|
||
| mümkün mü insanın kendine şaşırması... en iyi bilmesi gereken yapı insanın kendisi midir... yoksa dışarıdan bakan kişi daha mı iyi analiz edebilir... ne zaman kendini çok şaşırttın-hayal kırıklığı mıdır sonu bu şaşmanın... |
||
|
||
| kendimi kendi dışımdan görmem, kendimi kendime eklemem kadar güzel olurdu.. aslında kişinin kendisine şasırması kendisne yeni bir açılm getirmesi olabilir.. çoğu zaman kişi yeni şeyler görür ve hissederse.şaşırır_şaşırabilir... |
||
|
||
| yazdığım her bir satıra sonradan şaşmazsan kendimden şüphelenirim...gene şaşırmış olurum kendime..tuhaf. | ||
|
||
| bende şaşırıp duruyorum bu günlerde. bir sürü şey öğrendim, bir sürü şey biliyorum, ama bildiklerim bi araya toplanıp kümelenmiyor. sosyalist teori, bilimsel yöntem, marksist teori, islami yaklaşıp, budist gelenek, erich fromun yaklaşımı, kendine özgün bi yaklaşım, nihilist felsefe, anarşist dünya görüşü... hiçbiri tutmuyo. bişeyleri alıp "kural budur" diyemiyorum.... desem bile yalan olur çünkü bal gibi diyorum. matrix de Neo Zionun cumburbaşkanına: "what is your point?" diye sormuştu, cumhur başkanı da "there is no point, old man like me don't have a point"... diyordu. benim bildiğim bir sürü bişey bildiğim. sadece eskiden olduğu gibi böyle kafamda bi taslak hazırlayıp, bi şema çizip herkesi ve herşeyi bu şemanın içine oturtamıyorum. ya da oturtmam gerekmiyo. herkes ve herşey olduğu gibi. bunda bi özgürlük var. ama bu biraz da korkutucu. herşeyi örneğin bilimsel yaklaşıma göre sınıflandırıp rasyonalist bi yaklaşımla ele almak aşırı derecede kolaydı. hepsinin matematiksel bi karşılığı vardı ve olması gerektiği gibiydi. ben yaşayan organik madde, kontağı çevirdiğimde aküden dağılan elektrik sinyalleri içten patlamalı motorun içindeki sıvı yanıcı madeyi ateşliyor ve bu madeden kaynaklanan ısı ordaki aletleri döndürüyor ve debriyaja basıp vites değiştirince bu hareket tekerleklere iletiliyor ve araç hareket ediyordu. gerçek de bu. ama bütün gerçek bu mu? öyle bile olsa nasıl hepsini bilebilirim ki? nihilist bi yaklaşım da bunun gibi. ya da pür felsefi bi bakış açısı, ya her şeyi ruhani bi yaklaşıma göre açıklamak, böyle bi seçenek olması aşırı derecede kolaylaştırır işimizi. belki de bunlar elimizin altındaki araçlar. değişik şekilli tornavidalar gibi. değişik konulara değişik yaklaşımlar gerekiyor. bazen hem penseyle tutup hem çekiçle çakmak gerekiyor. da elinde hiçbir araç kalmamışsa o zaman tek çözüm olarak eylemsizlik kalıyor... hiç bi şey yapmayıp hiç bişey düşünmeyince, o zaman cevaplar kendilerini ele veriyor. çözümler kendiliğinden ortaya çıkıyor. soğukta tirtir titrerken soğuğa teslim olduğunuzda artık üşümemek gibi. zihin yok oluyor ve geriye eylem kalıyor. eylemin sonucunda ortaya iyi şeyler çıkıyor. ve butamamen ding-dong bi yaklaşım. ama benim bildiğim bu kadar.
|
||
|
||
| kendine şaşırmak,kendini yadsımak olur bazen.. bazen kendine şaşırırsın çünkü baktığın bakış onlarındır. o zaman kendin olan yabancı gelir sana. onlar gibi olmak istersin,yalnızlıktan korkarsın. oysa yalnızlık hep içinden başlar. |
||
|
||
| kendime zaten hep şaşırıyorum,aslında belkide hiç şaşırmayacağım zaman kendime çpk şaşıracağım | ||
|
||
| Ben mike cok sasiriyorum. Bana cok benzedigi icin. | ||
|
||
| sürekli değil ama arada insan kendine şaşırmalı. kendiyle cilveleşme gibi bu... canlı olduğunun, robot olmadığının, yaşadığının bir göstergesi belki... |
||
|
||
| evet şaşırmak başlı başına bir hayat belirtisi. e ben bu aralar pek yaşamıyor muyum diye sorarım o zaman kendime. bir ara sorarım. | ||
|
||
| Bulundugum ortama gore bazen o kadar ilginc ve farkli maskeler takiyorumki, bazen ben bile cok sasiriyorum. | ||
|
||
| hamlet o maskelerı toptanmı alıyon yoksa eş dosttan ödünçmü | ||
|
||
| Kendim yaratiyorum. Olmasi gerektigi gibi. Ellerimle, zaman, tecrube ve karakterimi karistirarak. Sende istermisin? Ben maske sevmem deme sakin. Yemezler. Herkesin maskeleri vardir. Onemli olan maskenin sana ne akdar yakistigi ve onu ne kadar tasiyabildigin. |
||
|
||
| hemde çok oluyor... Bir sefer konferansa gitmiştim 8 mart dünya kadınlar günüydü konusu,ve kokoş kaddın hakları savunucuları oradaydı,güzelce kadın haklarından bahsettiler,önce bir koltuklarım kabardı,daha sonra konu başörtüsüne geldi,aa bir baktım bu kokoşlar ani bir dönüş yaptılar,ben ne yaptım pekiii?büyük bir sesle alkışladım,baravo harikasınız hanımlar dedim,içimden söyliyecektim dışa kaçtı bir baktım salonda bir sessizlik konuşmacı sustu,her kes şaşkın,ve salonda tek kapalı bendim...Bu yaptığıma hala şaşırıyorum linç edilebilrdim o derece kokoş kemalistler vardı yani
|
||
|
||
| Konuşurken sıklıkla pür dikkat beni dinliyorlar, bakıyorum, herkes paşa paşa dinliyor. Sanki hayatın sırrını falan ifşa edicem.. O zamanlarda şaşırıyorum. Pratikte, hiç ciddiye almamaları gerekiyor. Ne ciddiye alınmak için bi çabam var, ne kılık kıyafetim hareketlerim ciddiye almaya müsait.. Salak insanlar işte! |
||
|
||
| tevazu maskesine bürünülmüş bir megolomani görüyorum eksiii,yanılıyormuyum acep? | ||