|
||
| Teozofide ve okültizmde, kimilerinin "esiri beden", kimilerinin de "astral beden" adını verdikleri 'seyyal' maddelerden oluşan bedenin, fizik bedenden geçici olarak ayrılıp başka mekânlarda dolaşmasıdır. Klasik spiritüalizmde bu seyyal bedene "duble" adı verilir. Astral seyahatte duble şuurludur; fakat fizik bedene dönüldükten sonra, yaşanılanlar çoğu zaman hatırlanmaz. Astral seyahat sırasında yaşanılanlar, bazen 'rüya' şeklinde hatırlanır. Fakat rüyaların hepsi astral seyahatlerden ibaret değildir. Duble için, duvar gibi fiziki nesneler ve uzaklık, birer engel oluşturmaz. Bir anda çok uzağa gidebilir ve vibrasyon hızı yüksek maddeler düşük maddelerin içinden değişime uğramadan geçebildikleri için, kapı, duvar gibi her türlü fiziki nesnenin içinden geçebilirler. Perispri'nin teozofideki gibi (astral-mantal-kozal) bedenlere ayrılamayacağını düşünen spiritüalistler bu tür fizik beden-dışı deneyimler için astral seyahat terimi yerine "şuur projeksiyonu" terimini kullanmayı tercih ederler. lucid dreaming sanal bir alemde bilinci yerinde olarak bulunma olgusu. gerçek hayattaki bilgilere erişilmesi olayı daha ilginç hale getirir. rüya alemindeki kişilerle çeşitli diyaloglar yaşanabilir ve beklenmedik cevaplar alınabilir |
||
|
||
Klasik spiritüalizmde bu seyyal bedene "duble" adı verilir. Astral seyahatte duble şuurludur; fakat fizik bedene dönüldükten sonra, yaşanılanlar çoğu zaman hatırlanmaz. Astral seyahat sırasında yaşanılanlar, bazen 'rüya' şeklinde hatırlanır. Fakat rüyaların hepsi astral seyahatlerden ibaret değildir. bu dusuncelere gore bazen rüya diye tanımladıklarımız bu tur bir tecrube olabilir yani? ama farkında degiliz..peki bunu nasıl kanıtlayabilirler..bedenin ruhtan ayırıp baska alemlere yolculuk yaptıgını..kimilerine gore beden ruhtan ayrıldıgında bu ölümden baska birsey ifade etmez.. belkide zihin oyunlaridir..ruhumuz degilde zihnimiz gidiyordur..gittigini sanıyordur ruhun..uctugunu,gecisler yaptıgını,gezdigini,konustugunu..rüyalardan ayıramamamızında nedeni bu olabilir.. :rolleyes: |
||
|
||
| ya spiritüalizmde (ruhçuluk) elde edilen bilgilere göre ruhla bedeni baglayan güş kordonlar warmıs... bu bag sayesinde ruh bedenden kopmuyor ve astral seyahatine devam ediyormus. bu şekilde bakarsak zaten zihinden bagımsız düşünemeyiz.. bu sadece bilimin adlandırması bence.. zihin veya ruh.. burda ayırt edici nokta astral seyahat bilinçli bir şekilde yapılmaktadır.. bilinçsiz ise zaten o hepimizin zaman zaman gördüğü rüyalardan ibaret... :rolleyes: |
||
|
||
| bilincsizce seyahat ediyor olabiliriz yani ..farkındalıktan bihaber..ama bildigin zaman bazı tehlikeler ortaya cıkıyormus..geri donememe ,kaybolma gibi..tabi bunlarin bilimsel bir destegi oldugunuda dusunmuyorum.. | ||
|
||
| bazen şunuda yaşamıyor degilim..rüyada oldugunum farkına varıyorum..ve diyorum ki ruyadasin istedigini yap..ne canın yanar nede kimseye hesap verirsin..işte o cidden hayal makinasina girmis gibi hissetiriyor..bence ruyaları kontrol etmek olabilir..ve bunu bilimsel olarak mantıklı acıklayabiliriz. ki genelde derin noktalarda degilde uykuyla uyanıklık arasında gezinirken bunu basarmak daha kolay.. |
||
|
||
| bunu kafasına cok dert etmiş ve sürekli yapmak için ugrasan ve araştıran bi arkadasımdan duydugum kadarıyla.. sinir bozukluklarına yol acabiliomus.. reflekslerdeki zayıflık yada reflekslerin fazla duyarlı olması.. arkadasım yerden havalanan bi siyah poşetten korktuguna göre bu bozukluklara maruz kaldı.. gecmiş olsun.. |
||
|
||
| Evet, dingin bir bedenin bunu yapabileceğini anlamak uzun sürebiliyor. Düşüncelerin anlık kararlılıkları ve tam anlık konsant birleşim hali bağlantı noktalarını gevşetiyor ve ileri hücüm etmenin konsant güven ve cesaretin elinde olduğu biliniyor. Kural içinde kendinizi ne kadar dışarlıklı -aklıma buz geldi - hissini toplamak için dingin ve yorucu tanımlama ve çalışmalarda bulunmak zorundasınız.Kendinizi bu açık kapı iznine düğümleyebildiyseniz sonucu hayretler içinde görmek yerine dingin ruh halini zorundalılıkla kullanarak çeperinizi adımlayabilir ve kanatlanmış hissine yakalanabilirsininiz. Benim tek yapabilidiğim ise çift ellerin cmlik aşınmasıydı. Bunun kırılma noktası beynin kendini sınamasına bağlı. Düşünürken şunu söyleyin kendinize: İstenirse herşey yapılabilir. Bazen beyin kendini kullandırır. Yani ölüme tanımladığı herhangi bir nesneyi kullnarak kendi işlevselliğini yitirip kendini yokedebilir, biçimsel duruş burda belirgin olmadığı gibi, biçimi bağlayan şey parmak şıklatması olabilir. Yalnızlık, derin korku ve mutluluk! Bu da öylesine işte! |
||
|
||
| benim aklıma ise ; yalnızlık geldi.. öylesine işte.. |
||
|
||
| Evet, bende yalnızım ve yeterince derin düşünemediğim için duygularım derine inemiyor. Burada bir söz var: "Hepsi boş, hepsi bir, hepsi geçmiş!" Pencereyi açıp, epey bir gerileyerek aniden sonra atlayıp cümle alem duyacak kadar gürültüyle... uçmak. Kanatlanmak ve büyük bir hızla dağların zirveerini aşmak. Bunu yapabilmek için ne kadar daha gerekiyor? |
||
|
||
| ilkokulda filandım sanırım.. sanyo marka eski bir teypten yükselen sesi duyduğumda inanamamıştım.. kendi sesimdi halbuki.. muziplik olsun diye artık kimsenin dinlemediği bir kasetin üstüne saçma sapan bir şeyler söyleyip kaydetmiştim.. ama hoparlörden yükselen bu cızırtılı ses.. o kadar şaşırmıştım ki evdekilere dinletip “bu ben miyim” diye sorduğumu hatırlıyorum.. demek ben konuşurken insanların kulağında bu ses yankılanıyordu.. kötü, çatlak, tiz, iğrenç yada ne bileyim özel olarak rahatsız edici bir ses değildi.. sadece çok yabancıydı.. ve daha önce hiç duymadığıma yemin edebilirdim.. insanın kendine dışardan bakabilmesi imkansız değildir ama farkına varışı gördüm demeye yetmez.. sonrası inkara varan bir unutuştur o.. .... kendi cesedinden mi korkuyorsun ey gezgin ruh.. o zaman ölmeden çıkma.. sakın.. çıkma ![]() |
||
|
||
| Evet, söylediğiniz, gerçekten ilginç bir deneyime savrulmuş darkmoon. Düşünün bir! Bedeninizi karşınızda görüyor ve türlü bunaklığını -sadece kendimi kıyaslıyorum- her türden anların kutlu bir alayı gibi hantal gereksizlikliklere yığan kendi cüssesinii çokluğa doğru savuruyor. Karşınızda raks edemeyecek ruhun taşıyıcısı türlü öğretilerin bozgununda ve didiklenecek anlamı bitvermiş, uçmuş. Anlamın varlığı meşru iken duruşun anlamı tekrarlanmış. Her neyse olayın kısa izahını atlıyorum. İlginç ama beeriksiz ve eksiklik yayan bir ahval içinde... kendi anlatışı bunu hissettiryor. |
||
|
||
| alıntı http://www.hermetics.org/astral.html ................. Öncelikle herkesin kendi tekniğini bulması gerektiğini belirtmek isterim, çünkü bir teknik yok ve duygusal bedeni ilgilendiren bir konu olduğu için hangi tekniği daha rahat yapabiliyorsan onu kullanmalısın. Kendi tekniğini buluncaya kadar öğrendiğin teknikleri uygulamalısın. Örneğin bu yazıdaki teknikler ya da Golden-Dawn’in (altın Şafak Hermetik Cemiyeti) öğrencilerine verdiği tekniği, hangisi kolayına gelirse onu. Tek kural var; “bedeni uyutup, zihni uyanık tutmak”. 1-Rejim Öncelikle rejim konusuna değinirsek sanırım yanlış yapmış olmayız. Yalnız Astral Seyahat değil okült çalışmalarda da olduğu gibi yenilmesi ve yenilmemesi gereken bazı yiyecekler vardır. (Altın Şafak Hermetik Cemiyetinin kurucularından) S.L. MacGregor-Mathers ve eşi sıkı vejetaryendiler. Bundan da anlaşılacağı gibi hayvansal besinlerden özellikle kırmızı etten uzaklaşmakta fayda vardır. Hani bir söz var “Ne yersen o olursun”. Burada kastedilen konunun duygusal yönü tabii ki. Yani uyumlu bir enerji yaymamız için hayvani besin tüketilmemeli. Bunun yanında üstat Majisyen Eliphas Levi’nin bazı uyarılarına göre kızartmalar, bol yağlı ve hazmı zor yiyecekler, fındık, fıstık vb... çerezler yenilmemeli. Un, şeker ve tuz tüketimini en aza indirmelidir. Hala piyasada bulunan Astral Seyahat Teknikleri isimli kitapta ise her gün bol miktarda havuç ve en az bir adet çiğ yumurta tüketilmesi gerektiği ve bol bol sıvı alınmasının faydalı olacağı belirtiliyor. Çalışma başlamadan en az 4 saat önce ve çalışma bitinceye kadar, hiçbir yiyecek yenmemeli sıvı içecekler ise minimum düzeyde alınmalıdır. Öncesinde oruçta faydalı olabilir. 2-Sabır ve Azim Sabır konusunda kimse bir şey söylememişse de ben birkaç şey söylemek istiyorum. Her türlü okült faaliyetlerde olduğu gibi Astral Seyahat çalışmalarında da sabır, azim ve soğuk kanlılık çok önem arz etmektedir. Eğer çalışmalar her gün yapılmıyorsa ya da en az haftada 3-4 defa yapılmıyorsa sonuç gecikebilir. Çalışma yapılırken sabır ve azimle her ayrıntı üzerinde yeteri kadar durularak yapılmalıdır. 2-3 ay deneyip bırakanlar genellikle çoğunluğa uyup başaramayanlardan olurlar. Devamlı uygulandığında yaklaşık 5-6 ayda başarılabilir (başarı sizin ciddiyetinize ve azminize bağlıdır.) 3-Zamanlama Genellikle günün ilk saatleri önerilse de bu zamanda yapamayanlar için sabah uyandıktan sonra veya birkaç saatlik uykudan sonra denemek uygun zamanlar arasındadır. Hiç birini yapamıyorsanız gece yatarken ya da istediğiniz her hangi bir zamanda yapılabilir. Bu arada unutmamak gerekir ki çalışmayı yaptığınız gün cinsel herhangi bir faaliyet çıkış şansınızı azaltır. Belki bir kadeh şarap yararlı olabilir (konsantrasyon açısından). Ama aşırı alkol sakıncalıdır. Zamanlama konusunda uygun gezegen saatleri de mevcuttur. Bunları vermemin sebebi bu saatlerde sert gezegen etkilerinden korunmuş olacağınızdır (tabii verilen ritüellerle beraber yapıldıkları taktirde) yani daha güvenli saatlerdir. günlerin gezegenlerine ait ilk saatler ayrıca güneş, ay, venüs ve merkür gün ve saatleri merkür diyorum çünkü merkür iletişimler yolculuklarla ilgili bir gezegendir. Bir de gezegen tütsülerini kullanmanızı öneririm. 4-Dua Çalışma öncesi kendinize telkin verebileceğiniz gibi çalışmaya başladığınız anda: “Bu gece/gün Astral Seyahat yapmak istiyorum, yüksek benliğim/koruyucu meleğim bana lütfen yardim et” vb. tarzda dua edilmesinde fayda vardır. 5-Yer Bu iş için eğer okült çalışmalar yapabileceğiniz bir oda varsa çok iyi (her okült çalışmada olduğu gibi psişik saldırılara karşı odayı negatif unsurlardan temizlemek ve elementleri dengelemek için KDPR (Küçük Defetme Pentagram Ritüeli) uygulanırsa çok iyi olur). Eğer böyle bir imkanınız yoksa kendiniz rahat hissettiğiniz ve rahatsız edilmeyeceğiniz (en az 1-2 saat) bir yer olabilir. Arındırıcı törensel bir banyodan sonra Gevşeme Ritüeli ardından KDPR arkasından OSR (Orta Sütun Ritüeli) yapıp çakralarınızı dengelemelisiniz. Bu uygulamaları yapabileceğiniz bir mekan yoksa hayal ederek yapılmasında bir sakınca yoktur (çalışma yaptığınız günün pozitif tütsülerinden birini yakmanızda yararlı olur, loş bir ortamda olması bir adet mum - tercihe göre değişebilir ama uygulama gününün gezegenine uyan bir mum rengi daha iyi olur - kullanılması konsantrasyon açısından yararlıdır). 6-Nefes KRAL SÜLEYMAN'IN NEFES ALIŞTIRMALARI Rabbi Simeon'a göre, büyük bir şarkı söyleme ve konuşma ustası olan Süleyman, bu dalınç (contemplation) alıştırmasını kendi derin deneyimleri sonucu oluşturmuştur. Ağacın yedinci küresine değin yükselen Süleyman, kendisini izlemek isteyecekler için bu mistik yükselişini üç kitaba sığdırmıştır: "Şarkıların Şarkısı" kitabında, Güzellik (Tifaret) olarak bilinen kürenin doğasını, Mezmurlar kitabında adalet (Geburah) küresini, Özdeyişler ise Sevgi-İyilik (Hesed/Gedulah) küresini tanımlar. Süleyman'ın, kendisi de şair olan babası Davut, ona, görsel deneyimlerin yaşanmasını ve sonucunda bu üç değerli kitabın yazılmasını sağlayan esini yada "Kutsal nefesi" uyandırma yöntemini göstermiştir. "İnsan nefesi, hava, ateş ve su gibi narin elementlerin karışımıdır. Nefes almadan yaşayamaz, ölürüz. Nefeste saklı bulunan sırları öğrenen ve onlarla alıştırmalar yapan Süleyman, doğanın yaratılmış şeyler üzerindeki fiziksel örtüsünü kaldırabilmiş ve onun altındaki ruhu görebilmiştir." der Rabbi Simeon. Dolayısıyla genellikle kibir (hebli) olarak tercüme edilen Mezmurlar da, daha örtülü anlamıyla "Nefesimin günlerinde herşeyi gördüm, hebel." Olarak da okunabilir. Daha da kapalı olmayan şekliyle Rabbi Simeon, Süleyman'ın bütün dikkatini beyindeki beyaz maddeye toplamışken, nefes alıp verme şeklini değiştirme tekniğini öğretiyordu. İnsan'ın Tanrı'yla bütünleşmesinin, en iyi olarak dünyada ve nefes aracılığıyla gerçekleşeceğini ısrarla söyleyen Rabbi Simeon, nefes alıp vermenin gizemini, Tanrı'nın birliğini her günkü zikri olan Shema'ya benzetir. Rabbi Simeon, Duada yer alan üç ismin (YHVH, Elohaynu, YHVH), insan nefesindeki ateşi, havayı ve suyu ifade ettiğine dikkati çeker. Duasını zikrederken, Ağacın üzerindeki üç sıfatı (Taç, Bilgelik, Anlayış) gözünün önünde canlandıran Kabalacı, kendi nefesini kutsal akışın aktığı bir kanala dönüştürür. İnsanın ağzı ve dudakları oynarken, kalbi ve iradesi bütünün birliğini yüceltmek için en yukarılara doğru süzülmektedir. Kabalada nefesin ne kadar önemli olduğunu buradan anlayabiliyoruz. Çok çeşitli nefes alıştırmaları vardır ve çalışma öncesi bu egzersizleri yapmak faydalıdır. Astral Seyahat çalışmasında faydalı olduğuna inandığım ve genelde kullandığım kare nefes tekniğini vereceğim. Ama isterseniz başka bir teknikte kullanabilirsiniz. 1. Nefes tekniği; -Rahat bir kıyafet giyin, eğer sizi rahatsız eden bir şey varsa kalkıp onu halledin. Daha sonra rahat edebileceğiniz yatak veya yere uzanın (sırtınız yere paralel olacak şekilde), başınızın altına, başınızla sırtınızın açısını bozmayacak bir yastık kullanabilirsiniz. (kare nefes tekniği üzerinde tefekkür ediniz) 3-4 defa derin nefes alın (nefesinizi karın bölgesine alıp bırakın, göğsünüzü şişirmeyin). Tüm nefesinizi boşaltın. Bu şekilde içinizden, birden dörde kadar sayın. -Nefes alırken birden dörde kadar sayın. -Nefesinizi tutun, birden dörde kadar sayın. -Nefesinizi bırakırken birden dörde kadar sayın. Bu şekilde nefesiniz rayına oturasıya kadar bu konumu koruyun. 2. Nefes tekniği Burnunuza konsantre olun nefes alırken burnun ucundaki soğukluğa verirken sıcaklığa konsantre olun nefes alıp verdiğinizde içinizden bir, tekrar nefes alın verirken iki... şeklinde on'a kadar sayın ve tekrar bir'den ona kadar sayın şaşırdığınızda, aklınız karıştığında hep bir'den başlayın bu sırada aklınıza gelen tüm düşünceleri atıp sadece burnunuzun ucundaki sıcak-soğuk havayı hissedin bu şekilde bir süre sonra her tarafınızın uyuştuğunu göreceksiniz. devam edin ta ki sadece nefesinizin sesi kalana dek. O zaman tekniklerden birini deneyin. 3. Nefes tekniği Nefes alırken 8'e kadar sayın nefesinizi tutun 16 ya kadar sayın bırakırken 4'e kadar sayın bu sayede pranayı ciğerlerde daha fazla tutmuş oluyoruz. Hazır olunca tekniğe geçin. 7- Gevşeme Astral Seyahati açıklarken vücudu uyutup bilinci kandırarak uyanık kalmak şeklinde bir yorum yapmıştık buna ek olarak vücudun daha kolay uyku hali alabilmesi için kasların gevşetilmesi gerekmektedir. Astral Bedenin bazı kaslar tarafından tutulduğu kasların gevşetilmesiyle Astral Bedenin serbest kalacağı fakat bu kasları tam olarak gevşetmek için sürekli çalışmak gerekiyor. Astral Seyahat sırasında vücudun bir başkası tarafından rahatsız edilmemesi gerektiğini bunun ölüm riski bile taşıdığı yazılıydı bazı kaynaklarda. Astral Seyahat Teknikleri ismindeki kitapta kasları gevşetme tekniği var (isteyen bu kitaptan yararlanabilir). - Ayak tabanı, parmaklar ve bileğinize kadar olan kısmı nefes alıp tuttuğunuzda gücünüzün yettiği kadar sıkın birden dörde kadar içinizden sayın ve gevşetin, nefesinizi bırakırken dörde kadar sayın sonra içinizde hava yokken dörde kadar sayın bunu 3 defa tekrarlayın sonra da ayak parmaklarınızı ters istikamete doğru aynı işlemi tekrarlayın. - Ve sırasıyla ayak bileğinizden diz kapağınıza kadar olan kısmı - Diz kapağınızdan (baldır dahil) kalçaya kadar olan kısmı - Sonra diğer bacak için aynısı - Kalçalar - Karın boşluğu - Sırtınız (köprü şekliyle) - Göğüsler - Sağ el parmakları bileğe kadar sonra da ters istikamete doğru - Bilekten dirseğe kadar - Dirsekten omuzlara kadar - Sonrada diğer kol için aynısı - Omuzlar ve trapez kasları - Boyun kasları (kafayı göğse doğru eğerek) - Çene kasları (çeneni göğse eğerek) - Surat kasları (gözlerini sıkıca kapayarak daha sonra kaslarını gererek) Her kası kasıp gevşetirken 3 er defa tekrarlamalısınız. Bu işlemler bittikten sonra 2-3 defa derin nefes alarak nefesi rahatlatmalısınız. 8. Korunma ve İmgeleme Astral Seyahat yapan insanların çoğu bu tür bir deneyimi daha önce yaşamadığı için ilk çıkışta, yaşadıklarından dolayı korkarlar. Kendinizi bir anda farklı bir gezegende hissedin nasıl tedirgin olursanız işte böyle bir duygu ki bazıları bunu bile hayal edemez. İste bu gibi korku ve tedirginlik durumlarında Astral Beden korunma mekanizması olarak tekrar Fizik Bedene geri döner. Bir arkadaşım ilk Astral çıkışında önce kendini görüp şaşırmış daha sonra da korkması sonucu ağlamaya başladığını anlattı. Çünkü öldüğünü sanmış. Birde çeşitli Astral varlıkların saldırma ihtimali düşünüldüğünde korunmanın yeni çıkan insanların uygulaması gerektiğini düşünüyorum. Ve size vereceğim uygulamayla kendinize bir nevi zırh oluşturursunuz. Sırt üstü yere uzanın rahat bir hal alın. Avuç içleri yere doğru olmalı. Nefes kontrolü ile önce sadece gözünüzün önüne gelen anlamsız şekilleri izleyin. 5-10 dakika boyunca yorum yapmadan, görüntülerin arkasından bile gidebilirsiniz. Sonra iradenizle boşluğu yakalayıncaya kadar uğraşın. Hiçbir renk, hiçbir ses olmamalı ve hiç bir ışık olmamalı sadece karanlık olmalı. Bu arada kendinizi kristalden yapılmış, saydam olarak hayal edin. Boşlukta nokta şeklinde bir ışık hayal edin gittikçe büyüyen bir ışık topu şeklinde, yaklaşık olarak birkaç metre kala ışık topunun durduğunu ve kaynadığını hayal edin. Başınızdan başlayarak tüm vücudunuzu kapladığını ve etrafınıza ışık yaydığınızı aura'nızda beyaz ışıktan bir kalkan oluşturduğunuzu hayal edin. Bu arada boşlukta hayal ettiğiniz size gelen ışık topunun sadece beyaz ışık olduğunu hayal etmelisiniz, eğer başka bir renk olursa çalışmayı bırakıp daha sonra tekrar denemelisiniz. Işık vücudunuza girmeye başladığı anda serin suların başınızdan aşağı doğru yayıldığını hissetmeye çalışınız. (Bu çalışmayı eğer KDPR ve OSR'ini yapmadıysanız yapınız yaptıysanız gerek kalmaz.) 9- Rüya Günlüğü Görmüş olduğunuz rüyaları yatağınızın yanında hazır bulunan rüya günlüğü olarak kullandığınız deftere uyanır uyanmaz rüyayı teze taze yazmalısınız. Eğer daha sonraya bırakırsanız unutabilirsiniz. Bunun amacı; Rüyalar Astral Boyutta gerçekleşir, buradan edineceğiniz bilgiler bilinç altından gelen bilgilerdir. bu yüzden çabuk unutulur. Yani rüyaları kaydederek bir süre sonra bilinç altınızla bağlantı kurabilirsiniz ve rüyada olduğunuzun farkına varabilirsiniz. bu sırada lusid rüya aşamasındasınızdır ve buradan bilinçli Astral Seyahat'e geçiş yapabilirsiniz. Bunun için bir teknik geliştirmiştim bunu sizlerle paylaşacağım; Örneğin: Rüyanızda bir ormanda yürüyorsunuz sonra ileride ne var acaba diye merak ediyorsunuz ve birden uçmaya başlıyorsunuz sonrada uyanıyorsunuz. Eğer rüyada fiziksel ortamda olmaması gereken şeyleri farklı(zıt) renklerle yazarak yada etrafına daire çizerek kaydederseniz bir süre sonra rüyadayken fiziksel ortama aykırı şeyler olduğunda başlangıçta şaşırıp sonra da rüyada olduğunuzun farkına varabilirsiniz. bu sayede rüyanız lücid rüya olur ve burada yapacağınız şey fiziksel bedenin yanına gitmeyi istemek olacak. Bunu yaptığınızda büyük bir ihtimalle ya vücudunuzun üzerinde salınıyor yada vücudunuzun önünde yada yanında ayakta fiziksel bedeninize bakıyor olarak bulacaksınız kendinizi. bundan sonrası düşüncelerinize kalmış. ama ben yinede ilk 3-5 çıkışta evinizin dışına çıkmanızı tavsiye etmem zaten bunun nedenini anlayacaksınız. Astral ortama alışasıya kadar ve düşüncelerinize hakim olasıya kadar evinizi dolaşın ailenizi seyredin vb... 10- Çıkış Belirtileri İyi bir konsantrasyon, nefes tekniği ve hayal gücüyle bir süre sonra vücudunuzdaki tüm kaslarınızın ve hücrelerinizin uyuştuğunu onları hissedemediğinizi göreceksiniz. (sakın orada olup olmadıklarını hissetmek için dikkatinizi farklı yönlerinize kaydırmayın tüm uğraşınız boşa gidebilir) kulakta uğuldama, tüm vücutta karıncalaşma, baş dönmesi yada vücudun spiral bir şekilde dönmeye başlaması çıkış belirtileri arasında sayılabilir. Tabii burada fiziksel vücut değil Astral Beden dönüyor olacaktır. hafifleme hissi oluştuğunda nefes sisteminizi bozmadan nefesinizi tutun ve hayalinize (uyguladığınız teknik) devam edin, eğer çıkış başarılı olmadıysa (nefesinizi fazla uzun tutmayın) tekrar yani belirtiler bekleyin ve aynı işlemi tekrarlayın. bu sayede çıkış rahat olacaktır. 11- Çıkış Deneyleri Buraya kadar genelde herkes bu uygulamaları aşağı yukarı yapar. Bundan sonrası kişiye göre değişir. Bu kısımda birkaç örnek vereceğim. Hangisini istersiniz onu kullanın bundan sonrası size kalmış. Teknik - 1 Genellikle çoğu insan kendi kendine telkin yöntemini kullanır. Bir nevi Lusid Rüya yöntemi de denebilir. “Yemek yanıyor kalkıp ocağı söndürmeliyim, tuvalete gitmeliyim, evde hırsız var kalkmalıyım” tarzında telkinleri sik sik kendine verir ve sonuçta bu emre fizik beden gevşemeden dolayı cevap veremez ve Astral Beden bu emirlere yanıt vermek için harekete geçer. Teknik - 2 İmgeleme yöntemleri de vardır. a- Gökyüzünden bir ipin 3. gözünüze doğru asili olduğunu elinizi uzatınca tutabileceğiniz bir uzaklıkta hayal etmelisiniz. Ve Astral Ellerinizle o ip sayesinde yukarı tırmandığınızı hayal edin. b- Kendinizi vücudunuzun içinde hapsolmuş olarak (karanlık bir hücre gibi) hayal edin. İçerdesiniz ve sadece 3. gözünüzün olduğu yerde bir ışık ve çıkış var. Bir merdiven sayesinde buradan çıktığınızı hayal edin. Hayal edilemiyorsa bile öyle olduğunu varsayarak hayal etmeye çalışın. c- Kendinizi bir hücrede hayal edin. Tek çıkış var ve içeriye serin bir su dolmakta. İçerisi suyla yavaş yavaş dolmakta, sırt üstü suya kendinizi bıraktığınızı hayal edin. Ve bu şekilde yükselerek çıkışa ulaşıp çıktığınızı imgeleyin. d- Kendinizi ayakta durur vaziyette imgeleyin ve tüm ayrıntıları görmeye çalışın. Tam olarak başardığınızda bilincinizin bu imgelediğiniz size aktığını hayal edin. Bunu başarabilirseniz çıkış yapmış olursunuz. e- Bir de vücudunuzdaki kaslardan birinin kasılı kalmışta Astral Bedeninizi tutuyor hayal edin ve bu kasın gevşemesiyle Astral Bedeninizin boşlukta aşağıya doğru düştüğünü imgeleyin. f- Aleister Crowley'in öğrencilerine öğrettiği teknikte; Odanızdaki duvarda bir kapı oluşturun ve bu kapının üzerinde sizin için anlamlı bir simge hayal edin (mottonuz da olabilir.) ve kendinizi o kapıdan dışarı çıkarken hayal edin. Crowley'e göre kapıdan geçebilirseniz çıkış yapmışsınızdır. g- GD'a göre ise Çalışma öncesi bir boy aynasında kendinize dikkatlice bakmalı ve hayalinizde kendi formunuzu ince ayrıntılarına kadar hayal edebilmelisiniz ki çıkış başarılı olsun. ğ- Kemal beyin söylediği bir diğer teknik ise ki ben denedim; yere uzanın ayak parmak uçlarından yavaş yavaş yukarıya doğru yaşam enerjinizi (beyaz ışık) çekin ta ki 3. gözünüze kadar hissederek çıkın zaten buraya geldiğinizde vücudunuz neredeyse tamamen uyuşmuş oluyor. ve 3. gözünüze ulaştığınızda yaşam enerjinizle birleştiğinizi ve 3. gözünüzden dışarıya çıktığınızı imgeleyin. Daha bir sürü teknik verilebilir. Astral çıkışı başaranlara yeni dünyalarında iyi şanslar diliyorum. Bunun anlamı çok büyük, Astral ortamda çok fazla okült bilgi edinilebilir. İlk zamanlar Astral ortamda kontrol çok zordur ama zamanla Astral Bedeni kontrol edip rahat hareket etme imkanı bulabilirsiniz tabi bunu tecrübe belirler. Bir de bir çok kişinin Astral Seyahat denemelerinin boşa gitmesinin sebebi bir uygun zamanda yapmamaları iki çalışmalara yeterince devam etmemeleri üç ki en önemlisi olarak düşündüğüm üç boyutlu imgelemeyi başarmaları. Bir çok üstat da hayal gücü üzerinde boşuna durmamışlardır herhalde. |
||
|
||
| bu astral seyahat denen olayı biliçsizce de yapabilmekteymişiz. misal, hepimiz en az bi kere rüyamızda bi yerlerden düştüğümüz hissine kapılmışızdır. işte bu esnada -denilenin yalancısıyım- vücuda görünmez bi kelepçeyle bağlı(evet kulağa fazlasıyla fantastik geliyo) olan ruh, çıkmaya çalışırken güm diye düşüyomuş çıktığı yere. tabi bööle anlatınca olmuyo da?! neyse efenim bizzat denediğim ama kendimi bildiğim nakkadar sure varsa okurken bulduğum bi tecrübeyi geçeyim sizlere. bu süper zeka, nette astralleri araştırırken yapılmışını anlatan bi site buldu. ampirik olarak tatbik edelim dedim. tabii bu astral zımbırtının bilimsel bi kanıtı yok, hayır başka türlü kanıtı da yok, kafayı yesek yerimiz mazhar osman yani. neyse evde denemeyiniz diyerekten anlatıyorum. şimdi, sırt üstü yatıp rahatlamaya çalışcaz. kollar ve ayaklar hafiften açık kafayı tavana bakar pozisyone getirip gözlermizi kapatıyoruz. burdan dönüşü var, güzelce uykuya dalıp bu naneyi yememeyi tercih edebilirsiniz. neyse yatıştayken sanki tavandan kendinizi izliyomuşunuzcasına hayal edin bakiim kendinizi. gözleri açmak yok. yatan siz, nası görünüyosunuz, en ince detayına kadar tahayyül edicez. bu arada bi hafifleme gelebilir, ööle aniden göz neyim açılmazmış taam mı!? kafanızdan boydan fotonuzu gördükten sonra şööle bi bulunduğunuz yeri de şekillendirmeye başlıyosunuz. hatta tavandan tam olarak kendinizi görür duruma geçebildiyseniz, ruhunuzu da bedenden ayırmayı başarmış oluyosunuzmuş. ilk seferlerde -başardıysanız- evden falan çıkmayın, ruh olarak yani. astral astral yok ben taj mahal'e gitcem derseniz, her tür "başka" varlığın tehdidiyle karşılaşabilirmişiniz. hem zaten taj mahal'in yolunu da biliyosanız bedeninizi de alın kardeşim, can dediğin onda sonuçta di mi?! neyse, bi deneyim dedim kendimi tavandan görür gibi oldum zank diye gözümü açtım harbiden bi yerden düşmüş gibi oldum, tırstım. kalbim de çok çarptı. tabii kendimi de bu hale getirmiş olabilirim, şartlandırılmışımdır kendimce, bilemicem ama sizin haberiniz olsun.. | ||
|
||
| üniversite 1 de çok denemiştim astral seyahati.bazı kişilerde kendiliğnden gerçekleştiği gibi bazılarındada denenerek yapılır.rüyadan farklı bir durumdur.astrl seyahat sırasında kişi uyanıktır.ben anlatıyım size neler oldu ne aşamaya geldim. ılık bir duştan sonra yatağa uzandım.kendimi bıraktım ve nefes egzersizleri yapmaya başladım.daha sonra bedensel gevşemeye geçtim.relaksasyonda olması gereken kasma gevşeme egzersizlerini vücudumun her noktasında denedim.elelrim kollarm bacaklarım ayaklarım kasarak ve sonrasında bırakarak hafifledim. sonra kafanda çınlama oluştu sanki beynimin içinde bişeyler dönüp duruyodu.sonra ellrim istemsiz biçimde havaya doğru kalktılar ve kendiliğinden dönmeye başladılar.sonra yine istemsiz hiçbir şekilde güç kullanmadan başım yukarı doğru kalkmaya başladı çınlama devam ediyodu.sonra gözlerimi açtım doğrulmuşum.defalarca kez denedim hepsinde aynı belirtilr oldu.sonrasında başımda ağrıdı. sözün özü başaramadım astral seyahatı,başarmayı isterdim.duyduğum kadarıyla birkaç denemede başaran olduğu gibi hiç başaramayanda oluyomuş bilen arkadaşlar bana bu konuda bilgi verirseniz sevinirm |
||
|
||
| ya böle birşey gerçekten olabilirmi | ||