SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Dış Politika

Konu: Basayev "Çeçen terörizmi masalını" yok etti

Sayfa: [ 1 ]

16.08.2005 19:56:07
16.08.2005 - 15:45:46
Amerikan ABC haber kanalının, Basayev röportajını Rusya’nın tüm baskısına rağmen yayınlamasını değerlendiren İ. İçkeriev, bu röportajın, Rusların ‘Çeçenler teröristtir’ masalının sonu olduğunu belirtiyor. İşte, İçkeriev’in Chechenpress’te yazdığı yazı.


28 Temmuz’da ABC televizyon kanalı Basayev’in Babitsky ile olan röportajını yayınladı. Konuşma özgürlüğünün bulunduğu ve evrensel değerlerin kıymetinin bilindiği bir ülkede, bu sıradan bir şey. Yetkililerin demokratik ilkeleri savundukları, insan hakları ve özgürlüğe saygı duydukları bir yerde böyle bir şey olabilir. Ama böyle bir şey Rusya’da olamaz çünkü burada demokrasinin kırıntısı bile yok ve yetkililer insanlarla diyaloga girmekten bile korkuyorlar.

Bu sebeplerle, Basayev’in röportajının yayınlanması, Kremlin’de histerik bir tepkiye yol açtı. Eğer Basayev’in konuşması, Rus hükümetinde böyle bir alarma yol açıyorsa, bu Basayev’in Amerikan halkının önünde ‘uluslararası Çeçen terörizmi’ masalını da yok ettiği anlamına gelir.

O, Amerikan izleyicilerini, Çeçenlerin terörist olmadığına ve on yıldır sömürgeci Rus zulmünden kurtulmak için savaştıklarına ikna etti. Röportajın, Amerikan televizyon kanalında yayınlanmasından sonra, Rus propagandacılar, Rusya topraklarında işlenen her suçu akla uygun olsun ya da olmasın Basayev’e yüklemeye başladılar.

Mesela, Basayev Dubrovka tiyatrosundaki 150 rehinenin öldürülmesiyle, Beslan okul katliamında 300 den fazla çocuk ve yetişkini öldürülmesiyle ve Moskova, Volgodonsk ve Buinaksk’taki evlerin havaya uçurulmasıyla suçlanıyor.

Evet, terörizm kötüdür ve terörle de teröristlerle de kuşkusuz savaşmak gerekir. Bu konuda hiçbir uyuşmazlık yok. Bununla beraber saptırmaları, terörizmden ayırt edebilmeliyiz. Ve Çeçenlerin, Rusya’nın askeri, politik yönetimi tarafından söylendiği gibi terörist olmadıklarını anlamalıyız. Çeçenler, terörist Rus devletine karşı özgürlüğü ve bağımsızlığı için eşit olmayan şartlarda bir mücadele vermektedir yani Çeçenler insanlarını, dünya çapında terörist Rus devleti tarafından dağıtılmaktan koruyorlar.

Terör politik rakiplere uygulanan fiziksel şiddettir. 13 Şubat 2004’te Rus özel servisleri, Zelimhan Yandarbiyev’i öldürdüler, genç oğlunu da ağır bir şekilde yaraladılar. Bu olaydan sonra bütün dünya gerçekte kimin terörist olduğunu ve devlet olarak terörizmi kimin desteklediğini anladı.

Buna rağmen Rusya Federasyonu yetkilileri, özel servislerinin bu olaya karışmadıklarına, insanları ikna etmeye çalıştı. Fakat Katar mahkemesi, bunun tersini kanıtladı ve Rus özel servisindeki iki kişiyi 25 yıl hapse mahkum etti.

Bu, Rusya’nın bir terör devleti olduğunun şüphe götürmez kanıtıdır. Çeçenistan topraklarında günlük olarak, işgalci birliklerin, Kadirov ve Yamadayev’in askerlerinin, GRU ve FSB’nin yaptığı her şey terörizmdir. Mesela Borozdinovskaya trajedisi. Bu yerleşim yerinde Yamadaev’in adamları bir kişiyi öldürdü, birkaç evi ateşe verdi ve yanlarında da 11 kişiyi götürdü. (Bu kaçırılanlardan hala bir haber yok ama bazılarının, bu kaçırılanların çoktan öldürüldüğü ve Çeçenistan’da yüzlercesi bulunan toplu mezarlıklardan birine gizlice gömüldüğü yönünde endişeleri var.)

Diğerlerinin korkutulması amacıyla, masum sivillerin keyfi olarak öldürülmesi terörizm mi değil mi?

Putin’in Güney Rusya özel temsilcisi Dmitri Kozak, ilk konuşmasında bunun ‘eşkıyalık’ olduğunu söylemiş ve güvenlik güçlerinden sorumluların hemen bulunmasını istemişti. Ama Kremlin’in sahibi, asistanını susturdu ve bundan sonra bu tür açıklamalar yapmaya kalkışmaması için onu uyardı, Çeçenistan’daki suçlu ‘yönetim yapılarının’ işlerine karışmamasını söyledi. Birkaç gün sonra da bu itaatkar elçi, ses tonunu değiştirdi ve suçluların araştırılması hakkında, ‘Bu basit bir şey değil, bu olayla ilgili araştırmalar yapılması gerekli, ancak ondan sonra kimin suçlu olduğunu söylemek mümkün olur’ demeye başladı.

Yani, Çeçenleri mahkeme ya da soruşturma olmadan öldürmek, Kadirov ve Yamadaev’in hapishanelerinde onlara korkunç işkenceler yapmak, onların cesetlerini satmak olabilir, mümkündür ve Rusya, bunu asla ve kat’a terör olarak görmez.

Çeçen Bolşevik ihtilalcisi Aslanbek Şeripov, ‘Yetkililer insanları yıldırdı ve Abrekler de yetkilileri yıldırdı’ derdi. Bu cümle için yüzlerce makale yazıldı, hatta bu cümle uzun süre Sovyet ansiklopedisini bile süsledi.

Bu normal olarak değerlendirildi; eğer yetkililer insanları yıldırırsa, bu insanların temsilcilerinin de, yetkilileri yıldırmaya hakkı vardır.

Ama Modern Rus yönetimi, Çeçenlere karşı işlenen korkunç terör faaliyetlerine, yüz binlerce kişinin öldürülmesine sessiz kalıyor, Çeçenler karşıt faaliyetlerde bulunduklarında da tüm dünyaya acı acı bağırıyor.

Dubrovka tiyatrosunun ele geçirilmesi, Çeçenistan’daki soykırımın ne kadar korkunç olduğunu Ruslara göstermek ve onları uyandırmak isteyen Çeçen direnişçilerin gözü kara bir adımıydı.

Tüm suçların soruşturmalarında, ilk olarak suçun sebeplerini ve rastlantısal bir bağı araştırırlar. Bu olayda Kremlin, Dubrovka tiyatrosundaki rehinelerin ölümünden tamamıyla sorumludur.

Çeçenler sadece rehine aldılar ama rehineler de Çeçenlerle beraber Putin’in emriyle Rus güvenlik güçleri tarafından kullanılan zehirli gazla öldürüldüler.

Kimin hatası daha büyük? İnsanları rehin alanların mı ya da başka seçenekleri varken onları öldürenlerin mi?

Ve bu durumda terörist kim? Halk, Kremlin’in, rehinelerin ve arabulucuların isteklerini reddettiğini biliyor. Bununla beraber Rusya Federasyonu öldürücü ‘putin-gazı’na başvurdu ve özel birlikler tiyatroda, fırtınalar estirdi. Ve sonra saldırganlar, savunmasız bir şekilde bitirildi. Tıbbi müdahale sonucunda, sağ kalanları bile öldürdüler.

Buradaki çelişki, özel servislerin yarı ölü insanları öldürmesi değil, bu onların görevi. Buradaki çelişki, içinde insan hayatı en öncelikli madde olarak tanımlanan Rusya Anayasası’nın uygulayıcısı Putin’in serinkanlı bir şekilde kendi vatandaşlarını öldürmesi. Putin onları sadece ve sadece Çeçenistan’daki katliamına devam edebilmek için öldürdü.

Ve dahası sinik bir şekilde de olsa, ‘Dubrovka operasyonunu başarılı bir şekilde sonuçlandırdıkları’ için, yani kendi vatandaşlarını öldürdükleri için görevlileri kutladı. Sadece terörist olarak doğmuş ve terörist bir ülkeye liderlik eden biri, böyle bir durumda, bu şekilde davranabilir.

Tebrik edildikten sonra bu görevliler sadece vicdanlarını sızlatmamakla kalmadılar, kameraların önünde bir de gururla poz verdiler.

Sorun şu; uzun süredir terörist Putin’in uşaklığını yapan bu kişiler, aslında insanların güvenliğini sağlamakla görevliler.

Beslan trajedisinde, bütün bunlar daha geniş çaplı bir şekilde tekrar etti. Okulu ele geçiren Çeçen direnişçiler, Rus yönetiminin ve uluslar arası toplulukların, gerekli önlemlerin alınması ve Çeçen soykırımının durdurulması için harekete geçmesi çağrısında bulundular daha doğrusu bulunmak istediler.. Ama bunu yapmalarına izin verilmedi. Ve tekrar rehineler kayboldu, çatışma sırasında, ağır silahlar kullanarak her yeri yakıp yıkan güvenlik güçlerinin hataları nedeniyle bir sürü rehine param parça oldu.

Gelişmiş toplumlarda, bu tür olaylarda, rehinelerin sağ olarak serbest bıraktırılması için her şey yapılır. Görevliler, bir süre güvenlik güçleri okulun etrafına baskın için yerleşene kadar rol yaptı. Birlikler yerini alır almaz da, okul binası içindeki bir patlama, sonra her taraftan rehinelere ateş açılması. Sonuç, birkaç yüz kayıp. Putin’in başı olduğu Rusya yönetimi, bu toplu katliamdan sorumludur.

Osetya’da yapılan davada, okuldaki rehinelerin federal güçler tarafından nasıl öldürüldüğüyle ilgili detaylar tek tek ortaya çıkıyor. Şahitler ve rehineler, 250 kişinin ölümünden direk olarak federal güçleri sorumlu tutuyor ve Kremlin tarafından Şamil Basayev’e yüklenen bütün bu suçları, reddediyorlar.

Moskova için, Beslan, Durukova trajedilerinin, Moskova ve Buinaksk’taki evlerin havaya uçurulmalarının Basayev’e yüklenmesi münasiptir. Şu açıktır ki, Putin Çeçen soykırımının ve kendi halkının kasıtlı olarak öldürülmesinin sorumluluğunu üstlenmek istemiyor. Ama er ya da geç, Putin ve KGB ekibi, işledikleri bütün bu kanlı suçlardan dolayı uluslararası mahkemenin önünde hesap verecekler.


CP/ CA/ AK


Sayfa: [ 1 ]