SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Din Felsefesi

Konu: RenaultFerrari'den seçmeler

Sayfa: [ 1 ] 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13

RenaultFerrari 08.06.2005 14:26:01
selamun aleyküm kardeşlerim arkadaşlarım
uzun zaman oldu nasılsınız

ben buraya ilk olarak şunu yazacağım bu arada resimdeki leke kardeşim chat bölümü varmı bu sitenin
onu merak ettim


neyse şimdi şunu söyleyelim


bazıları der ki
Mabedlerı meydana getiren Korkudur
iyi ama sormak lazım şimdi ona
peki O korkuyu kim meydana getirdi
cevap:Din
nereye giderseniz gidin mebedsiz yer yoktur
neden çünkü Cenabı Hak insaları din nimetinden mahrum etmemiştir
Zira nizamı alem din ile kaimdir
o yüzden yüzbinlerce peygamber göndermiştir o yüzden nereye giderseniz gidin mebedsiz yer yoktur
işte bazıları diyor ki
mabeedleriı meydana getiren korkudur
iyi de O korkuyu kim meydana getirdi
Din
dini kim gönderdi ?

Allah korkusu meydana getiren dindir

sonra Allah korkusu ne demektir herkes kulak doılma böyle acaib şeyler telkin etmiş
Allah korkusunu İslam öğrettiğinden taban tabana zıt anlıyor

Allah korkusu demek :

Cenabı Hak mevcudattan gaye sensin seni seviyorum
kalk namaz penceresinden beni seyret
diye sırrına bir hitap gelmiş kimsenin
Rabbim beni sevmezse diyerekten dövünmesini teleşına
Allaaah korkusu denir

İşte insanlarda fazilet hissi Allah korkusundandır

ne güzel demiş Mehmet Akif
ne irfandır ahlaka ulviyet ne vicdandır
fazilet hissi insanlarda Allaaah korkusundandır
yürklerden çekilmiş farz edilsin havfı yezdanın
irfanın kalır tesiri ne katiyen vicdanın

hepimize Yolumuzda Allah selamet versin
vesselam








08.06.2005 16:19:00
bence köleliktir çünkü kabul ettirilirsin iste yada isteme. kaç kişi aklının düşünebildiği kadar kendi dinini seçmiştir.hep seçtirilmiştir ama doğru ama yanlış....

RenaultFerrari 08.06.2005 17:30:50
şimdi ben düşünüyorumda diğer dinlerde davet çanla çıngırakla şunla bunladır
islamda ise insan insan sedasıyla davet olunur
acaba bu sizin için akla pek yatkın değil zannedersem

sonra ekseriyetin kendi dinini seçmesi zorla değil vahy kuvveti iledir

vahy kuvvetine ufak bir misal verelim
insan için en büyük ölçü paradır pek uzağa da gitmeye luzum yok
o Zatı ala 15 asır geçmiş olduğu halde halka paranın 40 ta birini
manen yüksek tabakayada icabında 40ta 40nı paranın verdirir
hemde zevk ve neşe ile
insana bu zevk ve neşeyi kim verebilir
insan için en büyük ölçü para


sen yaşadığın müddetce kaç kişiyi peşinden getirebilirsin

Hazreti Muhammed sabahın köründe milyonlara buz gibi suda abdest aldırıyor abdest
sen sabahın köründe o saatte icabında en yakın dostuna bir bardak su getirtemezsin
 
dini zorla kabul ettirilmiş olduğuna inandığın İnsanların önüne yakinen bilmek şartıyla Hıristiyan ise  hazreti İsa
yahudi ise hazreti Musa
müslüman ise hazreti Muhanmed
bir gün şu ufacık bir pez parcasına terlerini silmiş mübarek yüzünü kurulamıştır
bu mavi kubbe altında o pez parçasına trilyonlar verip canını verip alacak senin zorla dini seçmiş kişiler dediğin insanlar vardır
tarihteki diğer büyük şahısların değil bir pez parcası Atlasları dahi olsa şöyle bir bakılır geçilir

yüzünü görmeden mübarek ağzında çıkan sesin ahenginin işitmeden
insanda bu aşkı doğrun kuvvet hangi kuvettir

Vahy kuvveti Vahy kuvveti...
peygamberlik kuvvetidir
Vahy kuvveti acaip bambaşka bir kuvvettir

ben bunları defalarca tekrar ettim bu forumda

08.06.2005 21:12:03
müslümanlık
konusunda sana katılmamak eldedeğil yazdıkların tabiiki kalbe hitab ediyor biz de bunu alıyoruz inan ki...

RenaultFerrari 14.06.2005 15:22:07
neden halk etmiştir

24.06.2005 18:36:15
Karınları doysun diye  ;D

RenaultFerrari 28.06.2005 23:28:58
yemek yiyiyorsun bir kuvvet oluyor
cenabı Hak Mizacı tabiatına takviye için yaratmış
kötü huylu ise lokmana çok dikkat et geliş tarzın
bu sefer cümleleri kısa kısa yazdık 

RenaultFerrari 29.06.2005 23:57:25
Asıl esir adam kime denir
bir böyle cemiyetin tarif ettiği Hürriyet var
birde Hakiki bir Hürriyet var
Hür adam kime denir
Herhangi bir insan kendisini Nefsinin esaretinden kurtarmışsa hakikatte Hür adam ona denir
Nefsinin esaretinde kurtardı mı makamı naza çıkar
makamı naza çıktı an her şeyin helakta olduğunu görür
helakta olan şeye kendimi satmam der hürüm der
Büyük Kitap ona Benim yüzümden başka her şey yok olacaktır dikkat et satılma der


Esir kalıyoruz Hürriyetten mahrum oluyoruz
Aslına kavuşmaklık
nefsine esir oldun mu aslını bulabilir misin ? esirsin ki bulamazsın
Eşyada bile öyle 

Bir tarifte misal verelim 
Alın bir meyve
bir kiraz çekirdeğini alın
bu kiraz çekirdeğini tutun elinizde
bu çekirdek hürriyetini ilan etti mi etmedi mi

Dikersiniz onu
Patlar filizlenir büyür fidan olur
çiçeklenir yapraklanır
nihayet bir kiraz olur
diktiğiniz çekirdeği O kirazdan alırsınız
ilk diktiğiniz çekirdek Hürriyetini ilan etti

peki acaba ilk diktiğiniz çekirdek O ağacın neresindedir
bir yer tayin edebilir misin ? hayır O ağacı Muhittir değil mi
Kudrette seni muhittir anlatabildik mi acaba
Ona bir yer tayin edebilir misin

Cenabı Hak maruftur malum değildir
Hazreti Muhammed öyle buyurmuştur
Ey maruf seni hakkıyla bilemedik
Yani ey bilinen seni hakkıyla bilemedik buyuruyor
Bazıları derki bak Onunda bilmediği var
Hayır canım o söylerken başka türlü söylüyor sen ona dikkat etmiyorsun
Onu Bildiğini söylüyor
Ey maruf diyor ya bildiğini söyledi
Süphaneke ya arafnake Hakka marifetke Ya Maruf
 
Hariçi misal getirecek olursak
Bu kainat ağacının Kökünün ‘‘Kün’’ ve O ‘‘Kün’’ tanesinin manasının da hazreti insan olduğu tadılır
Evet bu kainatta o demin kiraz misali verdik ya
yine canlansın diye verelim
İşte o  kirazın manasının hazreti İnsan olduğu tadılır
Meyveye bakarsın sureti bir de yersin tadı işte ona mana derler

Bu kainat ağaçının çekirdeği ‘‘KÜN’’ tanesi Muhabbeti İlahiye ile aşılanarak
Muhtelif istidatlarla birçok dal budak saldığı temaşa edilir

haaa ! O ‘‘Kün’’emrinin Kökünde ne var
Adem ne görmüş
İblis ne görmüş


RenaultFerrari 06.07.2005 23:14:15

Ya az evvel Cnn Türk kanalında
Aziz Nesin eski röportajlarının birinde
Ben bütün tefsirleri okudum Kuranıda Okudum
Ondan sonrada hiçbir söz 1000 sene sonrasına gelmez gibi bir laf etmiş
Röportaj yapan adamda ‘‘Ama bu Allahu Tealanın sözü’’ diyince
Hayır o sizin Allahu Tealanız Benim Allahu Tealam değil   
hiçbir söz 1000 sene sonrasına gelmez demiş

Şimdi ben buna acaba derim
acaba İnsaf ile düşünülmez mi bu
acaba düşünülemiyor mu insaf ile

değil orta çağ değil ilk çağ hatta kaydedilmemiş olan tarihten evvelki devirlerde bile
Öyle bir şeyi kıymetten düşürmeye sebep olabilecek bir müessir
tesir edebilen bir şey bulunamaz ki
Evet ne kadar nurlar ziyalar vardır ki yaradılıştan beri insanlığı aydınlatıyor

Altın gümüş ve İnci madenleri Kainatın evrimin başlangıcından beri
Kıymetini zayi etmiş midir. Ziyana uğramış mıdır ?hayır
Hatta rağbeti ve fiatı asırdan asıra yüksele gelmiştir

İşte beşerin hilkati ile beraber kendisinin ikizi ne kadar faziletler vardır ki
Dünyanın sonunu kadar Allahın dilediği kadar kıymetten düşmelerine imkan yoktur

Haaaa belki şimdi ki asırlarda o faziletlerin kıymetlerininde kalmadığını
iddia edenler olabilir.
Fakat faziletleri dava etmek başka bir şeydir
Bu faziletlere karşı davayı kazanmak yine başka bir şeydir

İşte bu faziletleri beyan eden bu dinin emirleri ve nehiyleri de hiçbir vakit hiçbir asırda kıymetten düşmemiştir düşmeyecektir!!!!
Acaba anlatabiliyor muyum

Hiiiiiiiiçççç bir şey Hiç bir asırda ameli kıymetinden düşüremez

Onu ameli kıymetinden düşürecek esasların ancak hadisata uygun gelmemesi
İhtiyaca kafi gelmemesi lazımdır
Böyle bir noksanlık beşeri kanunlarda belki düşünülmesi mümkün bir şeydir
Fakat İslam dini hakkında düşünülmesi mümkün değildir
Çünkü o kanunu İlahidir tabiat Allahın kanunudur

Beşer Hali bilemez
Beşer istikbali bilemez
Beşer hadiseleri tamamıyla ihata edemez kavrayamaz
Onun için yaptığı nizam düzen hadiselere tamamıyla uygun gelmeyebilir örtüşmeye bilir
Fakat Allahın yaptığı öyle mi ya !

Her İslam hükmünün halis katıksız tam bir hikmet ve Nimet olduğunu
İlm  bilim ve fen daha ziyade açıldıkça anlaşılacaktır

Bütün hakiki fen ilim bilim adamları bir gün İslamiyet alemini ilan edeceklerdir.
Bu imanıma bir delil ister misin
Allah indinde din İslam dinidir
fermanıdır
bu alem İslamiyet alemidir



RenaultFerrari 09.07.2005 08:55:43
Peygamber efendimiz hayatından yazmaya başlıyoruz
vakit buldukça yazacağız

Müşrikler hane-i saadete hucüm ettiler fakat yatakta İmam Alinin
Yattığını görünce Hırslarından büsbütün patlayacak hale gelerek
Derhal Resulüllahı Sordular

İmamı Ali  cevaben
Allahın emri ne ise onu yapmaya gitmiştir dedi
Ve Mekkede Resulüllaha Karşı adeta bir seferberlik ilan edilerek
Her taraf altüst edilip arandı tarandı fakat Hazreti Resulü Bulmanın imkanı olmadı
Nihayet maddiyata baş vurdular kendisini bulana haber verene yüz deve verileceği ilan edildi
Bu haberi duyan ipsiz sapsız ne kadar cani serseri haydut var ise develeri alacağız sevdası ile Mekkenin etrafına yayıldılar

10 sayfa atlayalım

Beşeriyetin Fahri ebedisi Yarı garı ile mağaradan çıkıp yoluna devam ederlerken
Resulü ekrem münasip bir şahıs görüp de biraz yiyecek alsak diye düşünürlerken
Yolda bir çobana rast geldiler
Kendisinden biraz süt istediler
Çoban sağılır koyunum yok
Şurada bir keçim var onda da süt yok dedi
Resuli Ekrem
Onu getir bakayım birde ben sağayım buyurunca
Çaban gitti getirdi
Fahri alem besmele çekerek Mübarek eliyle hayvanın memelerini sıvazlayınca
Eşyayı vasıtasız sebepsiz alete muhtaç olmaksızın Yapan Halık memeyi de sütle dolduruverdi
Ve sütten çobanda dahil olmak üzere orada bulunanların hepsi kana kana içtiler

Çoban hayretler içinde kalmış
sütten ziyade Vechi paki Muhammedideki Nuru ilahi garibine gitmişti
Nihayet dayanamayarak
Siz kimsiniz? Diye sordu
Fahri alem
Kim olduğumu şimdilik kimseye söylemezsen söyleyeyim Buyurdular
Çobanda bir aşk başladı bile…
Sizin emrinizin haricinde hareket eden bulunur mu ?
Ne derseniz onu yaparım söyleme derseniz söylemem
-O halde kim olduğumu söyleyeyim Allahın resulü Muhammed denilen zat benim

Kureyşin dininden dönmüş diye aleyhinde bulunulan zat siz misiniz ?
-‘‘Elbette onlar öyle söyleyecekler’’
evet onlar sizi çekemezler. Halbuki sizin peygamber olduğunuza hiç şüphe edilmez
Ve ne olur beni de kabul ediniz. Ben artık sizden ayrılmayacam siz nereye giderseniz
Ben de oraya geleceğim diye yalvarmaya başladı
Çobanın bu haline Ebubekirin gözlerinde yaş geliyordu
Fahri alem Çobanı merhametle okşayarak
Şimdi bize müsaade edeceksin
sen benimsin seni unutmam
Yalnız şimdi bu civarda kendimi izhar etmiyorum.
Zira Allahın düşmanları peşimizden geliyor. Yakında zuhurumu haber alınca
O vakit gelir beni bulursun’’ buyurdular
Böylece Çoban Resulüllahdan teminat alırken Hükümeti Rabbani de büyük bir masaya namzet gösteriliyordu
Nihayet göz yaşları ile birbirlerinden ayrıldılar
Ve Resulülllah yine yoluna devam ettiler
Hazreti Ebubekirin ticaret maksadıyla Şam’a çok seferi olduğundan
Şimdi geçecekleri yolarda belki pek çok tanıdıklara rast geleceklerdi
Onun için Ebubekri bir pir
Fahri Alem de genç bir yiğit şekline girdiler
Devenin önünde Resulü Ekrem
ardında da Ebubekir geliyordu

Hazreti Ebubekir Bu kimdir ? diye Resulüllahı gösterenlere
(Hazelleziy yehdinissebiyl) bana yol gösteriyor diye cevap veriyordu
Aslında hazreti Ebubekir
Bana hakikat yolunu zirveyi tavhidi çıkan caddeyi gösteriyor manasına kullanıyordu
bu cümleleri

Yolda Medenineden çıkıp Şam kafilesiyle Mekkeye giden
Zübeyr İbnil Avam ile karşılaştılar

Hazreti Zübeyr Resulüllaha Ve Hazreti Ebubekire birer kat yeni elbise Giydirdikten sonra kafile ile mekkeye kadar gidip İşlerini tesviye ettikten sonra
Tekrar Medineye dönmek üzere resulüllahtan müsaade talep etti
Resuli Ekrem müsaade ettiler Onlar mekkeye Fahri Alemde medineye doğru yollarına devam ettiler
Bu esnada idi ki kureyşin ileri gelenlerinin adadıkarı maddiyatlara tama eden
Elsem kabilesinden Beride kendisine tabi olan yetmiş kişi ile beraber Resulüllahı yolunu kesti

Resuli Zişan hayra yorarak Beride’ye
Sen kimsin? Diye sordular
Beride ismini söyleyince Cenabı Nebi Hazreti Ebubekire dönerek
‘‘Ya Ebabekir! Bu isim hoşuma gitti halimiz de hoştur’’  buyurdular
Sonra
Hangi kabiledensiniz ? diye sordular
Beride
Elsem kabilesindenim diye cevap verdi
Habibi Ekrem tebessüm ederek Yine Hazreti Sıddıka
Selametteyiz Ya Ebabekir’’ buyurdular
Beride ise Resulüllahı kemali hayretle seyrediyordu
Burhanı Huda tekrar sordu
Hangi kavimdensiniz ?
-Beni Sehimdenim
Hazreti Fahri Alem:
O halde nasibin varmış çıktı dediler
Beride Resulü Zişanın bu tatlı cümleleri karşısında
Bir zevki manevi duymuş Allahın celal ve cemal parmakları arasındaki
Kalbinde tahavvül başlamıştı
O da Mahbubu Hudaya
Siz kimsiniz ? diye sordu
Mahbubu Huda
Abdullahın oğlu Abdülmüttalibin Kıymetli Yetimi
Ve Allahın resulü Muhammedin cevabını verince
Beride Artık dayanamayarak Yetmiş kişi ile beraber
La ilahe illallah Muhammedün resülüllah cümlei celilerini zikrederek
Resulüllaha teslimiyetini arz etti Ve
Ya Resulüllah bu geceyi yanınızda geçirmeme müsaade buyurunuz diye yalvardı
Fahri Alem müsaade ettiler böylelikle de büyük feyzlerine nail oldular
Beride yine
Ya Resulüllah bir niyazım daha var benim menzileme teşrif
Buyurmanızı dilenirim orada konaklayalım
Mahbubu Huda
Cenabı Hak O memuriyeti deve bırakmıştır nereye giderse oraya ineceğim
Bu defa Beride
Ya Resulüllah ! bir niyazım daha var Medineye bayraksız girmeyiniz
Diyerek başındaki sarığını çıkardı bir mızrağın ucuna bağlayarak bayrak yapıp fahri Alemin önüne düştü

Evet…. İşte Böyle… Biraz evvel nefsani ihtiraslarla kabarmış Resulüllahı İmhaya koşan
Bir kalb şimdi kemalatı imaniye ile dolmuş aşk ile çırpınıyor ve saltanatı imaniyyeye bayrak çekiyordu  BU NÜBÜVVET KUVVETİ değil de YA NE İDİ?...
 

 

RenaultFerrari 10.07.2005 15:17:11
Fahri Alem Medine’ye yaklaşmıştı.
Esasen Resuli Erkemin Mekke’den çıkıp Medine’ye Peygamberliklerine mahsus teşriflerinin olacağı Medine duyulmuştu
Müslümanlar heyecanla bekliyorlardı
Her gün Medine’nin Haricinde İstikbal için çıkıyorlar
Güneşin kızgın sıcağı vuruncaya kadar Resulüllahın teşriflerini gözleyerek
Gelmeyince mahzun dönüyorlardı

Günlerden pazartesiydi… Bir Yahudi kızı Bir iş için evinin damına çıkmış
Uzaktan beyaz elbiseler giyinmiş Cenabı Nebi ile Hazreti Sıddıykı
Medine’ye gelirlerken görmüştü
Hemen koştu Müslümanlara
Müjde Müjde.. Müjdemi verin ! İşte beklediğiniz devlet saadet geliyor koşun diye bağırdı
Bu haber duyulur duyulmaz bütün erkek kadın büyük küçük
Allahın hususu misafirini misafir etmek üzere heyecanla sokaklara fırladı

Defler çalınıyor şiirler söyleniyor Peygamber efendimizin Mübarek ayaklarının Medine’ye basışlarının Hürmetine şenlikler yapılıyordu

O gün söylenen şiirlerden bir parçasının meali şöyledir
Bedri İlahi bize şu tepeçiklerin arkasından doğdu
Allahtan istediğimiz oldu
Dua ediciler dua ettiği müddetçe bize şükür vacib oldu..
Ey Mebusu İlahi bize emri Muta ile geldin
Hoş geldin safa geldin saadetler getirdin…

İşte Böylece İnsanlığın sonsuza tek öveceği ve övünüleceği Cenabı Muhammedin Medine’ye girmesiyle Dünyanın en büyük misli görülmemiş görülmesine de imkan olmayan Mühim bir
İnkılabı da beraberinde getiriyordu.. Onun için O zaman kadar vahşetin küfrün delalettin karşılığı manasına gelen Yesrib şehri ismini medeniyetin menbahı demek olan Medine ismine terk ediyordu..

Hicretin İkinci senesi
Bu seneye ‘İzin senesi ismi’ de verilir Sebebi ise bu senenin Muharrem ayında
Eshaba  Mekke’den Medine’ye Hicret etmek ruhsatı verilmiş olmasıdır
Eshabı Basafa  Resulüllahın bu aleme Sureti Muhammedilerinin teşriflerini diğer peygamberlerde olduğu gibi İslam için bir başlangıç saymak istiyorlardı

Sefiri İlahi Cenabı Cibril Emin de Memuren gelerek:
-Ya Resulüllah !
Allah müminler İslam tarihinin Başlangıcını arıyorlarsa
kendi aşklarının başlangıcını ve ispatı olan Hicreti ittihaz etsinler buyuruyor dedi

işte bu senenin muharrem ayının birinci günü ve gecesi İslam tarihinin başlangıcı itibar edilmiştir

İslam artık hemen hemen tamamıyla Medine de toplanmıştı
Mekke de müşrikler her ne kadar İslamın yolunda olanlarından kurtulduk Diye seviniyorlar
ve Medine de Abdullah ibni Übeyye :’Muhammedi öldüreceksin!’ Diye
mektup yazıyorlarsa da
beri tarafta bir avuç Müslüman
zulmün yerine adli cehlin yerine ilmi
rezaletin yerine fazileti fuhuşun yerine namusu koymak için
Kürenin beslediği Milyarlarca kişiye karşı kılıçlarını biliyorlar
kalblerini birleştiriyorlar sıkı bağ ile Ela inne hızbellahi hümül müflühun’ Mücadele 22
Dairesinde toplanıyorlardı

Kureyş Kafirlerinin bu kadar zalimliklerini zorlamalarına karşı
‘Niçin silah çekmiyoruz’ Diye soran Eshabı Basafaya
evvelce Resulüllah ’Rabbimin şimdilik emri yok diye cevap veriyordu
Halbuki şimdi artık bu ruhsat ilahide gelmişti
İzin hakkında
‘O savaş açılmakta olanlara hakikat onlar zulme uğratılmış olmaları sebebiyle izin verildi şüphesiz ki Allah onlara yardım etmeğe elbette hakkıyla kadirdir
hacc 39 fermanı ilahiside sadır olmuştu

Evet Müslümanlara anavatanı terk ettirip tahammülün fevkinde eza ve cefa eden
üç sene boykot ilan edip küçük büyük masumları aç bırakan
Şimdi de Medine de rahat durmayacakları anlaşılan
Allah ve Resulüllaha ilanı Harp eden müşriklerin kervanlarına taarruz için izni ilahi gelmişti

Burada şunu hatırlatalım
akıl ile hükmetmeyip hissine kapılan bazı kimseler
İslamın harplerinin tenkit edeler de ‘Ne lüzum vardı’ derler

Halbuki her asrın icabı ne ise o günkü toplumun ana cemiyeti için o bir zarurettir
Sonra Hazreti Musanın azmi İsrail oğullarının fetihleri takdir ediliyor da
İslamın çatışmaları Ne diye çirkin görülüyor
Hem bunlara soralım. Hazreti Muhammedin asrından bu güne kadar acaba insanlık harpleri azaltabilmiş veya hafifletebilmiş midir ? Ne gezer belki Dehşeti ve Vahşeti daha da artmıştır
Evet bugün İnsanlığın taşıdığı ilm ü fen yükü taşınamayacak kadar tekamül ettiği halde
Bunun önü neden alınamıyor ? önü alınmayı bırakalım
Bilakis daha modern silah yapmak için insanlık adeta yarış ediyor

Sonra iyi tetkik edilirse İslamın harpleri şuna benzer Bir vücut düşünelim ki
Herhangi bir uzvu kangren olmuş
işte İslam bu vücudu kurtarmak için o uzvu koparır atar
Yoksa Vücudun kendisini imha etmez tarihte bunu parlaklığı ile şehadet eder

İslam ‘Aman’ diyene kılıç vurmaz! Bilakis aldığı esire Hayat Hakkı verir
Kendisinden ayırmaz
Esir de İslamın güzelliğine meftun olur kabiliyeti nisbetin de o da dairei selamete girer.
felaha kavuşurdu


RenaultFerrari 12.07.2005 11:45:49
İnsan asude kaldığı zaman
Kendi hilkatini aramaklık zevkıne düştüğü vakit
Kendisine sualler sorar kimim der nerden geldim der ne olacağım der
nereye götürüleceğim der
bunun en büyük zevkını gençliğinde duyanlardır
ihtiyarlığında bunu duyanlar çok olur hatta marazı mevtinde
yani ölüm hastalığında ölüm kokusu hastalığında
daha yakinen duyar amma o kadar makbul değildir
gençler için en büyük fırsat
bir genç manaya gönül vermiş ben insanım diye yaşıyor ve bu insanlığımı
muhafaza edeceğim dedi mi
bu asırda insanlığımı muhafaza edeceğim davasında yaşayan
bunda bir asır iki asır evvel yaşayan gibi değildir kudret böyle kucağını açmıştır
manaya hasım olduğu vakitte mananın zevkı ile yaşamak başka
mana herkesin gönlünde zevkını yaparken o mana ile yaşamak başka
böyle dünyanın her tarafından manevi zehirli gaz eserken
ben insanım kudretlen ünsiyetim vardır bende ruhu menfuh vardır
ben ahseni takvim sırrına mahzar kılınarak kudretin imzasını taşıyarak
bu alemi hilkatte yaşıyorum binaenaleyh
ben yarın bir huzurda kudretin selamına mahzar kalacağam
bir livanın altında bir zatın elini öpeceğem zevkı ile yaşan adam zanneder misin ki
bundan beş asır evvel on asır evvel yaşayan büyük bir adam kadar kıymeti var
Yooook
Çok muazzam kıymeti var ölçüye girmez
tarif ne kadar edilse İnsan edemez
onu Kudretin kendisi söylemiştir ben bilirim der
bana ne yakışırsa öyle karşılarım der
beyan etmiyor şöyle yaparım böyle yaparım demiyor
benim şanıma ne yakışırsa diyor
ayetini..
olmaz ki herkes kedisini bilir şu hallerim şu sıfatlarım var der açar Büyük Kitabı kendisini bulur

şimdi elverir ki onu muhafaza ederek ve onun içersinde de benlikten sıyrılarak
bana iltimas muamelesi yapmışsın
kendini kabul ettirmişsin
insanlığa hadim kılabilecek bir fıtrat vermişsin istidadımı ben bozmayayım
senden aldığım yardımla senin bana bahşetmiş olduğun mana ile ben olayım
zevkı ile yaşayacak olursa bambaşka bir şey olur
bunun gelişi gidişi başka türlü olur

madem ki burada kalamıyoruz çareye bakmalı değil mi

hah kalabileceksen istediğini yapabileceksen bir şey demem
kala bilecen mi
ölümü öldüre bilecen mi
kabrin kapısını kapaya bilecen mi
insanlıktan aczi gidere bilecek misin
Nerdeeeee
Daha istediğin şekilde birisi ile evlenip
istediğin şekilde bir çocuk bile yapamazsın
gözü böyle olacak
kaşı şöyle olacak
bedeni kuvvetleri şöyle olacak
akli kuvvesi şöyle olacak
düşünce kuvveti şöyle olacak böyle bir şey yok hiç birisi yok

daha daha uykunu önleyemezsin
hap alırımda önlerim
kendi zehirlersin
öyle yapılmış bir şey değildir o
geçici bazı fevkalade hallerde yarar amma
öyle uykumu önlerim yok öyle bir şey
insan henüz hiçbir şeyi bilmezken vacibül vücuda gözleri aramıştır
fıtrat bunu insanın içine rekz etmiştir 
nasıl anlatım kelimesini bulamıyorum söylemek için
hiçbir şey bilmezken
aslında ki manayı kimim nerden geldim
beni getiren nedir diye bunu araştırmıştır
((((bunda cahil alim hep müsavidir)))) bunda uzun boylu fark şekil yook
aranıyor
henüz hiçbir şeyi bilmezken insan onun zevkıne dalmış aramıştır arar
hiçbir insan var mıdır ki hiçbir insan düşünebilir misin ki kabul eder misin
ölümünde yani cismaniyeti inhilal ettikten sonra akıbetini düşünmesin
o pek gençlikte iken her ferte gelmiyor işte her ferde gelen mesuttur
her an Hak ile yaşayan İnsan
ben yokum o var diyerek yaşadığı vakitte yük taşımıyor demektir
ben yükümü aşkıma yüklerim işte bunlar mesut insanlardır

RenaultFerrari 12.07.2005 22:18:53
Doğal selectıon vardır
Ona İslam Allahın ıstıva kanunu der mesela peygamberler en iyisi seçilmiş kişilerdir
Doğal selectıon vardır doğrudur


fakat Bilim dünyasında ki Doğal selectıon görüşü doğruda olsa tamam değildir

ben tıptan anlamam
Paris tıp üniversitesinden Mösye Şarl Rişe demiş ki
------------------------------------------------------------------------

(selectıon) daha kuvvetli bir hayat kaynağa olan tahrip ve yok etme meyline
dayanıklı bütün dünyevi canlıların sonucunu veren
bu daimi şiddetli çatışmayı hiç izah edemez   

yazık ki (bilim dünyasında ki) selectıon görüşün esası çürüktür
selectıonun  şecicileri
(bir topluluğun birey hücrelerinden birini)
(yani) selectıonun şecicileri bir uzvu en yüksek değere mükemmelliğe getirmek iktidarını
o uzvu evvelden hazırlayan yegane seçici hazırlayana borçludur
şüphesiz uzuv bir çevreye uygunluk eder (uygun olur)
ama şu kadarı da vardır ki
bu uygunluğun sebebi o uzvun vazifeye ilk tatbikidir
(Mösye Şarl Rişe bu cümleleri 
mukayese ile o çevreye kendisini uygulamasının ilk tatbikidir manasına geliyor
zannedersem)
eğer hiçbir bilinen uzuv bu aynl mevcudiyet sebebi ona evvelden tedarik
etmemiş olsaydı doğal selectıon hiçbir vakit başlayamayacak ve işini tatbik edemeyecek idi

evet şüphesiz selectıon ve hayat rekabeti vardır lakin niçin?
Mevcudatı teşebbüs etmekte oldukları çatışmaya sevk eden gizli güdüler (sürücüler) hangileridir. (Selectıon olmadığına göre)

Bu kadar mahlukat tıp ulamasının çalışmaları ve gayretleri
En küçük bir kısmını bile hallü izahta başarılı olamamış olan
Bu kadar hünerli basit olmayan müdaafa tarzlarını sadece hayat için
(selectıonla olmadığına göre) mücadele Çatışma ile mi kazandılar
(mücadele kanunu ile mi )
binlerce misal içinden  yalnız birisini alalım:
canlı hücrelerin her zehre karşı zehirin zıddı maddeler ifraz ederek
zehirler üzerine tesirini icra ettirmektedir
ne kadar zehir varsa hücreler tarafından ifraz edilmiş o kadar zehrinin zıddı maddeler vardır
selectıon alimane bir surette panzehirler (imalini) nasıl izah edebilir
----------------------------------
demişler
artık bu sözlerinden ne anlaşılıyorsa anlayabilirsen anla
tabi tıpı anlamak
bakkal defterini anlamak gibi değil
bakkal defterini bile anlamak için o işe agah olmak şart.

RenaultFerrari 13.07.2005 20:58:02
Kursatotcu kardeşim Allahın bağışlaması yoktur demişsin

Hadisi kudside
Cenabı Hak
eğer hiç günah işlemeyen olsaydı
Muhakkak günah işleyecek bir sınıf halk ederdim buyuruyorlar

acaba neden
Çünkü Cenabı Hakkın Afiv sıfatı tatile uğramaz
Affeder
Bu İsimi tatile uğramaz
Yani eğer affedilecek hiçbir kimse yoksa
Bu isimde Allah
Allah olmaz
Afiv isminde Allah olmaz
Demek oluyor ki Cenabı Hak bütün esmai İlahiye birden tecelli eder
Şunu affedeyim buna affedeyim diye bir şey yok
Allahın kadim sıfatları
Kulların fiilleri sebebiyle değişmez başkalaşmaz yenileşmede bulunmazlar
Zira hadis kadimde icrayı tesirde bulunamaz anlatamadık mı acaba

-------------
Allahın ise iradesi yoktur. zaten ezeli ilminde kimin ne yapacağı  ve hangi çeşit muamele  göreceği  yani cennet cehennem, bellidir
--------------------------------------
demişsin

iyide Cenabı Hak kendisini bilir değil mi ?
Bilir ve irade eder 
Mesela sen kendini bilir misin ? bilirsin
Mesela İnsan acıktığını bilmez mi ? bilir değil mi
buna ilmi zaruri derler
bilirsin Ve irade edersin
iradenle İstersen yer yaşar istersen yemez ölür isterse bu gün yer yaşar
İsterse ondan sonra yemez ölürsün
Misal olaraktan veriyorum
Şimdi insanın bilmesi onun İradesi olmadığı anlamına mı gelir

Birde ilmi kisbi vardır
Vücud ve sebeb üzerine taayyün eder
Şahıslardan Satırlardan ilmi almak gibi

Mesela sen şu düğmeye dokunursan bu kol hareket eder sana bunu anlattılar
sen bunu biliyorsun
iradenle istersen düğmeye basar kolu hareket ettirir
yine iradenle istersen düğmeye basmaz hareket ettirmezsin
Yani senin bilmen İradenin olmadığını göstermez
Allahta kendisini bilir
Onu ezeli sıfatları senin durumuna göre kulların durumuna göre değişmez ve yenileşmezler
Çünkü hadis kadimde icra tesirde bulunamaz

Allah düşünür mü ?
Düşünmek demek : Olanı Görmek demektir
Allah olanı olmayandan evvel görendir bunuda anlatamadık galiba değil mi
Görmek Zati Ruyet

--------------------
Allahın razı olması ve gazaplanması, kinlenmesi, kızması gibi kavramlar için şunu diyorum : bu kavramlar da Allah için hakiki manasında kullanılamaz. razı olma: mükafatlandırma anlamında, gazaplanmak, kızmak ise cezalandırmak manasında kabul edilir.
-------------------
demişsin
bu doğru
bunlar zatı ezeliyeye nisbetle müsavidir
sana nispetle gazap veya lütuftur
Cenabı Hakka nispetle müsavidir
Allah kahhardır adildir
onların her biri için bir mahzar lazımdır.
O mahzarda Müminler için cennet Kafirler için Narın vücududur
bundan dolayı Cenabı Hak cevap verirse onun fazlı Süphanisidir
Azap ederse de Adli semedanisidir.

Narın vücudu dedik de
Mesela bazı insanların içinde kor ateşi gibi bitmez bir ateş yanar
Onu bu alemde ki madde ile model ile cinsi ile gösterebilir misin
Hayır
ölçtürebilir misin
yine Hayır
Yalvarman var Ümitin var
Fizik laboratuarında ölçtür bakayım ne kadar
kaç mekreon recan var

demek oluyor ki  Alemi Kudretlen irtibatın var
Bir Vücudun Alemi Kudrete
Bir vücudun Alemi şehadete alemi Hilkate bağlanmıştır
Benim alemi Kudretlen alakam yok
Yamamı var
Yakar adamı kudret





RenaultFerrari 18.07.2005 08:04:08
bunun bende olan cevabını 19 orgye takılanlar bilirler ben bunu o formtada yazmıştım
Evet
Doğru nedir ?
iyi ve kötü doğrular ve yanlışlar Hakiki tesirler midir ?
Yoksa psikolojik bir zihin hali midir ?



Sayfa: [ 1 ] 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13