|
||
| sistemi şekillendirmek için içinde yer almak lazım. bi köşeye çekilip bunu istiyorum demekle olmaz sistem onu değerlendirenlerin yönlendirmesine mahkumdur. hayat yaşayanlarla kuruluyor. insanları ve davranışlarını anlamak ve onları desteklemek lazım doğruyu bulmaları için. önemli olan niyettir. adam solcu olmuş liberal olmuş önemli değil. önemli olan doğrunun zayıf düşürüldüğü güçlülerin değerlerinin hakim kılındığı ortamda güç birliğine gitmektir. senin saçın siyah benim ki beyaz ile bir arpa boyu yol alınmaz. amaç farklı kimlilerle de olsa asgari faydalar üretmektir. insan umurumda değil diyemez. buna hakkı yok. kaybolmamak lazım. bunun için de direnç ve sorumlukların farkında olmak lazım sen değerlisin, bilgin ve tecrübenle bile olsa çok şeye faydalı olabilirsin. sorumluklarını dışlarsan tek kaybedecek olan sen olursun. benim yolum açık. çünkü işimi yapıyorum. senden cevap beklemiyorum destek bekliyorum. sen sıfır noktasındasın. yani ya destek olursun yada olmazsın. tercih senin. bireysellik, bizi bozar. anarşizm ve özgürlükçülük farklı şeyler. özgürlükçülük daha geniş bir kavram. anarşizmin siyasal tavrını es geçememk lazım. bir yöntem tutturma ihtiyacı duyduğunda kendini anarşist olarak görme eğilimi gösterebilir. ama anarşizm lafı çok dolmuş, antipatik ve belirsiz. özgülükçülük de belirsiz olmasına rağme daha türkçe ve çekici. anarşizmi nihilizm le karıştırmamak lazım. nihilist tavır sorundur. bizim sorumluklarımız var. dünyada çok kötü şeyler oluyor. biz bunlara karşı bişeyler yapmalıyız. bu kaçınılmaz nihilizme karşıyım ama insan konforuna taraftarım. insan sorumluklarının bilincinde olmalı. ama kendi bireyselliğinide korumalıdır. filisitinde birinin kolu kırılıdığında, fok katlamında, derisi canlı canlı yüzülen hayvanları gördüğünde sorumluklaırını hatırlamalı. tüm bunların önüne geçmek için organize olmak gerekiyor. nihilizm şeytan icadıdır. hiyerarşi yanlış anlaşılıyor. yöneticilik görevdir. rütbe değil. herkes işini yapar. yapılan işin değeri emekle ölçülür. sabahtana akşama kadar taş taşıyan biriyle bushun yaptığı işin değeri arasında çok fark yoktur. insan bir şey yaptıysa karşılığını almalıdır. yada daha önemlisi bi şey alıyorsan karşılığını vermelisin biz konfor içinde olmalıyız. evet. ama bunun da bedelini sorumluklarımızı yerine getirerek ödemeliyiz. (bir dostla yapılan sohbetten alıntılanmıştır) |
||
|
||
| bizim yaşama karşı değil,yaşamın bize karşı sorumlulukları vardır | ||
|
||
| yaşama diyemem, ama kendi yaşamıma karşı sorumluluk hissediyorum. çevrede dönen dünyaya karşı bir nihilistlik olarak düşünülebilir bu.. |
||
|
||
| kendi hayatına yada başka hayatlara.. eğer omuzlarına binecek iki dirhem sorumluluk yüküyle varolmanın dayanılmaz hafifliğine karşı durabileceksen.. neden olmasın.. ayakların yere basar.. omuzların çöker.. belin bükülür.. "hey dostum benim sorumluluklarım var" ne güzel.. |
||
|
||
| tamamen katılıyorum. ama şunu da yazmalıyım. ben 1 siyasal partiye 4-5 tane sivil toplum kuruluşuna üyeyim. Siyasi parti bünyesinde çok iş yapılıyor ama gidip de katılmak istemiyorum. sadece bana en yakın siyasi hareket bu olduğu için üye oldum. sivil toplum kuruluşlarıda... galiba hiçbişey yapmıyorlar. sadece sembolik olarak varlar. sorumluluklarımı yerine getirmek için herşeyi yapıyorum. ama toplumsal bilinçle sınırlıymışım gibi geliyor. yani fakirlere yemek dağıtmak, ağaç dikmek falan istiyorum, ve araştırmaya da devam ediyorum... |
||
|
||
| hiç katılmıyorum,sorumluluk almak için yaratıldığıma inanmıyorum.yüksüz dolaşmak varken niye omuzlarımda yükle dolaşayım? herşey mutlu olmak için yapılmalı,o sorumluluklar seni mutlu ediyorsa yada 2 adım sonra mutlu edecekse lafım yok |
||
|
||
| adı sor umluluk ama kimse bana sormadı omuzlarıma yüklerken !! iyi insan olmak bişiler yapmak istemek sorumluluk degildir bence,yapmadanda yaşayabiliyorsun o yüzden bu idealistliktir gönüllülükle olur.. |
||
|
||
Alıntı yöneticilik görevdir. rütbe değil. herkes işini yapar. yapılan işin değeri emekle ölçülür. sabahtana akşama kadar taş taşıyan biriyle bushun yaptığı işin değeri arasında çok fark yoktur. insan bir şey yaptıysa karşılığını almalıdır. yada daha önemlisi bi şey alıyorsan karşılığını vermelisin (bir dostla yapılan sohbetten alıntılanmıştır) Bu dost, genç bir vatandaşımızdı galiba.
|
||
|
||
| nerden bu kanaate vardın?? | ||
|
||
| Hani şeey yazmış ya arkadaş;Bushun yaptığı işle, taş taşıyan kişi arasında emek bakımından fark yoktur falan, bu bakış açısı hiç gerçekçi gelmedi de bana. Yani sonuç bakımından, yapılan işin niteliği bakımından falan. Ne kasdedildiğini anlıyorum tabi ama... Not: Başkan mantar sevmediğimi biliyodun değil mi?
|
||
|
||
| ölümlerin binbir türlü yolu vardır ama sonuçta hepsinin sonu ölüme varır. belki bu sana biraz açıklar sayın denge ![]() bu arada yukardaki konuşmayı kimle yapığımı hatırlamıyorum. muhtamelen site işleri ile ilgili bir söyleşiydi. ama tüm yazılar bana aitti galiba. yani karşılıklı diayalog değil sonradan kendi konuşmlarımın derlenmesidir. |
||
|
||
O zaman seni pek saf gördüm diyorum ve hemen buralardan uzaklaşıyorum.
|
||
|
||
Aman allahım...iki yıl önce Yahoo messenger'dan deniz ile yaptığımız bir tartışma idi ve o dost bendim. tartışma sırasında deniz'in düşüncelerine katılmadığım için bayağı sıkı tartışmış idik ve sonuçta deniz; "bu konuştuklarımızı isim vermeden forumda yayınlayabilirmiyim diye izin isteyince sorun yok" demiştim. Ancak daha sonra forumda diyalogların sadece deniz'in söylediklerine ait olanlarının alındığını ve benim bunlara verdiğim cevapların hiç yeralmadığını görünce gözlerim yuvalarından fırlamıştı ve "yahu o zaman benden ne diye izin istedi ki" diye uzun uzun düşünüp bir sonuca varamamıştım. İki yıl aradan sonra unuttuğum bu konuyu yeniden hatırlayınca bunu da burada söylemeden geçemedim.
|
||
|
||
şahsen ben "yaşama karşı sorumlu" olmak yerine, "yaşama karşı yorumlu" olmayı tercih ediyorum. tabi, herkesin tercihi kendine
|
||
|
||
| bence biraz da yaşam kendini sorumlu hissetsin, hep ben, hep ben... bıktım artık yav!
|
||