|
||
Tabiat Allahın sünnetidir adetidir yani ya Allahın adetinde ne varsa o tecelli eder O neyi adet edinmişse o tecelli eder Ahzab 62 ayet ve len tecide li sünnetillahi tebdıla Allah adetinde kanununda asla bir değişiklik bulamazsın Fath suresi 43 Ve len tecide li sünnetillahi tebdıla Allahın sünnetinde asla bir değişiklik bulamazsın ve len tecide li sünnetillahi tahvıla Allahın sünnetinde asla bir döndürmede bulmazsın Evet kainatta hiçbir şey zayi olmaz Değişmez öyle mi ?öyle Hatta bir nefesin bile zayi olmaz kardeşim Evete Mesela televizyonda dünyanın öbür ucunda ki adamı görüyorsun İşitiyorsun E.. Demek ki görüntüsü de Ses de Mahfuz ki görüyorsun korunuyor ki görüyorsun Hiçbir şeyi zayi olmuyor ki görüyorsun, işitiyorsun Hatta kendini zamansız mekansız görüyor ve işitiyorsun 19 yaşında iken seni çekiyorlar mahfuz ki çekiyorlar korunuyor ki çekiyorlar zayi olmuyor ki çekiyor 25 yaşında 50 yaşında 60 yaşında aynen seyredersin zamansız mekansız…. orada mesela nefes alıp vermişsindir görürsün işte o bir nefesin bile zayi olmuyor kardeşim yalnız iç hallerini Allah kendisi saklıyor onu fen bilim hiçbir ilim adamı insanın iç hallerine agah olamaz şimdi demek ki hiçbir şey zayi olmuyor ki seyrediyorsun mahfuz ki gizli ki korunuyor ki hiçbir şeyi zayi olmuyor ki seyrediyorsun tabire dikkat et (hiçbir şeyi bütün varlığı ile zayi olmuyordur) oooo sen hala insanı elli atmış kiloluk kan ve kemik torbası zannet kardeşim ses de görüntün de iç aleminde ki hallerinde nefesinde hiçbir şey zayi olmaz 19 yaşında ki o iç alemin sesin hallerin her yerinde hiçbir şekilde değişiklik olmamıştır hiçbir şeyin zayi olmamıştır aynen vardır anlatabiliyor muyuz Kainatta hiçbir şey zayi olmaz Bundan ne çıkıyor ooo yüz konferans lazım Yalnız bil ki Yine bunu ilk önce söyleyen biz Ahzab 62 ayet ve len tecide li sünnetillahi tebdıla Allah adetinde kanununda asla bir değişiklik bulamazsın Fath suresi Ve len tecide li sünnetillahi tebdıla Allahın sünnetinde asla bir değişiklik bulamazsın Ve şurasını da bil ki İnsan dendiği vakit elli atmış kiloluk kan ve kemik torbası zannetme Sende düşünen kim kainatta Aklı kül vardır hiçbir şey zayi olmaz…. Ooo ekseriyet hala maddin kesafetinde kalmış boğulmuş Kendi varlığının ne olduğu bilmiyor Gelişinde ve gidişinde ki gaye ne ? |
||
|
||
| sistem değişir mi ? - allah'ın adeti. değişmez. ya değişse ? - sistem çöker. allah sistemin çökmesine mani olamaz mı ? - ?? sistem mi allah mecbur yoksa allah mı sisteme ? - ?? biz sisteme mecbur isek bu allah ın düzenine mecburiyet demektir. değişmeyen sisteme tabi olmak allah ve bizim irademizi ortadan kaldırmaz mı ? - ?? |
||
|
||
| Sürekli yaratılmışlarda yeni açılımların olduğuna dair kendi sözü olmalı. Ama siyah bir masayı beyaza boyadığında insan onu değişmiş bulur. Sonra hayatındaki her eşyayı değiştirip koysanız ,hayat hep aynı der. Değişmezlik verili söz gibidir. Denge ya da hayatın esası gibi. Herkes ölecek.Bu verilmiş söz değişmeyecektir.Ama herkes aynı yaşamayacak.Farklı biçimleri yaşatacak farklı yaşamlar yaratılmıştır. Yani sistem değişmezden çok güvenilirdir. Neyin değişmeyeceğini bilir ve buna dayanarak hayatını kurabilrisin. İraden sabit olmayanlar üzerinden değil sadece. Sabitlere tavrın konusunda da serbestsin. Tabi bunlar benim anladıklarım. Etrafa baktığımda koca bir evren değişirken,insanın sürekli kendini tekrarladığını görüyorum. Hani boşa mızmızlanıyor.Mesele kendinde gibi. O'nun kanununda değişmezlik bulmayacak olmak güneşin belli bir süre sonra ömrünü yitirmeyeceğiyle ilgili değil.Ama o güneşin altında hırsızlık eş koşullarda suç olacak hep..vs. |
||
|
||
sistem değişir mi ? - allah'ın adeti. değişmez. ya değişse ? - sistem çöker. allah sistemin çökmesine mani olamaz mı ? - ?? sistem mi allah mecbur yoksa allah mı sisteme ? - ?? biz sisteme mecbur isek bu allah ın düzenine mecburiyet demektir. değişmeyen sisteme tabi olmak allah ve bizim irademizi ortadan kaldırmaz mı ? - ?? deniz sistem dediğin = bizim yazımızdan şu anlatığınsa yani adetse tabiatsa sistem değişir mi ? -değişmez ama hariçine çıkılır adetin hariçine çıkmakla adet değişmez adeti haricine çıkmaya ona mucize derler harikulade adetin haricine çıkmaktır bunlar enbiyalar ve avliyalardan zuhur eder enbiyadan zuhur ettiğine mucize evliyadan zuhur edene keramet denir fevkalade adetin dahilinde beşerin takati nisbetinde yükselmesidir mucizede faili hakiki Allahtır fevkalade de faili hakiki Haktır ama orada seni kullanır (yani ben yapıyorum dersin engin bir denizde ki dalganın kendine bir vücut vererek bende varım demesi gibi) Allahın adetinde asla bir değişiklik olmaz demek adetinde tabaitta değişiklik olmaz demektir yoksa adetin hariçine çıkar bu bir adeti değiştirmek demek değildir Allahın sünnetinde asla bir değişiklik olmaz yani kainatta hiç bir şey zayi olmaz değişmez hiç bir şeyde bir eksiklik olmaz demektir Allah sistemin çökmesine mani olamaz mı adeti adet olarak edinen kim Allah o halde... o ne adet edinmişse o olur çökme Eror vs bunlar bilgisayarda olur sistem mi Allaha mecbur yoksa Allah mı sisteme ? yani sebepler mi Allaha iradesine muhtaç yoksa Allahın iradesi mi sebeblere? -Allahın iradesi sebeblere muhtaç değil sebebler Allahın iradesine muhtaç 1-biz sisteme mecbur isek bu allahın düzenine mecburiyet demektir 2-değişmeyen sisteme tabi olmak Allah ve 3-bizim irademezi ortadan kaldırmaz mı 1-dinde zarlama yoktur ki mecburiyet olsun cebir vardır oda Aşkta vardır maşukun rızasını vikaye aşıkın şanındandır 2-değişmeyen sisteme tabi olmak Allahın iradesini ortadan kaldırmaz mı ? 2-yani Allahın değiştirmediği adetine tabi olmak Allahın iradesine ortadan kaldırırmı ? demişsin 2= bu anlamsız bir soru bence bunun cevabını çok aradın mı biraz düşünsek... o halde Allah isterse irade ederse adetin hariçine çıkar adetin hariçine çıkmak demekten Allahın adet edindiğinde bir değişiklik olur demek manası tahsil olunanamaz ve Allahın iradesini ortadan kaldırmaz sen adet edindiğine tabidir tabirini nerden çıkarıyorsun adette tabaiatta yani ya bir değişiklik olmaz deniliyor adetin hariçinede çıkıyor bu peygamberlerde olursa mucize evliyada olursa keramet denir mucizede (aciz) den türmiştir (acizlik yani ben yapamam O yapıyor) değişiklik olmaz mesela 10 yaşındaki senin tabiatın asla bir değişikliğe uğramamıştır aynen korunur değişmez zayi bile olmaz diyoruz sen mevzuu hariçi kalıyorsun irade bahsine giriyorsun irade konusunu bir arakadaş konuştu bizde dedik ki iradeyi cüzziye yoktur dedik haa insanı nasıl mesul tutacağız derseniz buna islam çok tatlı bir cevap vermiş dedik o cevabı sonra yazarız dedik 3-bizim irademiz ortadan kaldırımı demişsin 3=Hayır çünkü dinde zorlama yoktur mecburiyet yoktur, sen istersin meyledersin gönlünden bir şeyi irade edersin fakat bir mani kuvvet seni o iradenin icabını fiile çıkarmaktan men eder (Allahın adetine hariçine çıkamazsın) ama gönlünden kimse iradeyi çıkaramaz seni o suretle iradeden men edemez insanın irade sahibi olması bu itibarladır yalnız zannedersem yazdıklarımızı 5 den fazla dikkatli okursan ve demin söylediklerimizle birleştirirsen daha iyi anlayabilirsin |
||
|
||
| keramet, mucize durumları için allahın adetinin değiştiğini söylemişsin. bu şu demek dünyada dünya dışı sisteme ait fonksiyonlar. yani şöyle; yabancı bir sistemin dünay üzerinde geçici icrası. keramet, mucize vs. ile gerçekleşn -fizikötesi- eylemler de yine kendi sisteminin kurallarına tabii olmalı değil midir. ... hiç bir eylem sınırsız kabiliyetle yada kanunsuz gerçekleşmez. şunu derim ki; şartları belirli olmayan hiç bir fonksiyon çalışmaz. bu içerisinde değişken ve sabitleri olmayan denklemlerin eşitliklerinden bahsetmek gibidir. eğer diyorsak ki allahın adeti (sünnetullah) değişmez -ki doğrudur- bu denklemin içindeki değişken ve sabitleri kendi mecralarında iradesiz bırakır. denklemi yapanda denklemin argümanları da sonuçlar üzerinde keyfiyet sahibi olamayacaktır. |
||
|
||
| sen denklemi çözene göre düşünüyorsun. oysa burada dilediği sabitleri ve değişkenleri yarattıktan sonra onlar arasında dilediği ilişkiyi kurmuş ve sonra da insana "bak bu sabitler hep sabit kalacak..buna güven.bak bu değişkenler de senin irade alanın ve senin biçimlediğin değişkenlere göre bir sonuç alacaksın.ancak üst hesabı bana özgü,sen elindekilerle bu hesabı yapamazsın" demiş bir nevi. burada zaten denklem kendi başına O'nun isteği hatta keyfiyatı değil mi...-iradesi- |
||
|
||
| denklemi yazan kendisi içinde bir değişken olmadığı müddetçe sonucu değiştiremez ki .. | ||
|
||
| zaten istediği değişikliği yapmış ki. denklemi keyfi yaratmış işte. yeniden biçimlemek istemiyor ki. bu denklemin son haline dek büyüyüp açılmasını istiyor.ve tasarladığı son şekli almasını. bizim için uzun bir zaman O'nun için zaman bile değil ki. |
||
|
||
keramet, mucize durumları için allahın adetinin değiştiğini söylemişsin. bu şu demek dünyada dünya dışı sisteme ait fonksiyonlar. yani şöyle; yabancı bir sistemin dünay üzerinde geçici icrası. keramet, mucize vs. ile gerçekleşn -fizikötesi- eylemler de yine kendi sisteminin kurallarına tabii olmalı değil midir. ... hiç bir eylem sınırsız kabiliyetle yada kanunsuz gerçekleşmez. şunu derim ki; şartları belirli olmayan hiç bir fonksiyon çalışmaz. bu içerisinde değişken ve sabitleri olmayan denklemlerin eşitliklerinden bahsetmek gibidir. eğer diyorsak ki allahın adeti (sünnetullah) değişmez -ki doğrudur- bu denklemin içindeki değişken ve sabitleri kendi mecralarında iradesiz bırakır. denklemi yapanda denklemin argümanları da sonuçlar üzerinde keyfiyet sahibi olamayacaktır. deniz buz nickli kardeşimize verdiğin bunda sonra ki cevaında [denklemi yazan kendisi içinde bir değişken olmadığı müddetçe sonucu değiştiremez ki] demişsin Deniz burada bütün söylediklerini şu aşağıdaki[1]sözlerin üzerine kurmuşsun Şimdi İlk o yanılgını konuşalım öncelikle sen Allaha değil tabiata tapan kimsenin bakış açısından konuşursak böyle denir demek istemişsin peki Allaha değilde evrene tapıyorsa kainatın kül'ünde bir değişik oluyor mu dersem ne der yani kainatta bir artama yada bir eksilme oluyor mu kardeşim kainatın değişimi eksikliğe doğru ise o eksiklende yok mu oluyor yok olursa buda hiçliğe doğru gideriz mi demektir artma olursa bu artma nereden tedarik edilirek oluyordur hulasa Allahın (kainata tapan kimse için kainatın) kül mevcudiyetinde bir değişiklik olmaz olamaz akıl bunu kabul etmez işte Allahında mevcdudiyetinde bir başkalaşma bir değişim olmaz mevcudiyetini tasarruf etmesi mevcudiyetini değiştireceğinden diyerek kurulan iradesi olmaz davası yalandır iradesi olunca mevcdudiyeti niye değişsin ki kardeşim iradesi hadiseleri değiştirir kendisinden türeyenleri değiştirir başkalaştırır denizde dalganın dalgaların oluşması gibi sonra maddenin ezeliyetini kabul edenler aciptir maddeden iradesiyle maddeyi istediği gibi çekip ceviren maddeden daha üstün olan İnsanın ezeliyetini akıllarını sığdıramazlar maddede irade yoktur irade insanda mevcuttur maddenin ezeliyetini kabul eden insanında ezeliyetini kabul etmemesi akıldışı olur ve madde de olmayan insanda olan düşünmek bilmek konuşmak görmek işitmek irade gibi olgunlukların daha dolgun ve olgun bir yerden Yani Allahtan geldiğini tecelli ettiğini kabul etmemek bu çok daha akıldışıdır vahim bir durumdur şimdi buz nickli kardeşimize sonuç itibari ile demişsin ki [1]denklemi yazan kendisi içinde bir değişken olmadığı müddetçe sonucu değiştiremez ki] demişsin buradan iradesi olmadığını keyfiyet sahibi olmadığını öne sürmeye çalışmışsın deniz Allahın mevcudiyeti hariç bütün hadiseler değişir Ama Allahın mevcudiiyeti değişmez diyede Allahın iradesi olmadığı anlamına gelmez çünkü irade bir şeyin husulünü istemek ve o isteyişini tasarruf edebildiğine itikat etmek demektir Allahın kendi içinde bir değişiklik olmaz biz bunu hep söylüyoruz Fakat Allahın mevcudiyetinin değişmemesi Hakkın mevcudiyetinde bir şeyin husulünü (türemesini) istemesi ve o isteyişini tasarruf etmesinin Olmaması yani iradesinin keyfiyetinin olmadığı anlamına gelemez misal olarak Farz edelim ki İradesi ile büyük bir denizin dalgalarının oluşması gibi İşte Cenabı Hakta mevcudiyetinde bir şeyin türemesini ister ve o isteyişini tasarruf eder işte bu istemek ve bu isteyişe tasarruf edebilmeğe irade denir ve elbette Cenabı Hak iradesinin sonucunda mevcudiyeti değişmeyecektir Allahın mevcudiyetinde değişiklik olmayacaktır denizde dalganın oluştuğunda denizin mevcudiyetinde bir değişiklik olmadığı gibi Ama dalgalarda bir değişiklik olacaktır dalgaların biri batırı bir çıkarır evvelde şöyleydi sonra mertebe değişti şöyle oldu sonra böyle oldu hayır bunların hepsi mevcudiyetinde mevcudiyetiyle vardı hulasa denizde dalgalar oluşması gibi Allahta iradesi ile kendi zatı için kendi mevcudiyetinde mümkünlerin türemesini istemiştir Ve bu iradesi ile istemesi Cenabı Hakkın mevcudiyetinde bir değişiklik olmadığından sonuçta mevcudiyetini değiştirmemiştir ezelde iç bir şey yok iken O vardı şunda olduğu gibi yine öyledir ve Dalganın yani bizlerin ise bir şeyi irade etmesi fakat bir mani kuvvet biz o iradenin icabını fiile çıkarmaktan men etmesi bizimde itibari irade sahibi olmadığımız anlamına gelmez çünkü kimse gönlümüzden o iradeyi çıkaramaz seni o suretle iradeden men edemez işte insanın irade sahibi olması bu itibarladır şimdi ayeti kerimelerin manası üzerine konuşuyorduk devam edelim 1-keramet, mucize durumları için Allahın adetinin değiştiğini söylemişsin. 1= hayır deniz öyle bir şey söylemedim Allahın adetinde asla bir değişiklik bulamazsın buyurulduğunu yazdık Mucize ile adetin haricine çıkıyor dedik Ama bu ise adetinde bir değişiklik oluyor demek değildir şöyle ki bu mevzuda bana kanaat geldi ki sen zannederim anlayamadın evvelden demagoji yaptın fakat kendinde şimdi kapıldın anlaşılandan uzaklaştın Bana diyorsun ki Vicdan sen Allahın adetinin değiştiğini söylüyorsun Hayır canım O kadar yanlıyorsun ki Kelimeleri bile farkında olmadan yamultumuşsun Allahın adetinde asla bir değişiklik bulmazsın buyuruluyor Allahın adeti asla değişmez denilmiyor zikredilen ayeti kerimeler üzerinde konuştuğumuzdan o ayetlerden Allahın adeti asla değişmez manası almak yanlış bir mütalaadır Adeti değişmez demek başka Adetinde değişiklik olmaz demek başkadır Adetinde demek adet edindiğinde çıkan neticede bir değişiklik olmaz demektir Birinde adeti değişmez manası çıkar Diğerinde ise Allahın Adet olarak edindiği şeyde bir değişiklik bulamasın manası anlaşılır Ki kainatta hiç zayi olmaz bunun tafsilatıdır verdiğimiz ayeti kerimelerin manasını konuşuyoruz Allahın adeti değişmez meselesini ilk başta konuştuk yazının sonunda da konuşacağız şimdi Tabiat Allahın sünnetidir Ne varsa her şey Allahın mülküdür İşte Kendisinin mülkü tasarrufu olan (sünnetinde)yani işlerinde yaptıklarında yani tabiatında (dizdiklerinde) asla bir değişiklik bulamazsın buyurulmaktadır Allahın adeti değişmez demek ise başkadır çünkü bu cümle cüzzi irade külli irade bahsine girmek için söylenmiştir şimdi ilimin şartı bilinen şeye olası ile tamamıyla vakıf olmaktır [Allahın sünnetinde asla bir değişiklik bulamazsın] ayeti kerimesinde ne mana çıkıyor şimdi Allahın sünneti: Allahın işleridir tabiatta Allahın sünnetidir sonra tabiat: yaratılış huy adet mizac manalarına gelir demek ki tabiat olan şeyin mizac huy adet yönünde dizilişi demektir mesela filanın tabiatı böyle deriz ötekisinin tabiatı şöyledir deriz demek ki tabiat diziliş demektir Adet ise usul tabiat manalarına gelir demek ki Allahın sünnetinde Asla bir değişiklik bulamazsın demek Allahın işlerinde yaptıklarında yani tabiatta adetinde yani koyduğu kurallarda asla bir değişiklik bulamazsın demekdir dikkat sünnetinde yani işlerinde yaptıklarında bir değişiklik olmayınca misal olarak 10 yaşında ki halin 90 yaşına geldiği zamanda bile değişikliğe hatta zayi olmaklığa bile uğramadan korunduğundan değişmediğinden o 10 yaşındaki tabiatındaki koyduğu kurallarda da bir değişiklik bulunmayacaktır anladın mı Allahın kendi şahsi uslubu olan cümleleri senin benim cümlelerimize benzemez namütenahi manalar içerir 2-keramet, mucize vs. ile gerçekleşn -fizikötesi- eylemler de yine kendi sisteminin kurallarına tabii olmalı değil midir. Evet peki kurallar kendi zatı için gerekli gördüğünden dolayı vaz edene tabi değil midir ? Yani Allahın iradesine ... 3-hiç bir eylem sınırsız kabiliyetle yada kanunsuz gerçekleşmez. 3= neden acaba iradesi olmadığından değil mi irade olmayınca sınırsız kabiliyet olsa bir eylem gerçekleşir mi * hayır mesela yüksekçe bir yerde taşın üstüne kaynar bir su döksen tas yerinden oynar mı oynamaz değil mi ne kadar sert sağlam dayanıklılık gibi sıfatlarıda olsa taştan hiç bir eylem gerçekleşmez ve yeni kanunsuz ve o kanunda (iradesiz vaz edensiz)olmayınca da hiç bir eylem gerçekleşmeycektir 4-şunu derim ki; şartları belirli olmayan hiç bir fonksiyon çalışmaz. 4= kast olunan mana yanlış o yüzden şöyle anlatalım şartlar şarta bağlanmış olanlar için geçerlidir şarta bağlanmış olanlar yine kendi gibi şartlı olan şeyleri şartsız müdahalede bulunamazlar o yüzden böyle söylüyorsun şarta bağlı olmayan Cenabı Hak ise ezeli ve ebedi yani şuanda olduğu gibi mevcudiyetinde bir değişiklik olmadığından varlığı kayıtsız şartsız olduğundan şu anda olduğu gibi olduğundan Onun yapacağı şeyler şarta bağlı değildir iradesine bağlıdır iradesine bağlı olarak meydana gelen şeyin sonuçunda ise mevcudiyeti değişmez ve şartların (kaçınılmazların) varlığı ise onu kendi zatı için meydana getiren zata dayanmaktadır yani vazeden (Allah) kendi zatı için kaçınılmazların varlığını lüzümlü görür bu kaçınılmazları da gerekli kılar şartların gerekli olması İlahın kaçınılmazların vücüduna gerekli olduğundandır oradan kazası ile tecelli ettiğindendir O Yüzden şartlar mevcudiyeti gerekli olanın mevcudiyeti kayıtsız şartsız var olanın Zatı için onun gerekli gördüğü için belirli olmuşlardır bundan dolayı Hhakkın isim ve sıfatına dair her bir şeyden şart gördüklerimize nisbet olunan vasıfların Hak sureti üzerine olması lazım gelmiştir (hulasa haksız hiçbir zerre yoktur) yani hulasa şartları (mümkün varlıkları) belirli olmayan hiçbir fonksiyon yani görev olmaz çalışmaz demek manası kast olunmuşaa doğrudur birde çalışmak kelimesinin ne demek olduğunu bildiğin zaman daha doğru mana alırsın 6-bu denklemin içindeki değişken ve sabitleri kendi mecralarında iradesiz bırakır. 6= yine irade bahsine girmişsin deniz iki irade düşüncesi : iki vücud (mevcut) iki faaliyet düşüncesi meselesidir demek ki Hakikat itibariyle tek bir mevcut olan Allahtan başka diğerleri misalimizle yürürsek dalgalar Her kudret ve iradeden mahrumdur Dalganın yani bizlerin ise bir şeyi irade etmesi fakat bir mani kuvvet biz o iradenin icabını fiile çıkarmaktan men etmesi bizimde itibari irade sahibi olmadığımız anlamına gelmez çünkü kimse gönlümüzden o iradeyi çıkaramaz seni o suretle iradeden men edemez işte insanın irade sahibi olması bu itibarladır elbete insan (((hakikat itibariyle Allaha göre)) her kudret ve iradeden mahrumdur haa insan nasıl mesul tutuluyor o zaman derseniz bunun cevabı irade ile igli başlıkta yazacağım 5-Allahın adeti (sünnetullah) değişmez -ki doğrudur- demişsin deniz deniz Allahın koyduğu kurallar değişir mesela bir alem var seması başka o alemde ne anlatacaksın bir gün var ki hiç kimse hasta olmayacaktır orada kimi tedavi edeceksin kıyamette bu alem o aleme değişecektir fakat bu alem değişmediği zamanda ki vaziyetinden hiç bir şey zayi olmadan korunacaktır mahfuz kalacaktır değişiklik bulamazsın kim ne yapmışsa değişikliğe uğramaz aynen mahfuz kalır kendiside seside tabiatıda huyuda o anki kurallarda da asla bir değişiklik bulamazsın Allahın adeti değişmez demek Allahın yaptığı şey (misal yaptığı şeyler arasında kurallarda dahil) değişmez (korunur) demekse doğru bir anlayıştır ve yine Allahın adeti değişmez demek Allahın ceza ve mükafat kuralları şahısa karşı değişmez demekse buda doğrudur fakat Allahın adeti değişmez demek bu gün bu an yaptığını kül halinde bütünüyle yarında yapar demekse bu batıl bir düşüncedir o her an yeni bir iştedir rahman 29 bu ayetten ceza ve mükafat kurallarında bile her an yeni bir iştedir manası çıkar |
||
|
||
| çok laf konuşmak istemiyorum. çok konuşulan laflardan anlamam gereken şeyleri bulmak da istemiyoum. az ve öz konuşuyorum. diyorum ki: 1. sistem: allahın adetleri. bana göre sünnetullah da denir. yani allah ın yöntemi. muhammedin sünneti gibi. allahın tavrı, usülü.. 2. sistem kurgulandığında kontolünden çıkar. bu şuna benzer. kum, çimento, demir, su vs. yi bir araya getiriyorsun ve kafandaki binayı yapıyorsun. bu malzemeler senin bina yapımındaki sünnetine tabi olup binayı halkederler. ama bir de bu malzemeleri bina oluşmasına sebep olan kanunlar var. kum, su, çimento birleşip harcı; harc da donarak betonu oluşturur. binayı yaparken .wefQWD QWQWEqQEqweE VAZGEÇTİM |
||
|
||
| VAZGEÇTİM demişsin söylediklerinin Açıklamasını yapamıyor musun sen ya açılımında hatalar gözükür diyemi Bana yazdıklarında çok şeyler yanlış anlaşılabilir diyerekten ben uzun uzun değindim deniz ama madem okumuyorsun kısa yazayım bare Deniz demişin ki Allahın adeti (sünnetullah) değişmez –ki bu doğrudur- Bununla şunu demek istemişsin Allahın bir amaca ulaşmak için tutuğu yol yöntem değişmez -ki bu doğrudur- demek istemişsin bu biraz akıl dış deniz ne yöntemleri var yeterki sen iste Allahın uyguladığı yöntem iradesine bağlıdır istediği gibi yönteminin üzerinde oynayabilir mesela Mucizeler evliyadan kerametler bunlar Adetin haricinde yani senin dediğine göre o yöntemin haricinde uygulanan yöntemlerdir o halde (Allahın adeti yöntemi değişmez) demek saçmalakmaktır bir de sana ayeti kerime ile anlatmaya uğraşıyım Allahın uyguladığı yöntemleri kafalar almaz Daha canlı anlaman için şöyle söyleyeyim kulunu kurtarmaklık için uyguladığı Yöntemler akıllara sığmaz Nisa Suresi 15.ayetinde [Allah onlara kurtulmak için bir yol (yöntem) buluncaya kadar evlerde alı koyun] buyurulmuştur ama sana göre deniz Allahın uyguldığı yöntemlerde değişiklik olmaz hep aynı olur değil mi bir kere etrafına bir bak bakalım daima yeni yeni şeyler görmüyormusun Bak buradaki güzellikleri de söylemden geçemeyeceğim Belki yazı uzun olacak ama ne yapayım Şimdi Ayette deniliyor ki [onlar ölünceye kadar yada Allah onlara bir yol buluncaya kadar evlerde alı koyun] şimdi Kolay mı zannediyorsunuz bir yol bulmasını baksana ya ölünceye kadar bekletin diyor yada ben onları kurtulmak için bir yol buluncaya kadar evet Kuranı kerimin ahkamı hiç kimse için tatile uğramaz yani hadi seni es geçelim olmaz o yüzden onları ölünceye kadar tutun ahkam kanun böyledir yahut onlara kurtulmak için bir yol buluncaya kadar evlerde alı koyun diyor Bir kere senin akılanı sığmaz Zira Allah kendi işe vaziyet ediyor Kolaydır Evet Allahsa ona göre her şey çok kolaydır dersiniz Evet çok kolay dır hem de senin bildiğin kolaylıktan daha kolaydır Amma Allahız hiçbir zerre yoktur O yüzden insan için kolay değildir o yüzden Allahın bizzat kendisi bir yol arıyor Sana daima mevcudat der sen filan fiilin failisin der (haksız hiçbir zerre yoktur herkes hakkını ister) Hiçbir mevcudat demese bile kendi gönlün sana der Sen filan fiilin failisin der içinde daima İşte Allah diyor ki kulum ben bir yol bulacam sen merak etme Kendini gönlüne de affettireceksin sen anlatabiliyor muyuz acaba Nisa 16 Tevvaben rahıym Tevvap demek kuluna tevbe yolunu öğretip o öğrettiği ile tevbe edeni affedici demektir Yani hulasa Allahın yöntemleri aynı demek olanı görmemektir o daima yeni yeni tecellilerdedir Çünkü Allah bir yarattığını bir daha yaratmaz Allahın yaratmasında tekerrür yoktur yenilik vardır O her an yeni bir iştedir rahman 29 ta buyurulduğu gibi Allahın sünnetinde (adetinde) asla bir değişiklik bulamazsın demek Allahın doğru görüpte yaptığı işlerinde işte ona sünnet denir işte şu gördüğümüz (sünnetinde) tabaiatınta bir değişiklik olmaz bulamazsın demektir Anlatamıyor muyuz ya hayret ediyorum Anlatıyorum anlatıyorum hiçbir şey anlamadan Bambaşka şeylerle karşılaşıyorum yani yaptığı şeylerin hiçbiri kainatta zayi olmamıştır bir yaptığı işlerde değişiklik bile bulamazsın buyurulmaktadır ama umumun çoğu burada yanlıştadır deniz Daha geniş açıklamasını senin üstündeki yazımızda var oraya bakarak değil okuyarak anlayabilirsin zannederim yine anlamadım dersen ben mazurum beni affet deniz kusura bakma sen kendin de bir şey arama |
||
|
||
| Bazen çok imreniyorum şu inananlara, gıpta ediyorum desem yeridir. Adamlar çözmüş işi ''ol deyince olabilirliğine inanmış, öl diyince de ölüneceğine'' bitmiş gitmiş. Bazen sorguluyorum kendimi, neden farklı düşünüyorum diye, sanırım algılarımız farklı, tıpkı bu gün o lanet saldırıda ölen ve öldürenler gibi, yine sanırım bu anlamda tek ortak paydamız öleceğimiz. |
||
|
||
Bazen çok imreniyorum şu inananlara, gıpta ediyorum desem yeridir. Adamlar çözmüş işi ''ol deyince olabilirliğine inanmış, öl diyince de ölüneceğine'' bitmiş gitmiş. Bazen sorguluyorum kendimi, neden farklı düşünüyorum diye, sanırım algılarımız farklı, tıpkı bu gün o lanet saldırıda ölen ve öldürenler gibi, yine sanırım bu anlamda tek ortak paydamız öleceğimiz. Niye yahu dogruluk payi yok degil aslinda, bak Eskiya filminin bir bolumu ne guzel anlatirdi olayi; Korkma, oleceksin, topraga karisacaksin butunuyle cicege hayat vereceksin falan derdi -tango buraya ugrarsa tam repligi verir- bir de boyle baksan ne dusunurdun? |
||