SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Din Felsefesi

Konu: Dinin kuralları evrensel değil midir?

Sayfa: [ 1 ] 2

deniz 14.08.2004 22:55:14
İbrahimi dinler (Musevilik, Hristiyanlık, Müslümanlık) bildiğimiz üzere yakın coğrafyalarda ve insanlık tarihi ile kıyaslandığında çok çok kısa bir zaman aralığında peşpeşe ortaya çıktıklarını görüyoruz.

Özellikle Müslümanların yahudilerle ilişkileri çok açıktır. Hatta kanunları bile birbirine karışmıştır (recm cezası). Bence müslümanlık yahudilikten çok fazla etkilenmiştir. Bazılarının zannetiği gibi bu etkileşim sadece sonradan değil  (bkz. Muslafa İslamaoğlu. Yahudilik Temayülleri) daha İslamın bina olduğu dönemlerde olmuştur.

Dünya üzerindeki bu üç hakim din icad oldukları dönemlerin kültürlerini, kurallarını, gereklerini maalesef tüm çağlara ve kültürlere taşımışlardır.

Ancak bu dinlerin temellerine indiğimizde tüm dünyayı kapsayacak açık evrensel mesajlara rastlayamayız. Yani İslamiyet 6 ay gece/gündüz yaşayan bölgelerdeki namaz vakitlerine neden açıklık getirmedi. Neden kuran günlük olaylar üzerine yanıtlarla çoğaldı da tüm dünyanın evrensel sorunlarına net açıklamalar getirmedi. Neden genel felsefi sorulara yanıtlar getirecek kadar dahi açık cevaplarla gelmedi. Neden bu kanunlar dünyanın diğer yanlarında kurandan habersiz insanların kanunlarıyla aynı değil, neden ...

Kuran kanunları hiç de tüm kainata hitap edecek gibi değil. Kafanızdaki şablonları çıkardığınızda sadece o dönem araplarının gündelik sorunlarına hitap etmekten ileri gitmediğini göreceksiniz.

Kuranın kanunları o dönemin lokal coğrafyasının lokal sorunları ile ilgilendi. O dönemin sorunlarına kuran ile getirilen çözümlere günümüze taşımaya çalışarak hayatı düzenlemeye çalışmak insanlara zulümdür.

Ya Kuranın evrensel mesajını yakalayıp onunla tüm hayatı yorumlayın yada boş işleri bırakın. Bu işler böyle olmayacak.
 

10.09.2004 02:24:17
Çok garip ,sen Kur'an da sadece gündelik hayata dair şeyleri görebilirken ben  felsefe adına yazılmışları okumaksızın anlamamı ,keşfetmemi ve de ilgili profları da bildiğime  ikna etmemi  ve ilk kitaplardan biri olarak yani önhazırlıksız KAnt okuyabilmemi sağlayan inanılmaz derin bir  kaynak gördüm.Fizik sınavlarından çok rahat geçerdim çünkü ipucunu yakalayıp formüllerin yarısından kalanı bulmayı, az bilgili olduğum alanlarda yerinde tespitler yapmayı yöntemli bir şekilde kavramıştım.
Hayır,bir felsefe kitabı değildir, hazır bir felsefeyi insana sunmaz çünkü insan çeşitli felsefelerin olanağıyla vardır ve bunlara ulaşmak ,bunları keşfetmek ayrıcalığına sahip kılınmış yani özgürleştirilmiş bir varlıktır.
Yalnız bilimle ispata dair şüphene ben de katılıyorum.Ancak şöyle ;bilimle herşeyi kanıtlayabilir ve ya çürütebilirsiniz çünkü bilim en iyi kendini kanıtlar.Dolayısıyla en azından bilim kendini tamamlayana kadar inanmak ve ya inanmamak için kötü bir referans ama evren yasalarını anlamak için bizzat şart olan araçtır,her ne kadar evren sadece O'nu söylese de bilimi sonuçta insan yapar.Sonrasında ister inancını ister inançsızlığını bilimle besle,kime ne .

deniz 10.09.2004 06:59:13
yazım çok çok dikkatli okumayı gerektiriyor.

bu yazının amacı kuranı o dönemim gündelik arap hayatına indirgeyerek hukuk normlarını olduğu gibi alma uygulamalarını eleştiriye yöneliktir.

...

kuran yorumcusunun yapması gereken motomot kuran yasalarını günümüze taşımaması gerekir. yapılması gereken şudur:

kuran ın o dönem ve coğrafyadan bağımsız evrensel mesajının (örn. tevhid, adalet, özgürlük, iyilikler için mücadele vs.) algılanması,

hukuk konusunda birebir hukuğun taşınması değil, kuran hukuk usulünün öğrenilip buna uygun hukuk sisteminin kurulması,

gibi hukuksal çalışmalarla kuranın yaşanan hayata taşınması müslümanların takınması gereken tutumdur.

10.09.2004 11:07:15
VAKIA (Olay);

77- Elbette bu, bir Kur'an-ı Kerim'dir.
78- Saklanmış-korunmuş bir Kitap'ta dır.
79- Ona, temizlenip-arınmış olanlardan başkası dokunamaz.
80- Alemlerin Rabbinden indirilmedir.

Eğer ki bir insan her şeyi birilerinden (bu birileri her kim olursa olsun; ister ana, ister baba, ister hoca, ister koca ve dahi isterse de kitap/rasul olsun) bekliyor ve kendisine muktedir olamamış; temizlenip-arınarak özgürleşememiş ise boş yere beklentilere kapılarak birilerini suçlayıp durmasın. İşe önce kendisinden başlasın...  

O’nu mu soruyorsunuz?

O size şah damarınızdan daha da yakın...

Her şey insanın kendisinde başlıyor,

Sonrası mı?

Sonrasını hep birlikte göreceğiz!
 

deniz 10.09.2004 12:12:40
sahanda su dövüyorsunuz. ben neden bahsediyorum. siz neden..

kurana en son dokunması gerekenler bana kalırsa domatizmi aşamamışlardır. temizlik bilinç temizliğidir. beyni önyargılardan ve dogmalardan arındırmaktır. bahsi geçen temizlik bundan başkası ise reddediyorum yanıtını.

ayrıca hukuğa yönelik bir sorgulamaya "sen anlamazsın" şeklinde bir cevap değil yine hukuğa ilişkin bir yanıt vermek gerekir.

savunmakla gizleyemezsiniz..

10.09.2004 13:37:58
Bahsettiğin eleştiriyi İslam içinde de yapan ve giderek de çoğalan bir grup var aslında.Klasik bilgimizde yer alan mezhepler dışında o kadar çok yöntem var ki.Temizlenmiş zihin mesela bana göre her türlü örtük ve ya açık  niyetten arınmış yaklaşım anlamını da içerir."Şu anlar ,yaklaşsın;şu anlamaz ,dışarda kalsın"ın aksini gördüm ben,"belki o senden bile daha iyi anlayacak neden uzaklaştırıyorsun"du benim anladığım.Bunun nasıl'ını İslam ayrıca sunar(zaten sunmalıdır),yani nasıl zihnini uyanık ve bölük pörçük kalıntısal fikirlerden,yanılgılardan ve kişisel hırs ve arzulardan  arı tutarak İslam'a yaklaşır ve gerçeğini tüm benliğinle kavrayabilirsin.
Mesele savunarak gizlemek değildir,mesele konuya dair daha az düşünmüş,daha az bilgisi olan insanla daha fazla düşünmüş ve daha fazla bilgisi olan insan arasındaki tavır farkıdır.Ancak her ikisi de ne bildiğini hatta hissettiğini ifade etme hakkına sahiptir.Felsefe adı altında anılmaya değer bir tartışmayla söyleşme-atışma arasında bir  geçiş yaratır bu ,herkes oturup neye inanıyorum ve ya inanmıyorum için emek sarfetmiyor ,çünkü kısa vadeli getirileri benliklerini derinlikli kılmaktan daha önemli geliyor.
Sen ikinci iletinde yöntem eleştirisi yapmışsın,birinci iletindeyse İslam eleştirisini hitap ettiği kesimin darlığı üzerinden açmışsın.Ben birinci iletimde farklı ve evreni kavrayıcı yöntemlere dair içeriğinin güncel hayata izdüşümünden,ikinci iletimde de,bunu yöntem olarak sunan tavırların varlığından bahsettim.
"Savunmakla gizleyemezsin"
Yok saymakla kaçamazsın.
 

10.09.2004 14:23:18
Amedeus,

Ben yukarıdaki yazımı senin yazına karşın yazmıştım. Ama sen benim yazımı buz nickli arkadaşın yazısıyla birlikte değerlendirmişin. Öncelikle bunu doğru bulmadığımı belirtmek isterim.

10.09.2004 15:10:01
Alıntı
İbrahimi dinler (Musevilik, Hristiyanlık, Müslümanlık) bildiğimiz üzere yakın coğrafyalarda ve insanlık tarihi ile kıyaslandığında çok çok kısa bir zaman aralığında peşpeşe ortaya çıktıklarını görüyoruz.




(3) AL-İ İMRAN SURESİ

3/65- "Ey Kitap ehli, İbrahim konusunda ne diye çekişip tartışıyorsunuz? Tevrat da, İncil de ancak ondan sonra indirilmiştir. Yine de akıl erdirmeyecek misiniz?"

3/66- İşte sizler böylesiniz; (diyelim ki) hakkında bilginiz olan şeyde tartıştınız, ama hiç bilginiz olmayan bir konuda ne diye tartışıp-duruyorsunuz? Oysa Allah bilir, sizler bilmezsiniz.

3/67- İbrahim, ne yahudi idi, ne de hıristiyandı: ancak, O hanif (muvahhid) bir müslümandı, müşriklerden de değildi.


 

10.09.2004 15:26:44
Alıntı
Özellikle Müslümanların yahudilerle ilişkileri çok açıktır. Hatta kanunları bile birbirine karışmıştır (recm cezası). Bence müslümanlık yahudilikten çok fazla etkilenmiştir. Bazılarının zannetiği gibi bu etkileşim sadece sonradan değil  (bkz. Muslafa İslamaoğlu. Yahudilik Temayülleri) daha İslamın bina olduğu dönemlerde olmuştur.





(37)-SAFFAT SURESİ

69- Çünkü onlar, atalarını sapık kimseler olarak bulmuşlardı.

70- Kendileri de onları izleri üzerinde koşturup-duruyorlardı.

71-Andolsun, onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı.

72- Andolsun, Biz onlara uyarıcılar göndermiştik.

73- Uyarılanların nasıl bir sona uğradıklarına bir bak.

74- Ancak muhlis olan kullar başka.

 

10.09.2004 15:34:38
Alıntı

Dünya üzerindeki bu üç hakim din icad oldukları dönemlerin kültürlerini, kurallarını, gereklerini maalesef tüm çağlara ve kültürlere taşımışlardır.



(43)-ZUHRUF SURESİ

21- Yoksa Biz, bundan önce kendilerine bir kitap verdik de şimdi ona mı tutunuyorlar?

22- Hayır; dediler ki: "Gerçekten atalarımızı bir ümmet üzerinde bulduk ve doğrusu biz onların izleri üstünde doğru olana yönelmişleriz."

23- İşte böyle, senden önce de bir memlekete bir elçi göndermiş olmayalım, mutlaka onun 'refah içinde şımarıp azan önde gelenleri' (şöyle) demişlerdir: "Gerçekten biz, atalarımızı bir ümmet üzerinde bulduk ve doğrusu biz, onların izlerine uymuş kimseleriz."

24- Demiştir: "Ben size atalarınızı üstünde bulduğunuz şeyden daha doğru olanını getirmiş olsam da mı?" Onlar da demişlerdi ki: "Doğrusu biz, kendisiyle gönderildiğiniz şeye kafir olanlarız."

25- Böylece onlardan intikam aldık. Öyleyse, bir bak; yalan sayanların sonu nasıl oldu?

 

10.09.2004 16:19:25
Alıntı
Ancak bu dinlerin temellerine indiğimizde tüm dünyayı kapsayacak açık evrensel mesajlara rastlayamayız. Yani İslamiyet 6 ay gece/gündüz yaşayan bölgelerdeki namaz vakitlerine neden açıklık getirmedi.

11/114- Gündüzün iki tarafında ve gecenin (gündüze) yakın saatlerinde namazı kıl. Şüphesiz iyilikler, kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlara bir öğüttür.

17/78- Güneşin sarkmasından gecenin kararmasına kadar namazı kıl, fecir vakti (namazda okunan) Kur'an'ı, işte o, şahid olunandır.

17/79- Gecenin bir kısmında kalk, sana aid nafile olarak onunla (Kur'an'la) namaz kıl. Umulur ki Rabbin seni övülmüş bir makama ulaştırır.
 

10.09.2004 16:26:10
Alıntı

Neden kuran günlük olaylar üzerine yanıtlarla çoğaldı da tüm dünyanın evrensel sorunlarına net açıklamalar getirmedi. Neden genel felsefi sorulara yanıtlar getirecek kadar dahi açık cevaplarla gelmedi. Neden bu kanunlar dünyanın diğer yanlarında kurandan habersiz insanların kanunlarıyla aynı değil, neden ...


 

VAKIA (Olay) SURESİ;

77- Elbette bu, bir Kur'an-ı Kerim'dir.
78- Saklanmış-korunmuş bir Kitap'ta dır.
79- Ona, temizlenip-arınmış olanlardan başkası dokunamaz.
80- Alemlerin Rabbinden indirilmedir.

10.09.2004 16:34:52
Alıntı
Kuranın kanunları o dönemin lokal coğrafyasının lokal sorunları ile ilgilendi. O dönemin sorunlarına kuran ile getirilen çözümlere günümüze taşımaya çalışarak hayatı düzenlemeye çalışmak insanlara zulümdür.



30/58- Andolsun, Biz bu Kur'an'da insanlar için her örneği gösterdik. Şüphesiz, sen onlara bir ayetle geldiğin zaman, o inkar edenler, mutlaka: "Siz ancak muptil olanlardan başkası değilsiniz" derler.

30/59- İşte Allah, bilmeyenlerin kalplerini böyle mühürler.

39/27- Andolsun, Biz bu Kur'an'da, belki öğüt alıp-düşünürler diye, insanlar için her bir örnekten verdik.


 

10.09.2004 16:57:04
Alıntı

Ya Kuranın evrensel mesajını yakalayıp onunla tüm hayatı yorumlayın yada boş işleri bırakın. Bu işler böyle olmayacak.

İşte bu yukarıda zikrettiğim bütün ayetler beni şu sonuca götürüyor amadeus:

Eğer ki bir insan her şeyi birilerinden (bu birileri her kim olursa olsun; ister ana, ister baba, ister hoca, ister koca ve dahi isterse de kitap/rasul olsun) bekliyor ve kendisine muktedir olamamış; temizlenip-arınarak özgürleşememiş ise boş yere beklentilere kapılarak birilerini suçlayıp durmasın.

İşe önce kendisinden başlasın...


MAİDE SURESİ

48-Sana da  önündeki kitapı doğrulayıcı ve ona 'bir şahid-gözetleyici' olarak kitabı  indirdik. Öyleyse aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet ve sana gelen haktan sapıp onların hevalarına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol-yöntem kıldık. Eğer Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet kılardı; bu ancak verdikleriyle sizi denemesi içindir. Artık hayırlarda yarışınız. Tümünüzün dönüşü Allah'adır. Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri size haber verecektir.





 

10.09.2004 16:59:29
Dinin kuralları evrensel değil midir?


Dinin kuralları evrenseldir bu yüzden geçersizdir!


Sayfa: [ 1 ] 2