|
||
| 21.Yüzyıl Anarşizmi / Yeni Binyıl İçin Ortodoks Olmayan Fikirler James Bowen, Jon Purkis; Derleme: James Bowen; Tercüme: Şen Süer Kaya - Ayrıntı Yayınları; Hemen belirtelim: Bu 'yıkıcı' olmayı amaçlayan bir kitap. Otoriter, hiyerarşik, şiddetin kurumlaştığı yapıları yeni bir 'hayat tarzı' ile yıkmayı öneriyor. 'İnsan doğasının özgürlüğü ya da otoriteyi seçmesini önleyecek hiçbir şey yoktur, ' saptamasından hareket ederek, 'devrimin ekonomik ve toplumsal koşullardan çok 'bir irade', 'bir kişisel seçim', 'bir kendini var etme tarzı' olduğunu' savunuyor. Yeni bir bin yıla giriyoruz; Anarşistler, giderek parçalanan bir dünyanın karmaşıklıkları ve çelişkilerine kendi çeşitlikleri ile müdahale ediyorlar. Toplumun mutlak ve mekanik yorumlarının çöküşünden söz eden postmodernizm, kaos kuramı, çevrecilik ve feminist post yapısalcılık gibi felsefi akımlar hakkında söz alıyorlar. Modern dünyanın sorunlarına klasik şablonlarla bakmaktansa yeni fikirler üretmekte cesur davranıyorlar. İnsan doğasından refah devlerine, sivil itaatsizlikten popüler kültüre, ulaşımdan aylaklığa, teknolojiden cinselliğe kadar çeşitli konularda 'uçuşa geçmekten' ve 'yıkıcı olmaktan 'çekinmiyorlar. Söylemlerinin merkezine ise şu bakışı orturuyorlar: Devlet devrimle yıkılabilecek bir şey değil, insanlar arasındaki bir ilişki tarzıdır. Devlet, bu ilişki tarzıyla var olur, beslenir, güçlenir, sömürür ve öldürür. Devlet, otoriter ve hiyerarşik örgütlenmelerle iktidara talip olunarak değil; insanlar arasında devletin kendini yeniden üretemediği yeni ilişkiler, özgürlükçü ve dayanışmacı yeni bir 'hayat tarzı' kurularak yıkılabilir. Asıl olan 'iktidarı almak' değil, gündelik hayat devrimleridir. Zira, yaşanacak bir hayatımız vardır. Anarşistler 20. yüzyılın diğer 'devrimci önerileri' kullanıp geçersizleştirdiğini söyleyerek,21 yüzyıl için meydan okuyorlar: Artık, 'güç ilişkileri üretmeyecek bir toplumsallığı amaçlayan yeni bir soldan yana olma zamanı geldi, ' diyorlar.... 'En içten demokratı tahta oturtun, hemen inmezse kesinlikle hainleşecektir.' -Bakunin- (Arka Kapak) |
||
|
||
Bu kitabı daha yeni bitirdim. İçinde bölüm bölüm konular ele alınmış farklı yazarlar tarafından, ve kiminde çok sıkılsam ve saçmaladığını düşünsem de, kiminin altını çize çize pür dikkat okudum. Okunulası bir kitap yani. Birde özellikle hoşuma giden yani artık kropotkin,proudhon...vs. okumanın anarşist teoriyle ne kadar alakasız kaldığını görebiliyorsunuz, güncel yorumları okudukça...Bir de "bugünün anarşizmi" diye bir kitap çıkardı ayrıntı yayınları, onu henüz bitirmediğim için yorum yapmam saçma olur, daha sonra belki... |
||
|
||
| Eski dönemdeki komünist ya da kolektivist teoriler ne anlamda bugün alakasız anlamadım aslında. Alakasızlık anladığım kadarıyla bugünki post-endüstriyel toplumların çelişkileri bakımından ortaya çıkıyor hakkaten. Ama diğer yandan sanayi devrimini tamamlamayan ya da hala ekonomisi tarıma dayalı toplumlar var yeryüzünde. Komünist ya da kolektivisit teoriler geçersizdir demek bir anlamda bu toplumlar da aynı aşamalardan geçip sanayi sonrasına ulaşacaklar varsayımına dayanıyor biraz. |
||
|
||
| ben de senin ne dediğini anlamadım. gerçi biraz hastayım ondandır belki ama on kere okudum yine de anlamam lazımdı
|
||
|
||
| Aslında ben de anlamıyorum... Anarşi pratik bir mevzu sonuçta, teori gerçekten bugün geçmişe oranla daha tutarlı ama aynı zamanda yine geçmişe oranla pratikten daha yoksun... Bu benim içimi çok da ferahlatmıyor, o yüzden bir eksiklik hissediyorum.. Stalin'in bir sözü vardı bizlere yönelik.. şöle bişeydi sanırım: bizler gerçekten akla yatkın şeyler söylüyorsak insanlar anarşist olurdu.. Tabi ki stalin anarşizme hiçbir zaman yansız yaklaşmadı. Eğer politik konuşmasa şöyle demesi gerekirdi: Bizler gerçekten akla yatkın şeyler yapıyorsak insanlar anarşist olurdu.. (çünkü teorilerimiz her zaman pratiklerden şekilleniyordu) Klasik zamanlarımızda oldu da, hala da oluyor ama eski kuvvetinde değil tabi ki eğer siz de katılıyorsanız.. Bunun sebepleri tabi ki çok ortada.. Ama bunlardan en önemlisi sanayi devriminin yarattığı karışıklıklar, emek sömürüsü, üreten-tüketen çelişkisi oldu sanırım.. I. Enternasyonel'in ana gündeminde olan mevzular bunlardı.. Bakunin "önderliğinde" kollektivizmin teorik olarak şekillenmesi de marksist diktatörlüğe ciddi bir teorik karşı çıkış ta bu zamanlarda gerçekleşiyordu. Ama burda anarşizm sadece bu mudur diye bi soru takılıyo akla.. yani sanayi devrimiyle doğrudan alakası olmayan toplumlar da anarşist oluyordu sonuçta.. kropotkin hayatın tarımla geçirildiği bir yerde anarşist komünizmi savunuyordu.. avrupa'da o dönem yaşanan çelişkiler rusya'da da yaşanıyor olsa belki o da kollektivist bir anlayış geliştiricekti. Ya da ukrayna'da makhnovistler eğer topraklarında köylü değil de daha çok işçi olsa belki de asla isyancı anarşist orduyu kurup doğrudan eyleme geçmeyeceklerdi.. Buradan güncelliğe bağlıycam durumu... Güncel perspektiften bakarsak şu anki dünyaya şöyle bir manzara çıkıyor. Bazı ülkeler sanayileşmelerini tamamlamış sanayi sonrası toplum olmuşlar, bazıları hala sanayileşmeye çalışıyor, bazılarıysa hala tarımla geçiniyor.. yani bazıları 21.yy'da bazıları 19.yy'da bazıları da ekonomik anlamda m.ö 6000'de hala.. Zenginlik de aynı sıralamayla gidiyor.. ve 21.yy'da dediğimiz bu yüzyılının sorunlarını yaşayan insanlar ise dünyanın ancak %4 ya da %5 ini oluşturuyor..en zengin kesimi oluşturan yüzde de bu.. Dolayısıyla ben kolaylıkla teorilerin eskidiğini söyleyemiycem.. bugün abd'de isyancı bir ordu kurmak gerçekten son derece mantıksız gelebilir ama herhangi bir 3.dünya ülkesinde açlıktan ölen insanlara şiddet üretmemelerini, zaten olmayan gündelik hayatlarını değiştererek devrimin gerçekleşeceğini söylemek de aynı şekilde mantıksızdır. Oradaki insanlar emin olun yeni bin yıl anarşizmini düşünmeyeceklerdir, kropotkinin kollektivizmi düşünmediği gibi. |
||
|
||
| anarşizm ne olm? fight club gibi bişey mi? | ||
|
||
| O en azından dibe vurmaya çalışıyor. bence herşeyi kotrol etmeye çalışma, bırakalım herşey düşeceği yere düşsün... | ||
|
||
Leo anarşizm ne diyon? anarşizm anlamsız bi kelime abi.. anarşi.. saçma.. kime desen manyak gözüyle bakarlar sana.. yukarda zırvaladığım şeyler de dediğim gibi zırva.. bi dolu gereksiz tarih bilgisi.. niye yazdım dersen eğlenmek için.. herkesin bi hobisi vardır... fayt club mlub da değil bu anarşi olayı.. hayatta yapmaya çalıştığım şey benden büyüklere (yaş, bilgi, ya da güç olarak) o kadar da büyük olmadıklarını göstermek, oturdukları fildişi kulelerin dibine dinamit koymak, ve bunu gereğinden fazla abartılı bir tutkuyla idealize edip kaosun aslında toplumsal alanda da düzenin ta kendisi olduğna inanıp bunu doğrudan eyleme dökmek diyebilirim..artık buna ne dersen de... |
||