|
||
| darkmoon alıntılamış: Alıntı "Ben gizli bir hazine idim, bilinmek istedim ve kainatı yarattım." bu söze göre kainata bakmak allah ı bilmek için bir yol mudur ? yada kainat allahın bilinebilemsi için bir ayna gibi bişey midir ? |
||
|
||
| aslında bir kudsi hadis.. yani Peygamber tarafından ifade edilen ama Allaha ait olan bir söz.. bilinmek istedim yerine bilinmeye muhabbet ettim şeklinde bir başka ifade şeklide mevcut.. . Allahı bilmek yolunda atılacak ilk adım bence onun yarattıklarına nazarı dikkatle bakmayı gerektirir.. tüm bir kainat aynasından neşvü nema bulan bir idraktir bilmek.. |
||
|
||
| bahsi geçen söz yani "ben gizli bir hazineydim bilinmek için yarattım" sözü uydurma bir hadistir ama çok yaygındır dikkat edin bu rivayeti verenlerden hiç kimse,nerden rivayet olduğunu belirtmiyor. safdil olmamak lazım |
||
|
||
dikkat edin bu rivayeti verenlerden hiç kimse,nerden rivayet olduğunu belirtmiyor. safdil olmamak lazım doğrudur bu söz belli başlı hadis kitaplarında yer almaz.. nerden rivayet edildiğide mesela Muhyiddin Arabi'de, öyle dediğin gibi pek sır değildir.. kendisi yaklaşık hicri 600 yıllarında yaşamıştır ve bu sözü bizzat peygamberden aldığını söylemiştir.. nihayetinde saklamış veya sahte senet uydurmuş değildir.. .. safdillik..?? Muhyiddin Arabi Hazreti Peygamberle görüşmüş olabilir mi.. evet... mümkün.. |
||
|
||
| Allah'ın varoluşuna bilinmek tözünü de kattığını savunmak ancak ona anlamayanların savunacağı bir düşüncedir. Evren bir amaç için yaratılmamıştır. Amaç yalnızca insanlar için vardır. Allahın bir amaca ve yönteme ihtiyacı yoktur. O ancak varolmak için varolmak zorunda olduğu için vardır. Evrende olan biten şeyler Allahın umrunda değildir. çünkü o genel olarak evreni belirli bir disiplin ve sınırlılıkla yaratmıştır. Yani maddeyi sonlamıştır. Bunun en son noktası bilinebilirliktir. Madde anlaşıldığında Allah'ta anlaşılacaktır. Çünkü allah genel olarak kendisini maddede ifade etmiştir. Bilinmek veya bilinmemek gibi bir sorun allah için ifade edilemez. Çünkü bu bir istektir, Allah istek duymaz,kin gütmez. o vardır bu anlamda dinler onu anlama çabası yolunda küçük basamaklardır ve insanidirler. Yetersiz bir durumdur. çünkü bilinç insana özgüdür. Allahın bir bilinci yoktur. Allah varlığın ta kendisidir. Yaşayan varlık olarak insan allahı idrak ederse allah kendisinde vücud bulacaktır. | ||
|
||
| kayıtsızlık üstüne bunları yazan birisi, "bilinmek istedim" sözünün Allaha ait olması ile şöhret budalası bir yeniyetmeye ait olması arasındaki farkı algılayamasın hayret doğrusu.. bu oluş kavranmadığı takdirde tüm bir Kuran terminolojiside havada kalır.. mesela kalpleri mühürleyen Allah saçmalıktan ibarettir o noktada.. |
||
|
||
| saçmalık, allah insanı kendisini bilsin ve itaat etsin diye yaratmamıştır. tam aksine insan yaratışının bir ürünüdür ve onun tasarımından bağımsızdır. daha açığı şöyle deyim. allah evreni yaratırken insanın bir gelişim ve değişim sonucunda varolacağını düşünmemişti. çünkü onun varlığıyla evrenin varlığı eş zamanlı başlamıştır. kısacası o varettiği için varolmuştur. | ||
|
||
| Göklerde ve yerde kim varsa O'ndan ister. O, her an yeni bir iş ve oluştadır(Rahman;29) Göklerin de yerin de mülkü ve yönetimi O'nundur. İşler ve oluşlar Allah'a döndürülür.(Hadid;5) |
||
|
||
| ne kadar okursak okuyalım, ne kadar araştırma yaparsak yapalım," tanrı var mıdır, yok mudur?" diye istediğimiz kadar beynimizi patlatalım, salt bilgi ile bir yere varabilir miyiz? hissedersin ve inanmak istersin... sonra bir gece sabaha karşı, odanın penceresine konar güvercinler... konuşurlar seninle... onların dilini anladığında tanrı' ya inanırsın!!! o anda çöpe mi gitmiştir bütün bilgiler ?!! ve artık yaradılışın nasıl ve ne şekilde olduğunun bir önemi kalmış mıdır?.. |
||
|
||
| allah bir anlık sığınma ihtiyacının yarattığı aczin sonucu olamaz. bu olsa olsa insanın zavallılığıdır. | ||
|
||
| bir anlık sığınma ihtiyacında korku ve ikiyüzlülük vardır... ben saf bir inanç ve teslimiyetten söz etmiştim!.. | ||
|
||
| evet yanlış anlamışım. ama saf inanç nedir ve insanın niye allaha teslim olması gerekir konuları çok belirsiz kalmış. | ||
|
||
| sevgili pascal, bu derin ve önemli konuya uyduruk ve geçiştiren bir yanıt vermek istemiyorum. şu an dikkatimi dağıtan bazı şeyler var, o nedenle daha sonra yazacağım. iyi geceler!! | ||
|
||
| insanlar birey birey çok güçsüzdür, sıgınma teslimiyet ve o saf inanç umudun ve sorumllulugu üstünden atmanın diger adıdır. İnsanlar bu yüzden inanır. Varlıgına inandıgımız yada inanmak istedigimiz bir varlıgı gerçekten saf bir şekilde sevebilirmiyiz, bence hayır. Pascal dediklerine katılıyorum genel olarak, yaratılışımızın bi sebebi olamaz. ama evrenin amaçsız yaratılmış olması ve tanrının bilinçsiz olması gibi şeyler biraz muglak geliyor bana açıklayabilirsen sevinirim, kabullenmelerden ulaşıyor gibisin sonuçlarına yada anlayamadım dediklerini kusura bakma. |
||
|
||
saçmalık, allah insanı kendisini bilsin ve itaat etsin diye yaratmamıştır. tam aksine insan yaratışının bir ürünüdür ve onun tasarımından bağımsızdır. daha açığı şöyle deyim. allah evreni yaratırken insanın bir gelişim ve değişim sonucunda varolacağını düşünmemişti. çünkü onun varlığıyla evrenin varlığı eş zamanlı başlamıştır. kısacası o varettiği için varolmuştur. Bu varsayım bir yönüyle oldukça mantıklı görünüyor ve daha kuşatıcı/kapsayıcı gibi... Ancak benim kafamda başka sorular da var; Söz gelimi eğer bir yaratıcı varsa bu insanı yaratan yaratıcı ile evreni yaratan yaratıcının aynı olduğunu nereden bilebiliriz ki. Bana evreni yaratan devasa bir yaratıcı figürü pek mantıklı gelmiyor bu daha çok bir raslantı gibi görünüyor... Ancak insana gelince onun başka gezegenlerden gelen akıllı yaratıklarca yaratılması pekala mümkün... Homo erectus ile homo sapiens arasındaki kayıp halka düşünüldüğünde homo erectus üzerinde DNA oynamalarıyla bu işin pekala yapılmış olabileceği aklıma yatıyor. Ki böyle bir şey tanrıların niye devamlı insandan çalışma ve itaat beklediği sorusunun cevabını da açıklıyor... Antik dinlerdeki çoğul tanrıların kendilerini dinlemeyen insanlara zaman zaman kızgınlıklarını gazaplarını gösterdiklerini hatırlarsak bunların sadece mitolojiden ibaret değil aslında örtülmüş bulanmış efsaneleşmiş gerçekler yaşanmışlıklar olduğunu düşünmemek için bir neden göremiyorum. sağlıcakla, ![]() |
||