|
||
| isim güzel sagopa kajmer yanlış hatırlamyorsam ismini mısırda eski bir piramitten alıyor sagopa pramitin adı yıllarca sırrı çözülememiş bir piramit daha sonra bir bilim piramitin sırrını çözüyor ve onun adını veriyorlar kajmer diye sanırım böle bişeydi şarkılarıda güzel kafam estikce dinlerim |
||
|
||
yalnız kaf ile kef'e fazla takılmış sanki bütün şarkılarında geçiyo nerdeyse..mahlasımın anlamı; kaf dağının kaf’ı ve ölü kefeninin kef’i hımmm. albüm kapağında arapça kaf la kef harfi var isminin altında küçücük. ben de o çağrışım yaptı sandıydım
|
||
|
||
| bir var bir yok |
||
|
||
| Fazlasıyla çarmıh sanrısı geçiriyor... İnsan, bir duygunun keder ağını sıçratma muhtırasına kaç insnaı bulaştırır? Keder içinde isen ve bıkkkınsan, çarmıhı ve sanrını tek başına doldur? Subjektif tanım: Egoist pesimist, dünden kalma, kaybeden... Tarif! Son!.. |
||
|
||
Son albümünü beğenmedim ben. Sanki Müslüm Gürses dinliyorum
|
||
|
||
baytardan iyisini hala yapmadı.. |
||
|
||
| İkimizi anlatan birşey'de iyiydi.. Düet gerçi... | ||
|
||
| Kalk ve beni dinle, sana güç veririm, kafanla dalaştığında sana yardım edebilirim, beni bilirsin ta 30’luk 3 tanımlı: pis sakallı, donuk bakışlı, iklimi az ılıman çoğu yağırşlı yaşar fani yazlı-kışlı. Onların şahidi görür gözlü benimkisi amaydı. Unutmadıklarımın hepsi güzel birer simaydı. Sen kendinle çatışmadayken, savaş verirken sago oradaydı, taşla kafan çarpıştığında ya da kafan taşa yaslandığında anlarsın ki; kötü gider, iyi gelir. Zaman sofrandaki en lezzetli mühim yemek, azaldıkça aç kalmanın korkusuyla kuruyacaksın, bu sebeple yaşlanacaksın, çünkü sen de baştan olmak üzere sonlanacaksın, trilyon da olsa harcanacaksın. Savaşı kes barışacaksın! Kendinle aynalarında birebir anlaşacaksın. Bir kulaç daha atsam karadayım, ben hiç böyle bir denize dalmadım üzerimde pantolonum artı ayakkabılarım, ha gayret! Bir sene fırtına, üzerimde dolunay, gün yüzü asmış, dalgalar boyum aşmış, nefesime gücü bahşet mevla. Bir kulaç daha atsam olur evvel Allah. Benim bahsettiğim o derinlik hiçbir denizde yok, benim yumruklarımın için boş, korkma yakmaz canını Allah seni ensen gibi dümdüz etmeden geri dön hemen, dünya kızına aşık olmak seni delirtir. Bu kız izdivaç için ne kötü bir cariyedir. Ecel aramaz enseler. Yerine gelmez sarsılan güvenler, içine düştüğüm masalsı serüvenlerdir gamzelerime ab-ı hayatta can verenler Yüzmekten yorulduğum bu en derin denizdir boğulduğum, 4 lüklerim kulacı atar, benim benim!… Dipte vurgunum, moralsizim solgunum, yine de kendimi teskin edebilecek bir seviye olgunum. Pişmanlı asla kaçamayacağın bir canavar. Elleri bazen öldürür, bazen sertçe yakalar. Bil ki: Sagopa cesaretinin bir kısmını zulada saklar, yanan ışıklarımı kaplayacak kadar karanlığım var. bu şarkısını beğendim en çok... |
||
|
||
MySpace.com - Sagopa Kajmer - Istanbul, TR - Rap / Hip Hop / Afro-Beat - www.myspace.com/sagopakajmer |
||
|
||
O an ne hissediyorsam o. yarattığın sahtelikle onların gerçekliğini yakalayamazsın. . çok vurgulu ve anlamlı sözler bunlar. bir ihtiyacım belki de, kim bilir. Bir ihtiyaç tabi ki söz konusu. kendini ifade, ve ifade edileni bir yerlere oturtma. Bakar, algılar, değerlendirir, özleştirir, yada ayrıştırırırız. eleştirir, eleştiriliriz.konumu belirler yada belirleyemeyiz. sonuçta almak istenilen, vermek istenilen vardır.. Muhafazakar bir ülkedeyiz diyorsunuz ama o eskidendi. Artık her şey o kadar serbest ki… Dünyayı gezdim, bizim kadar rahat ülke yok. dini istediğimiz kelimelerle alaşağı etme hürriyetine sahibiz. gönül sultanlarına bağlandım artık. O kadar muhteşemler ki! Okudum bildim deme, çok taat kıldım deme. İlk emir okumak, ama roman okumak değil. konuya ilgi duymayanlar. şarkılarını yada sözlerinin sevilmeleri beklenemez. Rabb’imiz bizlere sünnet izinden gitmeyi buyuruyor. artık söylenecek sözün yerini mana almıştır.
...Kelimelerden geçtik biz, manaya indik. |
||
|
||
.. |
||
|
||
| Sagopa Kajmer - Bir Var Bir Yok Nakarat: Birgün siyah renge sor hep karanlık içini yakar bembeyazdım kirlendim, taşlandım yuhlandım bittim birgün al sancımı çek gör!... Sinmiş içine kapanmış ağlar bir var bir yok bedenim, tercihimde hakkım yatar Sagopa Verse: Gökyüzünden baktığımda insan karınca görünür yerden yükselince cüssen giderek küçülür bugün esen rüzgarlar zerrelerimi aldı benden uçurdu dün koca bir ağacın yaprakları havada raksa tutuldu mevsimler ve yapraklar arası daim savaş - barış var ölüm yahut yaşam var, suçlular ve merhumlar kimse birinin ruhunu ele geçiremez ilahtan başka insan parayla satın alma yoluna gider insanı, ya başka?... Bilmem neden diyologlarınız bu derece laçka Hiç ölmeyecekmiş gibi günü gün etmeniz saçma! Saf temiz pırlanta şahsa iftiralar saçma! içinde olanı bilmeden, bilinmedik bir kutuyu açma!... Evine dönmeye çalışan tırtıl gibiyiz bizler tehlikede tavsiye koleksiyoncusuyuz, güvenlerimiz engebede anılarımı düşünürken ben, yaralarımı hesapladım nefesimle yarış halindeyim, adımlarımı hızlandırdım önceden ferah, rahattım, üzüntüden zayıfladım birinin yaptığı yanlıştan ötürü ben ayıplandım iblisin ağzında sayıklandım, bir pirinç tanesiyim çakıllardan ayıklandım, çakallardan kaçtım. Kolera Verse: Metin ol, yağmur yağsa benim kafama düşer kor emeklerimiz ziyan ettin koş toz ol. üzme beni be ben en bahtı kara şanssızım geleceğime meraksızım, ben yalansızım ışıktan rahatsızım Adım olsa marazi, doğru benim terazi, bitene denir mazi. Kolo tek bacaklı gazi durma se de al bir shot, çok perişan gidişat şaklabanla doldu taştı camiam artık et berat Deneme rapim edilmez alt oldu denedin ettin halt Critical mürettebat 1 dişi 2 irtibat, hergün değil senede bir içten güldüm bunu da bil, oldum bende yerle bir adım sözlerime kefil içerleri tekil değil, çuvalın ağzını iple boğ sen yaralı ben ölü hayli ağır bilanço bu hızla viraj alınmaz, kes gazını, çek elfo bir verse de atayım da ordan gel ve sen de rapime doy. Öğüdüm ağır omuzlarımda inler durur habire mecburen yağtığım her işi yaptım şeytan şerrine bu ne yorgunluk dinlen kolo çek bir tabure Celaleddin der dışına o sızar ne varsa testide. |
||
|
||
| bu herifte beni rahatsız eden birşeyler var ama daha çıkaramadım tam olarak ne olduğunu. gerçi pek de düşünmedim bu konunun üzerine... | ||
|
||
| KALBIM KRIZIN BEKCISI OLMUS Batımda gün yine sokaklar ıssız, şarapkolikler ve para peşinde eli bıçaklılar, sabah yumruk konuşur, gecelerimde silahın notaları, derinde bir sela sabahları, gazetelerde ölümün ibret etkisi, mafya evreninde yaratılan kahraman adamlar, haraçla kazanılan günahlar(GÜNAH), evimin önüne dizilen onca sarhoşun nağrası ve polisin etkisizce boş fiilleri, güvenliğim mi yoksa benliğim mi idam anlarında terlemekteki? kinime yemdi şiddetin meyvesi, bizse bunca yıkıma katıla katıla sırıtır olduk, eylemim rapimle fiile dönüşecektir bilesiniz. Dağdan inme ayıların temelli cahiliyetine vizeyle karşılık verildi, kondular getirdi betonu, başbakan bir metro yerine doğamı geriye ver!... kültürüm piç oldu, özür için dilekçe ver!... ben yarındım ancak aldınız elimden bugünümü kimliğimden utanır oldum, Türkiye burası değil, hep sefil bakışlar onumun dokuzu psiko bunalım 24 saatte 3'lü çevirir sen-ölüm-kalım!... (NAKARAT) Dünya kerhanesinde bakire değilsin, tecavüz edenler var gözlerim de sağanak yağışta, kalbim krizin bekçisi olmuş Yak ta ver sigarama derdimi anlatayım duman olsun bu rapim ben çaresiz avare gezerken, gözyaşlarım yaşlanır oldu. Bakışlarımda kara ifade, istifade edilemeyen o masumiyetim, yüzünde meymenet göremediğiniz tüm liriklerimle bir bütün ben, tüter tütün yazar çizer stilo.sadakatim gömüldü dilime. sus!...dedirtmedim. kus!... günahların sevabı bulunamaz yunus. Prangalarda raks ederken ağlamaklı bakışın öncüsü, kısır döngüsünde tanıdık her bir muhterem cılız bitki örtüsünde, tanıdık her bir muhterem cılız bitki örtüsünde. civarda depremin korkusu ve bilgilerini yokla, fazla soru da sorma zaten halim kalmadı, hasta adamı yatağa yatırın artık, bin asırlık bekçi ülkemin damarlarında kan bırakmadı, bazı bazı bazılarımız,tepeden izlerken kakılmışları, çalınmış hırsları,sessiz yalvarışlarını duy gözlerimin,bak hadi!!!... DIDAKTIK KITAPLAR Birikimlerimiz kısıtlı, arzularımızın ışığı, egoizme yansıdı, ya da kısıtladık insancıl yanımızı, tokatladık karanlığa mum yakanları. Barış hududuna mermi atanların akıbetini yazan hocalarım oldu savaş yanlısı. Literatürün gerereği yapıldı. Atamın ellerini aradım. Kürsülerde yetişen mengenelere her yılım on elimi kaptırmaktan yıldım, yılım bana zehir oldu yine, halkım alkış tuttu ve ben elimi kırdım. Geçemediğimiz köprüler ardımızdan ağladı, tıpkı yere düşen ekmek kırıntıları gibi, zan altında masum yedi kelepçeleri ve sırıttı birileri, makam arabalarna yol ver geçsin, emri vaki olmuş her yolcu, açılan çenelere çekici ver çaksın, yazılı kuralların kuramları aştı. Parmakları kırılan bu yazar yılmadı, kaç yazar alim olsan, amacını yamacında doğarak yok oldu Sezar, dedelerin toprak oldu bak orda mezar!... Yalanla savunan dürüstle tanıştı, tekmeyle kovulan kiniyle yarıştı, paradan uzak olan silahla tanıştı, hayatla darılan ölümle barıştı. Hainlik diz boyuna, laik durum acı kadere bağlanmış iş bitik Taktiklerimizin nefesi kesilmiş, didaktik kitaplar sobada odun Ve yurdun taşı toprağı çakıla karışmış, hocalarım eylem yürüyüşünde Bilginlerim afaroz edildi didaktik kitaplar sobada odun. Bir okumuşum tam onbeş sene sürece, ve okulumu kırmışım kırılmışım dünümde. Şimdilerde ezbere büyüdüğümü anladım tek düze. Bilgilerimi çöpe attığım defterlerimde bıraktım ve soru kağıtları artık yok önümde, tıpkı sorulan sorulara cevap olamadığı gibi. Verilen cevaplara kayıtsız kalanım, ben talanım, ortadayım çevremde bu koca şehir, elimde dumandan ibaret bir zehir, kibirle yıkanan insancıklar ortasında binlerce çocukluğum, Çantalarına koymak için bekliyor geleceğini. Ben işte oydum şimdi buyum. Önümüze bakıp da yönümüzü bulamadık, gözümüzü açıp da yolumuza varamadık, sözümüzü tutup da ileriye adım atamadık, adımızı karaladık ama temize çıkaramadık, Atamıza rüsvayız, şimdi ben soruyorum sayın hocam pişman mısınız? Gelecek sizin eserinizdir, ezbere nesiller yoldalar, kırmızıda geçtiler, yeşili beklemeden meydanı boş bulan her hergele, mengene oldu ülkemi yedi afiyetle beni de. Siz diplomasına imzalarınızı attınız, şimdi yine soruyorum sayın hocam pişman mısınız? İmzalarınız ateşe verdi kibritin torpilini ve yandı okul önlükleri, üniformalarda saklanan büyük teröristleri yarattınız, kararttınız, 25 senedir beklediğim aydınlık geleceğimi, biraz abarttınız!... |
||
|
||
| şu ağlak adamda ne buluyonuz ya. | ||