SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => komunizm TEORİLERİ

Konu: Komünistlerin Birliği Üzerine Otuz Önerme

Sayfa: [ 1 ]

Narcotic 14.08.2004 16:08:49
1- Komünistlerin sınıftan ve halktan ayrı bir sosyalitesi yoktur. Var zannedenler "sosyete" komünistlerdir.
2- Komünistlerin sosyalitesiyle uğraşılacağına komünist siyasetin güncelleştirilmesi için uğraşılmalıdır.
3- Türkiye'de komünistlerin önemli bir bölümü, güç hesabı yapmaktadır. Güç hesapları otorite merakından kaynaklanır.
4- Otorite merakı, diğer sol, devrimci, sosyalist ve komünist unsurlarla buluşmayı değil, onları tahakküm altına almak isteyen devletlü bir bilincin ürünüdür.
5- Diğerlerini güdülecek koyun olarak görenler, bildiri, program, taslak, temel ilke formülleri vb.. yayınlamaktan başka bir şey yapmamaktadır.
6- Sınıf çalışmasını devrimci politik mücadelesinin merkezine koyması gereken komünistler, sınıfı bir kenara atarak, onların politik ve sendikal liderlikleri arasında diplomasi yapmaktadır.
7- Diplomasi daima halka kör bir uğraştır. Sınıfa yabancılaşmış, bir tek fabrika yüzü görmemiş bir çok sözde komünist, komünistlerin birliği şiarı ile yol almak istemektedir.
8- Komünizm, Engels'e göre o dönem işçiler arasında olan ham ve kaba bir ideolojidir. Onun yanında kendilerini tarif etmelerinin nedeni, bu ideolojinin devlet karşıtı-devrimci bir niteliği haiz olmasıdır.
9- Bir çok komünist, dereyi görmeden paçayı sıvamaktadır. Devlet olmadan otorite peşine düşmektedir. İşçiler üzerinden edebiyat yapanlar, işçilerin teorik ve ideolojik hakimiyetini istismar etmektedir.
10- Sınıfa yabancılaşan sosyete komünistler, batıda, sınıftan kaçış teorilerini üretmiştir. Alternatif dinamiklere kapılanmışlardır.
11- Kapitalizm, üretim ilişkilerinde başat unsursa, işçi sınıfı hala politik devrimci güce sahiptir. Buradan geri durulamaz.
12- İşçilerin birliği ya da sınıf içinden devrimci bir hat çıkartmak için çalışmayanlar, atıl durumlarını kendi aralarındaki geyik tartışmalarla ört bas etmektedir.
13- Sınıfın politik alana çekilmediği koşullarda komünistlerin birliği çağrısı saçmalıktır.
14- Birlik çağrısı parti mitosu üzerinde yükselir. Parti ulaşılamayan hatta ulaşılmak istenmeyen bir itaki (hedef) gibidir.
15- Otorite tesisi DEVRİMle ilgili bir meseledir. Marksizm, komünizm gibi meselelerde tek söz ve güç sahibi olmak isteyenler, birlik edebiyatını güncelleştirir. Oysa, kolektif olanın doğal ve ilkel gücüne inanmak her zaman elzemdir.
16- Komintern üzerinden dönen tartışmalar, tarihe idealist bakışın ürünüdür. Komintern'in belli bir dönem otorite kurmuş olması tali ve göreceli bir olgudur.
17- Komintern taklidi yaparak parti olunacağını, kendisini geçmişin bu Asr-ı saadetinde tarif edip komünist siyaset yapılacağını zannedenler kötü yanılmaktadır.
18- Komintern üzerine yapılan polemikler Sovyetlerin yıkılmasıyla bitmiştir.
19- Marx Komünlerde örgütlenen komünistlerin politik iktidarını Komün tipi devlet olarak niteler. Lenin, Sovyetlerde örgütlenenlerin iktidarını Sovyet tipi devlet olarak tanımlar. Komünistler bu iki kanala ayrışmış durumdadır. İkisini de gören, kesen bir başka devrimci hattı Türkiyeli hatta Ortadoğulu komünistler çıkartmalıdır.
20- Tüm toplumunun siyasileştiği momentlerde sosyalizm politik değer kazanır. Bu momentlerde komünist siyaset sosyalistlerin öncülüğüne soyunmaktan başka bir şey yapmaz.
21- siyaset alanının işçi sınıfı-burjuvazi çatışmasına doğru daraldığı bir momentte komünistlerin öncülüğü fiilidir, gerçektir.
22- Aufhebung: başkasının yerini alarak onu yok etmek. Bugün Sipin tekepesi bunu yapmaktadır. Hocaları M. Çulhaoğlu bunu öğretir. Sip, Harici Büro TKPsiyle didişen TİP'in yerini almış, zamanla, çeşitli dalaveralarla, TKP'nin yerini almıştır. Sıra, diğer sosyalist ve devrimci dinamiklerdedir. Kimisinin devlet ve burjuvazi kimisinin eceliyle ölümünü arzulamaktadır.
23- Komünistler, eski TKP de dahil, önemli bir miras bırakmamıştır. Toplumsal tarihsel bağları kendi merkezinde, dardır. Bizim oğlan bizim kız hesabı, komünistler ancak kendilerine seslenebilirler.
24- Bugün halka ve sınıfa Marksist Devrimci anlamda seslenen bir komünist yapı/özne yoktur.
25- Sipliler biz varız diyecektir. Ama onlar sert mesajlarını dost güçlere, yumuşak iyi huylu mesajlarını da düşmana/burjuvaziye vermekten başka bir iş yapmamaktadır.
26- Bugün itibariyle Marksizme bağlı olan herkes komünisttir. Farklı kanallarda ilerlese de gerçek budur. Mesele, bu farklılaşmanın olumlu bir olgu olarak ülke ve bölge gerçeğine doğru nasıl daraltılacağı ve yoğunlaştırılacağıdır.
27- komünistler birlikten önce kendi bedenlerine karşı duydukları güvensizliği tartışmalıdır. Birlik meselesi bedenini yetersiz görmenin bir sonucudur. Oysa kaba bir benzetmeyle, işçi sınıfı beden, komünistler kafadır.
28- Kafanın bütünleşmesinden çok kolektivize olması gerekir. Üç hatta dört boyutlu düşünmenin kendisi nasıl ki kargaşa olarak görülmüyorsa, farklı kolektif dinamiklerin birlikteliği o ölçüde tehlikeli bulunmamalıdır.
29- Sınıftan çok soyut bir halk ve ezilen kavramından bahsediliyor oluşu, komünistleri sıkıştıran bir durumdur. Komünistlerin eleştiri nesnesi sadece ve sadece kendi yokluklarından kaynaklanan durumlar olmaktadır. NATO süreci eleştirilmektedir ancak sadece biz olsaydık böyle olmazdı denmektedir. Bu da başkalarınca alaycı ifadelerle savuşturulmaktadır. Somut durumun somut tahlili giderek daha fazla öznel-idealist bir teorik-pratiğe kurban edilmektedir.
30- Komünistler önce Marksist olmalı, Marksist teorik ve politik mücadelenin araçlarını zenginleştirip güçlendirmelidir. Sosyolojik ve tarih bilimsel hesaplamalardan uzakta, toplumsal ve tarihsel olgulara somut cevaplar üretebilmelidir. Toplumla (tarihle) bir sosyologun (tarihçinin)ilgilendiği gibi ilgilenemez. Onun tek ilgi odağı DEVRİMdir. Geçmiş devrimlerin seyrini değil, içinde yaşadığı gerçeğin devrimci ilerleyişini takip etmelidir.


Sayfa: [ 1 ]