|
||
| bir gün.... bütün yazdıkların mideni bulandırmamış ve de en koyusundan bir nefreti yazmaya karşı uyandırmamışsa sende... hiç mühürlenmiş gibi ağzn susmak ve yazmaya direnmek isteği taşımamışsan... aslında hiç bir şey yazmamışsındır. nefret ettin mi hiç yazmaktan..neden? |
||
|
||
hiç sevmedim ki nefret edeyim
|
||
|
||
| yazmayı sevseydin...ondan nefret etmeyi de severdin. çünkü yazma hereşye dönüşebiliyor. |
||
|
||
onu tahmin edebiliyorum..ani şey futbol için olmuştu,mükemmel bi sol ayağım,harika top tekniğim olduğu halde okul yüzünden teklif gelmesine rağmen_bjk genç takımı_kabul etmemiştim ve bi dönem futboldan nefret etmiştim...anlatmak istediğinde bu olsa gerek buz
|
||
|
||
| Yazmak düşünmenin izdüşümü, kalıcı olmaya çalışmanın bir yöntemi, kendini ifade edebilmenin önemli bir kanıtı, iletişim kurmaya çalışmanın sessiz dışavurumu. Yazmaktan her zaman çok hoşlandım, kendimi yazdığımda çok mutlu hissettim. Bu durum çocukluğumdan bu yana devam ediyor, sanırım ölünceye kadar da yazmaktan hoşlanacağım. |
||
|
||
| yazmaktan nefret edersem eger yada yazdıklarımdan o zaman ben aynamdaki yansımamdan da nefret etmiş inkar etmiş olurum bazen sevmesemde kelimelerimi ki benden çıkmış ama asıl beni anlatmaz niyede nefret raddesine gelmedim kendimin |
||
|
||
| yazmaktan nefret etmem için bir sebebim yok yazmam için de ne içindeyim zamanın, ne de büsbütün dışında... |
||
|
||
| bazen elim yetişemez düşüncemin hızına, bazen düşüncem yavaş kalır.. iki durumda da yazmak nefret edilesi bir hal alır. |
||