|
||
| Size öfkemi göstermeliyim. Veya bir şeyler açıklamalıyım. Nasıl bir erk ile dönüp durursunuz böylece etrafınızda? Beni sadağınıza bağlanmış ok saydınız, yada sadağınıza yapışmış gibi durdum içinizde. Beni tutmak ve parçalamak istemediniz bile! Gözlerim kör olsa da bu kadar dibe batmak beni yıldırmaz. Savularak en son anında, giden geri geliyor işte! Bu bir mahlukat avıdır, tamamen dipteki bu gidişte. Eğer onurumun altından külçelerini yanımda taşımasaydım avın telaşı bile sarmazdı beni. Ama didiklenecek bir anlamım var şimdi! Bitireceğim bir gayem! Burada durdukça ben, keyfi bir saldırganlıkla gelen cesaretiniz ürperecek, kendini zıpkın gibi geriye fırlatacak, emin olun! Kükrerim ki ben, dağlar buna dayanamaz ufalır da besili bedenleriniz mi karşı koyar. Nefesleriniz zalimce ateşimde harlanıp kendini soldururken, dumanlar yükselip boğazlarınızda ahkam keserken beni görmezden mi gelirsiniz? Bu benim güneşim, bu benim ayım! Siz burada, bu düşünce ile olmakta hata ettiniz! Ben hataları uslandıranım, ama beni parçalayıp ufaltmayı kolay sanıyorsunuz. Beni soğuk bir taş parçası bellediniz, ufalanıp kuruyan bir dal. Kendi yolunuzdan hafifçe bu dalı ittiniz sanıyorsunuz! Bakınız burada, bekliyorum sizi! Tamda yolunuzun en neşeli yerinde! Kurumuş bir öfke ile, çetin bir intikama savrulmuş istenç ile! Öfkemi tanıyamadan sallanarak geliyorsunuz ve anınızı kuşatmaya sürterek mutluca geçiriyorsunuz. Onu zırhlarla kapladınız, onu sakladınız. Ama şimdi burada onu almak için hayıflanan biri var, tam yolunuzun en ağır, en zorunda olan bölümünde! Yavaşça bana ulaşıyorsunuz, kin kusan, sonra onu tekrar dönüştüren birine! Kustuğu kini yutmakla görevli birine, öfkenin en yekparesini taşıyan birine kanatlanarak uçuyorsunuz! Lanet olsun tüm bu cisimlerinize! Tutup emzireceğim öfkeyi o hakkaniyetli keyfiyetinize! Lanet olsun her savurduğunuz beden için, kalkıp yürüyecek bu yaşlıca en son hedef için! |
||
|
||
| içlerinden herhangi birini ismiyle çağırmayı dene... toz olmak için kafasını gömecek kuytular arayacaktır.. çağırdığında gelmez-hoş çağırmazsın ya...hep peşin sıra adımlarını sayar(lar) düşeceğin küçük çentikler atmak herhangi bir yola komiktir. ayakalrıyla yolu yön sananlar yürür... gidilecek yere önceden sen gibi biri varmış olmamalı dönmen için yolu açacak...inşaatsız ,izsiz olmalı yürüyüş.. hoştu okumak..öfke değerlidir.
|
||
|
||
Alltaki resim için söz konusu yazı işlenmiştir. Bu hiçbir kuruma, kişiye yönelik değildir. ![]() Buz yorumlarınız için teşekkürler... Öfke kalıcı isyan taşır ve zavallıdır. ![]()
|
||
|
||
tahmin etmiştim. sıkı bir ilham kaynağı. ![]() öfke asla kalıcı olamaz. o kadar gergin kalmaya ruh dayanmaz.büyü hep dağılır. |
||
|
||
| Öfke kalıcıdır. Oturup bekler, göğüne taktığı yaldızlı zeytin dalında etrafını tereddütler ve gerer. Olduğunu bilir ama o bilmez. Yoksa hep bahsedilen kusan ruh nasıl yurt tutar orada! Ayartıcı kin ve öfke! |
||