SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Komplo Teorileri

Konu: antalya semalarında ihtişiamlı haç...

Sayfa: [ 1 ]

26.05.2005 04:05:31
 Hulki CEVİZOĞLU

Bu.. Nedir bu?

Üçüncü bin yılda, Müslümanların Hıristiyanlaştırılması sağlanacaktı.

Vatikan''ın açıkça koyduğu hedef buydu.

Bu Hıristiyanlaştırmanın kilidi ise, bir köprü durumundaki Türkiye idi. Türkiye jeopolitiği, dînî açıdan da önemli. Ülkemiz, hem Batı''ya hem de Doğu''ya açılan bir kapı konumunda.

Hangi yönden bakarsanız bakın, diğer tarafa geçiş için "Türkiye kilidini" açmanız gerekiyor. LAİK TÜRKİYE''NİN HIRİSTİYANLAŞTIRILMASI Bu yüzden önce "laik Türkiye''nin Hıristiyanlaştırılması" Vatikan ve misyonerler bakımından büyük önem taşıyor. Bu amaçla, özellikle son yıllarda AB tehdidini de arkasına alan misyonerler ülkemizde cirit atıyor. Rahşan Ecevit dahil bir çok politikacının ve ulusal çizgideki aydının(gazetecinin) "Din elden gidiyor" açıklamaları; kendisini topluma "dindar" olarak tanıtan ve oy alanlar tarafından bile "istihza!" ile karşılanıyordu. Bir taraftan da "dinlerarası diyalog" maskesi altındaki faaliyetlere prim veriliyordu.

Oysa, bu diyalogcuların kendileri bile, örneğin canlı yayında Ceviz Kabuğu''nda "Biz Hz.

Muhammed''i peygamber olarak kabul etmiyoruz" diye açıkça meydan okuyordu. Sizin dininizi ve peygamberinizi kabul etmeyenlerle hâlâ "dinlerarası" ilişki sürdürmek ne anlama geliyor?.. Adam size "seni yok sayıyorum" diyor, siz "beni adam yerine koydu, diyalog yapıyoruz" diye Pollyannacılık oynuyorsunuz.

Siz gidi nevrotik Sindrellalar sizi.. HER ŞEY TEKER TEKER GİDERKEN.. Bir yanda bunlar olurken, diğer yandan da, Fener Rum Patrikhanesi ekümeniklik iddiasını sürdürüyor ve bu yönde davranmaya devam ediyor... İlk bakışta ilgisi yokmuş gibi görünse de, PKK terör örgütü de, yine AB dayatması ile, siyasallaştırılmaya çalışılıyor.

Ulusal sermayemiz yabancıların eline geçiyor. Ve daha bir çok şey olurken, bakın size ne göstereceğim şimdi. BU..

NEDİR BU?.. Ülkemizin en büyük turistik bölgesi Antalya''nın Lara bölgesinde, kilometrelerce uzaktan bir "haç" gözüküyor.. Görünce gözlerime inanamadım.

Herhalde yanılıyorum, diye düşündüm.

Bu bir "haç" olsa, bölgedeki gazeteciler bunu haber yaparlardı, diye düşündüm. Yine de fotoğrafını çektim ve işte sizlere sunuyorum. Orada, birçok kişiye sordum, bu haçı kim dikti, dedim.

Kimse net yanıt veremedi.

Bir iki kişi, "herhalde ''Beach''lerde kullanılan bir şey" dediler. Şimdi buradan soruyorum. Bu..

nedir bu?.. Bu garip görüntünün gece fotoğrafını da aldım.

Bir ara ışıklı idi.

Herhalde "ışıklandırma direği" diye düşündüm.

Ama tatil beldelerinin diğerlerindeki ışıklandırma direkleri, tıpkı futbol sahalarındaki gibi "dikdörtgen" biçiminde idi ve haça benzemiyordu. Fotoğrafta gördüğünüz söz konusu "haç" ise, gece de ışıklandırılıyordu.

Böylece, gecenin karanlığında da, denizden, tıpkı bir deniz feneri gibi kilometrelerce uzaktan seçiliyordu. Bu, her ne ise kilometrelerce uzaktan görülen bir haç mı olmalıydı?.. Bakınız iş nerelere gelmiş?.. Bir cevap bekliyoruz. -----


24.05.2005

alıntı için

26.05.2005 23:28:36
O linkte haç'ın resmi bulunmuyor maalesef, göremedim. Ama tüm Antalya'dan gözüküyrsa, demektir ki bir tepeye konulmuştur. İsviçre'de okul gezilerinde bir tepeye çıktığımızda öğretmenim anlatıyordu; bir tepe ya da dağın zirvesine, orasının zirve olduğunu belirtmek için bir haç dikiliyormuş. Yani bunun hıristiyan kökenleri olduğu kuşku götürmez, ama günümüzde en azından İsviçre'de söyleyeyim, bu artık oylece alışılmış bir uygulama olduğu için her zirvede bir haç bulunur. Antalya'da hıristiyan bir cemaatinin ve hatta kiliselerin de bulunduğunu hatırlıyorum. O haç'ın müslüman Türkiye'de (laik maik ülke hikaye) dikilmesi mutlaka tepki uyandırır. O haçı oraya dikenlerin niyeti de tartışılır (dikilmişse tabii, çünkü resim falan yok linkte), buna misyonerlik faaliyeti diyebiliriz bence. Kaldı ki bu misyonerlikten daha önemlisi ve birçok kişinin eminim kaçırdığı nokta da şu; Haberin niteliği ve haberi yazan kişinin emel ve tutumu... Ülkemizde milliyetçi devletçi kesim bir misyonerlik fobisi atmış ki tam gaz ilerliyor. Batı'nın emperyalist emelleri konusunda amenna da bu durum bile kemik kemalist kadrolar (bunları ironik olarak KKK diye adlandırabiliriz, şu an uydurdum hehehe) için bir fırsat sayılır. Olayı derinden analiz etmeden direkt düşmanca bir "karşı saldırı" tutumu takınmak (ki istedikleri de bu), hiçbirşeyi çözmez... sadece mevcut devlet politikalarını halka nüfuz ettirir, yani işleri devletin istediği gibi ilerlemesine imkan verir, bulanık zihinlerimizi daha da bulandırır. Kısacası, bu sözkonusu misyonerlik faaliyetleri medyaya malzeme sağlayıp, devlete prim yapma olanağı sağlayıp, bizim KKK'lerin emelleri doğrultusunda tuz biber niyeti taşır. Devlet istese sizce bu sözümona misyonerleri çökertemez mi? Olayı bir de bu yönden incelemenin faydası olacağını düşünüyorum...


Sayfa: [ 1 ]