|
||
| Sahiplenilme ile kendi kavramı kendini yeniden devralır. Oysa iki kendi aynı anda bulanamaz. Bu kesin doğruysa eğer göreceli kişilikler bu sınıfa istemsiz olarak dahil edilir. | ||
|
||
| kim neye istereyerek kalkışıyor ki? | ||
|
||
| sahiplenme, egonun bir uzantısı... ulaşamadıkça artan bir istek... sahipleninceye kadar gözde olan şey ya da kişi sahiplenilince, en azından bir süre sonra anlamını yitiriyor. ya da ulaştıktan sonra yerini kaybetme korkusuna bırakıyor (mu?) |
||
|
||
| Dünya benim için olduğu zaman bir anlam kazanır, anlaşılır olur ve fenomolojinin gerçek varlıklarını oluşturan olaylarla gelişir, ortya çıkar. Dünya "bana ait" olduğu zaman tüm izlenim biçimleri düşüncenin dışında kalan biçimlerdir. Alıntı Sahiplenilme ile kendi kavramı kendini yeniden devralır. Oysa iki kendi aynı anda bulanamaz. Bu kesin doğruysa eğer göreceli kişilikler bu sınıfa istemsiz olarak dahil edilir. Doğru.
|
||
|
||
| Sahip olduğumuzu sanıyoruz... Aklımızın ve kalbimiz tek sahipleri bizleriz. Arada bir kiralıyoruz sadece:) | ||
|
||
| sahiplenme gereksiz bir yüktür. sahiplenme yerine paylaşma daha değerlidir. ne kadar çok şeyi paylaşırsanız, o kadar mutlusunuzdur. ''bütün dünya senin olsun, bir dost bir post yeter bana...'' |
||
|
||
| sahiplenmek , hırsızlıktır. | ||
|
||
sahiplenmek , hırsızlıktır. Sahiplenmek bazan da insanın altından kalkamayacağı kadar ağır bir yüktür..Bağlayıcıdır... |
||
|
||
1- insan kendisine ait olmayan bir diş fırçasına macun sürdüğü zaman aşıktır.. 2- sevmeler de mi böyle acaba.. 1- bunun genellemesini nasıl bir açı ile yakaladığını düşünüyorum açıkçası... her insan bu durumda aşıkşa, aşık olmayanlar kendi diş fırçalarını mı kullanıyolar... ben bunu konu başlığı (sahiplenmek) ile alakalı göremedim... 2- sewgi konusunda ise, sahiplenmek muhakkak wardır.. sewgiyi yaşatmak için sahiplenirsin.. idame ettirmek için sahiplenirsin.. hatta yeri geldiğinde yitirmek için de sahiplenirsin... |
||
|
||
| Hepimizde var bu tür kaygılardan. Verdiğimizin karşılığını almak, verilenin hakkını vermek isteriz...Emek verdiğimiz herşeyde hak sahibi görürüz kendimizi. Yitirmek istesek sahiplenmeyiz, inanmıyorum bu söze... | ||
|
||
Hepimizde var bu tür kaygılardan. Verdiğimizin karşılığını almak, verilenin hakkını vermek isteriz...Emek verdiğimiz herşeyde hak sahibi görürüz kendimizi. Yitirmek istesek sahiplenmeyiz, inanmıyorum bu söze... bir yitişin acısını naparsın... ağlamasını... susmasını... üzülmesini... bunları muhakkak bir köşede de olsa bekletiyosun... |
||
|
||
| Yitirilen şey zaten, ciddi bir kayıp değildir...Önemli olan, özgür zeminlerde var edip de yitirmediklerimizdir.. | ||
|
||
| sahiplenme bir yanılgıdır diye düşünüyorum... |
||
|
||
Yitirilen şey zaten, ciddi bir kayıp değildir...Önemli olan, özgür zeminlerde var edip de yitirmediklerimizdir.. ama farkındaysan konuyu açan arkadasımız sadece we sadece duygusal (aşk, sewgi) üzerinden bunu değerlendirmiş... we emin ol yitirdiğinde ciddi bir kayıp olarak görmediğini, kazandığın zaman ağzın bir karış açık şekilde olmuşsundur.. ya da en azından ben öyleyim.. kazandıklarımı yitirmemek için kazandığımdan dolayı mı olsa gerek... |
||
|
||
| öyle yada böyle birşeyleri sahipleniriz mecburen. önemli olan sahiplendiğimiz şey değermi sahiplenmemize. |
||