|
||
| bugüne kadar kendisini belirli bir izm ekiyle tanimlamis tüm ideolojiler bir seylerin yikilmasi üzerinden hareket eder. fakat ne yazik ki bu yikim baska duvarlarin insaa edilmesine hizmet eder...m egerse herkes için en genel terimler bir tahakküm araci olarak kullanilabiliyormus...fransiz devriminde özgürlük essitlik kardeslik siariyladökülmüslerdi sokaga daha sonra bu özgürlügün burjuvanin özgürlügü oldugunu fark ettik, daha sonra ki süreçte yasanan devrimleri gördük ve devrimler kendi degerlerini al asagi ettiler. bugün ise halen özgürlük için savastigini iddia edenler var etrafta...bir çogu sahtekar politikacilardan, bir çogu da uygarliga ve kurumlarina olan itibar eden saflardan olusuyor... geçmis, süreç ve bu sürecin kullanim asamalari. evet geçmis sürecinde pekçok düsünceler kavramlar yönetim tarzlari irf sistem için ve gerçekten kaçis ve çikar istemçleri dogrultusunda çikarilmistirlar.. iktidar tartismasi sistem ve yönetim diye bir kavramin ve düsünce tarzinin ortaya çikmasi ile gelistirilmistir. aslinda insanlarin böyle seylere ihityaçlari yoktu bunun bilincinde olunmasina karsin çikar fenomen iliskileri güçlendirmek üzere kavramlar ve kurallar yumkalari gelistirilmis, düsünce yapilarini deger yargilari ile bütünlestirip saf kafalari daraltarak sistemin içerisine (agina) hapsetmistir insanlari. evet sistemden kurtulma ve yikim yolu arayis. bi dolu düsünce sirf bu konu için gelistirilmisl düsüncelerden olusuyor ama hep baska insan odakli oldugu için yine insan düsünce ve geçmisten gelen kavramlari tahakküm araci olarak kullaniyor. dolayli olarak yikmak istedigi seyi iyice güçlendiriyor... evet deger yargilarini, düsüncelerin , kavramlarin kargasasini yikmak için kisi kendi bilinçliliginden bu tarz kavramlari ve düsünce yapilarini yikarsa ve bunlar üzerine artik herhangi bir düsünce olusturmaz ise yikabilir.. yoksa iyice güçlenecektir beslenecektir sistem. olmasi gerekene gitmek bi o kadar karmasik ve zor oalcaktir. her birey zaten baskalarini düsüncelerine kurallarina ve çikarlarina ihtiyaç duymadan yasayabilir toplum var ise orada yerini rahatça alabilir... uygarligin bu tarzdan çikip çikara dönüsmesi uygarligida kavramsallastirip yikilmasi gereken yapi haline getirilmistir. evet uygarlikta yikilmalidir. çünki oda yönetimi besleyen en önemli etkenler. eger kavramlar karsi yada olmayan düsünceler sürekli üretilip çikarsa yönetim bi o kadar fazlalasir. kurtulunamaz tarz almis olur... bu nedenle yok etmek, var olan kavramlari artik kullanmamak onlar üzerine yorumlar yapmamak. en önemlisi bunlardan bazilar milliyet, din, toplum bilinci ahlak , etik, bireyin deger yargilari, toplumun deger yargilari, suç, ceza... v.b gibi kavramlar ve düsünceler lügatlardan suur lügatindan silinmeli ve yokedilmelidir. kisi kendi kendisini arindirip yok ederse ancak sistemliligi yikar... sistemli bir düzensizliktense sistemsiz bir düzen saglanmis olur... ------------- shark hack & belaparantoneri |
||
|
||
| hep aynı yerde düğümleniyor aslında. nasıl peki? bu yazdıklarınızı yapmanın yolu nedir? bir yol yordam önermek de belli bir sitematiğin içine girmek değil midir? peki sorunlar ortaya konulduktan sonra yapılması gereken şey nedir? bu nedenle sözcükler bazen hayatı kolaylaştırıyor.. |
||
|
||
| evet. ama bi çıkış noktası gerekiyor. bunlarıda yıkarsın zaten bilgililik ve bu düşüncelerde bi sistemin sistematiği doğrultusunda. yazının tamamını okusaydın kendi kendimizi yıkmaktan behsediyorum... yokoluş yani anlatmaya çalıştığım. bi politika düşünce yapısı yada ideoloji değer yargısı değil... sadece yıkım. zarar verme, düşünülmeme kavramlardan kurtulma açabası... tahakküm araçlarını kaldırmak... bi önerge değil... bir düşünce sistemide değil.. zaten kavramları düşünmezsen onlardan kurtulursun... |
||
|
||
| anarşi insana ne güzel nede güzel olmayan bi hal sunmaz çünki anarşiyi kimse düşünemez o halde insanlar neden anarşi halini tartışırlar... bilinmeyen bi hali. nwedenini söyliyim anarşiyide diğer kavramların ve sistem beslkekçi düşünclerin dediği gibi bi cennet vaadettiğini sanıyorlar yani anarşiden çıkar bekliyorlar. anarşiden çıkar beklememek yani anarşi olması gereknelerdir. iyi yada güzel değildir. kendiliğindenliktir... kimsenin esereti ve ürettiği kavramlar altında kalmadan kendine dönüş çabasıdır birnevi. bu hale geçiş tartışılan konudur. ama onu varolan kavramlarla değil yada sistemde yeni kavramlar üreterek değil. sadece onları yıkarak sağlamlaştırabiliriz. |
||
|
||
| en bait örneği suç 'u ele alalım. hırsızlık yaptığın zaman suçluluk ve ceza duygusu hissediyorsun o duygu başkaları tarafından hallediliyor çünki başkaları tarafından yönetliyor ve o suça cezayıda başkaları yada değer yargıları karşılık veriyor. ama birisinin sözünü kesmede bireyler arasında suç sayılabiliyor ama onu bireyler kendileri arasında hellediyorlar... bunun kaynağı nedir.. herşey bireyler arasında çözümlenmeyeceğini sandığımız için mi yoksa birilerinin koyduğu kavramlar kargaşasındaki çıkarları içinmi... bunu iyi tespit ve analiz etmek gerekir... |
||
|
||
| bunun kaynağı bir ihtimal zararın oranıyla ilgili. suç olgusunu yaratan insanın zarar -kayba uğramaya karşı tepkili oluşudur. ki bu doğal ya da mantıklı gözükebilir. oysa kayıp mevzusu genellikle kendine ait varsaydığın bazen gerçekte hiç varolmayan alanlardan oluşur. hırsızlık mesela sıklıkla senden çalınanı geri almandır ancak yasa mülkiyetin resmi aitliğine bakar vs. insanlara ait alana tecavüzleri halletmek konusunda kendi aralarında yapılanabileceklerini söylemişsin.devletin daha küçük modelleri gibi mi bu. mesela ben birini öldürdüğümde...belirsiz bir bedel karşısında mı kalacağım... devletin cezası belli. bu küçük oluşum beni linç etmek isterse ,çünkü bu onlara göre mantıklıysa ... insanalr bu yüzden de devletin şu anki biçimini yani yıkılamaz yapısını tercih eder. belirsizlik korkutur çünkü. |
||
|
||
| aslında onlar belirsizlikler değil olması gerekneler. örneğin kızılderili kabileleri nasıl bu olayları yapıyorlar. insanlar neden kendilerine kurallar koyarlarki? zaten doğanın kuralları vardır o kurallar öyle kolay değil katı kurallardır.. ama daha insancıldır daha özverili ve dayanışmadır. dayanışma kolay bişiy değildir. dayanışma için insanların öğreneceği gerçeklerle yüzleşmeler vardır.. | ||
|
||
anarşi insana ne güzel nede güzel olmayan bi hal sunmaz çünki anarşiyi kimse düşünemez o halde insanlar neden anarşi halini tartışırlar... bilinmeyen bi hali. nwedenini söyliyim anarşiyide diğer kavramların ve sistem beslkekçi düşünclerin dediği gibi bi cennet vaadettiğini sanıyorlar yani anarşiden çıkar bekliyorlar. anarşiden çıkar beklememek yani anarşi olması gereknelerdir. iyi yada güzel değildir. kendiliğindenliktir... kimsenin esereti ve ürettiği kavramlar altında kalmadan kendine dönüş çabasıdır birnevi. bu hale geçiş tartışılan konudur. ama onu varolan kavramlarla değil yada sistemde yeni kavramlar üreterek değil. sadece onları yıkarak sağlamlaştırabiliriz. insanlar tabiki anarşi halini tartışırlar, tartışacaklar ve tartışmalıdırlar. varolan, sisteme entegre olmuş ya da onun ürettiği kavramlarla tarışmak ya da onun düşünce dizgesini kullanarak tartışmak ayrı bişey ki hatalı olan da bu, tartışmak ayrı birşey. düşünce gücü varsa, düşünce yetisi varsa tartışma da var demektir. kendi içinde ya da başkalarıyla. kaldı ki insanlar anarşiyi tartışarak bilinmeyen bir hali tartışıyorlar demişsin. bu da son derece doğal. düşünce gücünün ve yetisinin bir uzantısı olan soyutlama yeteneğinin bir sonucu bu. başka bi başlıkta da yazmıştım. soyutlama yeteneği ve gücü yadsınacak bişey değil, doğamızın, insan doğasının bir parçası. olmayan birşeyi tartışmak da bu soyutlama yetisinin getirisi. kaldı ki, bunları yazarak anarşizmi filan tartışmış olmuyoruz, olmuyorum ben kendi adıma. sizin anarşizm diye ortaya koyduğunuz şeyi ve sizin algınızı tartışıyor olabilirim ancak (başlığı siz açtığınız için) yıkıl susam yıkıl diyince yıkılmıyor çünkü. bu nedenle ısrarla sözcükler bazen hayatı kolaylaştırıyor diyorum. "ne" sorusu ve yanıtı "nasıl" sorusu sorulmadan ve cevaplanmadan çok anlamlı olamıyor böylesine büyük söylemlerde. |
||
|
||
| anarşi hali güzelim anarşi hali.. anarşizm yada anarşistlikten bahsetmiyorum biz anarşiye nasıl ulaşacağımızı tartışırız düşünvce gücümüzle. anarşiye ulaştıktan sonraki hali tartışmaya gerek yok çünki onu anarşinin kendisi belrler o nedenle herkşey doğalına ve kendiliğindenliğe bırakılır.. anarşi hali tartışılırsa anarşizmde ayrılıklar olurki o ayrılıklar anarşiye gidişatta yola bir set duvar çeker. yani o ayrılış ve tartışmalar hali tamamanen sistemin ve yöneticilerin istediği gibi olur ve yön alır.. |
||