|
||
| yaaw zaman zaten duruyor. halt edip de saati icat eden bizleriz. yoksa zaman saymayı bilmiyor ki yaaaww ![]() |
||
|
||
| zaman ne zaman isterse o zaman | ||
|
||
zaman------------------- acımasız bir o kadar iştahlı zaman durdurabilen durdursun bakalım
|
||
|
||
| ben gıdınce duracak bende ama ya annemde o gelınce duracakk |
||
|
||
| bütün cevabımı baltaladınız zaman değişim sürecine koyulan isimdir bu değişim sürecinin asıl adı kuraldır en büyük değişim kurala en bağlı kalandır | ||
|
||
| 1986 yılı idi, madrid yeni dünya basketbol şampiyonası'na ev sahipliği yapıyor idi. ama henüz hiçbir şeyin farkında değildik. hayır, drazan petrovic'in yıllar sonra -hayatının baharında- trafik kazasında öleceğini de bilmiyorduk, sabonis'in nba'ya gidip 40 yaşına kadar potaya top fırlatacağını da, bildiğimiz, bu şampiyonaya 24 takımın katıldığı ve bunun tarihi bir rekor olduğuydu... turnuvanın kesin favorisi ise yugoslavya ve o olamaz ise sovyetler birliği idi. (abd, o sırada nba oyuncularının bu tip uluslararası organizasyonlarda oynaması yasak olduğundan kolej ligi oyuncuları ile geliyor ve pek de etkili olabilecek gibi görünmüyordu.) bilmediğimiz başka şeyler de vardı. turnuvanın iki favorisi yarı finalde karşı karşıya gelecek ve unutulmaz bir maç çıkaracaklardı. yugoslav takımı 9 sayı öndeydi ve finale çıkması kesin gibiydi. maçın bitimine 52 saniye vardı ama o sırada hucüm süresi 30 saniye idi, bugünkü gibi taktik faul de yapamıyordunuz çünkü rakip takım, topu yandan oyuna sokma ile atış yapma arasında seçim yapma hakkına sahipti. bu sırada sovyet oyuncular, yaşamın sihrini keşfetme uğraşı içine girdiler, herşey geri döndürülebilirdi, bitmiş maç bile; inanılmaz bir şey yaptılar, üçlük atıp rakipten topu tekrar kaptılar, yeniden üçlük atıp dönen topu yine rakipten çaldılar, yeniden bir üçlük.... morali bozulan yugoslavya, bronz madalya ile yetinecekti. biz ise finalde yaşayacağımız "şahane"den hala habersizdik. sovyet takımının abd karşısında gösteri maçına çıkacağına inancımız tamdı. maç saati geldiğinde abd koç'unun, 1,69'luk bugs'ı oyuna sürmesi neşemizi daha da arttırmıştı. herhalde abd koç'unun kazanma inancı sıfırdı ve muhteşem sovyet beşlisi karşısına bu bücürü sürmekte bir beis görmemişti. abd koçunun bir sihirbaz olduğunu anlamamız uzun sürmedi. bu bugs isimli bücür, topu kaptığı gibi sahada ileri geri koşturuyor, her delikten geçiyor, topu asla rakibe bırakmıyordu. sovyet beşlisi, bu cüceyi kovalamaktan bitap düşmekle kalmamış, 25 sayı da geriye düşmüştü. artık bitime 5 dakika kalmıştı. sovyet koçu öfkeyle kenara gelmiş ve oyuncularına eliyle birtakım direktifler vermişti. n'olduysa ondan sonra oldu; sovyet beşlisi farkı hızla kapatıyordu, 20...17....15....10....8.....6....5.....2........ maçın bitimine 4 saniye kala 87-85 abd öndeydi. işte, zamanın durduğu an budur: sovyet takımı zamanı durdurmak için faul yaptı. bitime 4 saniye vardı ve abd takımı topu yandan oyuna sokmayı seçti doğal olarak. iki kişi paslaşsa bitiyordu oyun. ama öyle olmadı, top oyuna sokulurken sovyet oyuncu abd'liden önce tipledi, top havadaydı şimdi, bir başka sovyet oyuncu kaptı onu ve ve gong sesiyle birlikte potaya gönderdi. kalbimiz durmak üzereydi, lanet olası top potada sektikten sonra tekrar çembere düştü ve çemberde dönmeye başladı... çemberin içine girerse sovyetler, dışına düşerse abd'liler havaya fırlayacaktı. maç bitmişti ama top çemberde dönüp duruyordu, bir dakikaya yakın döndü top potada, zaman tamamen durmuştu, trt spikeri iki dakikadan fazla sessiz kaldı, kalbinin durduğunu sandık. görüntü potaya kilitlenmişti, bizim gözlerimiz de, bütün oyuncular da, tribünler de... görüntünün geri geldiği anda top çemberin dışına düştü, sovyet oyuncular yere yıkılırken abd'liler havaya fırladı. biz ise zamanın durdurulabileceğini öğrenmemiz açısından çok önemli bir deneyimle, daha da ötesi güzel bir rüyadan uyanır gibi madrid'ten ayrıldık... |
||
|
||
| zaman durmaz saat durur insan durur evet |
||
|
||
| zaman, gerçekleşmesini çok istediğin bir an' ı beklerken durur. | ||
|
||
ZAMAN HİÇ BİR ZAMAN DURMAZ ayni fikirdeyim. ama bir aralar sunu dusunuyordum;eger birseyin hizi artarsa, cok artarsa, isik hizindan bile daha hizli, hatta isik hizinin sonsuz kati hizi dusunulurse iste o hizda hareket eden birsey icin zaman kavrami durabilir sanirim. yani sonsuz hiz=zamansizlik |
||
|
||
Ritmix'imi yudumlarken...
|
||
|
||
| zamanı durdurmak istediğim zaman durur... ama bunu yapmayı öğrenmeliyim önce
|
||
|
||
| kuantum fizigini ben daha karisik ve kolay kolay anlasilmaz bisi saniyordum. eee napalim... kac tane zeki kaldiki bu hayatta,,, bi ben bi einstein ![]() ama sonucta o sekilde zaman durmuyormus zaten. einstein diyosa dogrudur.. ben kendisiyle tanistim. zeki cocuk...
|
||
|
||
| zaman kişige göre ölünce durur ama genel olarak bakılırsa zaman hiç bir zaman durmaz yani bir insan dogar bir insan ölür dagan için zaman daha yeni başlıyor ölen içn zaman bitmiştir.. |
||
|
||
| konu dışı,ama söylemeden de gecemiyorum..bi kum saatine bakmak nasıl sinir bozucu bişidir allahım ya..zamanın nasıl aktığı ve bizim de elimizden bişiyin gelmediğini yüzümüze bi tokat gibi çarpar..hayatı yaşarken buna dikkat ederek yaşamak en güzeli..zaman akıyor,beklediğimiz her an aleyhimize.. | ||
|
||
tango never goes to mango,dear blöf ![]() bak,senin için başka teori gelişriyorum; an,en kısa zaman aralığı dimi? zam nedir? artan değer,dimi? yani? zam-an .. zamlanan an anlamında..zaman ![]() blöfçe bi bakış..uysa da oldu,uymasa da
|
||