|
||
| Yağmur yağıyor, heyecanla akarken sığ sulara isteminin arzusu! Önce istem gelir denilir böylece! Ama her zaman siz daha iyi bilrsiniz kendinizce! Böylece yağmur yağmadığını bilir göz kapaklarım! Yağdığını aslında, tutulmuşken yoluna doğum nihayetinde. İster misniz, istemez misiniz? Ama takip edin beni! Deli misiniz serseriler sizi! Asil olanı severim ama yağmur yağarsa ancak bilirim kimi seveceğim kararına ermeye! İki uyuşuk tel ççalarken, davul eşliğinde karamsarca boğarak dumana cevap verin şu uyuşuğa! Ama önce kemanımdan şu sesi çıkarın! Bit!Bİt!BİT! Duğnnnnnnnnnnnn! Herşey uyuşuk burada! Södergran ve kedisi! Rüyalarımda buldu hezimetini! O halde yağmur yağarken şunu çalın: Plaincada, noa ertes oui adalemeno! Tam bir zırvana, beni boğun, öldürün! Var mı hilekar bitiş? Ağlamak nasıldır bilirim! Nefes alabilmek temizce! Karşımdaki Bitirici!.. İyi iş çıkarırr! Şu sesi çıkarın peki! Ahh! Beter ol! Ahhh! Yağmur yağdığı vakit uslanırım, ıstırap bilir misiniz hangi noktada durur! Bilir misiniz ıstırabım da şefkat vardır? Yağmur yağarsa uslanırım! Çok tehditkar duruken tabanca, gülmeli miyim kahramanca! Ağlamak mı dedim: Peki yağmur? Evet, Yağmur bitiş demek! Peki neden? |
||
|
||
| Kahraman olabilseydim cesaretimi bilirdim! Cesaretimi bilseydim kullanırdım! Biri yağmura bekletmesin beni! Çoklu biriyim! Aynıyım, hatta daha cesaretsiz, ürkek! Teditkar duruyor ya tabanca, gülün halime! Sizi küçümsediğimi göremediniz! Küçük insan büyük insan! Çık oradan! Yaklaş artık, sarıl ve kahramanım ol! Parmakların demir gibidir, çeker münakaşa etmeden; et, çelik dehliz altı! Ve kuyu! Bekletme! Çoğu kahraman ödlektir! Ama sen bekletme! | ||
|
||
| yağmur göğün kendine işkencesi...yere nispet yaparcasına içini deşmesi... sessizce topraktan suyunu ayırır..içer azar azar yerin kederini. yer büyüyen yarasını çok geç sezecektir. suyu yutar gök...bütün alanları acıyla kavrulana dek içinde onu kendi hüzün haritasını işgal etmiş durgunluğun ağır hücrelerine dönüştürür. acı göğe varlığını hissettirecek kadar yükseldiğinde gök nefreti yere saçar gibi salar sıkıldığı günlerin imzasını. yağmurrr...ölümle hayatın arasında bitmeyen rekabet...birbirlerinin yüzüne kopmaz ama kavrulan bağlarını haykırışı gibidir. ve gözlerden saklar taşıdıkları iç isimlerini. |
||
|
||
| Bir şeyi tanımlamak saçma! Bir şeyle yaşamak garip! Bir şey olmak ise, olmamak! Her şey kendini çeldi mi? Çeldi... O halde biri bekletmezken beni, biri de betimlemekten vazgeçsin! Çok tehditkar duruken tabanca, gülmeli miyim kahramanca! |
||
|
||
| hahahay.... bir şeyi tanımlamak saçma, bir şeyle yaşamak garip, bir şey olmak iste, kim bu böyle kendi halinde ? daha ne istersin daha ne beklersin, olan bir şeyler neden bu kadar gözünü alır senin, olan tanımları neden beğenmez gözlerin, kulakların... bence az da olsa sende varsa kahramanca, yaptığına ağlayabilmeli senin gözler |
||
|
||
| Çoğu kahraman ödlektir! Asil olanı severim ama yağmur yağarsa ancak bilirim kimi seveceğim kararına ermeye! |
||
|
||
| -İyi bir başlangıç sayılmaz, biliyorsun... -Bu sandalın nereye gideceğini biliyordum. -Ölü sular üzerinde değil misin? Duyduklarım doğru mu? -Ölü! Herşey! Doğru... -Av bitmemeli! -Ah, evet! Direnmedim hiç... -İyi bir başlangıç değil yine de! -Küreklerini kaybetmeliydi... -Ne gördün? -... Kara bir ateş, dirençsiz... Ruhumu tuttu o! O! Fısıldarken duydum onu: 'Neden ruhsuzsun sen?' -...Ne? -Yok yok!... Yok! ... ....Korkuyordum. Bu sandalın nereye gideceğini bilmiyorum. Ruhunun sığınağı! Orda! Hadi! Ah Melankoli! Ruhun bu geniş sularında neden bu kadar yalnız? Ruh arayıp duruyor: Göğün düşmanlığı bitsin! Bitsin artık! |
||
|
||
| Yagmur döver topragı, ıslaktır herşey.. Biter bitmez kuşlar öter, yeniden uçabilmenin neşesiyle Ve kini akar nehirler boyu denizin dinginligine kadar.. Yazın sıcagında kurumuşken, Yagmur yagdıgı için yeşeren yapraklar cesaretsiz olsaydı, Patlatmazdı tohumlarını ve kökler yavaşça bırakırdı tutanagını.. Susuzluga su için kanmış toprağı, Kandır kandırabiliyorsan, bir damla gözyaşıyla.. Sen susuzlugu kana kana içebilir misin? |
||
|
||
| Ah Melankoli! Ruhum, bu geniş sularında neden bu kadar yalnız? Ruh arayıp duruyor: Göğün düşmanlığı bitsin! Bitsin artık! Buraya kadar zorlu oldu, hüsrana uğradı hep çünkü beni yanılttı hep. Nerde? Sorunca bunu, doğrulacak mı veya nihayet doğruldu: Bunu nasıl kelimeler, o tükenen geniş sular değil mi? Size uykulu, budanmış alaka ile: Ki ölü! Verilmiş bir cevap değil bu! Oysa daha fazlasını görmeniz saydam geliyor! Geniş suların lekeli bu hüznü, içinde en göğe düşmanlığın en budanmış özrü! Bağışla, bağışla! Yağmur yağıyor, heyecanla akıyor sığ sulara isteminin arzusu! Zorlu ruhumum ölü yağmurun dansına tekrarlı bir gözyaşı sunusu! Biliyorum, neyin neye ereceğine karar vermeye ve bunu azmetmeye! Ben bir yontuyum, soruların en alçağı bile yanıbaşımda. Ah iklimsel olarak bir iktidarım. Sorgular benim için çalışırken yağmur yağarım. Yağmur yağmazken ben kalpaklı bir göz gibi delginin en ikirciklisi, soruların düşmanlığının budanmış o özürleri ile, kanlanmış kirlisi! Doğrusu yağmurun hafifliği rüzgarla cenkte. Kırılgan değil ama uçmamayı seven cinsten. |
||
|
||
| ruh katarı ıse gonlun nıhıl degılsın ey dosttttt yada sen korkuyorsun coklugundan yıgınlıgındannnnnn her kahraman bıraz odlektır ve yagmura beklenenden cok hber alınır bı haber kalındıgında sennn katar katar akan yagmur sularına bakkkk bakk kkii gorr cesaret odleklıgın en ust sevıyesısıdrrrr bılınmemezlıgın verdıgı bır korkunun erkeklıge karsı korunma mekanızmasıdırr sen sennnn olldunnnnnnnn sen kendın oldun ruh katarlarındaaa sen senı yagmura bekletenlere degılll yagmur oluppp senın ıcın gıdenleree bakkkkk bakkk kıııı bu sensınnnnnn senın aynınnnnn |
||
|
||
| Bak, Ey Yıldız! Durma duvarı buradadır, Ama orada durmanın anlamı vardır. Yağmur yağar, bu istemin arzusudur. Yağmur yağmaz, bu istemin durma noktalarını istila etmez. Sadece yağan vardır. Bu köprücük sevimlice çelişkilidir. Umur dumura uğrar. Çoğu kahraman ödlektir! Asil olanı severim ama yağmur yağarsa ancak bilirim kimi seveceğim kararına ermeye! |
||
|
||
| Çünkü;Nihilast o kadar eskisin ki bu yeryüzünde... halkanın şimdi de bu yanında... eski olanlar da var başka, senin gibi... | ||
|
||
| Eskiyen yüz! Yenilenen ilk güz de yenileneceğim, hep ilkindeyim de yağmurla söyleyeneceğim hep kapı kapandığında güzün dönsün Ve ışıklar yağmurla gölgende sönsün Yağmur yağar bu istemin arzusudur, her istem kendinin arzusudur. İstemi isteyen yağmur ile cenktedir. Döner geriye cenk ile istemin güzünde! Kirli ışıkları yeterince süzdüğünde! |
||
|
||
| eskiyen yüz,yenilenen güz ama yetti artık gec karşıma biraz da beni süz.. |
||
|
||
| Dingin bir yağmurda duruluyorum O ıslatıyor, yeşeriyorum Yağmura tutuldum, bekliyorum... |
||