|
||
| Özgür bir forum kurulmuş bu çok güzel. de kardeşim iyice arabesk forumuna dönüşmüş vaziyette. Benim aradığım Şey AS Neil'i, Ursulla Leguini ve diğer Özgürlükçü hümanist teorileri tartışabilecek. İnsana inanan İnsanı seven kişiler. Ben İnsan doğasının temelde iyi olduğuna ve eğer izin verilirse bu temelde iyi olan canlının Hem gezegeniyle hem çevresiyle barış içinde olabileceğine inanıyorum. Bunu gerçekleştirmenin yolu eğitim sistemini, hukuk sistemini, siyasal sistemi temelden değiştirmek. sürekli doğayı ve insanları şuna buna uyarlamak yerine birazda kendimiz uyum sağlamak. kendimize uyum sağlamak kendimiz olabilmek. Bugün Fight clubü izliyordum. bi sahnede Tyler Duranın elini tutup üstüne asit dökmüştü. Herifin eli cayır cayır yanarken Tyler buna tokat atıyordu. Anda olmasını söylüyordu. gerçeklerden kaçmayıp, zihninden çıkması için. Sahip olmak, tüketmek, kontrol etmek üzerine kurulu sahte kimliği çöküyodu adamın... Benim Tylerden farkım Tyler "siz özel değilsiniz" diyordu. İşte buna katılmıyorum. Evet Mülkiyet diye bir şey yok ve biz hiçbirşeyin sahibi değiliz ve "sahip olduğumuz şeyler sonunda bize sahip oluyor". Fight Club diyip geçmeyin çok ciddi mesajlar var o filmin içinde. Kafamda dönüp duran düşünceler var. Ben ruhani şeylere de inanırım. Ateist değilim. ve 2 yıl önce Psikoterapiye gittiğimden beri artık bilime de inanmıyorum. Neil Psikanalize sıkı sıkıya inanan biriydi, ben değilim. Ama avustralya aborijinlerinin bizden daha sağlıklı bi toplum olduğu ortada ve Summer Hill okulunun benim okulumdan daha sağlıklı bir ortam olduğu ortada. Özgürlük insanda Sorumluluk bilincini geliştirir. özgürlük ile gelen mutluluk anda olmayı sağlar ve farkındalığı artırır. Farkındalık ve sorumluluk hissi sevginin doğru biçimde ifade edilmesini sağlar. Toplum o düzeye geldiğinde bi tarafta açlar bi tarafta parasıyla ne yapcağını bilemeyen adamlar olmaz. asgari ücretin 350 milyon olduğu ülkeler ve bu ülkelerde saati 100 milyon olup senelerce gidilip hiç bi boka yaramayan psikoterapiler olmaz. Zenginlerin sefaletine bi bakın adamlar avuntuyu nelerde nerelerde arıyolar ve asla bulamıyolar ve çöp doplayıcısının iç huzurunun yarısına bile sahip olamıyolar. Bu adamlar gücü elde tutuyolar en fazla sahip olma yarışına girip paraları mülkiyeti istifledikçe istifliyolar. Dev petrol şirketleri petrol yakıp gezegeni ısıtıyor ve gelecekteki anarşist devrimin on bin tane fight clubün veremiyceği bi hasarın oluşacağı küresel ısınmanın sonuçlarını hazırlıyolar. Bütün Bunların tam ortasında yer alan ben kafamı kaşıyıp kaşıyıp düşünüyorum. düşünüyorum çünkü dışarı çıkıp dolaşacak arkadaşlarım yok. benim lise arkadaşlarım üniversite bitirdi. 1-2 sene içinde iş hayatına atlıycaklar, bazıları atladı bile. sonra evlenecekler, çocuk yapacaklar vs... BENDEN BAŞKA KİMSENİN SİKİNDE DEĞİL Kİ!! Deniz acizlikten söz etmiş. ne acizliği? Güç benim elimde. güç bizim elimizde. evet bu gezegeni yaşanır hale getirmek 1 gün içinde küresel ısınmayı durdurmak orman katliyamlarını polisi kucağındaki çocukla döven dilencileri durdurmak mümkün. Bu gayet olanaklı. Gereken şey irade. peki İRADE NERDE? ne güzel açmışsınız bölümleri KOMÜNİZ, ANARŞLİZM, FAŞİZM. faşizm artık bu dünyada kalmadı DUCE öleli yarım asırdan fazla oluyor. Anarşizmin adı çok güzel istanbulda bu konuda eylem yapan 3-5 tane Junkie var. da ben Komünizmden söz etmek istiyorum. Bu ülkede komünizm hiç olmuş mu? Geniş Halk kitlelerinin gözünde, türk halkı açısından Materyalizm var olmuş mu ki komünizm olabilsin? &( kuşağı bu ülkede olabilmiş mi? Ankara İZmir ve İstanbulda bi ara bişeyler olmuş. Bugün kürt bölücülüğünü savunan komünistler o zamanlar kızıl orduyu Ankarada yürütmek istiyolarmış ve Kürt-Türk Karışık Ülkücülerle sokak çatışmalarına giriyolarmış falan... Kürt Ülkücüler varmış yaw. Sonra İslamcısı şusu busu herkes bişeylere inanıyo, ağzı olan konuşuyo ve gerçek anlamda düzene muhalefet olacak bi iş yapılamıyo. Düzene Muhalefet olmak bi yana Ülkemizdeki Sivil toplum kuruluşlarının çoğu da Yapaylıktan kurtulup ciddi anlamda "iş" çıkartamıyo. TEMAyı aradım geçen gün. Yazın tatildeymiş herifler. perşembe günleri toplantı düzenliyolarmış ancak faaliyet olarak bi iş yapmıyolarmış. Böyle bir iki yeri dolaştım. Bi sürü yeri dolaştım. Toplumsal sorumluluk bilincimiz ne kadar gelişmiş. yani ceza evinde ölüm orucu yapan o kadar insan var. dünyada ülkede o kadar sorun var bu insanlara yardım etmeye yönelik niye bi sikim bişey yok o zaman? Dini inançların yobazlığın çağı geldi geçti. sonra akıl çağı başladı ve bitti. Bugün insanlar kendi içlerine dönüp kendi güçlerini kulanarak bişeyler yapmaya yeni yeni başlıyolar. En azından deniyorlar. 6000 senelik tarihin sonunda gelinebilen nokta bu işte. Benim gelebildiğim nokta da bu. Kendime yardım edebilirim. yakınlarıma yardım edebilirim. Bir bakıma hepimiz terkedilmiş istenmeyen çocuklar gibiyiz. Çıkış yolunu soluklanmayı Homurdayan bir aletin karşısında arar olduk. O olmazsa televizyon var. AT sırtında dümdüz ovalarda koşturup rüzgarı tenimizde hissetiğimiz günler nerde kaldı? Maya takvimine göre dünya 2012 yılında tekrardan dümdüz olacakmış. böyle bişey ne kadar iyi olur. Çıplak dolaşıp nehirde biraz balık tutarız... Asıl sorun medeniyetin yıkılıp yıkılmaması değil. asıl sorun tüm bu buluşların, icatların kime ya da neye hizmet etiği? Nedir bütün bunların amacı yaz? üretip tüketme robotumuyuz? üre öl üre öl... nedir bu kardeşim? Mutlu yaşıycaksak amaç mutlu olmaksa bunun için çalışmıycakmıyız? Mutlu olmanın yolu güneşin altında etlerimizi pişirmek güzel yemekler yiyip tatil köyünün eğlencelerine katılmak mı yoksa gelecekte bunları yapabilmek için oturup sabah akşam ders çalışmak mı? İnsan Sahip olduklarımıdır? Olduklarımıdır? Böyle basit bilgelikten yoksaunsak ve bunu tartışıp öğrenebileceğimiz bir felsefe sitesi özgür düşünce zemini arabesk sitesine dönüştüyse o zaman umut nerde? Umut dedim. Benim dolaştığım sivil toplum kuruluşlarının hepsi umut üzerine kurulu. "biz bugün bu kadarını yapalım da belki yarın biri gelip daha iyisini yapar". ama kardeşim sen şimdi burada yapmazsan zaten o şey yapılmamış olur. Umut etmeyi bırakın. 5 dakka sonra varmıyız yokmuyuz bunu kim biliyor ki. Şimdi varız burada varız. ne olursa şimdi burada olur. şimdiden başka bir zaman dirimi yok. Döktürdüm iyice gene de iyi oluyo bu stresi alıyo. Benim bildiğim aciz adam yazmaz. acizsen acizliğini bil deniz ve öl. aciz adam yatıp ölür. Ben yaşıyorum ve yapabileceğim bir sürü şey var. Ben bi sürü ilginç şey biliyorum ve bir sürü ilginç şey düşünüyorum ve bunları paylaşmak istiyorum. diğerşeri de bi sürü ilginç şey biliyor ve onları da dinlemek istiyorum. Felsefe ekibi tatile girmiş. Neden oraya gidemeyenler kendilerini burada ifade edemiyor. Yani benim yazdığım bi takım mesajları ne güzel de sildiniz. forumda bir sürü saçma sapan gereksiz konu başlıkları, kendine acıma dolu, akıl hastalığı kokan mesajlar var. acaba bunlar temizlenip arşivlenemez mi? Burası biraz tanıtılamaz mı? özgür kimsenin kimseyi atmadığı forum olmayı sürdürüp aynı zamanda seviyeli yapıcı yaratıcılığın sergilenmesini teşvik edici bi web sitesi haline getirilemez mi? ben okumak istemiyorum bazı mesajları yaw. ya da bunun için özel bölüm olmalı. burası biraz temizlenmeli. aciz hisseden kendine acıyan, hayattan bıkmış mesajları bi başka yere yazamazmısınız? ayrı bi yere taşınamazlar mı? Bunu diyemem işte. insanlar olmak istedikleri gibidir. ama aynı zamanda toplumun onları o hale getirdiği şeydir. çevrenin yaptığı bişeydir. Ama buna rağmen kendi özgür iradeleri var ve değişmeyi seçebilirler. ve değişmeyi seçmiyolarsa buna saygı göstermem gerekir. Ve tabi yaratıkları düzene de. ama bu olanaksız. Bu böyle olmaz. çok ilerledik ama bu yeterli değil. Yapayanlız vaziyete kutu gibi evlerin içinde ekranlara köle olduk. birbirimizden kopup yabancılaştık. komşumuzu tanımaz hale geldik. Toplum zıvanadan çıkıyo ve akıl doktorları bu adamları bi güzel darpıyo ve kardeşim bu kargaşanın çıkışı nerde ben onu arıyorum. internette değil. kitabın içinde değl. televizyonda değil. sistem seni kendine çekiyo. toplum mal gibi bilinçsizse o zaman sen kendini kurtar diyip bilinçsizlere karışıyosun. Tek yol devrim falan değil ama mal gibi yaşayıp mal gibi ölmek de istemiyorum. bi şekilde bişey yapmam gerekiyo. yapmak için burdayız. da ne yapmalı nasıl yapmalı sorun orda. adam bana faaliyet yok diyo. nokta. faaliyet yok. kışın da benim işim var amına kodumun çocuğu nasıl faaliyet olmaz? tek faaliyetim şimdilik benim bu yüzden. ve besleniyorum. ve büyüyorum. ve ilerliyorum. başka bi faaliyetim olcak mı acaba? fransada yaşamıyorum işte. işci de değilim ki sendikaya giriyim. çözümü önce arıyorum sonra buluyorum. bir soru bir cevap şeklinde oluyor bu. teker teker aşama aşama. cevapları arıyo insan. cevap bulabileceği yerlerden biri olmalı burası. Çünkü kafamda dönüp duran bir soru var. Buradan göçüp gitmeden önce burayı daha iyi bi yer haline getirmede ne kadar katkım oldu? Çünkü cahil kitleler o kadar da cahil değil ve bence ne istediklerini gayet iyi biliyorlar. onlar yavaaaşca ilerler ve bu arada ayaklar altında kalanları birinin kaldırması lazım. 1 senedir canım ağaç dikmek istiyor. da bunu yapabilceğim bi yere denk gelmedim işte. bana hitap edeni arayıp duruyom ama fransa da yaşamıyom işte. yok! toplum o düzeyde bile değil yaw. Komünist ve anarşist ütopyayı alıyo adam onu kadek haline getirip devlete kurşun diye sıkıyo. Batılı ondan daha akıllı değil. o da ANarşi karnavalı düzenleyip küresseleşme karşıtı toplu sirk gösterisi düzenliyo. da hala liberalist kapitalist değilim. olamam da. ben insana inanıyorum, sevgiye inanıyorum, özgürlüğe inanıyorum. gerekirse tek başıma kendi kendime inanıyorum. BEnim bütün bu derdimi anlatacak bi muhatabım bile yok yaw. O kadar çok okudum ki kimse dediğimden bişey anlamıyo sanki. Benim Komünist ya da solcu bi sürüm falan da yok. Öyle kendi kendime geziyom. O açıdan deniz benim bile aklıma gelmeyen böylesine iğrenç düşünceler senin nasıl kafandan geçebiliyo yaw. lan ben yanlızım lan yalnız. askerden beri kimseyle konuşmadım desem yeridir. ve artık sikimde bile değil. burası da sikimde değil. hiçbişey sikimde değil. Kendimi buldum bi nevi. Hayata güveniyorum. yaşamı seviyorum ve hepsi bu. Ben artık kafasız sürünün tarafındayım. kapitalist olamadım. tüketici de olamadım. Bence Maneviyat önemli, sevgi önemli, gerisi beş para etmez. TEMAya ben bayağı bi bağış yaptım. kulanırlarsa kulanırlar kullanmazlarsa kullanmazlar. kendimi de sundum gönüllü olarak. da adam istemiyosa ben napıyım? faaliyet yok diyo herif. yoksa yoktur. Fight Clubun cevabı Sorumluluk. Ben kadınların yetiştirdiği bi nesil değilim. ben kendini yetiştiren bi nesilim. Önceki nessillerin hepsinden 68 kuşağı buna dahil, daha fazla özgürlüğe sahip bi nesilim. ve doğal olarak onlardan daha bilinçli ve zeki bi nesilim. 68liler akıl çağında kaldı ben burda yeni çağa giriyorum. ortalıkta kalmış zavallı piçler değiliz. "dans eden ve oynayan değersiz et parçaları" da değiliz. ve ne olmak istersek o oluyoruz o yüzden bence ne kadar iyi bişey olmaya karar verirsek o kadar iyidir. aciz falan deği,lim ben Amadeus. Ok yazın faaliyet yokmuş. Bi de sonbaharda sorarım bende bakalım ne yapıyolar. Bizim aciz olma lüksümüz yok. yani var. kapitalist olanın sürü içinde yaşayıp gidenin tabiiki var. ama hem topluma muhalefet olup hem de aciz olamazsın. Fight clubcüysen fightclubcü olacaksın. fightclubcü gibi yaşıycaksın. da ben gene kendi adıma konuşayım. en iyi kendimi tanıyorum. bende yok öyle bi lüks deniz. sen istediğin kadar aciz ol. nefes alabiliyosam aciz değilim demektir. aciz yazılar yazanlar konusunda da buranın sahibinin dikatini çekmek istiyorum. bunlar beni dibe çekemez ama bu siteyi dibe çeker bence. |
||
|
||
Alıntı ben insana inanıyorum, sevgiye inanıyorum, özgürlüğe inanıyorum. gerekirse tek başıma kendi kendime inanıyorum. burası özellikle çok güzel... döktürdüm iyicene demişsin ya...gerçekten de öyle olmuş. ama Leo olumsuz dediğin yazıların çoğu olumlunun farklı bir arayışıdır.Mesela bahsettiğin yerde ; deniz ben acizim dememiş...sana göre aciz olmam benim umurumda değil-beni böyle durduramazsın demiş. herkes senin gibi "olacağına inandığı ve buna uğraştığı için" yazıyor belki de... insan önlenemez bir düşüşün piyonu değil..geleceğini yaratabilme gücüyle donatılmış. ancak yol zor olmayacak demek değil bu...bazen yıkılacak...yıkıldığında da bunu kendini yıkanalrı zedelemek için özellikle ,haykıracak. yani senin olumsuz dediğin yazıalrın çoğu acizliğini kabulleniş değil,kendine uygulanana şiddeti geri yansıtıştır. yazılara deli gömleği giydirilemez sanırım. çünkü normalin sağlıklı bir tanımı yok...olsa daha kötü-insanın paket kişilikler halinde sunumuna dönüşür bu. ama beni insana ve hayata ve başarabilmeye inanışın çok etkiledi.. bunu yitirme...sana aksini söyleyenler genelde bir zamanlar sevgiye şuna buna inanıp başkaları inanmadığı için yollarından dönenlerdir. başkası için kendinden vazgeçenler. sen bunu haykırmayı sürdür-dilerim. insan ölüm ve doğum arası üremeye mahkum bir robot değildir..İnsan Mümkündür! ![]() |
||
|
||
| Yaw Leo sen ne büyük adamsın bilmezsin sen. En zor zamanlarda seni görmek herzaman yüksek ihtimal içerir. Yazın çok güzel. Ama sanıyorum ki sen de dahil çok az insan beni tanıyor. Ben buzun da dediği gibi hiç bir zaman kendimi aciz görmedim. her zaman karamsarlığa ve negatifliğe karşıyım. ben acizim demişsem bunu güç anlamında kullanırım. ama iç enerjim tanıdığım çok az kimsede var. ben inandığım şeyleri inandığım sürece bırakmam. bir şeyi yapmaya çabalamak netice almaktan önemlidir benim için. sıfır foruma ve kendime inancımı hiç yitirmedim. ben sıfır forumu değil geriye gitmesi, duraklaması ihtimalinde bile silerim. hele amaçlarından saptığını anladığım an formatı atmakta tereddüt bile etmem. eğer ben inanıyorsam bana inanan insanaların da inanması lazım. bana inanmayan insanların yaptıklarıma inanmasını beklemem. herkes kendi yoluna. benim yolum bu. benim yolumu ancak benimle olan insanlar paylaşır. ama bazen oluyorki -ki çoğunlukla bu oluyor- yanlış yorumlanıyor ben ve yaptıklarım. eleştiri alıyorum. ama şu var; ben kendimi biliyor, inanıyor ve güveniyorum. hiç kimseye güvenmek zorunda değilim bu yüzden. tüm yaptığımı kendim için yapmış olmam ve kendimi beslemenin karı bile yeter. ama olup biten bunla sınırılı değil. ne güzel demişsin. tema için, ağaç için, vs. için çaba sarfediyorum ama bir kurum bulamıyorum. sen yalnız değilsin. ben insana iananıyorum. evet insansılar var. onlara "ins" ön eki bile kullanmak ağırıma gidiyor. onlar kainatın yüzkarası yaratıklar. fakat biz de varız. bu dünyayı var eden bizleriz. biz varedicileriz. varediciler her dile, her elbiseye bürünseler de ben görürürm onları. bu yüzden aptal siyasal, kültürel, sınıfsal ayrımları gözardı ederek iyilikler peşinde koşanlar için kurumlar yaratmak ve bu gücü fonksiyonelliğe dönüştürmek için çabalamak gerekir. sıfır ben değilim. burayı vareden 50 ye yakın aktif yazar sıfırın ta kendisi. eğer arabesk ise bu sizin eseriniz. iyiyse de sizin. ben elimden gayreti gösteriyorum. sen az da beni ve sıfırı eleştirenlerin neler yaptıklarına bak. unutma meyva veren ağaç taşlanır. çorak ağaç tatile girse yada full çalışsa ne yazar. ben kendime ve yaptıklarıma inancımı kaybettiğim an diyeceğim ki. tüm bunlar boş işler. hadi dağılın. ama o zamana kadar hep birlikte buradayız ![]() |
||
|
||
| Benim bu tür yazılarımı fazla ciddiye almayın bence. Sadece psikolojik bi mod bu. Şimdi başka bi moddayım gene yazcam. canım yazmak istiyo işte. Ben hiç kimseyi eleştiremem. radyoyu açın bakın. şarkıların %90'ı şu veya bu şekilde bir olumsuzluk içeriyor. Frank Sinatranın "singing in the rain" tarzı şarkılar ne kadar az. Şu anda bu tür şarkıların koleksiyonunu yapıyorum. İnsanlar çamurda yuvarlanmaya bayılıyor. eylemsiz eylemsiz oturup son "vah ben ne yazık insanım" diyolar. İnsanların sorumluluk duıygusu tam adını koymak gerekirse sevgi potansiyelleri arttıkça mutluluk oranları, aile durumları, para durumları artmasını istedikleri her neyse bir şekilde artıyor. Uluslararası alanda bi bakın. Çocuklarına en fazla özen gösteren insana en fazla değer veren ülkeler dünyayı yönetirken, 15 tane çocuk yapıp çocukları sokakta dilenmeye gönderen ülkeler en fakir konumda. Ki Batı materyalist mesela, Hindistan ise ruhsal-manevi anlamda dünyanın en ileri ülkelerinden biri. Ama pratikte İnglizlerin 1-800 çocuk taciz hatları, işsizlere iş bulma kurumları, muhtaç insanlara yardım eden sosyal devlet anlayışı vs leri var. Maneviyet yokluğu nedeniyle inglizler hintlilerden daha mutsuz, daha çok suç işleniyor, çok daha büyük oranda hayali zihin ürünü sorunlarla uğraşıyolar... ingliz eyleme geçmeyi biliyo, Hintli teslimiyeti biliyo. ikisini birden bilebilene ne mutlu. Amadeus sen hala "onlar" ve "biz" terimini kulanıyorsun. bi defa biz kimiz? onlar kim? Faşistler ve solcular sadece sizin zihninizde var. gericiler ve ilericiler de öyle. Ben hiç gerici tanımıyorum. Kadınlar için balık adam çarşafı çıkarmışlar bi tane. onu giyip denize girenler var. ben bunda bi gericilik görmüyorum. O denize balık adam entarisiyle girmek istiyo. bunun ardında bi sebep falan yok. Öyle yapmak istiyo. Yola mayın döşeyen de solcu olduğu için döşemiyo. o anda yola mayın döşemeyi seçtiği için yola mayın döşüyo. dimi? ben eğer istemezsem buraya bunları yazmam. yazmak istersem de yazarım. mesele bu kadar basit. Biz ve onlar ne o zaman? Sadece ilerleme denen bişey var. misalen ben şu anda sıgara içiyorum. Onu bırakıp yerine yararlı bi alışkanlık koymak ilerlemedir kendi açımdan. Böyle böyle insanlar gelişip, dönüşebilir. Benim kışın okulum var. şimdi boş vaktim varken Tema 3-5 akılıca proje üretip beni de içine katabilir. Bu olduğunda Temanın ilerleyip gelişmiş olduğunu söyleyebiliriz. 70 milyonluk ülkede bu tarzda insanın keşke hepsine vaktim kalsa diyebileceği kadar olumlu, ciddi işler yapıp ortaya koyan bir sürü sivil toplum kuruluşu olabilir. bu kuruluşlar "küresel ısınma tehdidi henüz bitmediğine göre bizim faaliyetlerimiz de bitemez" diyebilir. Bu olduğunda toplumun değişmiş ve dönüşmüş olduğunu söyleyebiliriz. Yoksa Bushun Irağa girmesinden bana ne? amerikan halkının seçtiği adam kendi ülkesine terörist yetiştirip tehdit eden bi diktatörü devirip yerine demokratik bi ülke bırakıyosa ben bunu desteklerim. Küresseleşme ile dünya gitgide birleşip değişik halklar yakınlaşacaksa, yerellikten çıkıp gezegen olmaya yöneleceksek bunun benim açımdan hiçbi sakıncası yok. Ama mesela hidrojen gibi bi enerji kaynağı 70 yıllardan beri icat edilmişken. 1 kişi bile fosil yakıt tüketimine karşı çıkmıyosa bu nedir? Ben düşünüyorum. yani Bilim teknikte okuduğum yazıları yanlış mı anladım acaba. acaba hidrojen henüz gelişme aşamasında bi enerji türü mü? öyleyse ruslar nasıl oluyorda 70 li yıllardan beri bunu roketlerinde kullanıyor ve nasıl oluyorda petrole çalışan arabalardan çok daha verimli hidrojen arabaları var? Yok adam "katil bush ankaraya gelme" diye kasket takıp sokakta dolaşmak istiyor. Irak meselesi yüzünden türk polisinin cobunu tatmak istiyor. Öyle seçiyor! Bunu gören potansiyel solcu yiyip içip beslenmeyi seçiyor. ben seçmiyorum da yani... her şeyin en iyi açıklaması zaman. zamana bırakıcaksın. çünkü evvrim denen bişey var. ilerleme denen. kendi adıma şimdi ne yapabilirim diye düşünüyorum. Fight Clubden de çok etkilendim. Tylerin patronuna yaptığı şeyin aynısını bizim hocalara yapcam okul açılınca. böylece seneye yazın böyle mal gibi kalmam. da ben tylerin patronu olsaydım o herifi ta baştan kovardım. kendi şirketime suratı morarık adam istemezdim. Fight club olaayının da bi başka boyutu var o da bedensel boyutu. omuzlarım tutulduğu için bi süredir spor yapamıyorum. da bi yerde tyler şöyle diyor "vücut geliştirmek sadece mastürbasyondur", "spor salonunda vakit geçiren adamlara acıyorum", "ilk geldiğinde adamın poposu yastık gibiydi 1 hafta içinde demir gibi oldu", "-yardım gruplarına hala gidiyomusun? -hayır çok daha iyi bişey buldum, ilk kural, bundan kimseye söz etmemek, ikinci kural...- biliyorum bob bende üyeyim" Özelikle birinci CD de Fight club gayet olumlu bişey olarak ortaya çıkıyo. adamların doğası uyanıyo bi nevi. kendi doğalarına dönmüş oluyolar. çünkü kalp damar sağlığının yerinde kalması veya kendini kızlara beğendirmek için spor yapmak var. bi de fight clubdeki gibi, tıpkı ilkel insanlarda olduğu gibi sağlam poponun ölüm kalım meselesi olduğu için spor yapmak var. Mayışıp kalmışız peynir gibi. 2-3 asır öncesinin erkekleri bizi kadın zanedebilirdi. En azından o konuda yokluk çekmiyorum, ankarada boks klüpleri var. istediğim zaman suratımı dağıtacak adam bulabilirim. sadece benim seçimime kalmış. Filmin mesajı çok hoşuma gitti. testis kanseri olan bob mesela ostrojen tedavisi görmüş bi şişko, memeleri falan çıkmış. ne işin var kendine yardım grubunda. gidip orda ağlıyo falan. git biraz boks yap. diğerinin suratı darmadağaqan olmuş. adam anlamış o surattan fazlası olduğunu. anda olmayı öğrenmişler bi şekilde. gerçek hayatta da spor yapan kişiler sevimli ve sempatik oluyo. spor yapmayan adamlar da kasıntılı ve uyuz oluyo. bu da extrem bi spor sonuçta. ama bungee jumping gibi de değil. bu mgerçek. çünkü biz özünde avcıyız. avcı olarak design edildik televizyon şişesi olarak değil... gidip bi daha izliycem. bu kısmı ben çözdüm ama zihnim çözemedi işte... filmin ikinci bölümünde tozutuyolar. bok var onun bunun evini yakıp bomba koyup iş yapıyo sanki. "elime tüfek alıp türünü korumak için çiftleşmeyen her pandayı vurmak istiyorum" diyo bide manyak herif. arabanın arkasına "recyle your animals" falan yazmışlar. ne kuyruk acıları varmış yaw... Adam öyle bi tarikat kuruyo, millet de o kadar keriz 3 gün kapısında bekleyip giriyolar tarikata falan. adamların işi gücü yok medeniyeti yok edecekler. medeniyet. medeniyet doğaya pek çok açıdan aykırı. çözdüm galiba. medeniyet doğayla uyumlu değil. hala doğayı hükmedilmesi gereken yönetilmesi gereken bişey olarak kabul ediyo. onunla bir olmaya onunla uyum içinde olmaya çaba göstermiyo. A.S:Neil de aynı şeyi anlatıyo. Çocuğu okula uydurmak yeriine okulu çocuğa uydurmak. "kıyamet projesi" de insan zihninin doğal olmayanı dpoğal hale getirmeye yönelik bulduğu çözümlerden birisi. Şu kliplerin haline bakın yani, Modern sanat ile ilgisi galerileri dolaşın, şehirciliğe bi bakın. eski yünan mimarisi, Roma heykelciliği filan nerde? İnsan doğadan kopamaz. maya takviminin 2012 kehaneti de o yüzden gerçek olabilir. başka bi olasılık zaten yok çünkü psikiatrların elinde verebilecek bi ilaç kalmadı. küçücük bi velet eline silah alıp çatıya çıkıp sınıf arkadaşlarını vuruyo amerikada yaw... doğamıza dönüp gezegeni iyileştirmeliyiz. çok fazla çocuk kalmış yetişkin var. bi bakıma hepimiz çocuk kalmış yetişkiniz. da bi noktada silkelenip yetişkin olup, sorumlu olup,, gezegene çevremize, kendimize ve herşeyden önce kendimize iyi davranmaya başlamazsak tür olarak normalde skip edebileceğimiz bazı aşamaları yaşamamış oluruz. "bırak her şey düşeceği yere düşsün" diyor tyler, çok doğru konuşuyor kendileri. insan zihni bir tarla. sen o tarlaya çaresizlik ekersen çaresizlik yetişir. bu da fight clubde olmayan benim bildiğim bişey. ben zihnime ne toplamak istersem onu ekerim. zihin bir göldür ve her düşünce bu göle düşen bir damladır. oraya nefret ekersen nefret sevgi ekersen sevgi biçersin. korku dolu düşünceler düşünürsen korkak, güven dolu mesajları depolarsan öz güvene sahip biri olursun. -arabesk dinlemiyom çünkü o şarkılardaki gibi olmak istemiyorum. türünü korumak için çiftleşmeyen pandaları vuracaksanız vurun. bu dünya bana da kalmıycak bi gün ölüp gidecem nasıl olsa. da bunu yapmak zorunda değilsini<. yani seçenek denen bişey var. toplum daha bilinçli olsa, arkadaşlarım komşularım daha bilinçli olsa kendim daha bilinçli olsam o zaman daha rahat ederdik pandaları kurtarmak için bişeyler yapmaya başlayabilirdik. şimdi de başlayabiliriz de o zaman daha çok yapabiliriz. daha çok çeşit daha çok seçenek olurdu, daha çabuk yapılırdı. üyelik kartım şimdiye gelmiş olurdu. Amına kodumun çocukları formu 15 gün önce doldurdum bide mail attım hala gelmedi. telefon ettim istanbuldan gelecek uzun sürebilir falan diyo... böyle yani bu iş... havada çok sıcak.... öyle yani... |
||
|
||
| Durden için tyler neyse bizim için de zihin öyle bişey. "silah aslında senin elinde değil ki, benim elimde" diyor. bu özümüzün egoyu zaptetmesi gibi bişey. 3ncü kez izledim filmi. filmde öyle pek mümkün olan bişey yok. ama kalitesini takdir etmek lazım gene de. diğer bi konu da öz-güven konusu. adamlara nasıl da güven geliyo yaw. bu fight club meditasyon gibi bişey bi nevi. herifleri nirvanaya ulaştırıyo. bi tane akıllıca iş yapıp anemin cdsini çekiyim de bi... |
||
|
||
| işsiz bi adamın gideceği bi yer nasıl olmaz 80 senelik cumhuriyet bu sözde. gidip PKK ya mı katılayım olm. ne sikim iş bu? Kendi çevre örgütümü kurup kendi kendime ağaç dikecem lan. yazın faaliyet yok diyo herif. vay anasını lan. yaz gelince insan bara gider, tv izler, chat yapar ogame oynar, toplum yararına hiç bi iş yapmaz ki... kışın zaten işe gider çalışır. ya da ÖDP li olur. "bush saddama saldırmasın" falan... yaktım lan CDleri. üstelik kardeşimin ayağı yara olmuştu onu sardım. + papağanımın suyunu değiştirip yem verdim. götünüze girsin lan! Ohhhh
|
||
|
||
| biri beni tıraş edip yıkasın... | ||
|
||
| Kimse bizi tıraş etmiyor, ve kimse bizi yıkamıyor bu yüzden çok öfkeliyiz... | ||
|
||
| durden deli falan değil yaw... Tyler film şeridi değiştiriyor. tyler biçeşit tanrı, Durdeni önce yoldan çıkartıyo, sonra onunla özdeşleşip suçu ona yıkıyo... maksat tartışacak konu olsun diye öyle bi paradoks yaratmışlar filmin içinde. sinema çıkışında millet iki saat tartışsın diye. Tyler Halüsinasyon olabilir. tanrı olabilir. filmin içinde ikide bir tek karelik yerde ortaya çıkması tanrı olduğunun kanıtı olabilir. bide insanın halüsinasyonu kendinden zeki olamaz ki. herif talimat vermiş çetesine bu herifi inandırıp iyice delirtin diye... fesüpanalah yaw. akşam akşam. herif hem kapıyı kapatıp hem adamı dövemez. öyle halüsinasyon olur mu? Bi de Durden çok salak. hem zeki hem karizmatik hem yakışıklı bi adama nasıl dönüşsün? kafam karıştı lan... bide tyler her gece dövüş klübüne gidiyosa Bob Tyleri nasıl tanımadı? cevap film şeridi. adam istediğini ekler kimsede bişey görmez. Okul açılıncaya kadar her gün izlersem bu sır perdesini kaldırabilirim. herif işten geliyo Tyler o sırada Marlayı sikiyo oluyo. herif karıyı işteyken sikecek hali yok ya? paradoksal bi durum var. aynı lost Highway olayı gibi. filmi 1000 kere izlersen haaaaaa falan oluyomuşsun. Bence Tyler Sofinin dünyasındaki olay gibi bişey. farklı boyuttan. tanrı gibi bişey. |
||