SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İnsan

Konu: Gözlerdeki ayna

Sayfa: [ 1 ]

asya 10.09.2008 18:31:08
kahverengi, yeşil, mavi, ela, gri, menekşe, kömür karası gözler...

küçük ya da büyük, çekik, yuvarlak, badem ya da zeytin dedikleri...

ekleyebiliriz daha türlü nitelemeleri...

hangi çerçeveye oturtulursa otursun içindeki resim önemli

ne anlatır o resim bize?

kaçırılan, gözlerinizin içine saplanan, uzaklara dalan, bakan ama görmeyen gözler...

sözcüklerden medet ummayan,

sessiz çığlıklarıyla yürekleri yaralayan,

kahkahasız gülüşleriyle yaşam veren,

yerinize sabitleyen, sizi alıp uzaklara savuran bakışlar...

ve o gözler...

...

ulgnil 10.09.2008 18:35:34
gözler kalbin aynasıdır
yalan nedir bilmez onlar
siyah, mavi, yeşil olsa
aşkı inkar etmez onlar

bu günlerde hep eski şarkılarda geziniyorum.her söze bir şarkı bulup , diyesim geliyor.

gobilibozo 10.09.2008 22:14:22
Bir şey kalmaz
yalınız
kalır mazide gözler
ölürde her yanımız
sağ kalır neden gözler
bir yıldız olurda kırpışırlar havada
kupkuru bir kafada
apaçık giden gözler

Başlığı görür görmez Necip Fazıl'ın bu şiiri geldi aklıma, ezbere yazdım umarım bir yanlışlık yoktur...

Şiirde söylendiği gibi, herşey giderde akıldan, herşey ölürde bedende yalınız kalır maziden gözler, capcanlı!...

fikir 11.09.2008 00:01:28
bakacaksın...
içine içine bakacaksın gözün
hiç konuşmadan
uzun uzun bakacaksın

ağızdan çıkmayan
hareketlerde gizlenen
herşey orada saklı

bir roman okur gibi okuyacaksın
sadece beş dakikada
bir özyaşam izleyeceksin
kaçırmasına izin vermeyeceksin
kaçtığı yere koşacaksın
tüm giz o kaçış anında saklıdır

yeni doğmuş bir bebeğin gözünde ne gizlidir?
sonsuzluk ve boşluk
sadece annenin memesini görebilirsin

yaşanan her an gizlenir göze
birikir birikir okyanus olur
bir yaşam okyanus gibi akar gözlerden
bazen bir tsunami
bazen sonsuz bir enginlik
bazen dipsiz bir derinlik
bazen gökle buluşur
gözler

her bakış bir yaşanmışlıktır
en korktuğun cevapları oradan alırsın
en mutlu olduklarını da
eğilmez bükülmez
sadece gösterir
sade gerçeği
gözler...

asya 16.09.2008 13:32:42
içi gülen gözler

o gözlere baktığınızda “pofuduk” yastıkların yumuşaklığında bulursunuz kendinizi, gevşersiniz. sevgiye gönül verir, ısınırsınız. huzur bulduğunuzu hissedersiniz. konuşacağınız çok şey olduğunu düşündürür aynı zamanda o gözler... karşısında oturmak, hiç kalkmamacasına bakmak... bakmak... bakmak, gözlerin içine girip “bir olmak” istersiniz.

şaşkın bakışlı gözler


ne anlatırsanız anlatın, hep şaşırmış gibi bakarlar. meraklı ya da zekice değildir bakışları, daha bir safça sanki... ezbere bildiklerini bile ilk kez görüyor ya da duyuyormuş gibi kocaman açarlar gözlerini. çoğunlukla karşısındakine –anlattıklarının bilinen olmadığı duygusuyla- bir tatmin sağlar bu bakışlar. ama bir süre sonra yanılgı yerini gerçeğe bıraktığında da hayal kırıklığına hazır olmalı! o andan sonra işin içine öfke karışabilir ya da kendisini küçük düşmüş hissedebilir anlatıcı “boşuna konuşturulmuş” olduğu için...

boş bakışlı gözler

zordur böyleleriyle konuşmak, duvarla konuşuyormuş duygusu yaratabilir sizde. hal hatır sorduğunuzda, acı ya da mutlu bir haber verdiğinizde ifadesizlikleri değişmez. yaptığınız espriler havada kalır... susmanın erdem olduğunu bir kez daha anımsamanızda yarar var; kendi iyiliğiniz için...

sert bakışlı gözler

tüm karizma ve otoritelerini gözlerinde oluşturmuşlardır sanki. bir söz söylemeden önce birkaç kez yutkunmak isteyebilirsiniz.. kasırgaya kapılmış ya da kızgın güneşin altındaymış gibi hissedersiniz kendinizi... kesin cümleler kurmak yerine pamuksu sorularla ya da onamalarla konuşmak yeter size...

baygın bakışlı gözler

uykulu bakarken uyuşturur sizi.yaşamda edilgen olduklarını, zayıflıklarını hissedersiniz. arada bir silkeleme, canlandırma isteği doğurur ama motivasyonları zordur böylelerinin. bezginlikleriyle bezdirebilirlerse de o naif gülücükleriyle sevdirirler kendilerini. güçsüz olanları sevenlere ilaç bakışlar...

hüzünle bakan gözler

etkilenir, yanında olmak, daha çok tanımak istersiniz. bir merak; “yaşadığı bir şeyler mi onu böyle baktıran?” size bakar ama orada değildir sanki. gülümsettiğinizde güller açar içinizde, kıvanç duyarsınız. gözlerinde şırıltısız çağlayanı, sessiz çığlıkları okurken dalıp gitmelerine yoldaş, iç çekişinde soluk olmak istersiniz.


Sayfa: [ 1 ]