun, sadece kaza edilmesi gerekir. Ayrıca, kasıt olmaksızın yemek-içmek; beslenme amacı ve anlamı taşımayan, yenilip içilmesi mutat olmayan veya insan tabiatının meyletmediği şeylerin yenilip içilmesi orucu bozup, sadece kazasını gerektirir.

Ramazanda bir mazeret olmaksızın tutulmayan oruçlar, gününe gün kaza edilir. Ancak mazeretsiz olarak Ramazan orucunu tutmamak büyük günahtır.
 


Kaza ve keffareti gerektiren durumlar nelerdir?

Ramazan ayında oruca niyet edildikten sonra, bir mazeret olmaksızın, kasten yemek, içmek ve cinsî münasebette bulunmak, keffareti gerektirir. Ayrıca bozulan orucun kaza edilmesi de gerekir.

sessizlik senfonisi 01.10.2005 17:18:03
Orucu mazeretsiz olarak kasten bozmanın keffareti nedir?
 
 Ramazan ayında tutulan orucun, mazeretsiz olarak kasten bozulması durumunda keffaret, ayrıca bozulan orucun da kaza edilmesi gerekir.

Oruç keffareti iki kamerî ay veya 60 gün, ara vermeksizin oruç tutmaktır. Buna gücü yetmeyen, 60 fakiri bir gün ya da bir fakiri 60 gün doyurur.

Kur'an-ı Kerim'de oruç keffareti konusunda bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak İslâm bilginleri, Hz. Peygamber'in aşağıdaki hadisinden hareketle, orucu kasten bozmanın kefareti gerektirdiğine hükmetmişlerdir: Bir adam Hz. Peygamber'e gelerek; "mahvoldum" dedi. Hz. Peygamber'in "Seni mahveden şey nedir?" diye sorması üzerine; "Ramazanda eşimle cinsel ilişkide bulundum" dedi. Bunun üzerine Allâh elçisi; "Köle azat edecek kadar mal bulabilir misin?" dedi. Adam; "Hayır" dedi. Hz. Peygamber'in "Peşpeşe altmış gün oruç tutabilir misin?" sorusuna; "Hayır" cevabını verdi. Bu sırada Rasulullah (s.a.s)'a getirilen bir sepet hurmayı, bu adama verdi ve yoksullara dağıtmasını söyledi. Adam yörede kendilerinden daha yoksul birisinin bulunmadığını söyleyince de; "Git bunları ailenle ye!" buyurdu (Buhârî, Savm, 30, Hibe 20, Nafakât, 13, Keffârat, 2-4; Müslim, Sıyâm, 81; Ebû Davûd Tahâre,123, Savm, 37).

Adet veya loğusalık halinde bulunan kadınlar, bu günlerinde keffaret oruçlarına ara verirler. Bu durumlarından çıkar çıkmaz ara vermeden keffaret orucuna devam ederek 60 günü tamamlarlar.


Unutarak yemek – içmek orucu bozar mı?
 
Unutarak yemek, içmek orucu bozmaz. Peygamber Efendimiz, "Bir kimse oruçlu olduğunu unutarak yer, içerse orucunu tamamlasın, bozmasın. Çünkü onu, Allâh yedirmiş, içirmiştir." buyurmuştur (Buhari, “Savm”, 26; Müslim, “Sıyâm”,17.). Unutarak yiyen içen kişi, oruçlu olduğunu hatırlarsa hemen ağzındakileri çıkarıp ağzını yıkar ve orucuna devam eder. Oruçlu olduğunu hatırladıktan sonra boğazından aşağıya bir şey geçerse orucu bozulur.


İğne ve serum orucu bozar mı?
 
Dinimiz, hasta olan ve tedavi sürecinde bulunan kişilerin oruç tutmamalarına ruhsat vermektedir. Bu nedenle, tedavisi devam eden kimseler, sağlıklarına kavuşup, tedavileri tamamlanıncaya kadar oruçlarını erteleyebilirler. Bununla birlikte, Ramazan ayında herkesle birlikte oruca devam etmeyi arzu ediyorlar ve oruç tutmalarına başka bir engelleri de bulunmuyorsa, iğnelerini iftardan sonra yaptırmaları yerinde olur. Bu imkana sahip olmayanlar, tedavi ve aşı amaçlı iğne yaptırabilirler; oruçları bozulmaz. Ancak, oruçlu iken gıda ve vitamin iğneleri yaptırmak, damardan serum ve kan almakla oruç bozulur. Daha sonra bu oruç kaza edilir



Yıkanmak orucu bozar mı?
 
Ağız veya burnundan su girip yutmadıkça, oruçlu kimsenin yıkanması orucuna zarar vermez. Bu itibarla, ağız ve burnundan su kaçırmamak şartıyla oruçlunun yıkanmasında bir sakınca yoktur. Nitekim Hz. Aişe ve Ümmü Seleme validelerimiz, Hz. Peygamber’in Ramazan’da imsaktan sonra yıkandıklarını haber vermişlerdir (Buhârî, Savm, 25; Müslim, Sıyam, 76; Ebû Dâvûd, Savm, 36).



Oruçlu iken ihtilam olan veya cünüp olarak sabahlayan kişinin durumu nedir?
 
Oruçlu iken rüyada ihtilam olmak orucu bozmadığı gibi, gusletmeyi geciktirerek cünüp olarak sabahlamak da oruca bir zarar vermez. Ancak, zorunlu bir durum olmadıkça, hemen boy abdesti alınmalıdır. Nitekim Hz. Peygamber’in Ramazan’da imsaktan sonra yıkandıkları hadis kaynaklarında yer almaktadır.



Astım hastalarının ağızlarına püskürttükleri sprey orucu bozar mı?
 
Sprey kullanmak zorunda olan astımlı hasta, Ramazan orucunu tutmayıp, tutamadığı günler sayısınca fidye verebilir. İleride sağlığına kavuşursa, fidye vermiş olsa da, tutamadığı orucunu kaza eder. Ancak böyle bir kişi oruç tutmak isterse, kullanmak zorunda kaldığı sprey orucunu bozmaz.



Parfüm ve kolonya orucu bozar mı?

Parfüm veya kolonya sürünmek ve koklamak orucu bozmaz



Oruçlu kimse diş tedavisi yaptırabilir mi?
 
Oruçlu bir kimsenin morfinli veya morfinsiz olarak dişlerini tedavi ettirmesi veya çektirmesi orucu bozmaz. Ancak tedavi esnasında, kan veya tedavide kullanılan maddelerden herhangi bir şeyin yutulması orucu bozar
 


Diş fırçalamak orucu bozar mı?
 
Diş fırçalamakla oruç bozulmaz. Bununla birlikte, diş macunun, misvak parçalarının veya suyun boğaza kaçması halinde oruç bozulur. Orucun bozulma ihtimali dikkate alınarak, dişlerin imsakten önce ve iftardan sonra fırçalanması uygun olur.
 


Sakız çiğnemek orucu bozar mı?
 
Günümüzde üretilen sakızlarda, ağızda çözülen katkı maddeleri bulunduğundan, ne kadar itina edilirse edilsin bunların yutulmasından kaçınılması mümkün değildir. Bu sebeple bu tür sakız çiğnemek orucu bozar. Ancak kenger sakızı gibi katkısı bulunmayan sakızlarla daha önce çiğnenmiş olup içinde hiç katkı maddesi kalmamış olan ve çiğnendiğinde hiçbir eksikliğe uğramayan sakızların çiğnenmesi orucu bozmaz. Bununla birlikte, oruçlu iken bu tür sakızları çiğnemek mekruhtur



Kan aldırmak orucu bozar mı?
 
Kan aldırmak orucu bozmaz. Nitekim Hz. Peygamber ihramlı iken ve oruçlu bulunduğu sırada kan aldırmıştır ( Buharî, “Tıb”,11, “Sayd”, 11, “Savm”, 22; Ebû Davûd, “Savm”, 28-30; Tirmizi, “Savm”, 59,61; İbn Mâce, “Sıyâm”, 18.).

Ayrıca Hz. Peygamber :"Üç şey vardır orucu bozmaz: Kan aldırmak, kusmak, ihtilam olmak.'' (Tirmizi, “Savm” 24, ) buyurmuştur.
 


Burna ve kulağa ilaç damlatmak
 
Burna atkılan ilaç, genze ulaşması halinde orucu bozar. Çünkü genze ulaşan maddeler boğaza, oradan da mideye ulaşır. Bu durumda oruçlu o günkü orucuna devam eder. Ramazandan sonra bir gün kaza eder.

Kulak ile boğaz arasında da bir kanal bulunmaktadır. Ancak kulak zarı bu kanalı tıkadığından, su veya kulak zarını geçmeyecek nitelikteki ilaçların kullanılması orucu bozmaz. Fakat kulak zarı delik olan kişinin kulağına herhangi bir sıvının akıtılıp boğazına ulaşması halinde orucu bozulur. Ayrıca kulak zarını geçip boğaza ulaşabilecek nitelikteki ilaçların kullanılması da orucu bozar.



Kusmakla oruç bozulur mu?
 
Kendiliğinden kusmakla oruç bozulmaz. Ancak kişinin kendi isteği ve müdahalesiyle meydana gelen kusma, ağız dolusu olması halinde, orucu bozar.

Nitekim Hz. Peygamber "Oruçlu kimseye kusmak gelir de kendisine hakim olamazsa ona kaza gerekmez. Her kim de kendi isteği ile kusarsa orucunu kaza etsin" buyurmuştur (Ebû Dâvud, “Savm”, 33; Tirmizi, “Savm”, 24,25; İbn Mâce, “Sıyâm”, 16; Malik, Muvatta, “Sıyâm”, 47.).


Makyaj yapmak veya yaptırmakla oruç bozulur mu?
 
Krem sürmek, makyaj yapmak veya yaptırmakla oruç bozulmaz.. Ancak, makyaj malzemeleri, herhangi bir şekilde ağız ya da burun yoluyla boğaza ulaşması halinde oruç bozulur.
 


Oruçlu kimse akupunktur yaptırabilir mi?
 
 Akupunktur; vücutta belirli noktalara iğne batırmak suretiyle çeşitli hastalıkları tedavi etme metodudur. Akupunktur uygulanması halinde, vücudun beslenmesi, gıda alması söz konusu olmadığından, akupunktur yaptırmak orucu bozmaz.


Hangi günlerde oruç tutulmaz?
 
Ramazan bayramının birinci gününde, kurban bayramının dört gününde oruç tutmak tahrimen mekruhtur. Çünkü bu günler ziyafet, yeme, içme ve sevinç günleridir. Ancak bu günlerde oruç tutmak yasaklanmış olmakla beraber, tutulan oruç geçerlidir.



Cuma günü oruç tutmakta bir sakınca var mıdır?
 
Oruç tutulması mekruh olan Bayram günleri dışındaki günlerde oruç tutmak caizdir. Ancak sadece Cuma günleri nafile oruç tutmak tenzihen mekruh görülmüştür. Peygamber Efendimiz (s.a.v.); “Sizden hiç kimse Cuma günü oruç tutmasın. Ancak bir gün önceden veya sonradan oruç tutuyorsa bu takdirde Cuma günü de oruç tutabilir” buyurmuştur (Ebû Davud, Savm, 50). Buna göre, Cuma günü kazaya kalan veya adak gibi vacip bir oruç tutmakta sakınca bulunmamaktadır. Cuma günü nafile oruç tutmak isteyenlerin, bir gün önce veya sonrasında da oruç tutması uygun olur.



Üç aylar diye adlandırılan (Recep, Şaban, Ramazan) aylarının aralıksız olarak oruçla geçirilmesinin dini hükmü nedir?
 Ramazan ayında oruç tutmak farzdır. Recep ve Şaban aylarında ise; Hz. Peygamber'in diğer aylara oranla daha fazla nafile olarak oruç tuttuğu hadis kaynaklarında yer almaktadır (Buhârî, Savm, 52, 53; Müslim, Sıyâm, 175, 179). Bunun dışında Pazartesi, Perşembe günleri ile Hicrî ayların 13, 14 ve 15'i gibi belirli günlerinde nafile oruç tuttuğu bilinmektedir (Tirmizî, Savm, 44; Ebû Dâvûd, 68; Nesâî, Savm, 70, 83). Ancak Recep ve Şaban aylarında Hz. Peygamber aralıksız oruç tuttuğuna dair sahih kaynaklarda herhangi bir rivayet bulunmamaktadır. Bu itibarla, Recep ve Şaban aylarının aralıksız olarak oruçlu geçirilmesinin dinî bir dayanağı yoktur. Hatta, sıhhatine zarar verecek veya zayıf düşecek kişilerin peşi peşine oruç tutmaları uygun değildir.
 


Kaza oruçlarının aralıksız olarak tutulması gerekir mi?
 
Ramazan ayında tutulmayan oruçların ve başlanıp da bozulan oruçların kaza edilmesi gerekir. Kur'an-ı Kerim'de, "İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar." buyurulmaktadır (Bakara 2/184). Kaza oruçlarının aralıksız tutulması hakkında herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Bu itibarla, kazaya kalan oruçlar oruç tutulması mekruh olan günler dışında, ardı ardına veya ayrı olarak tutulabilir. Ancak bu oruçların, geciktirilmeden bir an önce tutulması uygun olur.
 


Bozulan nafile orucun kazası gerekir mi?
 
Nafile oruç, kişiye farz veya vacip olmadığı halde, gönüllü olarak Ramazan ayının dışında tutulan oruçtur. Nafile de olsa, başlanan bir ibadetin tamamlanması gerekir. Bu nedenle diğer nafile ibadetlerde olduğu gibi, bozulan nafile orucun da, kaza edilmesi gerekir
 


Şevval ayında oruç tutmanın hükmü nedir?

 
Ramazan ayından sonra şevval ayında altı gün oruç tutmak müstehaptır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından altı gün ilave ederse, sanki yılın bütününde oruç tutmuş gibi olur” (Müslim, Sıyam:204; Tirmizî, Savm:53; Ebû Davud, Savm: 58) buyurarak Şevval ayında altı gün oruç tutmaya teşvik etmişlerdir. Bu oruç peşi peşine tutulabileceği gibi, ara verilerek de tutulabilir.


Aşûre gününde oruç tutmanın hükmü nedir?
 
Muharrem ayının onuncu gününe, aşûre günü denmektedir. Rasûlullah (s.a.v.), “Aşûre günü orucunun önceki yılın günahlarına keffaret olacağını umarım” buyurarak (Tirmizî, Savm, 47), ümmetine bu günde oruç tutmayı tavsiye etmişlerdir.

Hz. Peygamber döneminde Yahûdîler sadece Muharrem ayının 10. gününde oruç tuttuklarından, onlarınkine benzememesi için öncesine veya sonuna bir gün ilave edilerek tutulması uygundur.



Ramazanı karşılamak ve uğurlamak için oruç tutulur mu?
 
Ramazanı karşılamak veya uğurlamak amacıyla oruç tutmanın dinî bir dayanağı yoktur. Ancak Hz. Peygamber Şaban ayında çokça ve Şevval ayında 6 gün oruç tutmuşladır. Ramazan ayı girmediği halde, Ramazanın gelmiş olabileceği düşüncesiyle ihtiyaten Ramazandan bir veya iki gün önce oruç tutmak ise mekruhtur. Ancak, belirli günlerde oruç tutmayı alışkanlık haline getiren kişilerin, oruç tuttuğu günlerin bu günlere rastlaması halinde oruç tutmasında sakınca yoktur. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.), “Ramazanı bir veya iki gün önce oruçla karşılamayın. Eğer bir kimse adeti olduğu için bu günleri oruçla geçiriyorsa tutsun” buyurmuştur (Buharî, Savm: 14; Müslim, Sıyam: 21; Ebû Davud, Savm: 7,11; Tirmizî, Savm:2).
 


Uçakla seyahat eden oruçlu şahıs iftarını nasıl yapar?
 
Seyahate çıkan kişilerin, imsak ve iftarları bulundukları yere göre yapmaları gerekir. Uçakla seyahat eden oruçlu kişiler de, uçuş esnasında uçağın üzerinde bulunduğu yere göre imsak ve iftar yapmalıdırlar. Ancak çok hızlı uçaklarla kıtalararası yolculuk yapılması durumunda, imsak ile iftar arasında süre, anormal ölçüde kısa veya uzun olabilmektedir. Bu durumda, yolculuk yapacak kişi orucunu kazaya bırakabilir. Ancak oruca başlamış ise, imsake başladığı yere göre iftar edebilir



İftar ne demektir? Vakti nedir?
 
İftar, orucu açmak başlanmış orucu bozmak veya oruç tutmamak anlamlarına gelmektedir.

Oruç yasaklarının sona erdiği, güneşin batma vaktine ise iftar vakti denir. Bu vakitle birlikte akşam namazının vakti girmiş olur. Gündüz ve gecenin tam olarak teşekkül etmediği yerlerde, imsak ve iftar vakitleri, buralara en yakın normal bölgelere göre belirlenir.

ekin 15.10.2005 07:04:05
hey? siz müslümanlar var nasıl demek ben bilmemek..ama

insanı kırmak orucu bozmak var?

15.10.2005 08:19:39
insan kıran bir dünya yıkar...birini öldürür...katil olur..kirlenir...

orucu bozar mı bilmem de..kendini ama  bozar ... Smiley

depresif 06.06.2007 09:00:16
ben sakız çiğnemek konusuna takıldım yahuu. katkı maddesı yuzunden degıl, açlık hissini bastırdıgı için bozar orucu..

RenaultFerrari 10.09.2007 23:12:34
oruç nasıl tutulur
şöyle
efendim filan kimse bu gün oruçludur
aman fırsat bilin bunu
bu gün sizi affedebilir
çünkü o kimse tamamıyla Cenabı Hakkın affetme sıfatında fani olmuştur
sizi affedebilir.....
bu gün oruçludur fırsat bilin bunu safi cömert olmuştur....
oruç böyle tutulmalı kendinde olmayacaksın... etrafındakiler faydalanacak senden
yalnız ehli keyfe verirsen mesul olursun
ihtiyacı olana vereceksin
bir sigara alsana bana
olur mu olmaaaaz
alırsam mesul olur ben
neden
çünkü sen keyfinden vaz geçmemişsin..

veya
efendim işte bizim çocuk evleniyor bu hayatta bi defa olur
-eeeeee.....
işte biraz eksiğimiz var görkemli güzel bir şey yapacam
-yoook olur mu
verirsem mesul olurum ben
keyfine bakıyorsun sana verdiğim parayla kaç aile doyar biliyormusun...

bunu söylerkende korkuyorum yanlış anlarsınız diye

adamın parası olur vasiyeti müsaaittir görkemli şahane bir düğün yapar
buna ahlak din bir şey demez... yap der gayet güzel yap ferah ferah... eğer vasiyetin müsaaitse
neyse...

oruç tutan insan kendinde olmaz
gayet latif hoş kerim olarak insanlığa nefes alıp verir
Allahta o nefesi sever
gayet kerimdir affeder buyrun buyrun der

oruç böyle tutulur
iftira 1 saat var oruç adamın kafasına vurmuştur şimdi yanına çıkmayın sizi haşlar...

ne tutuyorsun sen oruç yaa
oruç böyle tutulmaz
oruç insana farz kılınmıştır
oruçu insan tutar yoksa
insan sinirli halinde iken hayvandan aşağı düşmüştür vahşettedir
oruçu hazreti İnsan turar
oruç hak sıfat yaşamaktır

evvela Niyet
oruç tutacak olan
ya Rabbi bana layık gör diye aşk ile yalvarır
hak sıfat yaşayacağım safi cömert olucam
senin affetme sıfatında fani olmak isiyorum
ne olur kendimde olmıyım ya rabbi diye aşk ile yalvarır
kendinde olursa ne olur
işte oruç tuttuktan sonra kendine gliyorsun

oruç bittikten sonra
diyorusn ki ben oruçlu iken şöyle iylik yaptmıştım acaba iyimi ettim filan diye düşünmeye başlarsan
hee... demek ki kendindesin... kendine geldin ...
kendine gelmeden evvel aşkta idin...
aşk insanın her şeyini halleder...
kendine geldikten sonra bakarsın hayat bambaşka olmuş ne istiyordun sen...
ya rabbi böyle oruç tutmayı ihsan et...
.....

yoksa yanına çıkmayın sizi haşlar
böyle kimselere bir şey emronulmamıştır ki
ne tuttun sen... niye külfet altına giriyorsun... ne lüzumu var
sana farz değil tutmak yasak sana...
 ....

Kuranı kerim kadir gecesi inmiştir ayetinin inceliğinide yazmadan geçmiyim
bu ayette bir manayı mecazi vardır çünkü kuran 23 senede inmiştir....

Kadir gecesi Ramazan ayı ile oruçla alakalıdır
yani o ayetin manası şudur
hakiki anlattığımın gibi oruç tutan insanlara kadir gecesi kuranın dekaikleri iner demektir
yani o kimsenin Kalbi çalışıpta meydana getiremiyeceği bilgilerle Allah tarafından dolar demektir
Kuranın incelikleri keyfiyetleri iner demektir
kuran kadir gecesi inmiştir ayeti ile aydıtlattık herhalde
: ) : )

akrepv 10.09.2007 23:42:12
eveet reklamlar başladı ,ee nede olsa ramazan geliyo dimi ya .........neyse

haydeeeee    alaska friğooooo,alaaaaskaa friğoooooooooooo
ya bide hani bu memlekette mezhepçilik yoktur diyen arkadaşlara bi sorum var;

ramazan ayı boyunca her yerde iftar çadırları ve ramazan eğlenceleri var hatta bunları yapanlar çoğunlukla belediyeler,buna karşı değilim asla yanlış anlaşılmasın yanlız kafama takılan şu,bu memlekette alevi bektaşi denilen oldukça kalabalık bir müslüman mezhebi olduklarını iddia eden topluluk yaşıyor ve bu insanlar ramazan orucu yerine muharrem orucu tutuyor,niçin onlar içinde iftar çadırları ve eglence çadırları kurulmuyor bi fikri olan varmı,hayır yani benim mantığım almıyoda.................neyse ne diyoduk.....

alaska frigooooooooooo......alaaasssskaaaaaa friğoooooooooo....

RenaultFerrari 10.09.2007 23:47:39
içimizde en iyimiz evliyamız
umum için Allahtan bir şey istese
Allah der miş ki
isteme
kendin için ne istiyorsan söyle
baş üstüne yapayım hemen
ama halk için isteme onlar dargınım..
evet insanlar birbirlerine dargındır...

şarkısı_beyaz 10.09.2007 23:48:53
çok sey istiyorsun,,çok soru soruyorsun,ezerler valla.....ama doğru konuşuyorsun doğru sorular soruyorsun....
bence..

RenaultFerrari 10.09.2007 23:59:15
Laik Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti böyle buyurmuş
böyle olacak
zaman ayrılık zamanı değildir birleşme zamanıdır

La ilahe İlallah Muhammed Resülullah Kuran kitabullah diyenler
birleşmeli
yok senin için ayrı öbürü için ayrı yook...
Atatürk mecliste ne demişse öyle yapılacak...
alevilik nasıl olur
Hazreti Ali ramazan ayında oruç tutmuyormuydu...
tutuyordu sen şimdi koskoca bir camiayı sallamaya çalış
Alevilik de buna
alevilik ramazan ayında orıç tutmakla olur
namaz kılmakla olur
hazreti ebubekiri yarı garı huda tanımakla sıdk tanımakla olur
hazreti Ömeri şeriatın emniyet müdürü
tanımakla olur
Hazreti osmanı haya ü iman yanımakla olur


data_grrr 11.09.2007 00:50:40
laugh bu ne ya...
fıkra gibi bi de tavla oynasalarmış...
kanka mı bunlar..

RenaultFerrari 11.09.2007 10:03:53
zeka yok
...
diyorum ki
İnsanlar birbirine dargındır... ben senin şu şeye sahip olamanı istemem
sende benim bu şeye sahip olamamı istemzsin
öyleyse hiç bir şeye sahip olamayız
inleriz fakiride zenginide..
biz birimize dargınız ki o yüzden Allah bize dargın

evliya dost demektir
o evliya insanlara ise civarlarındakiler dargın değildir...
o halde O Allah ile barışmıştır
se ne istiyorsan kendin için baş üstüne hemen yapayım
ama halk için bir şey isteme
ben onlara dargınım
yani insanlar birbirine dargın ki Allah onlara dargın
anladınız mı

baş üstüne tabiri
Allahın ve civarındaki İnsanların O evliya insanı ne kadar sevdiğini anlatmak için...
yani O insan o kadar nazlıdır ki 
O yeri gelir civarındaki onu tanıyan insanlardan bir şey isterse... aman efendim hemen yapıyım baş üstüne diye karşılık verirler..
o kadar kendisini sevdirmiştir ki..
anladınız mı ? yani o kadar Allah ile barışmış

böyle açıklama yaparsam ben ouuuu yandık
bir faydası olmaz
zekanızı köreltmiş olurum
kendin anlayamıyomusunuz...


racing kerem pasa 11.09.2007 10:10:04
sağol zeka küpü reno.. tekrar tekrar aydınlattın hepimizi. ne kadar da derin anlamları varmış ne kadar da iç aydınlatıcı bir şiir... kendi dışındakileri zekasız sanmak gerizekalılığın ilk belirtilerindendir.

şiirler şiirler.. reno benim sana sorum başka; sen bu forumdan kuşkucu birini hiç allah yoluna döndürebildin mi?

RenaultFerrari 11.09.2007 10:31:29
Baş üstüne mi diyor? 2funny

Allah halka dargınmıymış küsmüş mü? 2funny

Allah halka küstü diye insanlar birbirlerine mi küsmüş? 2funny

Fantaziye bak 2funny

laugh bu ne ya...
fıkra gibi bi de tavla oynasalarmış...
kanka mı bunlar..

racing kerem paşa o zaman buna güleliim
HAHAHAA...

...

hiç kuşkucu birini Allah yoluna döndürebildim mi ?
bunlar boş işler be kardeşim
sen anlamıyorsun ki... ben ne anlatıyorum
görünüşte Allah tanımıyan gam ve kederde yoğrulanlar sonra büyük adam olmuşlar... diyorum sen anlamıyorun...
böyle insanların yüzünü bir an olsun güldürmüşsem ne mutlu bana...


yarın bir huzurda banada yer verirler..

racing kerem pasa 11.09.2007 10:37:25
ben höbülük diyorum, sen leblebiyi anlamıyorsun. zeka yok..


Sayfa: [ 1 ] 2