|
||
| Mutluluk; Cana can katanımla bir yaz denizinin karşısında, bir ağaç gölgesinderir. Tedirgin edilmeden uyunan bir toprak parcasındadır. Bir bahar sabahında cıplak ayakla koşulan ıslak çimenlerdedir. Sıcak bir günün bitimine doğru birdenbire esiveren serin bir yeldedir. Güvenli bir düşüncenin aydınlıgında, sıcasık bir omuzun, dizlerin yumuşaklığında sevi'sinde, uygun bir sesin titreşimindedir. İstekle ısırılan bir peynir diliminde, yanarak içilen bir yudum suda, özlemle aranan bir fincan kahvededir. Bakkaldan alınan bir paketi taşırken dergilerden yapılmış kesekâğıdında gözucuyla okunuveren güzel bir sözdedir. Günün ilk aydınlığında, gecenin son karanlığındadır. Özlenen can tadının meyva çiçeği tadına dönüşümündedir, renk renk duyguların oluşumunda bilinmeyen renklerin şekillenmesindedir, yüreğin dudaklarındadır. Bir annenin oksayışında, bir babanin bakışında, bir can'ınn dokunuşunda, çocuğun gülüşündedir. Bir ayrılışta dudaklara can ateşiyle konan öpücüktedir. O Can Sesini Duymaktadır. Yarınları istemektedir...... Ruh Sağlığı İçin... Öylesine güçlü olun ki, hiçbirşey huzurunuzu bozmasın Dostlarınıza değerli oldukları duygusunu verin Her şeyin en iyisini düşünün.. Geçmişin hatalarını unutun ve onlardan yararlanın Neşeli davranın ve herkese gülümseyin.. Kuşkular karşısında çok düzeyli, Öfke karşısında çok olgun, korkular karşısında çok güçlü ve sorunlar karşısında çok mutlu olun ki, bu saydıklarımızla başedebilin. Christian Larson Mutluluğun Sırları... Yürüyüşe çıkın, temiz hava iyi gelebilir. Avaz avaz şarkı şöyleyin Evde kedini veya köpeğiniz varsa, onu kucağınıza alıp okşayın, sevin dertleşin. Birisini mutlu edecek bir şeyler düşünün ve hemen yapın. Yaşamınızın mutlu anılarını anı defterinize yazın. Çok sevdiğiniz biriyşe güzel bir yerde buluşun. Yaşamınızda sizi mutsuz eden korku ve öfkelerden kurtulmaya karar verin. Birine armağan verin, sevdiklerinizi sürprizlerle mutlu edin. Sizce... |
||
|
||
| Bir de ulasilabilse mutluluga... | ||
|
||
| zamn zamanda olsa aklınızı kalbinizden önde tutun ... | ||
|
||
| Gelişigüzel, aptal ve kuralsız konuşup sizi sevenleri kırmaktır. Ama sonra çok fena koyar. Ona göre
|
||
|
||
| benm sölediğimse böle yapan baen gerekio çünkü sen yapmazsan karşındaki yapıo.. bide ben bunu hayallerinizin ayağı birazda olsa yere yakın olsun yani kalbinizi hayal kurarken biraz daha geri plana itin demek istedim.. |
||
|
||
| güzel yazınızı okumak beni mutlu etti teşekür ederim. | ||
|
||
| Halimiz, gercekten mutluluk verici olsaydi,kendimizi onun hakkinda düşünmekten alikoyma gercegi duymazdik... Pascal |
||
|
||
| Bence gerçek mutluluk diye birşey bu dünyada yoktur...Çünkü insanın yapısı bu dünyaya uygun değildir.Bu dünyadaki mutluluk ise ihtiyaçlar hiyerarşisinde 'ihtiyaç tatmini' nden ibarettir... | ||
|
||
Alıntı Sürekli ayni doz basari bizi ayni sevyede mutlu etmiyor. kesinlikle dogru...hep daha yukari..daha...daha..nereye kadar? o zaman basari acaba bizi mutluluga goturen tek yol mu?
Kisacasi mutluluk egomuzu tatmin ettigimizde olusan bir duygu |
||
|
||
| başarı bir yoldur ama bu işi yapmanın başka yoları da var. mesela elini uzatıp birini yerden kaldırmak. veya insanlığın geneli için faydalı bişey yapmak. ya da ağır bir taşın altına elinizi atıp taşı yerinden oynatmak. sevdiğin insanlarla birlikte olmak. hoşlandığın kadının elini tutmak. köpekle oynamak. sabun köbüğünden balon yapmak, kırkarda koşmak, haftasonu piknik yapmak, chat yapmak vs... başarılı olmak da mutlu eder ama başarıya inananı mutlu eder. inançlı biri namaz kılmaktan ne kadar mutlu olursa başarıya inanan kişi de o denli mutlu olur. da ne bilim. mutlu olmanın daha bir sürü yolu mevcut. |
||
|
||
| Mutlu olmak için önce mutsuz olmak gerekir. Benim hayatımda hep bu oldu. Önce kaybetmek gerekir, önce kanamak gerekir, önce ağrımak gerekir. Mutluluk işte bunlardan sonra girer hayatımıza. Beş yıl hapis yatmış bir insan, beş yıl boyunca mutsuz olmuştur. Hapisten çıktığında inanılmaz bir mutluluk yaşar. Çocuğu kansere yakalanmış bir annenin kalbi her gün ağlar. Ama çocuğu kurtulduğunda yaşadığı mutluluk çok büyüktür. Hayat bir matematik denklemmidir? Tanrı bizim için zar atmışmıdır(Tanrı yoktur) Her gün acı çekiyorum diye ağlarken aslında mutluluğun acı çekmeden gelmiyeceğini bilmek yine bizi mutlu eder mi? Peki bunu bilmek hayatın geri kalanının bir durağanlık bir sıradanlık içinde geçmesini sağlamaz mı? O zaman mutlu olmak için ne yapmalıyım diye bir şey sormaya gerek yok. Çünkü hayat zaten anlaşılmaz biçimde bizi mutlu etmek için önce acı çektiriyor. Annem söylerdi hep 'Allah adamı mutlu etmek için önce eşşeğini kaybedermiş. Sonra da buldururmuş.' (Allah yoktur.) |
||
|
||
| muhammara cok guzel aciklamissin dusuncelerini(bu arada neden surekli Tanri yok ibaresini kullaniyorsun anlamiyorum)...Mutlu olmak icin mutsuz olmak gerekmiyor..suan ben mutluda degilim,mutsuzda ama iyi bir olay olsa mutlu olabilecek durumdayim. | ||
|
||
| Tanrının varlığına inanmadığım bilinsin istiyorum. Bu benim için önemli. Dinsizim, allahsızım diyerek dikkat çekmeye çalışmıyorum. Sadece muhammara yazısına bakıldığında onun dinsiz allahsız olduğu akıllarda kalsın. | ||
|
||
Peki Allahsiz arkadasim bunun böyle bilinmesi senin icin cokmu önemli--benim seni nasil tanimladigim yani?
|
||
|
||
| Bir ortama girdiğinde insanlar kendilerini anlatmazlar. Bir tanışma süreci yaşanır. Zaman geçtikçe insanlar birbirlerini tanımaya başlarlar. A adında biri vardır ve konuşmalarından dolayı dinsiz olduğu anlaşılır. A dinsizdir ama dinsiz olduğunu söylememiştir. Neden? Çünkü dinsizliğinin ilginç, dikkat çekici ve sıradışı olduğunu düşünmektedir. Bunu hemen söylememiştir. Çünkü bir sohpette bunun ortaya çıkacağını ve o anda yüceleceğini düşünmüştür. İşte ben o A gibi olmak istemiyorum. O yüzden senin beni dinsiz olarak tanımlaman benim için önemli. |
||