|
||
| Güzellik nedir? 1. Güzellik tabiki görece bir kavramdır. İçini en çok doldurabilcek kavramlardan birisi 'beğeni' dir. İnsanların çoğu beğendiklerine 'güzel' sıfatını kullanırlar. Ancak beğenilerine göre güzel sıfatını kullanmak doğru bir davranış değildir. Birşeye güzel dediğimizde adil ve doğru bir hükümde bulunmak için aklımızın yetebildiği tüm evrensel kaideleri düşünmeliyiz. Mesela bir müzik dinliyoruz. Alt yapımız ve beğeni formatımıza uymadığı için o müziğe 'güzel değil' demek doğru olmaz. Beğenmezsek te başkalrı tarafından beğenilebilecek niteliklerini keşfetmeye çalışıp ona göre değerlendirmede bulunmalıyız. 2. Diğer bir tanımlayıcı kavram kültürel alt yapıdır. Güzellik yorumunu mevcut güzellik değerlendirme kriterlerimizle yaparız. Bu yüzden güzellik kültürden kültüre o konudaki bilgimize göre değişir. 3. O anki psikolojiye göre güzellik yorumu değişebilir. 4. İşe yararlık ve beklentileri karşılama: Güzel dediğimiz şeyler beklentimizi karşılamasına göre değerlenebilir. Mesela cep telefonu ne kadar beklentilere cevap veriyorsa o kadar güzeldir. Ya da bir hatun 5. Ön yargı: Güzellik yorumuna daha önce o konuda yada yakın konularda verilmiş hükümlerimiz etkili olur. 6. İnsan fıtratına (tabiatına) uygunluk. .... |
||
|
||
| güzel demek herkesin hakkıdır ve yadırganamaz. çünkü güzel fikri söyleyen kişiye aittir ve mutlak hiç bir hüküm ifade etmez. kimse çıkıp ta "ya ne güzeli, sen de bi boktan anlamıyorsun" filan deme hakkına sahip değildir. Ancak; Güzellik tanımlanabilir. Hesap kitap edilebilir. Bu sağlandığında bunu yapan kişinin güzellik değerlendirmesine sebep olan değişkenlere bakarız. Mesela bir film eleştirmeni bir filmin neden güzel olduğunu açıklar ise ve sebepler benim de aklıma yatar ise ben de ona güzel derim. Ama onun için güzel olmasını gerektiren sebepler bence kabul görmemişse ona rağmen ben güzel değil derim. Yani yine kendi kültürel altyapımız ve beklentilerimiz güzelliği belirlemiş olur. |
||
|
||
| schopenhauer aşkın metafiziğinden, güzellik, iradenin türün ideal şekilde devamı için seçtiği, türün özelliklerini kendinde taşıyan bireyleri için kullanılır. gelecek neslin en iyi olması için iradenin seçtiği özelliklerdir. | ||
|
||
| ne hikmetse 90 - 60 -90 herkese göre güzel bir ölçüdür_? |
||
|
||
| kesinlikle kişinin algılamasına bağlı bir olgu...benim yeşil gördüğümü sen nasıl görüyorsun ki?sen de ben de yeşil diyoruz ama beynimiz nasıl algılıyor,ben senin sen benim bilincime girmeden bunu bilemeyiz..ben bir kızı gördüğümde nasıl algılıyorum ya da sen nasıl algılıyorsun ...değişken ... | ||
|
||
| Güzel bedenler çürüdüğünde, kemikler kalır ve her kemik güzeldir; ya da hepsi çirkindir... | ||
|
||
| Sahi ya,güzel dediğimiz onca insanın içi kan ve kemik yığını.Demek ki bu güzelin güzelliğini şöyle bir kazısak midemizi bulandıracak bir manzara bekliyor olacak bizi.Güzellik sadece görsel midir,yoksa içeriğiyle mi değer kazanırı düşünmeden edemiyor insan. | ||
|
||
| Şu "iç güzelliği" olayına çıkıyor konu. Aslında emin değilim iç güzelliği denen kavram sanki o kişinin iyi olma halini anlatmak için kullanılıyor gibi. Salt güzellik fiziksel bir kavram gibi. Bu arada içini açtığında berbat olduğu konusunda haklısın, ne güzeller ameliyat ediliyor, hepimizin safra kesesi iğrenç kokuyor..
|
||
|
||
| İç güzelliği belki,ama şu da var.Mesela sadece güzel olduğu için bir koltuk alır eve götürürsünüz.Çok rahatsız bir koltuktur.İlk günler bu rahatsızlığa aldırmaz ve onu seversiniz yani güzel bulursunuz.Ancak sırtınız ağrımaya başladıkça o güzellik gözünüzde silinir.Demek ki herhangi bir şeye güzel derken onun işlevini de farkında olmadan değerlendiriyoruz. Ayrıca bir çok güzellik bizi ilk anda daha çok etkiliyor ,zamanla bu etkisini kaybediyor.Demek ki güzele alışmak da değerinden yitirmesine sebep oluyor. |
||
|
||
| Evet aslında verdiğin örnekler güzelliğin bir parametre olduğunun ispatıdır. Maddeyi değerlendirirken kullandığımız ve çoğunlukla yanıltıcı bir öğe. Koltuk örneğinde fonksiyonellik güzelliğin ötesine geçmiştir. Burada güzellik özelliği yanıltıcı değil zayıftır sadece çünkü koltuk sonuçta yinede güzeldir. Güzelliğe alışmak, artık onun güzel olmadığı anlamına gelmeyeceği gibi, güzelliğin ilk bakışta ne kadar önemli olduğunuda gösterir. O zaman birşeye güzel demeden önce ona uzun uzun bakmak mı gerekir? Bu da gerekmez, çünkü derecesinden bağımsız biçimde silinecektir yine güzellik gözümüzden... |
||
|
||
| Ben alıştıkça açılan çoğalan güzelliğin de olduğunu düşünüyorum.Güzellik yok demek olur aksi takdirde ki,o zaman yaşamanın bel kemiği kırılır herhalde. | ||
|
||
| Fiziksel güzellik bencede kişiye göre değişir.her türlü güzellik aslında bir zevktir.Ve herkesin zevki elbette farklıdır. İç güzelliğe gelince dış güzelliği daha bir çekici hale getirir,hatta buz'un dediği gibi "alıştıkça çoğalan" bir güzellik çıkar karşımıza bence...Birde inandığım birşey daha varki oda güzellik biraz da görülmek istenenle alakalı şekilleniyor sanırım... |
||
|
||
| Evet,görmek istenen bu önemli.Her şey belki de her fasrklı bakış için farklılaşabilecek bir çok güzellik potansiyelini taşıyor ve biz bunlardan algılayabildiğimiz kadarıyla o şeye güzel,az güzel ve ya çirkin diyoruz. | ||
|
||
| Kişiler farklı olduğu sürece güzellik aynı olsada algılanışı farklı olacaktır. Yinede güzelliğe mutlak görece bir kavram olarak bakmamak gerekir. Çok insanı ortak paydada birleştirebilecek güzelliklerde vardır çünkü. Bu da farklı yaşamların aynı ortamdan beslenişiyle ilgilidir bence. |
||
|
||
| Daha saklı ,daha keşfedilmemiş güzellikleri görmenin çekiciliği var.Orada esas güzeli güzel yapma ,güzeli güzelleştirme kavramı işin içine giriyor.Ortak güzel alanı -ki az ya da çok herkes etkilenir ve ya buradan referans alır kendine -bazen aslında ikinci kez bakılsa keşfedilebilecek güzelliklere karşı bir tür ezici bir yaklaşımla ayrımcılık uygulayabiliyor-mesela güzel sanatlarda- Bir de zevklerin gelişip incelmesiyle güzelden tatmin olma düzeyinin-düzeysizliğinin-artması da bu güzele bakma şeklinde etkili. |
||