|
||
| o bir vahşi değil... şiddete eğilimli,hain ya da güzellik düşmanı da değil. sevdiği şeyleri parçalar ,sevmediklerine özeniyorsa bu sevgisinin içtenliğinden. parçala ve kendine kat parçaları. gerçek bir cömertlik ve değer verdiğinle bütünleşme arzusu. seri katilleri tetikleyen duygu neden bu olmasın. savaşlar güzel bulunan yerlere duyulan sevgi yüzünden değil mi. çocukken oyuncaklarını bir de şundan parçalarsın; en sevdiğin oyuncağın yakanı hiç bırakmaz. kaybetmekten korkuşun masum ruhundaki ilk cinayeti tetikler. güncel hayat vahşetin sebeplerini küçük harflerle ve usulca yakar. katliam bunların örgütlenişidir. dudak büktüğün biri bile senin kan çukuruna adağındır. vs.. ![]() ben sevdiğim şeyleri kurcalarım..buna hırpalama deniyor. sen hırpalar mısın sevdiklerini? neden? deli misin...
|
||
|
||
kurcalamayı hırpalamakla eş anlamlı tutunca gerçek hırpalama mı pek anlayamadım doğrusu,ama sevdiğim şeyleri daha iyi tanıma adına bende kurcalarım hemde sonuna kadar..hırpama ise,hmm?? sanmıyorum_oyuncak örneği çok yanıltıcı yada kafa karıştırıcı olmuş,öyle bakıldığında bende hırpalamış oluyorum işin doğrusu...
|
||
|
||
Kurcalamaya sevdiğin herhangi bir şeyin dayanıklılığını sınamak için onu ateşe vermek de dahil dersem daha açık olur sanırım...
|
||
|
||
sakın beni sevme buz,bu durumda kurcalamaya başlayacaksın çünkü...
|
||
|
||
| hırpaladığın sevgili sıkı bir yumruk atmıyorsa.. sevgi anlamsız bir parçalama eylemidir.. ve kim sorusundan muaftır.. . kaçma.. . sevginin tetiklediği bütünleşme arzusuna adres gösteren korku seni asla ele vermez.. masumiyetini korur.. ölümüne böyledir bu.. ölmeden ele geçmez.. . kaç.. |
||
|
||
| sıkı bir yumruk nasıl atılır? ama bak; yumruk atmak yetmez, bir de dişlerini sıkıp kendini de acıtmamak gerek... yumruğun yansısı koyu olur sanırım. |
||
|
||
| neden hırpaladığını biliyorsa.. yansısı.. gölgelerini aydınlatan bir şimşek gibi.. yada.. yıldızlı bir gök.. . . hem başka nasıl anlatabilirdi ki.. . korkma.. . korkusuz biri olmalı.. . kork.. |
||
|
||
| yıldızların ışığı geceye düşmez ama.. gözlerini kamaştıran sadece güzelliktir... şimşek evine çöktüğünde aydınlık seni vurmak için gelir. ve sessizce bilirsin. bildiğin herşeyi hırpalayışın belki de kendine yer açmak içindir. senden başkası yok...karşıdaki yüzler de sensin. |
||
|
||
| yıldızları ateşe veren gecedir.. gölgeye can veren.. bulutsuz gökyüzüne adanmış bir şimşek gibi.. . ve bütün gölge oyunlarında yumruk boşa sallanır.. yinede sendeletir işte.. . düş.. . . karanlığa.. . bırak.. gölgen tutsun seni.. |
||
|
||
| düştüğünde daha çok parçan olacak... tek bir ağrın binlerce ağrı olacak... tek bir çaren yetmeyecek ,çareler gerekecek... her bir parçan büyüyüp sen olacak...evrene yayılıp imparatorluğunu ilan edeceksin. sonra göreceksin kuyunun boyu kısa..ayakların ellerin bile...dışarıda... düşecek yeri bulmak da zor.. ![]() her sevilesiyi ki hasmındır -sana mualiftir sen de yer edinerek biçme işlemi aslında ona sonzuluk hakkı tanımaktır. e bravo ![]() |
||
|
||
| Sen...burası benim evim burda ne yapıyosun? | ||
|
||
| sevdiklerim en masum olmalıdır yüksekte ve kanatları ihtişamlı hem de bu yüzden yumruğu bırak, kurcalamayı da; dokunmaya bile kıyamam yaşıyor mu diye kontrol etmek gerektiğinde bile bazen, ve hatta bu sessizlik onu boğarken de tornavida değerse bozulur. mükemmel olmasa da (en dandik olanı bile) kurcalamaya gelmez bu yüzden kurcalayanlara sinir oluruz güzel birşeyleri uzaktan izlemeyi severiz |
||
|
||
doğrusu bu olsa gerek...ya da dünya kalabalık ya... devirmeden yürümek için dokunmak ve dokunmamak -ruha,hayatına- uyum içinde yer değiştirmeli. |
||
|
||
| Marla hayatın tehlikede bu şehri hemen terk etmelisin | ||
|
||
| evet,sevdiklerini kurcalayıp hırpalamalı mı yoksa biblo gibi görüp pamuklara mı sarıp sarmalamalı? hayat istikrarımız ne kadar ki sevdiklerimize de istikrar gösterelim? pamuklara sarıp sarmalarken kurcalayıp hırpalamıyormuyuz? |
||