|
||
| yaw hakkaten insanlık çok önemli bir kavram. insan diye gördüğümüz bu altı milyar gerçekte insan değil bana göre. bunu faşizm olarak algılmayın. ama insan olmak da bir emek ve kalite gerektirmekte. ama insansıları kalite ve insalık için verdikleri emek anlamında tarttığımda tamamen niteliksiz buluyorum. bu iyilik kötülük anlamında değil. mesela çok iyi bir insansı bile insan olma hüviyetinden uzak kalabilir. şimdi tabi soru şu olcaktır. insan olmayı ne belirler peki ? ama bu çok geniş bir felsefi soru ve nasıl anlatacağımı bilmiyorum ? ama şunu biliyorum insan nüfusu bu altımilyarın içinde çok az. |
||
|
||
| ne demek istiyorsun. yani insan olmak için insanlıga katkıdamı bulunmak gerekiyor. nitelikli olmak nitelikli olmak dışında birşey kazandırmıyor bence bize. yani sokakta görüp irendigin pislik içinde, egitimsiz, kaba, parasız adam insandır. insanlık yüce birşey degildir. biz sadece üstün oldugumuzu sanıp övünüyoruz ama ne onun ne bizim meyve sinekleri gibi üremek dışında hiçbir yararımız yok insanlıga. |
||
|
||
| insanlık için verdikleri emekten kastım başkalarının insanlığı değil kendi insanlıklarını elde etmek için olandır. sokakata gördüğünüz pislik içinde, kaba, eğitimsiz, parasız olanların insan olduğunu bu özelliklerine bakarak söyleyemeyiz. ayırt edici özellik bu değil. ... insansılar bok üzerinde iştahla uçuşan sinekler misalidir. insanlar ve insansılar için bok farklı anlamlara gelir. boku görmeye yarayacaklar algılara sahip olmadan kim insanım diyebilir. |
||
|
||
| insanı ne insan yapar... iyi olmak değil,iyiliğinin farkında olmak.. kötü olmak değil kötülüğünü nedneleriyle bilmek. kime niçin ne kadar kötü ya da iyi olduğunu bilmek zarar vermek ya da vermemekten önemlidir. insanı insan yapan farkında oluşudur. hayatının,kendinin ,değerlerinin. bir dudak bükmeye -kararsızlığa teslim olmayacak kadar hayatına asılması...beynini bu düşünme -deşme eylemine feda edebilmesi. anlamaktan vazgeçmemesi. bu kadar milyar insan içinde insansı işte bunun aksi olan uyuşukluk yüzünden fazla. |
||
|
||
farkındalıgımız ya bir insansı oldugumuzun farkındalıgıysa ?yada farkındalıgımız bize yalan haberler ileten bir postacıysa, görüntüde bizim iyiligimiz için çalışan ama gelen mektubun içerigini bizim istedigimiz şekilde değiştiren ve bizi kandıran bir yanılgıysa. farkındılıgımızın ürünleri bir yalansa, kendimizi insan olduguna inandırmya çalışan bir insansı mı oluruz yoksa düşünme eylemimizden dolayı insanlıga terfi edermiyiz? ?? soruyorum hepinize.
|
||
|
||
| insansı olduğunu farkeden insansı oluşuyla yetinemez ki,bilinç kendini ilerletmeye zincirlidir.. aşmak ister. farkında olmanın yanılmaları farkındalık sorgulandıkça azalır. hazır paketinde değil işte hayat. ya da iyi ki ...
|
||
|
||
| bi laf vardı; hiç kimsenin eksikliğini hissetmediği şey akılmış. bi de buna insanlığı eklemek lazım
|
||
|
||
| beynin potansiyeli insan için bir sınır. ötesine gidemiyor daha fazlasını anlayamıyor ve eksikliginide hissedemiyor dolayısıyla dedigin gibi çok garip ya. | ||
|
||
| bi de şunu hissediyorum: rutine, gerekliliklere, şartlara bağlanmış bir insan olmak ne kadar insan olmaktır. sanki bizler şartların yarattığı robotlar gibiyiz. bundan sıyrıldığımızda insansılıktan da kurtulmuş olur muyuz ? |
||
|
||
| 21yüzyılda bence kimseyi "insansı" olmakla suçlayamayız. Bu yaz misal yapacak işim gücüm yok. Kamu yararına işler yapmak istiyorum. Faydalı, pozitif karma olacak şeyler öyle bakınıyorum. bazı işte huzur evi ziyaretleri, körlere kitap okumak, lösemili çocuklara dadılık etmek veya fakir çocuklara bedava ders vermek gibi şeyler buldum. Ben mesela bi çevre örgütünde eğlenceli ve yararlı bi görev faaliyet peşindeydim ve bunu bulamadım. bayağı bi araştırdım sivil toplum olayını. Katkım olsun istiyorum yani. hizmet için burdayız. ama "mezun olunca kendin bişeyler kurup öyle hizmet verirsin" diyolar ve kısmen de olsa bunda haklılar. Böyle takım ruhu olacağım birlikte bişeyler başaracağım böyle israillilerin Kibutz larındaki ruhla iş yapacağım adamlar olsa gene yaparım, ama modern yaşama bağlı bi yabancılaşma bireyselleşme bi şekilde oldu. etrafımdaki kişilerle ya yeterince samimi değilim ya da can derdindeler. "hadi arkadaşlar çevre örgütü kurup iş yapalım" diyebileceğim birileri yok. O yüzden bugün için. "insan" diye bi ayrıcalıklı grubu varsa bu insanlar kendilerine olan görevleri yerine getirenlerdir. Mutlu biri olmak zaten topluma birer hediyedir. Çünkü mutlu insan kendiyle barışık, kendini gerçekleştirmiş zaten çevreye ışık saçıyodur, yaşlı teyzelerin falan kolundan tutuyodur. mesela birinin mutlu keyifli bi garson tarafından hizmet edilmesi tyler durden tarafından hizmet edilmesinden iyidir. sokakta yanından geçerken bile, mutsuz piskopat birinin yanından geçmek var sevimli keyifli bi adamın yanından geçmek var. bunun üstüne toplumda konum sahibi olup da fiziksel anlamda bişeyler katabiliyosan mesela bi çevre koruma derneği binası + tesisleri ve araçları gibi (benimki yazın açık olacak), O zaman da İnsan insan oluyosundur herhalde... |
||
|
||
yaw hakkaten insanlık çok önemli bir kavram. kaldıysa tabi hala... |
||
|
||
rutine, gerekliliklere, şartlara bağlanmış bir insan olmak ne kadar insan olmaktır. sanki bizler şartların yarattığı robotlar gibiyiz. bundan sıyrıldığımızda insansılıktan da kurtulmuş olur muyuz ? modern hayatta insanın tanımı zaten dedigin. soruna gelecek olursam, bence şartlardan sıyrılmak bizi insanlıga terfi ettirmez aksine insan olmanın gereksinimlerini ortadan kaldırır, çünkü gereklilikler ve şartlardan kurtuluş sadece sosyal hayattan kopmayla olur, ozmnda kendimize paha biçmeye yarayan degerlerimizi yitirmiş oluruz anlamsızlıgın farkına iyice varırız... |
||
|
||
| insansılar siz olmayasınız bu dedikleriniz...? |
||
|
||
| şüphen ilk önce sende uyanmış... | ||
|
||
| merak ettiğim bişey var, bana örnek olsun diye (örnek almak için değil ) bikaç insan ismi söyler misin? insanlığın niteliklerini anlatamam demişsin ya.. |
||