|
||
| insan kendisine ait olmayan bir diş fırçasına macun sürdüğü zaman aşıktır.. sevmeler de mi böyle acaba.. aitliğin olmadığı sevgiler insana tılsım gibi geliyor.. gizemli, egzotik,güzel'dili.. ta ki sahipleninceye kadar.. mülkiyetin sınır dışı edildiği sevgi..ulaşılmaz olunca,ulaşmak için sürekli tazelenir.. o zaman aşk kimyasını kaybetmez belki de.. belki de....... |
||
|
||
| kişilikler olağan olarak farklı adımlar atsada ilişkilerde..kanımca insan sahiplendigine daha cok baglanır..''o benim'' demenin altında yatan asli duygu tam olarak nedir muamma ancak bunu dediginiz kişi ,bunu kabullendiginiz andan itibaren sanki daha farklı gelir gozunuze..ve vazgecmek kopmak o andan itibaren daha agır ve uzak gelir .. peki evlilik sahiplenmenin legal ifadesimidir..oyleyse sahiplenmenin boyutu degisiyor gibi..cunku genelde bundan sikayet ediliyor..ozellikle kadınlar ele gecirildiklerini dusunuyor..cunku bisiler sanki daha dibe batıyor gibi.. Gönderim Zamanı: 18 Temmuz 2005, 23:28:07 duygusal bakımdan.. |
||
|
||
| ' o benim' anksiyetesi,arama eylemini bitirir kanımca.. sesler farklı, sarkı aynı olsa da ne zamana kadar söylenirki sarkı.. sarkı usandırır.. ki sarkı saklı kalır bilinçaltında..çünkü sevgiye banılmıştır.. adı değişmiştir belki de... benim olmadan_sahiplenilmeden_ sevilebilir mi? yani tılsım yitmesin.. bir ağaç gibi tek ve hür/bir orman gibi beraber.. belki de..
|
||
|
||
| sahip olmak; özel kullanımına almak, özelleştirmek, kullanmak demek sahiplenilmek; özel kullanımı kabullenmek, özelleştirilmek, kullanılmak demek mülkiyet özel yaşam alanları kurmak için vardır. kimisi bu alanı dar tutar kimisi geniş. özgürlük talebi ve reddi bu alanın doğru hacimde olmaması sıkıntısından gelir. kimisi için bu alan gerektiğinden büyüktür. sahiplenilmek isteyenler bu eğilime girerler. kimisi için bu alan dardır daha fazla sahiplenme ile özel alanını genişletmeye uğraşır. |
||
|
||
| bu tılsım sadece sevgilide degil ulaşılmayı bekleyen heramaç ta vardır.hayaller ulaşılmadıgı için ama ulaşılma ihtimali oldugu için güzeldir. montaigne hatırladıgım kadarıyla şöyle der. dünyada acı ile tatlı karışıktır. acı tatlıya tadını verir. sahiplenince yada amaca ulaşınca acı kalmaz. tatlının güzel tadınıda bir süre sonra dilimiz alıştıgından dolayı algılamaz olur. bu tartışma aklıma MFÖ - Yanlızlık Ömür Boyunu getirdi. biraz düşününce ilişkili olduğunu anlıyorsun. |
||
|
||
| sahiplenme çabası zaten sahip olamayışındandır. yoksa kim mesela bacağını yeniden sahiplenir ki. |
||
|
||
| sahip olmak ve olmak tanımlı bir durum var.. tasarıya ulaşınca senin olur..sahiplenince duygusu yine ağır kalan hacmi ve kütlesinin derinliği sabit duran bir hissetme ...ilk ve sonun muhakemesini yaparsak... |
||
|
||
| olm,senin bu konudaki fikrin nedir? lem,bşi diim mi,bi psikolog var,meşhur,sexe kafayı takık,freud eee??nolmuş bu freud a? nolcek lem,bu herif dio ki,kadınlarda penise sahiplenme duygusu varmış,sorunlarda burdan kaynaklanıyomuş hadi lan,doğrumu dion? he vallah |
||
|
||
| "Hala benim bir gayem var ve yelkenimin yöneldiği bir liman!" Bu türlü sahiplenme uşaklarıyla değil, nefretleriyle gururlanır. Ama yanılmayın bunun alası yok, bunlar geri kaçmalı buna! Gördünüz, sahip kuşatır kendini. Şimdi kuşatın sahiplenişinizi! | ||
|
||
| sahiplenme ile sahip olmak arasında belki küçük ama önemli bir fark var bence.. merdivenin ardışık basamakları gibi.. . mesela sevgilinin doğum gününü hatırlamak.. sevgililer günü ritüelleri.. yada "bizim şarkımız" dan yükselen melodi.. . sahiplenme.. sahiplenilmek.. aşk pek dışlamaz, hatta biraz kışkırtır sanki.. . merdiven.. nerde durduğun önemlidir.. |
||
|
||
| olm,bi şi diim mi? de sadece zikersem sahiplenirim,hatta bazen o halde bile diil oha,terbiyesiz |
||
|
||
insan kendisine ait olmayan bir diş fırçasına macun sürdüğü zaman aşıktır.. sevmeler de mi böyle acaba.. aitliğin olmadığı sevgiler insana tılsım gibi geliyor.. gizemli, egzotik,güzel'dili.. ta ki sahipleninceye kadar.. mülkiyetin sınır dışı edildiği sevgi..ulaşılmaz olunca,ulaşmak için sürekli tazelenir.. o zaman aşk kimyasını kaybetmez belki de.. belki de....... - sahiplenme her insanda var olan bir şey, kim istediği bir şeye sahip olmak istemez |
||
|
||
| sahiplenme isteğini arzuyla karıştırmayınız. sahiplenme çabası ve sahiplenilme arzusu eksik kalmış/ezilmiş veya korkaklığı sebebiyle kendi varoluşunu yarım bırakmış egolarda bulunur. sahiplik, yanyana ve birbirinden hoşnutça yürümesi gereken iki bireyi birbirine kelepçeleyerek ruhlarını söndürür |
||
|
||
| Sahiplenme yaşamı kavuran korkudan kaynaklı olabilir. Korkunun açık gösterisnii kendini çoğullamakla söndürülebilir diye düşünülür. Karşı durma, baskı kurma, iyi hissetme, güc olgusunun kendini kemirdiğini duyumsamanın önüne geçme ve gücün kendisine dokunma... Bu şekilde sağlam bir oluş kurulabilir düşüncesi sayesinde... |
||
|
||
sahiplenme isteğini arzuyla karıştırmayınız. - bak sen şu konuşana.. hadi sen çok bilme bakalım.... |
||