|
||
| Lev Tolstoy Tanrı'nın Egemenliği İçinizdedir Çeviren: Dominik Pamir Kaos Yayınları, 352 syf. 12 ytl. Türkçe'de İlk Kez Tolstoy'un 1893'te yayımlanan bu ünlü eseri Türkçe'ye ilk kez çevrilip basıldı. Yüz yılı aşan bir zaman boyunca sansür baskısına maruz kalan bu kitap, Batı dünyasında hâlâ yok sayılıyor. Amerika ve Avrupa'nın pek çok yerinde, 1894 yılında yapılan ilk baskısından sonra yeni baskıları yapılmıyor. Savaş ve şiddet karşıtlığını bu eseriyle sağlam bir temele oturtan Tolstoy, Kilisenin esas aldığı Hıristiyanlık anlayışını -tabiri caizse- yerden yere vuruyor. Üzerindeki tüm sansür ve baskılara rağmen beklenenin ötesinde etkilere yol açan bu kitap, aralarında Mahatma Gandhi'nin de bulunduğu, çok farklı eğilim ve inanca sahip pek çok insanı derinden etkileyebilmiştir. Bugün dünyada "sivil itaatsizlik" veya "pasif direniş" olarak bilinen mücadele tarzı, esas olarak Tolstoy'un bu kitapta dile getirdiği fikirlere dayanmaktadır. Öte yandan, şiddeti ve savaşı meşrulaştıran ve öldürmeye onay veren Kiliseyi Hıristiyanlık karşıtı bir kurum olarak gören Tolstoy, Kilise Hıristiyanlığını, "dünyanın en yozlaşmış din" olarak niteler. Kitabın yayımlanmasıyla birlikte din ve devlet otoritelerinden gelen yoğun tepkilerle karşılaşan Tolstoy, 1901 yılında Rus Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmişti. Ne var ki, Tolstoy akla dayalı bir Hıristiyanlığı savunur, ona göre, Hıristiyanlığın özü İsa’nın ahlâk öğretilerindedir. İsa’nın öğretilerinde mistik ya da gizli bir yan yoktur; İsa, insan suretinde bir Tanrı ya da Peygamber değil, kusursuz bir öğretmendir. Tolstoy’a göre, doğru ve evrensel inanç; ruhbanları, dogmaları, kutsal törenleri ve hiçbir doğaüstü öğesi olmayan, ayinsiz bir din olmalı. Doğal ve akılcı olan bu din, yeryüzü adaletini de tesis edecektir. Çünkü, insanın dışında bir Tanrı egemenliği yoktur, Tanrı ancak insanın içinde olabilir. Lev Tolstoy’un bütün dünyada yankı bulan düşüncelerini en çarpıcı biçimde dile getirdiği bu eseri, yazılışının üzerinden 100 yılı aşkın bir zaman geçtikten sonra titiz bir çalışmayla nihayet Türkçe’ye kazandırıldı. |
||