|
||
| BENCIL "Bencil!" Ne zaman bu ithamla karşı karşıya kalsam; çok üzülüyorum; öfkeleniyorum. Bu öfke ve üzüntünün nedeni haksızlığa uğradığıma inanmamdan. Bu yargı; benim önüme koyduğum doğrularla; benim söylemimlerimle uyuşmuyor. Kendi söylemlerimi yaşama çevirmeye çalışan bir insan olarak tanımlıyorum kendimi; ama böyle bir yargıya maruz kalıyorsam bir problemin de olduğu açık. O zaman problem ne sorusuna yanıt bulmam gerekiyor. Belki problem dediğim şeyi, "kendimi doğru ifade edemiyor ve dolayısıyla anlaşıl(a)mıyor olmam" diye; belki de "davranışlarımda bencilliği göremiyor olmam" diye formülleştirmeliyim. (Bencil davranışlarımı görüyor ama rasyonilize ediyor yani onlara uygun bir mantık buluyor olmam da mümkün.) Günlerdir bu problemi çözümlemeye uğraşıyorum. Sanırım kendime bir çıkış yoluda buldum: Ben "Bencillik"i -bugün kullanılan anlamıyla- etik olarak onaylamadığım; dolayısıyla da kendime yakıştıramadığım bir davranış biçimi olarak algılıyorum. Zaten, bu ithamlara yaptığım ilk savunlarım da maddiyata değer vermeyişim ve maddi kazanımlarımı kolaylıkla paylaşabilen bir insan olduğum üzerine kurmuştum. Bu konuda tutarlı olmamın; bencil olmadığım anlamına gelmediğinin ayırdına varmam ise biraz zamanımı aldı. Duygusal yaşantımda ne kadar da bencil olduğumu farkedince; öfkemin kaynağını yeniden düşünmeye başladım. İtiraf etmeliyim ki "BENCİLİM!" Tek yürekli aşkları sürekli eleştirdiğim halde; paylaşdım mı duygularımı karşımdakiyle? Yüreğimde başlattım hep; yüreğimde bitirdim. Kendime çizdiğim çember içinde tutarlı yaşadım hep. Oysa aşkta tutarlılık olmaz. Kendimi yendim hep; duygularımı öldürdüm hep. Yüreğime bıçaklar saplayım; kökünü kazıdım aşkımın. Kendimle gurur duymuyorum; mutlu değilim. Acı çekmekten korktuğum için acılara boğdum kendimi. Kaçtım aşkı yaşamaktan; bu bencillik değil mi? Bencil biriyim işte! Bunun farkındayım ve kendimi kandıramıyorum da artık. Bencil biriyim: Ekmeğimi paylaşmadığım için; herkesten çok kendimi düşündüğüm için değil; acı çekmekten korkup duygularımı ortaya koymadığım için; kendimi paylaşmadığım için. "Gerçekten BEN KORKMUYORUM" diyebilen var mı? İnsanların çoğunun kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korktuğunu düşünüyorum.Sevilmekten korkuyor; kendisini sevilmeye layık görmediği için.Düşünmekten korkuyor; sorumluluklar alacağı için.Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için.Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için. Ve ölmekten korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için. W.SHAKESPEARE |
||
|
||
| Ben bu adami anlamiyorum.nEDEN nEYINI SEVIYORLAR? | ||
|
||
Ben de anlamıyorum ![]() Ama sanırım benim anlamama sebebim belli: Shakespear bize hep ağdalı cümlelerin ve edebiyat için edebiyat yapmanın yazarı olarak gösterildi. Ben hala da öyle düşünüyorum. Bunun yıkılması için doğru tanıtım ve onu okumak gerekir. Şu önyargımı birileri kırsa da ben de Shakespear okuyabilsem
|
||
|
||
| Demmeki bu konuda Hem fikir oldugum biri var... | ||
|
||
| olmak yada olmamak işte bütün mesele bu ,halkın en alt statüsünden en üstüne herkez bilir bu tümceyi,sorsan bir anket yapsan, gelecek cevaplar, -şekstır -şikspir -sekstir -şikevar ![]() bu arada şaka bir yana bencil yazısı süper bence elemanın "Gerçekten BEN KORKMUYORUM" diyebilen var mı? İnsanların çoğunun kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korktuğunu düşünüyorum.Sevilmekten korkuyor; kendisini sevilmeye layık görmediği için.Düşünmekten korkuyor; sorumluluklar alacağı için.Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için.Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için. Ve ölmekten korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için. helalcisin şekstır
|
||
|
||
| gercekten BEN KORKMUYORUM,kendimi hep paylastim,paylasmaktan korkmadim..sevdim,sevildim..actim kalbime,actilar kalplerini...bir verdim bin aldim..sevkat gosterdim,karsiligini sonuna kadar gordum..bunlari yaparken asla karsilikta beklemedim..cunku kendimi paylasmayi hep sevdim,hep sevecegim... | ||
|
||
| shakespeare benim için görkem demek. görkemli duygular, anlatımlar, tasvirler, görkemli insanlar. |
||
|
||
| Sone 132 "Vurgunum gözlerine, o gözler acır bana: Bilirler, yüreğin hor görüp işkence eder; Seven yaslılar gibi kara çekmiş sırtına, Kıvranışımı özlü bir şefkatle süzerler. Sabahleyin göklerde ışıyan güneş bile Yaraşamaz Doğunun soluk yanaklarına, Akşama yol gösteren gür yıldız, görkemiyle Böyle ışık saçmaz loş Batının yarısına: Yaşlı gözlerin daha çok yaraşır yüzüne. Bana da bir pay ayır yüreğindeki yastan: Seni yas daha güzel gösterir ele güne; İşte acıma duygun sana biçilmiş kaftan. "Güzel ancak karadır," diye yemin ederim, Senin renginden yoksun olan çirkindir derim." |
||
|
||
| 66’NCI SONE Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni, Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez. Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini, Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz, Değil mi ki ayaklar altında insan onuru, O kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış, Ezilmiş, horgörülmüş el emeği, göz nuru, Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş, Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın, Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene, Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın, Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen’e Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama, Seni yalnız komak var, o koyuyor adama. WILLIAM SHAKESPEARE |
||
|
||
| Gezinen Bir Gölgedir Hayat Gezinen bir gölgedir hayat, gariban bir aktör sahnede bir ileri bir geri saatini doldurur ve sonra duyulmaz olur sesi, bir masaldır gürültücü bir salağın anlattığı ki yoktur hiçbir anlamı. |
||
|
||
| Bazen Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan, Güneş kucağındadır, bilemezsin. Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür, Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın. Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın. Uçar gider, koşsan da tutamazsın... |
||
|
||
| Unut Gitsin Yas mas tutma sevgilim, öldüğüm zaman. Toprakta böceklere güldüğüm zaman Duyurunca, paslı sesiyle, ölüp gittiğimi, bir çan... Yas mas tutma sevgilim, öldüğüm zaman Çürüyen gövdem gibi, yitip gitsim aşkın da... Ne bir mektup kalsın bizden, ne bir söz, ne bir eşya... Unut gitsin adımı, arkamdan da ağlama Göz yaşınla da eğlenir, onu da alıp-satar bu dünya |
||
|
||
| Sone 87 Hosca kal! Degerin cok yuksek, tutamam seni, Biliyorum kendine ne paha bictigini; Ozgurluge kavustun alip deger belgeni, Iptal ettik sendeki hakkimin senedini Nasil tutarim seni, saglamadan iznini, Neyim var hak edecek senin zenginligini, Bu essiz armagana kim layik gorur beni? Bana verilmis berat, donup buldu vereni. Sen vermistin kendini, bilmeden degerini Ya da bana vermekle hata isledigini, Bir yanlis anlamanin sonucu hediyeni; Ama, o yine buldu hatayi duzelteni Sen benimdin: ruyanin gorkemleriyle doldum. Ben uykuda sultandim, uyaninca hic oldum |
||
|
||
| Bence; Shakespeare,gelmiş geçmiş en iyi şairdir. Çetin Altan'ın bilinen bir sözü vardır;'Bir şairin yada bir şiirin değeri,eski olmasıyla ölçülür...1564-1616 yılları arasında yaşamış olan Shakespeare'ın şiirleri günümüze kadar gelmiştir...Yaklaşık ömürleri 400 yıl olan bu şiirler halen yaşıyorsa,onların önünde saygıyla eğilmek gerekir... |
||
|
||
| şiirlieri,tiyatroları adam çağının adamı değilmiş |
||