|
||
Burada, beklentilerinin karşılanmasını bekleyen kişinin, öfkesini yeniden sevgiye dönüştürmesi için karşılıklı bir çabaya gereksinim olduğu açıktır. bir şey de benim aklıma takıldı: öfkenin yeniden sevgiye dönüşmesi gibi bir şey söylemişsin torq, sevginin yeniden tavra yansıması mı bahsettiğin? çünkü diğer türlü, sevgi ve öfke birbiriyle yana yana duramazmış gibi bir anlam çıkıyor, daha doğrusu eşzamanlı olamazmış gibi. öyle midir? |
||
|
||
| Sevgili Khaos, öfkeyi çok güzel tanımlamışsın, öteki yazılarındaki gibi yerinde bir açıklama... Ancak cümlelerinin uzunluğu nedeniyle birkaç kez okumak zorunda kalabildiğimi de söylemeden geçemeyeceğim. ![]() Bana göre öfke, istenilenin başkası tarafından yerine getirilmemesi sonucunda ortaya çıkan, egonun savunma mekanizmasının kullandığı yollardan biridir. Kişi istemediği bir durumla karşılaştığında, egosunun tatmini için kişilik özelliğine göre bir tepki gösterir ve belki de çaresizliğini de bu yolla bastırmış olur. Ayrıca öfkenin nefretle karıştırılmaması gerekir. Öfke kısa süreli bir şiddet duygusudur diyebiliriz ama nefrette şiddet olmayabileceği gibi genelde belirsiz uzun süre vardır, gelip geçici değildir. |
||
|
||
| ben artık öfkem nefrete dönüşmemesi için şöyle yapıyorum; benim canımı acıtanın canını açıtıyorum -bir şekilde-. O zaman ben de bir rahatlama, bir gevşeme, bir neme lazımcılık hali vuku oluyo, he he . herşey orada bitiyo. Ama önceden ööle değildim, -bak asaf yeni bir şey daha öğrenmişim-; hep alttan alırdım, olgun taraf ben olayım derdim, bunun bir kazanç olduğunu düşünürdüm; değilmiş... Senden götüren şey nasıl kazanç olabilir ki? | ||
|
||
olgun taraf olmak adına yapılan bişey olması ayrı bir durum ama... kazanç ve kayıp meselesi olaya nasıl baktığınla çok alakalı bence denge. bende öyle yani
|
||
|
||
| Konunun ayırımını daha iyi yapabilmek için kavramları net olarak ortaya koyalım; Nefret TDK tanımıyla; 1) Bir kimsenin kötülüğünü, mutsuzluğunu istemeye yönelik duygu. 2 .Tiksinme, tiksinti bir şey de benim aklıma takıldı: öfkenin yeniden sevgiye dönüşmesi gibi bir şey söylemişsin torq, sevginin yeniden tavra yansıması mı bahsettiğin? çünkü diğer türlü, sevgi ve öfke birbiriyle yana yana duramazmış gibi bir anlam çıkıyor, daha doğrusu eşzamanlı olamazmış gibi. öyle midir? Dikkat edilirse öfke anlık bir hareket olarak nitelendirilirken, nefret uzun süreli ve belki de intikam duygusuyla koşut olabilecek bir konumda görünüyor. Bence de size yapılan haksızlık bir süreliğine ve geçici olabilecek nitelikteyse, karşılığını vererek öfkenizi yenebilir ya da karşınızdakinin yanlış hareketini düzeltmesini bekleyebilir, öfke doğuran ilgisizliğin sevgiye dönüşmesini sağlamak için karşılıklı yeni bir iletilişim kurma girişiminde bulunabilirsiniz. Sevgili asaf, öfke ve sevgi kardeş kavramlar gibi düşünülmelidir ve her an birbirine dönüşme tehlikesi vardır. Örneğin çok sevdiğiniz bir kişinin size çok ters bir hareketi sizin o kişiden uzaklaşmasını sağlayabilir. Bu hareket ne kadar değer verdiğinizle doğru orantılı şekilde sizi öfkeye, devam ettiği sürece nefrete götürür. Daha sonra da intikam saati gelir. Öfkenin sevgiye dönüşmesi, egonun yeniden tatmini ve içte tutulan öfke malzemesinini dışavurumu ile sakinleşmeyi, karşısındakinin durumu kabullenerek hatasını kabul etmesi ise öfkenin yerini yeniden sevme isteğinin alması anlamına gelir. Sevgi denen kavramı da fazla büyütmemek gerek aslında. Kaynağını ilgi olarak gösterebileceğimiz sevgi, her an yok olabilecek ve tersine dönebilecek bir esnekliğe sahiptir. Ancak biz alışkanlıklarımızı ve gereksinimlerimizi sevgi olarak değerlendirme eğilimi içinde olmamız nedeniyle birlikte olduğumuz kişiyi sevdiğimizi söylemeyi tercih ederiz. Sorgulanmayan sevgi kavramı, alışkanlıklarla "varmış" gibi devam eder. |
||
|
||
| Öfkelendiğim zaman anında bişiy olması gerekiyor.. Ama anında sıradan bi olgu değil-beni rahatsız edebilecek,canımı yakabilecek bişiy.. Bu durumda benim öfkemin kaynağı hazırlıksız yakalanma durumu olabilir.. Ama genel bakarsak rahatsız olma durumunda verilen tepki denebilir.. |
||
|
||
elde etmek istediğini elde edemeyişine öfkelenmene sebep onu hak ettiğin halde elde edememiş olman olabilir mi ? Olamaz.Birincisi hak ettiğini nereden biliyorsun ?? İkincisi cevap bulunursa sorulabilir. |
||
|
||
Soru 5: Öfkenin kaynağı nedir ? öfkenin kaynagı gerçekler ve yalanların kaynagınıda oluşturur ki buda aynada yansıyan olguduraynada yansıyan ise kişinin kendisidir. |
||