SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Sahne Sanatlarından Haberler

Konu: Tiyatro Dünyasından Haberler

Sayfa: 1 2 [ 3 ]

14.05.2008 12:52:03
Filmiyle Cannes’da, oyunuyla İstanbul’da
 
Fanny Ardant, Paris’te kapalı gişe oynayan Marguerite Duras oyunu “Ölüm Hastalığı” ile 23 Mayıs’ta İstanbul Tiyatro Festivali’ne geliyor.



Ardant’ın yeni filmi “Il Divo”nun galası da 23 Mayıs’ta Cannes Film Festivali’nde yapılacak.


16 Mayıs’ta başlayacak İstanbul Tiyatro Festivali, beyazperdede de sahnedeki kadar başarılı olan yıldızları canlı performanslarla karşımıza çıkarmayı sürdürüyor. Royal Shakespear Company’nin “Kral Lear”inde Ian Holm’ü, Giorgio Strehler’in “Denizden Gelen Kadın”ında Dominique Sanda’yı, The Wooster Group’un “Bu Atış Sana Birdy”sinde Willem Dafoe’yu, Robert Wilson’ın “Önceki Günler”inde Isabella Rossellini’yi, Kurt Weill’ın Brecht oyunları şarkılarıyla Hanna Schygulla’yı kanlı canlı karşımıza dikerek bizi şımartan Tiyatro Festivali, şimdi de Fanny Ardant’ı getiriyor.

Fransız sinemasının ve tiyatrosunun önde gelen aktrisi, güzelliği ve seksapeli de yeteneği kadar ışıltılı Ardant, Marguerite Duras’nın tek kişilik oyunu “Ölüm Hastalığı / La Maladie de la Mort” ile 16. İstanbul Tiyatro Festivali’ne katılıyor. Bèrangére Bonvoisin’in yönettiği oyun 25 - 26 Mayıs tarihlerinde 20.30’da Ses Tiyatrosu’nda sahneye konulacak. Fanny Ardant, İKSV’nin tüm festivallerinde pek çok ünlü sanatçıyı ağırlayan resmi konaklama sponsoru The Marmara İstanbul’da, bir executive suit’te kalmayı tercih etti. Ardant, provaların dışındaki saatleri İstanbul’u gezmeye ayıracak.


Geçen sezon Paris’te 30 kez kapalı gişe oynayan “Ölüm Hastalığı” İtalya, Amerika ve Kanada’ya turneler yaptı. Yeni film projelerinin yoğunluğuna rağmen İstanbul Tiyatro Festivali’nin davetini kabul eden Ardant, ilk kez geleceği İstanbul’u görmeyi çok istiyor. 

Eski başbakanı konu alıyor


Ardant’ın İstanbul’da olacağı 23 Mayıs günü, küçük ama önemli bir rol üstlendiği yeni filmi “Il Divo” da 61. Cannes Film Festivali’nde gösterilecek.


İtalyan yönetmen Paolo Sorrentino’nun İtalya’da üç dönem başbakanlık yapan Hıristiyan Demokrat lider Giulio Andreotti’nin biyografisinden bir kesit sunan filminde Ardant da konuk oyuncular arasında yer alıyor.


Tiyatro ve sinema kariyerinde eşzamanlı yükselen Ardant, Fransız Yeni Dalga akımının prensi François Truffaut’nun gözde oyuncusu ve eşi olarak “Penceredeki Kadın” ve “Neşeli Pazar” filmlerinde unutulmaz performanslar verdi.

Aşka ve acılara dair


Gabriel Aghion’un “Pedal Douce” adlı filmiyle Cesar kazanan Ardant’a sinemaseverler Volker Schlöndorff’un “Swan’ın Aşkı”, Alain Resnais’nin “Ölesiye Aşk” ve “Melo” filmleriyle hayran oldu. Ettore Scola, Costa - Gavras, Margarethe von Trotta, Tony Gatlif, Patrice Leconte, Claude Lelouche, Anne Fontaine gibi ustalarla çalışan Ardant, genç kuşağın en iyi yönetmenlerinden François Ozon’un “8 Kadın”ında göz doldurdu.         


Ardant, Marguerite Duras’nın iki kişi için yazdığı aşka ve acılara dair bu oyununu tek başına yorumluyor; sevgiyi hiç tatmamış bir adamın onunla birkaç gün geçirmesi için para önerdiği kadını canlandırıyor... “Ölüm Hastalığı”nın biletleri Biletix üzerinden ve İKSV ana gişesinde satılıyor.


Bilet fiyatları: Tam: 60 YTL ve 35 YTL - Öğrenci: 15 YTL

Sino AtriaL 12.06.2008 19:30:39

Tiyatro sanatçısı Ayça Telırmak evinde ölü bulundu !

 
 



İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları oyuncusu Ayça Telırmak, yalnız yaşadığı Nişantaşı'ndaki evinde, öldükten beş gün sonra kokuyu duyan komşularının ihbarı üzerine bulundu.

Vanya Dayı, Ayrangeven ve son olarak Bernarda Alba'nın Evi adlı oyunda başrol oynayan, bazı televizyon dizilerinde seslendirme yapan 52 yaşındaki sanatçı Ayça Telırmak, yalnız yaşadığı evinde ölü bulundu. Telırmak'ın yaşadığı Meral Apartmanı sakinleri, önceki gün binayı saran ağır koku nedeniyle polisi aradı. Binaya gelen polis, kokunun geldiği 5'nci kattaki dairenin kapısını çilingir yardımıyla açtı. Sanatçının cesedi banyoda bulundu. Yapılan incelemede cesedin yaklaşık 5 günlük olduğu ve çürümeye başladığı tespit edildi. Polis, cesette herhangi bir kesici alet izine rastlanmadığını, olayın düşme sonucu ölüm gibi göründüğünü, ancak kesin ölüm nedeninin incelemelerin ardından belirleneceğini söyledi. Olayı duyunca eve gelen arkadaşları, kilo ve tansiyon problemi olan Ayça Telırmak'tan yaklaşık bir haftadır haber alamadıklarını söylediler. Sanatçının İzmir'deki yakınlarına ölümünü arkadaşları bildirdi. Ceset incelenmek üzere Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümünü ve Mimar Sinan Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu'nu bitiren Telırmak, İÜ Basın Yayın'da yüksek lisans yaptı. Ayça Telırmak, 1978-79 Sezonunda Kent Oyuncuları'nda Woddy Allen'ın "Tekrar Çal Sam" adlı oyunla sahneye çıktı. Daha sonra Almanya'da dil eğitimi almak ve gazetecilik yapmak için tiyatroya 5 yıl ara verdi. 1984-85 sezonunda Kent Oyuncuları'nda tekrar sahneye çıktı. İBB Şehir Tiyatroları'na 1985-86 sezonunda "Vişne Bahçesi" adlı oyunla sahneye çıkan Telırmak, Afrikalı Peygamber, Ayrangeven, Diğerlerinin Adı Ali, Aşk Hastası, Memleketimden İnsan Manzaraları, Silvanlı Kadınlar, Mary Stuart, Bernarda Alba'nın Evi adlı oyunlarda rol aldı. Şehir Tiyatroları'nda oyunculuğu yanı sıra birçok filmde seslendirme yapan Telırmak, Küçük Balıklar, Düş Gezginleri, Bir Sonbahar Hikayesi gibi önemli filmlerde rol aldı.




Kaynak : Hürriyet.com.tr

09.06.2008

21. YÜZYILIN OYUN YAZARI

 

Tiyatro.. İnsana insanı, insanca, insan için, insanla anlatma sanatının en güzel aracı.. Yaşamın her anını anlama ve anlatmada en etkili vasıta.. Güç.. Telkin edici.. Bu satırları okuyanların daha derin ifadelerle anlattıkları ve bildikleri tanımlamalarla zamanınızı çalmadan daha farklı boyuta getirmek istiyorum sohbetimi..

Ben tiyatro sanatı ile uzun zamandır oyunculukdan başka sahalarda da meşgulum.. Oyun yönetmenliği.. tiyatro kuramı.. oyun yazarı.. tiyatro eleştirmenliği.. art terapi.. yaratıcı drama.. eğitimde drama.. psikodrama.. amatör tiyatro.. üniversite tiyatrosu.. tiyatro eğitmenliği.. tiyatronun aktif eğitim-öğretimde öğrenci ve öğretmenin kullanması için programlar geliştirmek.. gibi birbiri ile ilintili, içiçe geçmiş tiyatro uygulamalarımı uzmanlığa dönüşdürmek için başladığım "Eğitimde tiyatro" sahasındaki doktora çalışmamla, Bakü Slavyan ünversitesinin pedagoji fakultesindeki eğitimimi tamamlamak üzere olduğum şu günlerde öğretim görevliliğiml? yanaşı sürdürdüğüm "Tiyatro Kulübü" çalışmalarımda gençlerle birlikteliğimden çok güzel edinimler ve dönüşümler alıyorum.. "Öğretirken öğreniyorum" düşüncesini hayata geçiriyorum adeta! Vay.. bende ne ego varmış ki bu kadar uzun bir cümle bile yeterli olmadı içimdeki gururu sizlere bölüşmeye!..(!)

Bakü Slavyan üniversitesinin çok güzel bir şuarı var: Docendo Discumus.. yani: "Öğetirken Öğreniyoruz!".. Öğretmenlik idealizm üzerinde yükselen bir meslek bence.. Ve ben de idealist bir tiyatro sanatçısı olduğum için tiyatro sanatını eğitimle birlikte sürdürmeya devam ettiğim için  hep hafiften dalga geçilegelirim.. Ama kızamam bu kıskançlık ve uktekalmışlık-imrenme belirtilerine! Hatta gururlandığım bile olur bazı durumlarda.. Tiyatro sanatı ve öğretmenliğe duyduğum aynı orandaki sevgi ve ilgi beni bu iki alanda uzmanlaşmaya kadar getirdi.. Bakü`de onuncu yılımı doldurdum.. Ve.. Artık çabalarımın neticesini görmeye başladım.. Kendi çocuk tiyatromu kurma telaşına kapıldım son üç yıldır.. Bir yandan Azerbaycan YUĞ devlet tiyatrosunda rejisörlük, diğer yanda Bakü Slavyan üniversitesi ve Azerbaycan Diller Üniversitesinde öğretim görevliliği ve Bakü Türk İlköğretim Okulu, Bakü Türk Anadolu lisesinde çocuklarla farklı yaratıcı drama ve tiyatro çalışmaları içinde olmakla teori bilgilerimi praktiğe döküyorum sayılır. Daha doğrusu öğretirken öğrenmeye devam ediyorum..

Bu yıl Azerbaycan Diller Üniversitesinin rektoru Samed Seyidov`un teklifi ile kurduğumuz "Tiyatro Klübü"nde, gençlerle amatör ruhla, yetenekden çok isteklerini realize edebilecekleri tiyatro yapma prosesi bana çok güzel tecrübeler kazandırıyor. Gençlerin büyük bir şevkle giriştikleri oyun sahneleme sürecinin neticesinde ilk başlarda inanmadan başladıkları çalışmalar meyvesini veriyor.. Gençlerle hazırladığımız oyunda hem Azerbaycan dilinde hemde İngilizce, Rusca, Fransızca, Almanca dillerinde ezberleyerek çok felsefi derrinliğe sahip bir metni "Oyun" stikiası ile besleyerek canlı, dinamik, temposu yüksek bir performans çıkarmayı başardılar ve gerek kendi üniversitemiz öğretmen ve öğrencilerinden, gerekse gittiğimiz turnedeki gençlerden büyük ilgi gördü ve başarılı buldukların her fırsatta samimi şekilde dile getirdikleri için sevincimiz gözyaşları ile daha da anlam kazanmış oldu!

Azerbaycan`da gençlerin kendi yaşıtları ve kültürlerindeki gençlerin ilgisini çekmek belki rutin bir olay ama.. Azerbaycan eğitim ve tiyatro tarihi açısından bir ilk olan üniversite gençliğinin hazırladığı ve farklı bir cesaret gösterdiği bir performans oyunla Türkiye`ye turneye çıkma cesareti gösterip ve kendilerinden katbekat tecrübe kazanmış gençlerin kurduğu tiyatrolardan hiçde geri kalmadan ve hatta bazı açılardan onlardan üstün olan yanları ile takdir edilmeyi başarınca sevincim daha da katlanmış oldu.. Bu gençlerin başarısına ortak olmayı, bir sevinç duymayı kendimde hak buluyorum.. Onların başarısının altında yatan serbestliği vermekle ne derecede doğru yaptım.. bunu zaman gösterece elbette.. ama..

ADU tiyatro klübü adı ile oyun sahneleme sürecinde olduğumuz gençlerle çalıştığımız Prof. Kemal Abdulla`nın diğer eserlerinde olduğu gibi derin felsefi düşüncelerini açtığı oyunlarından biri olan "Bir İki Bizimki" adlı eserini oynamak gençlerin yaratıcılığını açmaya, geliştirmeye imkanlar veriyor. Eserdeki, dramaturjik kurgudaki boşluklar bir rejisör olarak bana fantaziyamı işletmeye ve oyuncuyada serbestlikler verebiliyor.. Metne ilave yada çıkarmalar onun dramaturjik kurgusunu bozmadığı gibi eserin formal katını daha da vizuallaştırmaya imkan veriyor. Oyunun konusuna, metinin alt-paradigmasından gelen işaretlerle beslenen gençler, içlerinde var olan yeteneklerini ortaya çıkarmaya ve beslemeye imkan buluyor.. Buda doğru bir eser seçilmiş olmasının bize verdiği ilave güç oldu.. Oyun her manada tiyatroya yeni başlayan gençlerin yeteneklerini besleyebilecekleri, isteklerini realize edebilecekleri imkanı sunuyor.. Bence tiyatroya yeni başlayan yada başlayacak her genç, Kemal Abdulla`nın bir oyununu sahneleme macerasına atılmakla çok büyük tecrübeler kazanacaktır. Sadece ona değil, onlarla çalışan ustalara da!

Azerbaycan tiyatro metinlerinden bir çok açıdan farklanan oyunları ile Kemal Abdulla`yı Türkiye ve dünya tiyatro sanatı ile aktif ilgilenen rejisör, aktör ve seyirciler tanımalı.. Tanımakdan öte bir sahiplenme içinde olabilmeli.. Yeni oyun yazarı arayan yönetmen ve yönetmen adayı sanatçı dostlara bir adres olacaktır kanısındayım.. Ama klasik bir durum gibi uyarayım, bir çok yazar gibi genel bir problemde var ki, bu yazarımızda yazdıklarına ilave yada çıkarmalara izin vermiyor.. Ama benden duymuş olmayın.. Bakmayın bu genel itiraz durumlarına.. o yazmış sağolsun.. Yazdıkları onun olsun.. Size lazım olan sahneleme variantına sahip çıkabilirsiniz! Oda birçok yazar gibi eserlerinin sahnelenmesi için etika hatırına izin istenmesini ön şart sayıyor.. Telif hakkına gelince.. Yazara saygı, emeğe saygı adına yapılması gerekenleri hatırlatmaya gerek varmı diye bir not tutmuş olayım izninizle..

Türkiye turnesinde olduğumuz Samsun 19 Mayıs Üniversitesi ve Ankara ODTÜ tiyatro festivallerine katılan üniversite topluluklarına yazarın Türkiye Türkçe`sine uygunlaştırılmış kitaplarını vermiş olmamız çok yerinde bir hediye oldu dedi tiyatro klüplerinin ilgilileri.. Önümüzdeki sezon hazırlamak üzere içinden bir seçki yapacaklarını belirtmeye başladılar bile artık..  Gelecek yılki üniversite tiyatro festivallerinde Kemal Abdulla`nın bir oyununu görürsek sevincim bir kat daha artmış olacak.. Eee nede olsa bu çorbada bizim de bir tuzumuz olmuş oluyor! Kazanan Türk tiyatrosu olacak. Azerbaycan ve Türkiye üniversite gençliğinin tiyatrolarının bir faydası da dramaturgiyaya destek anlamındaki bu girişimi olsa gerek..

Yazarın yazdığı şiirleri ile de zenginleştirdiğimiz "Bir İki Bizimki" adlı oyunda, oyunumuzun aktör kahramanlarından olan genç kız kardeşimizin hemde müzik besteleyerek Azerbaycan müziğine farklı bir destekde bulunuyor olmasını da özellikle vurgulamalıyım..

Tecrübeli bir yazarın felsefi derinliği olan oyunları ile tanış olmanızın zamanıdır!  Onun Türkiye`deki oyunlarının temsilciliğini de kimseye kaptırmam tabii ki! Anlaşırız arkadaşlar. (!) Bir millet iki devlet.. anlayışı ile birbirimize destek olmaya devam ederiz! Nasıl mı olacak.. Siz hele bir oyunları okumaya başlayın, gerisi zamanla kendiliğinden gelişir! Beni nasıl mı bulacaksınız! Çok kolay. Gözünü seveyim interneti keşfeden qardaşımıza.. Nasıl? İnternet sisteminin alt yapısını kuran Lütfi Zadeh Azerbaycan`lı mı?.. Ne güzel.. Bu Azerbaycan`da ne cevherler var bilseniz.. Azerbaycan aydınlarından çoğu 1990 yılından sonra Avrupa, Türkiye ve dünyanın başka ülkelerine gitmek zorunda kalmışlardır!. Ama bütün zorluklara rağmen ülkesinde kalıp sanatsal, edebi ve resmi prosesde olmayı terih etmiş olan bir çok aydından biri olan yazarımızın eserlerini okudukdan sonra ne derecede haklı olduğuma şahit olacaksınız..

Kemal Abdulla üçüncü bin yıllığın bana göre en farklı oyun yazarlarından biri olarak benim oyun dağarcığımda yerini aldı. Daha önceleri yine onun yazdığı, "Deve Yağışı", "Casus", "Ruh", "Kim Demiş Simurq Kuşu Var İmiş", "İstintak" eserlerine ikinci yönetmen kısmında görev aldığımdan daha yakından tanıma imkanım olmuştur. Onun yaratıcılık paradigması benim için her yönü ile bellidir. Eserleri dünyanın bir çok ülkesinde sahneleniyor olmasının yanında Türkiye`mde maalesef fazla tanınmıyor.. Sebeb de, Azerbaycan`da oyun yazarlığını bazı özelliklerini öne sürerek tepeden inme rica-minnetlerle Türkiye devlet tiyatrolarına oyunlarının oynanmasını dayatanlardan bıkmış gibi görünen yönetmenlerin ön yargılı tutumları.. Ne demek istediğimi anlayan anladı.. Anlamayanlar anlayanlara soruşup öğrenebilir.. Konuşturmayın beni şimdi.. Zamanı gelince daha detaylı yazacağım bu barede.. Aah ah! Yazdırmayın bana...

Fazla özel detaylara girmeden ucu bana manevi ziyanlar olarak dönmesin deyip oyunda görev alan gençlerinde yazarımızı her yönü ile tanımış olmalarını özellikle bilgilendirmeliyim.. Adeten üniversite öğrencileri kendi rektörlerini genel hatları ile bile tanımazken Bakü Slavyan Üniversitesi rektörlüğü de yapmakda olan yazarımız Kemal Abdulla`yı yazar, aydın, rektör sıfatlarının bütün detayları ile bilmişlerdir. Bu da az şey değil...

"Bir İki Bizimki" oyununu seçip öneren rektörümüz Samed Seyidov hemde komşu üniversitenin rektörü ile her sahada işbirliği içinde olduğunun özellikle vurgulandırılmasına önem veriyor.. İki rektörün dostlaşarak Azerbaycan için, gençler için birlikte iş projelerine imza atmaları takdire layık bir olaydır.. Onlar aynı oyunun müzikal varyantı için yakın günlerde Müzik Akademisinin rektörü Seyavuş Kerimi ile işbirliğine girerek yine öğrencilerle birlikte sahnelenmesi görevini bana havale ettiler! Bende gençlerimizin daha önce olduğu gibi bu görevi de başarı ile yerine getireceğine inanıyorum. Müzikal ile bu seferde Türkiye yanısıra Avrupa ülkelerine de turne yapma şansı bulacağımıza inanıyorum. "Niyetin neyse menzilin ora" dememişmiydi ecdadlarımız! Benim de niyetlerimin içinde Kemal Abdulla`nın oyunlarını başta Türkiye olmak üzere bir çok Avrupa ülkesinde sahneleme fırsatı yakalamak var!.. Daha başka niyetlerim de var ama bunları burada saymaya başlasam yazacak olduğum 1968 sayfalık romanımın ilk 41 sayfasını oluştururdu herhalde...

                                                                                                                           1 haziran 2008

 

                                                            Dr.  Rasim AŞIN

                                                              Az. YUĞ Devlet Tiyatrosu Rejisörü,                                                                ADU ve BSU Tiyatro Klübü Rehberi

Azerbaycan OYUN Çocuk Tiyatrosu Genel sanat Yönetmeni

moon 14.06.2008 11:42:36
1. İstanbul Tiyatro Okulları Buluşması
Kadıköy’de Türkiye’nin tiyatro okulları buluşuyor. Ülkemizin her yanından konservatuvarlar 15-25 Haziran günleri arasında İstanbul’da mezuniyet oyunlarını sergileme imkanı bulacaklar. Erzurum’dan Çanakkale’ye, Adana’dan Isparta’ya tiyatro okulları on bir gün boyunca İstanbul sahnelerine taşınıyor.

 

Duru Tiyatro, Oyun Atölyesi, İstanbul Halk Tiyatrosu’nun işbirliği ve Kadıköy Belediyesi’nin katkılarıyla düzenlenecek olan “buluşma” ülkemizin tiyatro okullarının üretimlerini daha çok insana ulaştırmayı ve tiyatro okulları arasındaki iletişimi kuvvetlendirmeyi hedefliyor.

 

Program için başlığa tıklayınız.




Program

15 Haziran Pazar 16:00 / Duru Tiyatro

Açılış Toplantısı

 

15 Haziran Pazar 20:00 / oyun atölyesi

Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı

Titanik Orkestrası

Yazan: Hristo Boytchev

Yöneten: Evren Bingöl

 

16 Haziran Pazartesi 20:00 / oyun atölyesi

Ankara DTCF Tiyatro Bölümü

Arzu Tramvayı

Yazan: Tennessee Williams

Yöneten: Levent Suner

 

17 Haziran Salı 20:00 / oyun atölyesi

İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü

Küheylan

Yazan: Peter Shaffer

Yöneten: Suat Özturna

 

18 Haziran Çarşamba 20:00 / oyun atölyesi

Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü

Bernarda Alba’nın Evi

Yazan: Federico Garcia Lorca

Yöneten: Ergin Orbey

 

19 Haziran Perşembe 20:00 / oyun atölyesi

Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü

Uyarca

Yazan: Friedrich Dürrenmatt

Yöneten: Ergin Orbey

 

20 Haziran Cuma 20:00 / Duru Tiyatro

Süleyman Demirel Üniversitesi GSF. Tiyatro Bölümü

Ay Carmela

Yazan: Jose Sanchis Sinisterra

Proje Danışmanları:: A. Bülent Özbirgül, Nil Aycıl

 

21 Haziran Cumartesi 20:00 / Duru Tiyatro

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi G.S.F. Sahne ve Görüntü Sanatları Bölümü

Kutu Kutu

Yazan: Mehmet Baydur

Yöneten: Handan Bayındır Tuna

 

22 Haziran Pazar 20:00 / oyun atölyesi

Maltepe Üniversitesi G.S.F. Oyunculuk Bölümü

Yer Demir Gök Bakır

Yazan: Yaşar Kemal

Yöneten Varlam Nikoladze

 

23 Haziran Pazartesi  20:00 / Duru Tiyatro

Atatürk Üniversitesi G.S.F. Sahne Sanatları Bölümü

Allahın Ayısı

Yazan: Eugene O'Neill

Yöneten: Pınar Aras

 

24 Haziran Salı  20:00 / Duru Tiyatro

Yeditepe Üniversitesi G.S.F. Tiyatro Bölümü

Bir Yaz Gecesi Rüyası

Yazan: W. Shakespeare

Yöneten: Gürhan Elmalıoğlu

 

25 Haziran Çarşamba 20:00 / Duru Tiyatro

Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı

Küçük Burjuvalar

Yazan: Maksim Gorki

Yöneten: Cihangir Nevruzov

 

 Not: Etkinlikler ücretsizdir.

 

 

Sahneler:

Duru Tiyatro

Maarif Kültür Merkezi (Kadıköy Anadolu Lisesi)

Dr. Esat Işık Cad No: 68/1 Moda

Kadıköy / İstanbul

Tel: 0 216 338 56 36-46 

info@durutiyatro.com

 

oyun atölyesi

Dr. Esat Işık Caddesi  No: 15 Moda

Kadıköy / İstanbul

Tel: 0 216  349 98 78 (11.00-16.00 saatleri arası)

bilgi@oyunatolyesi.com

 

İletişim için:

Emrah Keskin

0 532 511 79 64
0 506 775 72 00

emrahkeskin@durutiyatro.com
 
 
Sino'dan..
Murat Gökçer Aktarıyor: Vagon Sahne Yoluna Devam Ediyor,

27 Mayıs akşamı Ankara Gar’ında sahnelenen “Düğün ya da Davul” oyunu 28 Mayıs günü Trabzon D.T. Sanat Yönetmeni Murat Gökçer ve Trabzon DT ekibiyle birlikte yola çıktı. İlk durak Yerköy’dü. Yerköy’de 600 civarı izleyiciye oyun sahnelendikten sonra ertesi günü Kayseri’ye doğru yola çıktık. Kayseri’deki karşılamanın ardından, oyunu sahneleyen ve Kayserililerden yoğun ilgi gören “Düğün ya da Davul” ekibi olarak, ertesi günü 10.00’da Karaözün’e doğru yola koyulduk. Karaözün’de davul zurna ekibiyle karşılandık. Bir anda kendimizi genciyle yaşlısıyla birlikte halayın içinde bulduk. Hele yaşlarını 80-100 arası diye telaffuz eden teyzelerin coşkusunu anlatmam olanaksız. Akşama kadar evlerinde ağırlamak için sıraya girmiş misafirperver Karaözünlüler'in ikram ettiği gözlemeler, çay ve ayranların tadını sanırım hiçbirimiz unutamayacağız. Okulun bahçesinde gerçekleştirdiğimiz coşkulu gösteriden sonra, zorunlu ayrılık vakti gelmişti, yeni hedefimiz Sivas’a doğru yola çıktık.

 



Sino'dan..

moon 16.06.2008 18:46:28
SON BİR KAÇ YIL İÇİNDE BUNLAR OLDU

İstanbul Şehir Tiyatrolarında bir çok işten çıkarma yaşandı

İzmit Şehir Tiyatrolarında Yücel Erten kanunsuz şekilde görevden alındı. Kültür İşleri Başkanlığına bir din bilgisi öğretmeni getirildi

İzmit Şehir Tiyatrosu bale salonu mescit olarak kullanıldı

Bir çok sanatçı zorunlu emekliliğe sevk edildi. Usta isimler tiyatroyla vedalaşmak zorunda bırakıldı.

İstanbul Şehir Tiyatroları Gn.Sanat Yönetmeni Nurullah Tuncer ve Seçilmiş üye Suha Volkan Sağırosmanoğlu (ayrı ayrı) görevden düşürüldü her ikiside mahkeme kararıyla göreve döndü

Şehir Tiyatroları ile ilgili alınan bir çok kararda Tiyatro yönetimi ve yönetim kurulu yok sayıldı tepeden uygulamalara gidildi

Devlet Tiyatroları yönetimi tartışılır bir şekilde değiştirildi, kurumla mahkemelik olan ve yargılanması bitmemiş bir davanın sanığı "Mine Acar" kuruma Genel Sanat Yönetmeni atandı.

AKM yönetimine  sanatla hiç bir ilgisi olmayan İmam Hatip'li Hayrullah Cengiz ve yardımcılığına da yine sanatla hiç bir bağlantısı olmamış Türbanlı bir hanım atandı

Şehir Tiyatroları Katma bütçeden çıkarıldı, Bütçesi kısıldı,

Kültür Bakanlıklarının yıllardır Özel Tiyatrolara yaptığı yardım ani bir şekilde kesildi

Özel Tiyatroların ağır bir darbe ve haksız rekabet olarak nitelemesine karşın Şehir Tiyatroları biletleri 1 liraya, 50 kuruşa indirildi.

Şehir Tiyatrosu teknik kadrosunun fazla mesaileri ödenmemeye başladı. Çalışanlar göreve gitmedi.

Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni ve yönetim kurulunun görevleri budanarak yetkileri atamayla gelen müdürlüğe devreden ve tiyatroyu mezarlıklar müdürlüğüne çeviren taslak işleme alındı.

AKM (Atatürk Kültür Merkezi) anıt eser kapsamından çıkarılarak yıkım kararı alınması için düğmeye basıldı

Darulbedayinin simgeleşmiş salonu ve Şehir Tiyatrolaırnın merkezi Harbiye Muhsin Ertuğrul Tiyatrosunun yıkılacağı yerine Kongre merkezi yapılacağı haberi kamuoyuna duyuruldu.

Sino'dan..

SevdalımHayat 24.06.2008 18:36:25
Bır arkadasımın ricasıyla ....

Buyrun
--------------------
İstanbul Üniversitesi Öğrencileri ’nden Bir, William Shakespeare şaheseri; “Kısasa Kısas


http://www.imageshack.us/

En iyi oyun yazarlarından biri olarak değerlendirilen İngiliz şair-yazar William Shakespeare’nin  16. yüzyıl Avrupa’sında geçen komedisi,

- Toplumdaki yozlaşmışlığa,
- İnsani ilişkilerin çığırından çıkmışlığına,
- Devletin kokuşmuşluğuna,
- Yöneticilerin yanlışlarına  değinmek
Ve
“Erdemin“ önemini vurgulamak için yazılmıştır.

   
Bazen güldürdük,
bazen iğneledik,
ama adalet için;
başa baş,
dişe diş,

“Kısasa  Kısas”
dedik…

     Tüm Shakespeare oyunlarında olduğu  gibi  sadece  yazıldığı  çağla sınırlı kalmayıp  tüm  zamanlara  hitap  eden  içeriği-mesajı  ve  farklı dramaturjisi ile izlenmeye değer bir oyun....
….iyi seyirler.


 Detaylar:
25 kişilik oyuncu kadromuzun tamamı İstanbul Üniversitesi öğrencilerinden oluşmaktadır. İstanbul Üniversitesi Avcılar Kampüsündeki değişik fakültelerde okuyan öğrencilerin, İstanbul Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu Kültür ve Tiyatro Kulübü bünyesindeki Tiyatro Ekibinde aylarca süren çalışmaların sonucunda ortaya çıkardıkları,  ve üniversite tiyatrolarında pek oynanmayan William Shakespeare'nin “Kısasa Kısas” isimli oyunu  seyirciyle buluşuyor.
Bugüne dek birçok oyunu sahnelenen Shakespeare'in belkide en bilinmeyen oyunlarından biri “Kısasa Kısas”.
Belki birçok kişinin adını bilmediği, birçok tiyatro seyircisinin izleyemediği bir oyun. Uzun bir aradan sonra “Kısasa Kısas” İstanbul Üniversitesi öğrencileri ile tekrar İstanbul'da.
Koyduğunuz kurallara siz uymazsanız. Çıkardığınız yasalarınızı ilk önce siz çiğnerseniz sizin dürüstlüğünüzden söz edilebilir mi? Edilemez tabiî ki hatta siz kendi ceza yöntemlerinize göre cezalandırılmalısınız. Shakespeare oyunda bunu vurgularken “merhamet ya da kanunlar işte bütün mesele bu” diyor.
Evlilikte karı kocanın rızası mı yoksa kanunlar ve ahlaki yaptırımlar mı önemlidir. Oyunun sonunda bunlar kafamızda soru işaretleri bırakıyor.
Shakespeare'nin bu sık oynanmayan oyununu birde İstanbul Üniversitesi öğrencilerinden izlemeye ne dersiniz....
......iyi seyirler. 

 

TARİH:
14 Haziran    Saat: 15:00 ve 20:00 (İki Oyun)    Kenter Tiyatrosu – Harbiye
20 Haziran    Saat: 20:00  Kadıköy Halk Eğitim Merkezi – Kadıköy-Bahariye
28 Haziran    Saat: 20:00  Kenter Tiyatrosu – Harbiye-Taksim
2  Temmuz    20:00  Müjdat Gezen Tiyatrosu –Kadıköy-Bahariye
4  Temmuz    20:00  Müjdat Gezen Tiyatrosu –Kadıköy-Bahariye
Detaylı Bilgi ve Rezervasyon İçin: 0538-405-80-19  sinanaygul@gmail.com

Ücretler:
Herkes izlesin diye: Tam                        : 15 ytl
İndirimli (öğrenci)   : 10 ytl

 

Detaylı bilgi ve rezervasyon için: 0538-405-80-19    sinanaygul@gmail.com
http://iutiyatrokulturkulubu.blogspot.com/





Sino AtriaL 28.06.2008 12:52:09
AÇIKÇA ÖĞRENCİLERİ SAHNEYE MERHABA DEDİ



Tiyatro Açıkça, Temel Oyunculuk Eğitimi Sene Sonu Gösterisi, 21 Haziran 2008 Cumartesi günü Barış Manço Kültür Merkezi’nde sergilendi.Yıl boyunca öğrendiklerini sergileme fırsatı bulan oyuncu adayları, gösterdikleri performansla beğeni topladılar.



Proje ve oyun metni öğrencilerle oluşturulan “Bir Çay Daha İçseydin”, hareket, yaratıcı drama ve müzik eğitmenlerinin katkılarıyla renkli bir sahne gösterisi olarak tasarlandı.








BİR ÇAY DAHA İÇSEYDİN

 

OYUNCULAR
(2007-2008 TEMEL OYUNCULUK EĞİTİMİ ÖĞRENCİLERİ)

Zeynep Gönenç
Orçun Ucal
Gülizar Yıldız
Işık Gökçe Tezgel
Serpil Altın Urkan
Nurşah Akarçay
Evrim Güler
Nazlı Hilal Cinek
Ecem Öztürk
Damla Dikmen
Barış Gönenen
Nalan Özçapa
Rafiye Keçeci
Selin Yılmaz
İnci Bilgiç
Sevil Mert
Yasemin Şişman
Gülay Mustafaoğlu
İrem ÇOCU
Songül ÇAT
Elif ERKOMAY
Ayça AKDOĞAN
Şule ÖZDEMİR
Emin ŞİMŞEK
Burcu ÇETİN
Ceren GÜCÜKATALAK

 

METİNLER
Nazım Hikmet
Aziz Nesin
Mahsusmahal Dergisi
Sertaç Ayvaz
Gülay Mustafaoğlu
Yasemin Şişman
Barış Kıralioğlu

 

EĞİTMENLER
Sertaç Ayvaz(diksiyon-oyunculuk)
Metin Sarıkaya(sahne bilgisi-tiyatro tarihi)
Dilek Türk(hareket)
Enis Bulca(yaratıcı drama-makyaj)
Burçak Çöllü(müzik)

 

EĞİTİM ASİSTANI
Onur Sarıgül

 

PROJE ASİSTANI
Serpil Altın Urkan

 

MÜZİK

Burçak Çöllü

 

HALK DANSLARI DANIŞMANI
Burcu Çetin

 

KOSTÜM SORUMLUSU
Gülay Mustafaoğlu

 

AKSESUAR SORUMLUSU
Nazlı Hilal Cinek

 

SANAT YÖNETMENİSertaç Ayvaz

 

GRAFİK-TASARIM
Onur Kaplan


Türkiye Drama Liderleri Buluşması ve Ulusal Drama Semineri (UDS) bu yıl 10. kez düzenlendi.






Türkiye Drama Liderleri Buluşması ve Ulusal Drama Semineri (UDS) bu yıl 10. kez düzenlendi.

20-22 Haziran tarihlerinde İstanbul Marmara Eğitim Kurumları-Maltepe Üniversitesi desteğiyle Marmara Eğitim Köyü'nde düzenlenen seminer ülkenin pek çok kentinden katılımlarla gerçekleşti.

10. seminerde onur ödülü Prof. Dr. Sevda Şener'e verildi.

Seminerin gerçekleşmesine destek olanlara ve değerli katılımcılarımıza teşekkür ederiz.

 

Oluşum Drama Enstitüsü

www.olusumdrama.com



Devlet Tiyatroları (DT), ''Hiçbir Yeri Unutmadık'' sloganıyla çıktığı turnenin sonunda önüne büyük bir seyirci hedefi koydu. Kış aylarında 1 milyon 300 bin seyirciye ulaşan DT, turnenin ardından bu sayıyı 1,5 milyona çıkarmayı hedefliyor.

DT Genel Müdürü Lemi Bilgin, başarılı bir sezon geçirerek önemli seyirci doluluk oranlarına ulaştıklarını söyledi. Yoğun geçen kış aylarının ardından ''Hiçbir Yeri Unutmadık'' sloganıyla, Türkiye'nin hiçbir köşesinin unutulmadığı bir turneye başladıklarını ifade eden Bilgin, ''Şu anda 20'ye yakın grubumuz turnede bulunuyor. Onlar gelecek, başka gruplar çıkacak. Türkiye'nin hemen hemen her köşesine, her bucağına, her iline, her ilçesine tiyatroyla ulaşacağız'' dedi.

Turnenin çok olumlu bir hava içerisinde devam ettiğini aktaran Lemi Bilgin, gittikleri yerlerde buluştukları seyircinin daha sonra yeniden gelmeleri yönünde e-mail, telefon ya da mektup yoluyla kendilerine ulaştığını kaydetti.

Tiyatronun yaygınlaşmasını, daha çok izleyiciyle buluşmasını hedeflediklerini ifade eden Bilgin, ''Tiyatro, hiç farkında olmadan izleyicilerin birkaç temsilden sonra daha dürüst, daha erdemli, daha namuslu olması ve hangi işi yaparsa yapsın, daha sağlam düşünebilmesi bakımından çok etkili bir sanattır'' dedi.

Devlet Tiyatroları, turne kapsamında 12 bölgeden 29 değişik oyunuyla 81 il, 196 ilçe ve 10 köyde seyirciyle buluşacak.

Sino AtriaL 22.07.2008 13:00:26
Geçtiğimiz perşembe akşamı evinde düşme sonucu kalça kemiğini kıran 75 yaşındaki ünlü tiyatro sanatçısı Suna Pekuysal bu sabah hayatını kaybetti.

İstanbul Üniversitesi (İÜ) İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılan Pekuysal, Ortopedi Kliniği'nde tedavi altına alınmıştı.

SUNA PEKUYSAL KİMDİR?



Asıl adı Suna Belener olan Suna Pekusal, sinema, tiyatro ve TV oyuncusu, seslendirme sanatçısıdır.

1933 doğmlu olan ünlü sanatçı, İstanbul Belediye Konservatuvarı Şan ve Bale Bölümü'nde öğrenim görürken, 1949 yılında İstanbul Şehir Tiyatrosu'nun çocuk bölümünde Kadri Ögelman'ın "Artist Aranıyor" adlı oyunuyla ilk kez sahneye çıktı.

Üç yıl sonra dram bölümüne geçti. 1964 yılında gazeteci Ergun Köknar ile evlendi. 1973 yılında oğulları Sait Ali Köknar dünyaya geldi.

54 yıl Şehir Tiyatroları’nda görev yapan sanatçı, 24 Ekim 1998 tarihinde Şehir Tiyatroları’ndan emekli oldu.

Sanat yaşamı boyunca 250’den fazla oyunda rol alan Suna Pekuysal, 100’e yakın sinema filminde de rol aldı.

Pekuysal, İstanbul Şehir Tiyatroları’nda 1984 yılında sahnelenen, Ekrem Reşit Rey’in 1933 yılında kaleme aldığı, Cemal Reşit Rey’in bestelerini yaptığı ve Haldun Dormen’in sahneye koyduğu ”Lüküs Hayat” adlı müzikalde Zihni Göktay ile 14 yıl aralıksız olarak oynadı. Büyük bir başarı kazanan ve yediden yetmişe her yaştan seyirciye nostalji yaşatan ”Lüküs Hayat”ın ardından emekli olan sanatçı, Şehir Tiyatroları’nda Joseph Kesselring’in yazdığı ve Çetin İpekkaya’nın yönettiği ”Ahududu” adlı oyunda konuk sanatçı olarak rol aldı. Suna Pekuysal, 53 yılda 250 oyunda, 100 filmde rol aldı. Adı, her zaman Türk tiyatrosunun en iyileri arasında anıldı. Sanatçı, dizi filmlerde de rol aldı.

Suna Pekuysal’a göre ”Sanatçının emeklisi olmaz”. O, ölene kadar tiyatro yapmak istiyor ve ısrarla vurguluyor: ”sahnede ölmek istiyorum!”

haberturk.com

asya 23.09.2008 03:08:46
Tiyatro sanatçısı Hadi Çaman hayatını kaybetti

Tiyatro sanatçısı Hadi Çaman (65) İstanbul Ziverbey'de kaldığı özel bakımevinde kalp ve solunum yetmezliğinden vefat etti.

Cebir, ALS hastalığı ve diğer rahatsızlıkları nedeniyle 2007 yılı aralık ayından beri tedavi gören Hadi Çaman'ın, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde uzun süre tedavi gördükten sonra, Doğa Bakımevi'ne yerleştiğini belirtti.

Sinema ve tiyatro sanatçısı, yönetmen ve yazar Hadi Çaman, 13 Ocak 1943'te Kastamonu'da doğdu.

İlk ve orta öğrenimini Abdurrahman Paşa Lisesi'nde tamamlayan Çaman, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde eğitim gördü.

Daha sonra Belediye Konservatuvarı'nda eğitim gören Çaman, 1962 yılında Dormen Tiyatrosu ve Kent Oyuncuları'nın açtığı sınavı kazanarak, Altın Yumruk adlı oyunda profesyonel tiyatro oyunculuğuna başladı.

Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu, Nisa Serezli-Tolga Aşkıner Tiyatrosu, Miyatro (Müjdat Gezen) ve Şan Tiyatrosu gibi tiyatrolarda birçok oyunda rol alan Çaman, 1982 yılında Yeditepe Oyuncuları'nı kurdu. Çaman, 1982 yılından beri aralıksız olarak Nişantaşı'ndaki kendi tiyatrosunda sanat yaşamını sürdürmekteydi.

Tiyatro dışında da çeşitli çalışmaları olan Çaman, çeviriler, uyarlamalar yaptı, oyunlar yazdı, yönetti.

Döneminin tiyatro yaşamını konu alan bir kitap da yazan Çaman, birçok dalda kişisel ve tiyatrosu Yeditepe Oyuncuları adına sayısız ödüller kazandı.

Sino AtriaL 23.09.2008 20:21:52
Sevgili Asya,

Bu haberi okur okumaz burada paylaşma fikri canlanmıştı zihnimde.. Benden önce davranmışsın. Hadi Çaman'ın sevdiklerine ve yakınlarına sabır dilerken sanada teşekkür ediyorum.

Sino AtriaL 28.09.2008 11:32:31


Koç Holding’in 80. yıl kutlamaları çerçevesinde 2006 yılında başlattığı ve iki yılda 100.000’in üzerinde çocuğa ulaşan ‘Sizinkiler’ Projesi’nde, 2008 turne programı 11 Ekim’de İstanbul’dan start alıyor. Biletlerin ücretsiz olarak temin edilebileceği müzikli çocuk oyunu bu yıl 7 bölgede, 20 ilde, 74 gösterimle yaklaşık 60 bin çocuğa ulaşacak.
Koç Holding’in çocukların gerek zihinsel gerekse kültürel gelişimlerine katkıda bulunmak amacıyla başlattığı Sizinkiler Projesi, bu yıl yeni bir oyunla çocukların karşısına çıkıyor. Koç Holding, ‘Altın Çiçeğin Peşinde’ adlı yeni oyun ile 11 Ekim-6 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek turne kapsamında yaklaşık 60 bin çocuğa ulaşmayı hedefliyor.
 
Ünlü karikatürist Salih Memecan’ın 1991’den bu yana yayınlanan ve tüm çocukların tutkuyla takip ettikleri ‘Sizinkiler’ çizgi kahramanları, BKM’nin sahnelediği ‘Altın Çiçeğin Peşinde’ adlı müzikli, danslı oyunla Türkiye’nin dört bir yanındaki çocuklara keyifli dakikalar yaşatacak. Çevreyi korumamızın önemine de dikkat çeken ‘Altın Çiçeğin Peşinde’ oyununun ilk gösterimi 11 Ekim 2008 Cumartesi günü İstanbul Beşiktaş Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek.

Turne boyunca toplam 5143 km kat edecekler
İlk gösterimin İstanbul’da yapılacağı ‘Altın Çiçeğin Peşinde’, turne kapsamında  sırasıyla Samsun, Giresun, Erzurum, Gaziantep, Adana, Mersin, Karaman, Konya, Ankara, Eskişehir ve İzmir’i ziyaret ettikten sonra Kasım ayı başında tekrar İstanbul’a dönecek ve İstanbul’da iki kez daha sahne alacak. İstanbul’un ardından Kocaeli, Adapazarı, Bursa, Manisa, Balıkesir, Çanakkale, Edirne ve Tekirdağ’ı ziyaret ederek, kapanış gösterimleri için tekrar İstanbul’a gelecek olan Sizinkiler ekibi, böylece toplamda 5143 kilometre yol kat ederek 6 Aralık’da turneyi İstanbul’da sonlandıracak.

Velilere özel pedagog, çocuklara sürpriz hediyeler

Proje kapsamında, gösterimin yapılacağı illerde çocuklar salonda keyifle oyunlarını seyrederken, Pedagog Elif Koca da fuaye alanında çocukların aileleriyle sohbet toplantıları gerçekleştirecek. Oyunu izlemeye gelenler fuaye alanındaki Müze Kart standından kart ve bilgi alma imkanı bulurken; TEMA Vakfı’nın ilköğretim okullarında Yavru TEMA adı altında yürüttüğü çalışmalara katılmak isteyen çocuklar da, Yavru Tema standından başvuruda bulunabilecekler. Oyunu izleyen çocukları çıkışta bir de sürpriz hediye bekliyor olacak. Her ilde, oyunu izleyen çocuklara Sizinkiler Puzzle’ı hediye edilecek.

Biletler için…
‘Altın Çiçeğin Peşinde’ oyunu için BKM’nin illerde kuracağı mobil gişeler ya da o ilde BKM biletlerinin satıldığı noktalara başvurarak, ücretsiz olarak bilet temin edilebilir.




Sizinkiler Altın Çiçeğin Peşinde - Oyun Rotası

 
Tarih
 Gün
 İl/İlçe
 Salon
 Oyun Saati
 Oyun Saati
 
11 Ekim
 Cumartesi
 BEŞİKTAŞ
 Beşiktaş Kültür Merkezi
 11:00
 14:00
 
12 Ekim
 Pazar
 BEŞİKTAŞ
 Beşiktaş Kültür Merkezi
 11:00
 14:00
 
13 Ekim
 Pazartesi
 AVCILAR
 Barış Manço Kültür Merkezi
 11:00
 14:00
 
14 Ekim
 Salı
 AVCILAR
 Barış Manço Kültür Merkezi
 11:00
 14:00
 
15 Ekim
 Çarşamba
 TUZLA
 Orhanlı Belediyesi Kültür Merkezi
 11:00
 14:00
 
16 Ekim
 Perşembe
 TUZLA
 Orhanlı Belediyesi Kültür Merkezi
 11:00
 14:00
 
17 Ekim
 Cuma
 BOSTANCI
 Bostancı Gösteri Merkezi
 11:00
 14:00
 
18 Ekim
 Cumartesi
 BEŞİKTAŞ
 Beşiktaş Kültür Merkezi
 11:00
 14:00
 
19 Ekim
 Pazar
 BEŞİKTAŞ
 Beşiktaş Kültür Merkezi
 11:00
 14:00
 
21 Ekim
 Salı
 SAMSUN
 Atatürk Kültür Merkezi
 11:00
 14:00
 
22 Ekim
 Çarşamba
 GİRESUN
 Özel İdare Salonu
 11:00
 14:00
 
24 Ekim
 Cuma
 ERZURUM
 Halk Eğitim Salonu
 11:00
 14:00
 
26 Ekim
 Pazar
 GAZİANTEP
 Belediye Devlet Tiyatrosu
 11:00
 14:00
 
27 Ekim
 Pazartesi
 ADANA
 Seyhan Kültür Merkezi
 11:00
 14:00
 
28 Ekim
 Salı
 MERSİN
 Kongre Merkezi
 11:00
 14:00
 
29 Ekim
 Çarşamba
 KARAMAN
 Kapalı Spor Salonu
 11:00
 14:00
 
30 Ekim
 Perşembe
 KONYA
 Konevi Kültür Merkezi
 11:00
 14:00
 
31 Ekim
 Cuma
 ANKARA
 MEB Şura Salonu
 11:00
 14:00
 
1 Kasım
 Cumartesi
 ANKARA
 MEB Şura Salonu
 11:00
 14:00
 
2 Kasım
 Pazar
 ESKİŞEHİR
 A.Ü Sinema Anadolu
 11:00
 14:00
 
3 Kasım
 Pazartesi
 İZMİR
 İsmet İnönü Kültür Merkezi
 11:00
 14:00
 
4 Kasım
 Salı
 İZMİR
 İsmet İnönü Kültür Merkezi
 11:00
 14:00
 
8 Kasım
 Cumartesi
 KARTAL
 Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi
 11:00
 14:00
 
9 Kasım
 Pazar
 KARTAL
 Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi
 11:00
 14:00
 
11 Kasım
 Salı
 KOCAELİ
 Süleyman Demirel Kültür Merkezi
 11:00
 14:00
 
12 Kasım
 Çarşamba
 ADAPAZARI
 Atatürk Kültür Merkezi
 11:00
 14:00
 
13 Kasım
 Perşembe
 BURSA
 Tayyare Kültür Merkezi
 11:00
 14:00
 
15 Kasım
 Cumartesi
 MANİSA
 Belediye Kültür Sitesi
 11:00
 14:00
 
16 Kasım
 Pazar
 BALIKESİR
 Kültür Merkezi
 11:00
 14:00
 
17 Kasım
 Pazartesi
 ÇANAKKALE
 Süleyman Demirel Konferans Salonu
 11:00
 14:00
 
18 Kasım
 Salı
 EDİRNE
 Edirne Koleji
 11:00
 14:00
 
19 Kasım
 Çarşamba
 TEKİRDAĞ
 Belediye Kültür Merkezi
 11:00
 14:00
 
22 Kasım
 Cumartesi
 BEŞİKTAŞ
 Beşiktaş Kültür Merkezi
 11:00
 14:00
 
23 Kasım
 Pazar
 BEŞİKTAŞ
 Beşiktaş Kültür Merkezi
 11:00
 13:00
 
29 Kasım
 Cumartesi
 BEŞİKTAŞ
 Beşiktaş Kültür Merkezi
 11:00
 14:00
 
30 Kasım
 Pazar
 BEŞİKTAŞ
 Beşiktaş Kültür Merkezi
 11:00
 13:00
 
6 Aralık
 Cumartesi
 BEŞİKTAŞ
 Beşiktaş Kültür Merkezi
 11:00
 14:00
 

Devlet Tiyatroları (DT) 2008-2009 yeni sanat sezonuna 1 Ekim'de "merhaba" diyecek. DT, geçtiğimiz sanat sezonun izleyici tarafından büyük beğeni toplayan oyunlarının yanı sıra, 24'ü yerli, 23'ü yabancı ve 10'u çocuk oyunu olmak üzere 57 yeni yapımı ilk kez tiyatro izleyicisiyle buluşturacak. DT'den yapılan açıklamaya göre, "Türkiye'nin yaz-kış en çok çalışan ve üreten kurumları arasında yer alan DT'de, yeni oyunların provaları sürerken, yoğun iş gücü heyecanının, üretmenin ve yaratmanın, başarının kıvancıyla" DT ailesi 1 Ekim'de perdelerini açacak. DT, daha önce sahneye konmuş oyunların yanı sıra, 24'ü yerli, 23'ü yabancı ve 10'u çocuk oyunu olmak üzere 57 yeni yapımı ilk kez tiyatroseverlerin karşısına çıkaracak.

-YENİ SEZONDA YENİ SAHNELER

Sanatseverlerle buluşmalarını "yeni sezonda yeni sahnelere" taşıyacak olan DT, Elazığ, Malatya, Samsun ve Çorum Devlet Tiyatroları'nı yeni sezonda açmayı planlıyor. DT, böylece 60. yılına doğru, 60. sahneye bir adım daha yaklaşmış olacak.

-AVRUPADA SÜREKLİ TEMSİLLER

Avrupa'nın farklı ülkelerinde yaşayan vatandaşlara yönelik sürekli temsiller vermeye başlayacak olan DT, projenin ilk ayağı olarak, Ekim ayında Almanya'nın Frankfurt ve Stuttgart kentlerinde, seçkin yerli eserlerinden "Kurban" ile "Tek Kişilik Şehir" adlı oyunları seyirciyle buluşturacak. Avrupa temsilleri, sezon boyunca her ay değişik oyunlarla devam edecek.

-500 BİN ÇOCUĞA TİYATRO

Yaz-kış sezon uygulaması ile perdelerini yıl boyunca açık tutan DT, yeni sezonda da 500 bin çocuğu tiyatroyla buluşturmayı hedefliyor. Buluşmaların, yerleşik salonlarda, kamyon tiyatroda-vagon sahnede, köylerde, beldelerde, sokakta, okul bahçelerinde kısacası "her yerde", 500 bin çocuğa ulaşana kadar gerçekleştirilmesi planlanıyor.

-FESTİVALLERE DEVAM

DT, yeni sanat sezonu boyunca sürekli temsillerinin yanı sıra çeşitli festivallerde de boy gösterecek. Adana'da 27 Mart-28 Nisan 2009 tarihleri arasında "11. Devlet Tiyatroları-Sabancı Uluslararası Tiyatro Festivali", Trabzon'da 2-14 Mayıs 2009 tarihleri arasında "10. Uluslararası Karadeniz Tiyatro Festivali", Ankara'da 25-30 Nisan 2009 tarihleri arasında "Küçük Hanımlar Küçük Beyler, 5. Uluslararası Çocuk Tiyatro Festivali", Konya'da 1—25 Nisan 2009 tarihleri arasında "Bir Nefes Bir Ses, 2. Uluslararası Türkçe Tiyatro Yapan Ülkeler Festivali", Van'da 23 Nisan-6 Mayıs 2009 tarihleri arasında "8. Akdamar Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Şenliği" ve Diyarbakır'da 15-30 Nisan 2009 tarihleri arasında "7. Orhan Asena Tiyatro Festivali", DT'nin düzenlediği festivaller arasında yer alıyor. DT, yurtiçinde ve yurtdışında düzenlenen festivallerin de ayrıca konuğu olacak.

-YENİ SEZON OYUNLARI

DT'nin yeni sezonda izleyiciyle ilk kez buluşturacağı oyunlar ise şöyle:

"Yerli Oyunlar; İ.A.Nuri Sekizinci'nin "Ceza Kanunu", Teodor Kasap"ın "Pinti Hamit", A. Hamdi Tanpınar'ın "Saatleri Ayarlama Enstitüsü", Ömer Seyfettin'in "Asilzadeler", Orhan Kemal'in "Üç Kağıtçı", Turan Oflazoğlu'nun "Genç Osman", Çetin Altan'ın "Dilekçe", Ali Berktay'ın "Kerbela", Suat Derviş'in "Fosforlu Cevriye", Vasıf Öngören "in "Asiye Nasıl Kurtulur", Ali Bey'in "Geveze Berber", "Kokona Yatıyor" ve "Ayyar Hamza", Tuncer Cücenoğlu'nun "Ziyaretçi", Rasit Çelikezer'in "Bavul Hikayesi", Mehmet Baydur'un "Tensing", Dinçer Sümer'in "Gecenin Kulları", Ahmet Önel'in "Baton ya da Baton", Hasan Erkek'in "Eşik", A. Mithat Efendi'nin "Felatun Beyle Rakım Efendi", Refik Halit Karay'ın "Çankaya", Tülay Güngör'ün "Tek Işık", Savaş Dinçel"in "Çok Orijinal Bir Oyun" ve Adalet Ağaoğlu'nun "Çok Uzak Fazla Yakın",

Yabancı Oyunlar; Aristophanes'in "Barış", W.Shakespeare'in "Fırtına", Carlo Goldoni'nin "İki Efendinin Uşağı", Henrik İbsen'in "Yaban Ördeği" ve "Hortlaklar", Gogol'un "Müfettiş" Lope de Vega'nın "Çılgın Dünya", John Steinbeck'in "Gazap Üzümleri", C.Aytmatov'un "Mankurt Efsanesi", J.P.Sartre'ın "Troyalı Kadınlar", B.Brecht'in "Galile Galileo", Woody Allen'ın "Bir Daha Çal Sam", Jaroslav Hasek'in "Aslan Asker Chveik", Von Hovath'ın "Kasimir ile Karoline", Del Tore'nin "Delil Yetersizliği", Eugene Labiche'nin "Sevgili Celimar", J. C. Carrere'nin "Akıl Defteri", Stefan Tsanev'in "Sokrates'in Son Gecesi", W.Shakespeare"in "Macbeth", Racine"nin "Beyazıt", Gogol'un "Evlenme", Gos Jean Pierre'nin "Tavandaki Kuş" ve Mario Fratti'nin "İhanet",

Çocuk Oyunları; Ünal Akpınar'ın "Saray Önünde", C.E. Kavaklıgil'in "Keloğlan Hekimbaşı" Ayhan Akalın'ın "Cıbıl Kurt", Haluk Işık'ın "Harikalar Mutfağı", Özer Tunca'nın "Koltuk Sevdası" Nedim Buğral'ın "İki Bavul Dolusu", Ulviye Karaca'nın "Kırmızı Başlıklı Kız", Mehmet Akay'ın "Büyümek İstiyorum" Staffan Göthe'nin "Bir Şubat Gecesi" ve Selma Lagerlöf'ün "Değiştirilmiş Çocuk."

Kaynak : ANKA

anarresnoir 08.10.2008 03:20:24
Testosteron: “Erkekçe” bir kapışma
 
Bir nikah töreni. Nikahın en önemli anı. Geline soruluyor: Kocalığa kabul ediyor musun? Gelinin yanıtı: HAYIR! Ve gelin, davetliler arasından birini işaret eder. Bu işaret “erkekçe kapışma”nın da başlama işareti olur. Kafalar, burunlar kırılır, gözler çıkar.
 
2. raunt düğün yemeği yenilecek restorantta devam eder. Büyük hesaplaşmanın görüleceği restorantta bir araya gelen (kimi zorla gelir) 7 erkek “HAYIR” olayını aydınlatmaya çalışırlar.
 
Testosteron oyunu, bu nikah ve onun bozulması üzerinden değişik mesleklerden (mikrobiyolog, kuş bilimci, baterist, gazeteci, avukat, garson ve baba) 7 erkeğin cinselliğe, kadına, doğaya “ERKEKÇE” bakışlarını sergiler. Tabi ki bu “ERKEKÇE” bakışın ürettiği şiddet ve ayrımcı dille seyirciyi karşı karşıya bırakarak.
 
2 Ekim’de PRÖMİYER
2 Ekim’de seyirciyle buluşacak Andrzej SARAMONOWICZ'in yazdığı TESTOSTERON oyununu Neşe TALUY YÜCE dilimize kazandırdı. Kemal AYDOĞAN’nın yönettiği oyunun rollerini Metin COŞKUN, Fırat TANIŞ, Emre KARAYEL, Sezai PARACIKOĞLU, Mert FIRAT, Timur ACAR ve İnan Ulaş TORUN paylaşıyorlar.
 
oyun atölyesi’nden seyirciye yeni bir hizmet:
İndirimli ilk hafta uygulaması
oyun atölyesi 2008-2009 sezonundan başlayarak prömiyer yapmış “yeni oyununun” ilk haftasındaki tüm oyunları “indirimli bilet”le seyirciye sunacak. Buna göre Testosteron oyununun tam 25YTL, öğrenci 15YTL olacak bilet fiyatları yalnızca ilk haftanın tüm oyunları için 10YTL olacak.
 
Evlilikte Ufak Tefek Cinayetler devam ediyor
Geçtiğimiz sezon “kapalı gişe” oynayan, Vahide GÖRDÜM ile Haluk BİLGİNER’in oynadığı, Eric-Emmanuel Schmitt’in “Evlilikte Ufak Tefek Cinayetler” oyunu 15 Ekim’den başlayarak seyirci karşısına çıkacak.
 
Gişe 8 Eylül’de açılıyor
 
http://www.oyunatolyesi.com/haberler.asp?p=&id=358

Sino AtriaL 16.10.2008 19:23:02
DEVLET TİYATROLARI’NDA
2008-2009 SEZONU

 



 


60. yılına doğru 60. sahneye bir adım daha yaklaşırken yeni sahneler açılıyor...
Sanatseverlerle buluşmalarını yeni sahnelere de taşıyacak olan Devlet Tiyatroları; Elazığ, Malatya, Samsun ve Çorum Devlet Tiyatroları’nı yeni sezonda açmayı planlıyor.

Avrupa’da sürekli temsiller...

Avrupa’nın farklı ülkelerinde yaşayan vatandaşlarımıza yönelik sürekli temsiller vermeye başlayacak olan Devlet Tiyatroları; projenin ilk ayağı olarak, Ekim ayında Almanya’nın Frankfurt ve Stuttgart kentlerinde, seçkin yerli eserlerinden “Kurban” ile “Tek Kişilik Şehir” adlı oyunları seyirciyle buluşturacak. Buluşmalar sezon boyunca her ay değişik oyunların temsilleri ile devam edecek.

Hedef büyük!

500 bin çocuk tiyatroda buluşuyor...
Yaz-kış sezonu uygulaması ile yazın sıcağı, kışın karı, soğuğu buzu demeden heryerde hergün perdelerini açan Devlet Tiyatroları; yeni sezonda beş yüz bin çocuğu tiyatroda buluşturmayı hedefliyor. Buluşma yerleşik salonlarda, kamyon tiyatroda – vagon sahnede, köylerde, beldelerde; sokakta, okul bahçelerinde, spor salonlarında, kültür merkezlerinde, her yerde. Daha çok oyun daha çok temsille beş yüz bin çocuğa ulaşana kadar sürecek.

Festivallerde Buluşuyoruz...
Adana’da 27 Mart – 28 Nisan 2009 tarihleri arasında, 11. Devlet Tiyatroları-Sabancı Uluslararası Tiyatro Festivali;


Trabzon’da 02 – 14 Mayıs 2009 tarihleri arasında, 10. Uluslararası Karadeniz Tiyatro Festivali;


Ankara’da 25 – 30 Nisan 2009 tarihleri arasında “Küçük Hanımlar Küçük Beyler” 5. Uluslararası Çocuk Tiyatroları Festivali;


Konya’da 14 – 25 Nisan 2009 tarihleri arasında “Bir Nefes Bir Ses” 2. Uluslararası Türkçe Tiyatro Yapan Ülkeler Festivali;


Van’da 23 Nisan – 06 Mayıs 2009 tarihleri arasında 8. Akdamar Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Şenliği;


Diyarbakır’da 15 – 30 Nisan 2009 tarihleri arasında 7. Orhan Asena Tiyatro Festivali’nde buluşacağız. Ayrıca yurtiçinde ve yurtdışında düzenlenen festivallere de katılarak, Devlet Tiyatrosu sanatçılarının yorumlarıyla yerli – yabancı eserleri farklı kültürlerdeki insanlarla buluşturmaya devam edeceğiz.

Kuruluşundan bugüne tiyatro sanatına gönül vermiş, sayısız oyuncu, yönetmen, oyun yazarı ve tiyatro çalışanının sabır ve binbir emekle var ettiği zengin birikimini; yeni eserlerle ortaya koyup, seyircisiyle buluşturmaya hazırlanan, Cumhuriyetimizin öncü kurumları’ndan Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’nün 2008 – 2009 Tiyatro Sezonunda sahneleyeceği yeni oyunlar ise:

 

DEVLET TİYATROLARI

2008- 2009 TİYATRO SEZONU YENİ OYUNLARI:

 

YERLİ OYUNLAR

 
 YABANCI OYUNLAR

 
 
OYUN ADI
 YAZAR


1. Ceza Kanunu
 İ.A.Nuri Sekizinci
 1. Barış
 Aristophanes
 
2. Pinti Hamit
 Teodor Kasap
 2. Fırtına
 W.Shakespeare
 
3. Saatleri Ayarlama Enstitüsü
 A. Hamdi Tanpınar
 3. İki Efendinin Uşağı
 Carlo Goldoni
 
4. Asilzadeler
 Ömer Seyfettin
 4. Yaban Ördeği
 Henrik İbsen
 
5. Üç Kağıtçı
 Orhan Kemal
 5. Müfettiş
 Gogol
 
6. Genç Osman
 Turan Oflazoğlu
 6. Çılgın Dünya
 Lope de Vega
 
7. Dilekçe
 Çetin Altan
 7. Gazap Üzümleri
 john Steinbeck
 
8. Kerbela
 Ali Berktay
 8. Mankurt Efsanesi
 C.Aytmatov
 
9. Fosforlu Cevriye
 Suat Derviş
 9. Troyalı Kadınlar
 J.P.Sartre
 
10. Asiye Nasıl Kurtulur
 Vasıf Öngören
 10. Galile Galileo
 B.Brecht
 
11. Geveze Berber
 Ali Bey
 11. Bir Daha Çal Sam
 Woody Allen
 
12. Ziyaretçi
 Tuncer Cücenoğlu
 12. Aslan Asker Chveik
 Jaroslav Hasek
 
13. Bavul Hikayesi
 Rasit Çelikezer
 13. Kasimir ile Karoline
 Ö. Von Hovath
 
14. Tensing
 Memet Baydur
 14. Delil Yetersizliği
 G.G.Del Tore
 
15. Kokona Yatıyor
 Ali Bey
 15. Sevgili Celimar
 Eugene Labiche
 
16. Gecenin Kulları
 Dinçer Sümer
 16. Akıl Defteri
 J. C. Carrere
 
17. Baton ya da Baton
 Ahmet Önel
 17. Sokrates’in Son Gecesi
 Stefan Tsanev
 
18. Eşik
 Hasan Erkek
 18. Macbeth (Cadıların Macbeti)
 W.Shakespeare
 
19. Ayyar Hamza
 Ali Bey
 19. Beyazıt
 Racine
 
20. Felatun Beyle Rakım Efendi
 A. Mithat Efendi
 20. Evlenme
 Gogol
 
21. Çankaya
 Falih Rıfkı Atay
 21. Hortlaklar
 Henrik İbsen
 
22. Tek Işık
 Tülay Güngör
 22. Tavandaki Kuş
 Gos Jean Pierre
 
23. Çok Orijinal Bir Oyun
 Savaş Dinçel
 23. İhanet
 Mario Fratti
 
24. Çok Uzak Fazla Yakın
 Adalet Ağaoğlu
 
 
 
 
 
 
 

ÇOCUK OYUNLARI
 
 
 
1. Saray Önünde (g.o.)
 Ünal Akpınar
 6. İki Bavul Dolusu
 Nedim Buğral
 
2. Keloğlan Hekimbaşı
 C.E. Kavaklıgil
 7. Kırmızı Başlıklı Kız
 Ulviye Karaca
 
3. Cıbıl Kurt
 Ayhan Akalın
 8. Büyümek İstiyorum
 Mehmet Akay
 
4. Harikalar Mutfağı
 Haluk Işık
 9. Bir Şubat Gecesi
 Staffan Göthe
 
5. Koltuk Sevdası
 Özer Tunca
 10. Değiştirilmiş Çocuk
 Selma Lagerlöf
 


Sayfa: 1 2 [ 3 ]