|
||
| kahverengi, yeşil, mavi, ela, gri, menekşe, kömür karası gözler... küçük ya da büyük, çekik, yuvarlak, badem ya da zeytin dedikleri... ekleyebiliriz daha türlü nitelemeleri... hangi çerçeveye oturtulursa otursun içindeki resim önemli ne anlatır o resim bize? kaçırılan, gözlerinizin içine saplanan, uzaklara dalan, bakan ama görmeyen gözler... sözcüklerden medet ummayan, sessiz çığlıklarıyla yürekleri yaralayan, kahkahasız gülüşleriyle yaşam veren, yerinize sabitleyen, sizi alıp uzaklara savuran bakışlar... ve o gözler... ... |
||
|
||
| gözler kalbin aynasıdır yalan nedir bilmez onlar siyah, mavi, yeşil olsa aşkı inkar etmez onlar bu günlerde hep eski şarkılarda geziniyorum.her söze bir şarkı bulup , diyesim geliyor. |
||
|
||
| Bir şey kalmaz yalınız kalır mazide gözler ölürde her yanımız sağ kalır neden gözler bir yıldız olurda kırpışırlar havada kupkuru bir kafada apaçık giden gözler Başlığı görür görmez Necip Fazıl'ın bu şiiri geldi aklıma, ezbere yazdım umarım bir yanlışlık yoktur... Şiirde söylendiği gibi, herşey giderde akıldan, herşey ölürde bedende yalınız kalır maziden gözler, capcanlı!... |
||
|
||
| bakacaksın... içine içine bakacaksın gözün hiç konuşmadan uzun uzun bakacaksın ağızdan çıkmayan hareketlerde gizlenen herşey orada saklı bir roman okur gibi okuyacaksın sadece beş dakikada bir özyaşam izleyeceksin kaçırmasına izin vermeyeceksin kaçtığı yere koşacaksın tüm giz o kaçış anında saklıdır yeni doğmuş bir bebeğin gözünde ne gizlidir? sonsuzluk ve boşluk sadece annenin memesini görebilirsin yaşanan her an gizlenir göze birikir birikir okyanus olur bir yaşam okyanus gibi akar gözlerden bazen bir tsunami bazen sonsuz bir enginlik bazen dipsiz bir derinlik bazen gökle buluşur gözler her bakış bir yaşanmışlıktır en korktuğun cevapları oradan alırsın en mutlu olduklarını da eğilmez bükülmez sadece gösterir sade gerçeği gözler... |
||
|
||
| içi gülen gözler o gözlere baktığınızda “pofuduk” yastıkların yumuşaklığında bulursunuz kendinizi, gevşersiniz. sevgiye gönül verir, ısınırsınız. huzur bulduğunuzu hissedersiniz. konuşacağınız çok şey olduğunu düşündürür aynı zamanda o gözler... karşısında oturmak, hiç kalkmamacasına bakmak... bakmak... bakmak, gözlerin içine girip “bir olmak” istersiniz. şaşkın bakışlı gözler ne anlatırsanız anlatın, hep şaşırmış gibi bakarlar. meraklı ya da zekice değildir bakışları, daha bir safça sanki... ezbere bildiklerini bile ilk kez görüyor ya da duyuyormuş gibi kocaman açarlar gözlerini. çoğunlukla karşısındakine –anlattıklarının bilinen olmadığı duygusuyla- bir tatmin sağlar bu bakışlar. ama bir süre sonra yanılgı yerini gerçeğe bıraktığında da hayal kırıklığına hazır olmalı! o andan sonra işin içine öfke karışabilir ya da kendisini küçük düşmüş hissedebilir anlatıcı “boşuna konuşturulmuş” olduğu için... boş bakışlı gözler zordur böyleleriyle konuşmak, duvarla konuşuyormuş duygusu yaratabilir sizde. hal hatır sorduğunuzda, acı ya da mutlu bir haber verdiğinizde ifadesizlikleri değişmez. yaptığınız espriler havada kalır... susmanın erdem olduğunu bir kez daha anımsamanızda yarar var; kendi iyiliğiniz için... sert bakışlı gözler tüm karizma ve otoritelerini gözlerinde oluşturmuşlardır sanki. bir söz söylemeden önce birkaç kez yutkunmak isteyebilirsiniz.. kasırgaya kapılmış ya da kızgın güneşin altındaymış gibi hissedersiniz kendinizi... kesin cümleler kurmak yerine pamuksu sorularla ya da onamalarla konuşmak yeter size... baygın bakışlı gözler uykulu bakarken uyuşturur sizi.yaşamda edilgen olduklarını, zayıflıklarını hissedersiniz. arada bir silkeleme, canlandırma isteği doğurur ama motivasyonları zordur böylelerinin. bezginlikleriyle bezdirebilirlerse de o naif gülücükleriyle sevdirirler kendilerini. güçsüz olanları sevenlere ilaç bakışlar... hüzünle bakan gözler etkilenir, yanında olmak, daha çok tanımak istersiniz. bir merak; “yaşadığı bir şeyler mi onu böyle baktıran?” size bakar ama orada değildir sanki. gülümsettiğinizde güller açar içinizde, kıvanç duyarsınız. gözlerinde şırıltısız çağlayanı, sessiz çığlıkları okurken dalıp gitmelerine yoldaş, iç çekişinde soluk olmak istersiniz. |
||