SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Komplo Teorileri

Konu: abd aya ayak bastı mı ?

Sayfa: [ 1 ]

deniz 21.05.2005 10:12:18
Ay'a ayak basildi mi?

1957 Ruslar Uzaya ilk uyduyu gonderdi. Boylece ABD'nin bir adim onune gecmis oldu. Ardindan uzaya ilk insani da gonderdi. ABD'ye bu yarista one gecmek icin tek bin yol kaldi. AY'A AYAK BASMAK. Goruntulere ve belgelere bakilirsa 20 Temmuz 1969'da bunu basardilar.Ancak fotograflara ve o gunlerin sartlarina bakilinca bazi supheler ortaya cikiyor. Neil Astrong kendisi icin kucuk insanlik icin buyuk adimi atti mi? Yoksa hersey bir senaryo mu?

YIL 1969
# 60'larin sonunda 70'lerin basinda teknoloji birikimi ne kadardi?
# O zamanin bilgisayarlari tirlarla tasiniyordu, uzay aracina nasil sigdi?
# Eger Amerikalilar o zamanin teknolojisi ile Ay'a gidebildilerse simdi Mars'ta koloni kurmalari gerekmez miydi?

ASTRONOTLAR
STUDYOYA INDI modulun alti dumduz oysa krater acilmasi gerekir!..
# Temsili aya inis goruntuleri, genis bir alana kurulu San Benardino yakinlarindaki Norton Hava Üssünde gerçekleştirildi

KANIT FOTOGRAFLAR
# Fotograflardaki astronotlarin gölgeleri neden farkli boyutlarda? Oysa Ay üzeride tek isik kaynagi var.
modulun alti dumduz oysa krater acilmasi gerekir!.. NASA'ya gore: "Ay yuzeyini bir tepsi gibi dusunursek golgelerden suphelenmekte hakliyiz ancak ancak Astronotlarin bir yamacta oldugunu ve farkli seviyelerde oldugunu dusunursek golgelerin uzunluklarinin ayni olmamasi normal. Ayrica burasi bir studyo ise neden tek golge var?"
# Modulun altinda niye iz yok? Teknik ozelliklerine bakilirsa Ay modulunun roketi yaklasik 1.5 ton basinc cikariyordu. Ay yuzeyi tasli ve tozlu ise modulun altinda kucuk bir krater olusmasi gerekmez miydi?
# Ay'da atmosfer yok, oyleyse neden tum fotograflarda hic yildiz gorunmuyor? Gokyuzu neden simsiyah?
NASA'ya gore: "Fotografla ilgilenenler bilirler, fotografta alan derinligi yani netligi odakladiginiz bolum vardir. NASA yetkilileri bu fotograflarda netligin on plandaki nesnelere gore ayarlandigini yildizlarin da bu yuzden gorunmedigini savunuyor.
# Man on the Moon" fotografinda ufuk cizgisine yaklastikca karanligin arttigi goruluyor. Oysa atmosferi olmayan Ay'da ufuk cizgisinin daha keskin ve parlak olmasi gerekir.
# NASA'nin aciklamasina gore Ay'a Neil Amstrong ve Buzz Aldrin ayak basti. Peki fotografta gorulen ucuncu kisi kim? Ya da orasi neresi?

KOMIK OLMAYIN BEYLER ORASI AY!..
modulun alti dumduz oysa krater acilmasi gerekir!..
# Verilere gore Ay yuzeyindeki gunduz sicakligi 260-280 Fahrenayt. Bu sicaklikta dunyada kullanilanlardan farkli gorunmeyen film makinesi nasil erimiyor?
# Ayin karanlik yuzundeki hava sicakligi -40 dereceye kadar ulasiyor. Bu sicaklikta elektrikli cihazlarin calismadigi biliniyor (en azindan o tarihlerde oyleydi). Diger taraftan gunese donuk tarafa geciste isi farki nedeniyle cisimlerde esneme ve kirilmalar olur. Astronotlar ve ekipmanlar buna nasil dayanabiliyor?
# Ay'daki yercekimi Dunya'kinin 1/6'si kadar. Peki goruntulerde zipladigi gorulen Astronatlar zipladiginda neden bir adimdan oteye gidemiyor?
# Ay'a gonderilen Apolla Uzay araci saatte 6 bin km hizla hareket eden metorlar arasindan parcalanmadan Ay'a nasil gitti ve geri dondu?

PEKİ NEDEN KANDIRILDIK?
CUNKU: ABD yönetimi, uzay calismalari icin 30 milyar dolara yakin para harcadi. basarisiz olunsaydi halk vergilerinin hesabini soracakti. Oysa Ay'a ayak basilinca butce onlarca katlandi.

CUNKU: O gunlerde ABD hukumetinin uzerine Vietnam savasinin kara bulutlari cokmustu. Gundemin degismesi gerekiyordu. Astronotlar Ay'a gidince akillar da Ay'a gitti. Ve savaş unutuldu. Inanmayanlar tarih kitaplarina baksin. Ve iki olayin ne kadar eşzamanli oldugunu gorsunler.

CUNKU: SSCB uzay yarisinda onde gidiyordu. One gecmek icin tek yol Ay'a ayak basmakti.


...σzαη... 28.04.2006 22:12:22
Birde dalgalanan amerikan bayragi var ki,ay da hava ve rüzgarin olmadigi hesaba katilirsa imkansiz gibi....

28.04.2006 22:47:03
Modulun altında iz olmaması dışında mantıklı bir dayanak yok..

denge 29.04.2006 01:01:51

Bir de malum resimde gölge olduğu söyleniyor, olmaması gereken bir şey...

13.08.2006 04:48:44
Aya seyahatin orijinal görüntülerini incelemek isteyen bilim adamına NASA şok bir cevap verdi: "Görüntülen bulamıyoruz!" Duruma en çok sevinense "Zaten hepsi tezgahtı" diyen komplo teorisyenleri oldu.

Benim için küçük, insanlık için büyük bir adım..." Neil Armstrong'un 37 yıl önce dünya tarihine geçen bu sözünün artık hiçbir kanıtı yok. O anın orijinal görüntülerinin, NASA'nın Maryland'deki üssünde kaybolduğu ortaya çıktı. Avustralyalı bir bilim adamı tarafından ortaya çıkarılan olay, "ABD Ay'a gitmedi. Görüntüler stüdyoda tezgahlandı" tezini savunan binlerce komplo teorisyenini de sevindirdi. Teorisyenler, NASAnın sırrını örtbas etmek için kasetleri ortadan kaldırdığına inanıyorlar.

Tarihi önemi çok büyük
Ay'dan gelen görüntülerin tarihiyle ilgili bir araştırma yapan Avustralyalı bilim adamı John Sarkassian, NASA'ya başvurarak kasetleri izlemek istediğini söyledi. Ancak tüm aramalara rağmen kasetler bulunamadı. Hiç kimse kasetlerin yerini bilmiyordu. Bu olay bilim dünyasını ayağa kaldırdı. Bilim adamları şimdi büyük bir engelle karşı karşıya olduklarına inanıyorlar. Orijinal görüntüler, manyetik bantlara kaydedildiği için bozulma riskleri çok yüksek ve bir an önce bulunup dijital disklere kaydedilmeleri gerekiyor. Yoksa, gelecek nesiller, insanlık için büyük adımları sadece bozuk televizyon görüntülerinden izleyebilecek.

Detaylar görülemiyor
20 Temmuz 1969'da gerçekleşen seyahat, NASA'nın zamanın son teknolojisiyle üretilen kameraları tarafından canlı olarak yine NASA'nın Kaliforniya ve Avustralya'daki televizyon istasyonlarına gönderildi. O zamanlar bu görüntüleri işleyecek teknolojisi olmayan televizyon kanalları ise orijinal görüntülerin yansıtıldığı perdelerden çekim yaptılar. Bu nedenle detaylar, orijinallerindeki kadar net olarak görülemiyordu. Manyetik bantlı video kasetlere kaydedilen orijinal görüntüler ise 1970 yılında ABD Ulusal Arşivleri'ne kaldırıldı. Ancak görüntüler, 1984'de hiçbir neden belirtilmeden Maryland'deki Goddard Uzay Üssü'ne taşındı.

13.08.2006 04:50:11

Sapiens 13.08.2006 07:26:09
Capricorn one isimli roman vardı KARACAN yahut Milliyet yayınlarından çıkmış idi 1978 tarihli filmide çevrilmişti, bu konuyla alakalı bir filimdi imkanı olan bulsun seyretsin

uygun zihin yönlendirme taktikleriyle her şey yapılmış gibi gösterilebilir yeterki basın sizin dediğiniz yapsın

...σzαη... 13.08.2006 14:12:44
ya ben zaten inanmiyom o hiyarlarin aya gittigini...........gidemezler diyorum,ama günümüzde öyle bi toplum olusmuski.....bi insan kalkip , medyanin dediginin aksini derse " mal " oluyo salak oluyo...hadi len oluyo....

sen televizyondan daha mi iyi bilecen diye....

100% gitmediler,gidemediler...... peki ruslar acaba gercekten gittimi ola...acep recep ?

son tango 13.08.2006 16:32:09
bununla ilgili yıllar önce bi amerikan filmi vardı..orası ay değil bi film stüdyosu idi..adını hatırlayamadım filmin..

kiya 13.08.2006 17:19:22
ya ben zaten inanmiyom o hiyarlarin aya gittigini...........gidemezler diyorum

100% gitmediler,gidemediler...... peki ruslar acaba gercekten gittimi ola...acep recep ?

ruslar "gerçekten" gittiler, aya değil ama, uzaya. yuri gagarin dünya atmosferini geçen ilk insan oldu. bunun kanıtları mevcut. gagarin, "kendisi için küçük insanlık için büyük bir adım" atmadı belki ama; "insanlık için küçük kendisi için büyük bir fedakarlığı" yapmaktan da çekinmedi. uçağı arızalandığında moskova'nın üzerindeydi, atlayıp ve paraşütünü açıp canını kurtarabilirdi. öyle yapmadı, moskova'ya düşen uçak binlerce insanı öldürebilirdi. uçağını şehrin sınırları bitene dek sürdü, geride ona atlayacak zaman kalmamıştı, bir kahraman olarak öldü.

siz armstrong gibi aya ayak basmış birini daha sonra ekranlarda gördünüz mü? böyle birinin yıllarca o röportajdan bu röportaja, o programdan bu programa kamera önlerinde olması gerekmez miydi? hele de abd gibi, herşeyi şova dönüştüren bir memlekette. siz armstrong gibi birini daha sonra uzaya gönderilen herhangi bir araçta gördünüz mü? aya ayak basmış deneyimli bir asronotun uzay çalışmalarında önceliği olması gerekmez miydi? armstrong nerede idi? neil armstrong var mıydı, yok muydu?

ruslar gerçekten gitti. abd, 1986 yılında uzaya ilk mekiğini gönderirken, sscb'nin uzayda MIR uzay istasyonu vardı. kozmonotlar senelerce bu istasyonda kalıp gözlem ve incelemeler yapabilmekte idi. abd ise 1986'ya kadar uzaya bir mekik göndermekten bile acizdi. bu tarihten sonra gönderdiği 5 mekikten ise 3'ü geri dönebildi. 2'si bütün insanların, canlı yayınların, izleyicilerin, eblek amerikan başkanlarının, sahtekar nasa uzmanlarının gözleri önünde havada infilak etti.

siz 1970'lerden günümüze sscb'nin gerçekleştirdiği herhangi bir roket fırlatılmasında bu büyüklükte bir facia okudunuz mu, gördünüz mü?

ruslar, kat be kat öndeydi, hala bile öndeler, hala uzaydaki tek istasyon onlara ait. kozmonotların bu istasyonda mahsur kalmasından (geri döndürecek fırlatma için kaynak ayrılamıyordu) sonra, nasa'ya da belli oranda kiralamış durumdalar bu istasyonu. hala kazasız belasız uzaya gidip dönecek teknolojiye sahipler. uzaya turlar bile düzenliyor, turist gezdiriyorlar!

abd ise son mekiğini de havada patlatalı beri mekik göndermeye biraz ara vermiş görünüyor.

aya da belki giderler bir gün. güzel bir anekdot vardır. neil armstrong ve arkadaşlarının ay yolculuğu öncesi antrenmanları yaptıkları bölge bir kızılderili kasabası yakınındaymış. astronotlar akşamları kasabaya iner, gezinirlermiş. küçük bir kızılderili çocuğa rastlamışlar. biraz takılmışlar çocuğa. çocuk "ne yapıyorsunuz buralarda" demiş. "aya gideceğiz de alıştırmalar yapıyoruz" demişler. çok etkilenmiş çocuk, akşam dedesine olanları anlatmış. dedesi, bir kağıda bir şeyler karalayıp çocuğa vermiş, "yarın yine görürsen onları bu kağıdı ver, aya mesajımı götürsünler" demiş.

çocuk yine aynı yerlerde bizim elemanları aramış, bulmuş. "dedemin aya bir mesajı varmış, götürmenizi istiyor" demiş. "tabi" demiş armstronggiller, "götürürüz."

çocuktan kağıdı almışlar, eski bir kızılderili lehçesinde imiş yazılanlar. astronotlar epey meraklanmış, bu adam ne gönderiyor acaba mesaj olarak. zar zor yaşlı bir kızılderili bulmuşlar, tercüme ettirmişler.

şunlar yazıyormuş kağıtta:

"bu gelenlere dikkat edin, topraklarınızı almaya geliyorlar!"

anekdotun da anlattığı gibi, abd, alınacak toprak, içilecek petrol, osurulacak doğal gaz yok ise bir yere gitmez!

14.08.2006 03:28:46
eveeeetttt... kiya kardeş biraz nostaljik takılmış.. merhum sscb yi şişireceğim diye biraz sallamış.. abd ye gıcık olduğu için de böyle davranmış olabilir tabii.. bilmiyorum artık psikolojisini.. ;D

ruslar "gerçekten" gittiler, aya değil ama, uzaya.

evet ilk ruslar gitti uzaya.. ama amerikalılar hiç gitmediler mi sanıyorsun.. apollo programı çerçevesinde insanlı uzay uçuşlarıda yaptılar.. başarılı uçuşlardır bunlar.. aralarında bir yada iki yıl gibi bir zaman var yanlış hatırlamıyorsam.. apollo 11 tüm o çalışmaların taçlandırılmasıdır bir yerde..

neyse sırayla devam edelim.. Tongue

siz armstrong gibi aya ayak basmış birini daha sonra ekranlarda gördünüz mü? böyle birinin yıllarca o röportajdan bu röportaja, o programdan bu programa kamera önlerinde olması gerekmez miydi? hele de abd gibi, herşeyi şova dönüştüren bir memlekette. siz armstrong gibi birini daha sonra uzaya gönderilen herhangi bir araçta gördünüz mü? aya ayak basmış deneyimli bir asronotun uzay çalışmalarında önceliği olması gerekmez miydi? armstrong nerede idi? neil armstrong var mıydı, yok muydu?

herif aydan döndüğünde kırkını bulmuştu artık, emekliye ayırdılar garibi Tongue
edwin aldrin dersen "niye ilk aya ayak basan ben olmadım" deyu kendini içkiye vurdu..
collins i zaten yörüngeden fotoğraf çeksin diye yollamışlardı..
yinede adamlar konferanstı tanıtımdı dünyayı dolaştı.. senin haberin olmamış herhalde.. bir daha uzaya gitmediler ama hep o mevzular üstüne işlerle uğraştılar.. üniversiteler, özel şirketler, danışmanlık vs..

Alıntı
siz 1970'lerden günümüze sscb'nin gerçekleştirdiği herhangi bir roket fırlatılmasında bu büyüklükte bir facia okudunuz mu, gördünüz mü?

1971'de soyuz 11 uzay aracının havası bir hata sonucu uzaya boşaldı ve Vladislav Volkov, Georgi Dobrovolski ve Viktor Patsayev hayatlarını kaybetti.
arada olur böyle vakalar.. sıkma canını Tongue

Alıntı
ruslar, kat be kat öndeydi, hala bile öndeler, hala uzaydaki tek istasyon onlara ait.

şu an uzayda ki tek istasyonun adı "uluslararası uzay istasyonu".. onunda sahibi ruslar değil.. amerikalılarda değil.. uluslararası.. ortağı bol bi proje..

sen mir uzay üssünü hatırlıyorsun muhtemelen.. ama o garibanda bir beş yıl var ki pasifik e düştü ;D
yani bu haberi böyle ansızın vermek istemezdim ama.. sorry.. Tongue

.........

ama sondaki anekdotu çok beğendim.. kızılderili çözmüş olayı..
heveslendim bi tanede ben anlatayım..

1961'in 12 nisanında Gagarin in evinin kapısı çalınmış.. kapıyı Yuri nin kayınçosu açmış..
gelen kişi "bay Gagarin le görüşmek istiyorum" demiş..
kayınço: "şu an evde yok, uzaya gitti"
"peki ne zaman döner"
"saat 22:18 de.."
"yaa.. peki bayan Gagarin evde mi acaba.."
"maalesef, kendisi patates almak için evden ayrıldı.."
"peki o ne zaman döner"
"eee... gerçekten bilemiyorum.." buck2

...σzαη... 14.08.2006 03:54:30
evet abicim ya olay budur....be bu kiya denen dosta cevap yazmaya kalksam...parmaklarim siser,sen sekreterinemi yazdiriyon darkmoon........( yoksa ikinizinde mi var sekreteri... killandim  simdi bak...)

 Tongue

kiya 14.08.2006 04:11:34
hıım, darkmoon'un öfkesi geçmemiş anlaşılan...

MIR konusunda bir açığımı yakalamışsınız, pek güzel, eh, yeni bir şey öğrenmenin nesi kötü ki?

diğer söylediklerinize ise itirazlarım var, örneğin "abd'liler uzaya gitmemiştir" demedim. yazdıklarımdan böyle bir sonuç çıkarılabiliyorsa elbet düzeltirim. örneğin, "armstrong ve diğerleri özel şirketlere danışman olmamıştır" da demedim. "ay'a ayak basmış böylesine güzide insanların nasa'da etkin görevlerde bulunması, sonraki uzay çalışmalarında en önlerde olması gerekmez mi" diye sordum. sonradan düşündüm de, nasa belki de aracın dünyaya dönmeme riski olduğundan ulaştırmadaki şoför, houston'daki aşçı'yı falan denek olarak göndermiş olabilir, bilemem!

1971'de demek bir kaza yapmış ruslar, eh, sanırım henüz doğmamış olmamdan kaçırmışım, ama yaşarken bir uzay araçlarının "patladığını" duymadım. abd'ninkileri ise izledik hep beraber. keyiflendiğimi de sanmayın. corc buş ve babası da o mekiklerde olsaydı sevinirdim ne yalan söyleyeyim. ama ölenler bilim insanlarıydı ne yazık ki!

sscb'yi her zaman övebilirim, gocunacak bir yanını da görmüyorum bunun. ama buradaki tezimiz, o dönem uzay çalışmalarında rusların açık ara önde oldukları biçimindedir ki, bunun gereksiz bir övgü sözü olmadığını görmeniz gerekir.

"Uzay Yarışı'nın başlangıcında Sovyetlerin sağlamış olduğu açık üstünlüğe karşı, ABD bir karşılık verme arayışına girdi. 1961'de başkanlık koltuğuna oturan Kennedy, seçim kampanyası boyunca uzay çalışmalarına önem vereceğini açıkça belirtmişti. Seçimi kazandıktan kısa süre sonra Kongre'de yaptığı konuşmada Sovyetlere karşı seçtiği hedefi açıkladı:
Bence milletimiz, bu onyıl bitmeden Ay'a bir insan indirme ve onu sağ salim Dünya'ya geri getirme hedefine kendini adamalıdır.
Ay'a insan indirme ve geri getirme hedefine ulaşmak için başlatılan projeye Apollo adı verildi. Apollo programı, Kennedy yönetiminin hem sol hem de sağ kanattaki politikacıların eleştirilerine karşı kendini savunmasına olanak sağlıyordu. Apollo'nun avantajları şunlardı:
Seçimde, anahtar eyaletlere ekonomik yararları vardı.
Kennedy tarafından 1960 seçimlerinde belirtilen "füze boşluğunu" kapatıyordu.
Teknik ve bilimsel açılardan yararları vardı.


Yerdoğumu, 22 Aralık 1968 (NASA)
Nasa müdürü James E. Webb ile yapılan bir sohbette, Kennedy şöyle dedi:
Yaptığımız her şey Ay yolunda Rusları geçmek için.. Yoksa bu kadar parayı harcamamamız gerekir, çünkü ben uzayla ilgilenmiyorum. Bu bedeli karşılayacak tek şey Sovyetleri yenip, geride kaldığımız birkaç yılı sonlandırmak. Tanrı'nın da yardımıyla, onları geçtik..."



"Soğuk savaşın tüm hararetiyle sürdüğü yıllarda Amerikalıların U.S: Skylab adlı uzay istasyonu dünyaya ilk çakılan uzaylı unvanını alarak 1979 yılında Avustralya açıklarına düşmüştü. Peşinden mekik faciasında ölen Amerikalılar iyiden iyiye işi çıkmaza sokmuştu.
İşte Sovyetler bu aşamada öldürücü hamleyi yapıverdiler.
Vega projesi çerçevesinde 1986 yılında zamanının en büyük uzay istasyonunu yörüngeye oturttular.
Artık çeşitli uzay araçlarının sığınabilecekleri bir liman, deneylerin ve araştırmaların gerçekleştirilebileceği büyük bir laboratuar uzayda yerini almıştı. Adını 'Barış' (Mir) koydular.
İlk kez Sovyet televizyonları kendilerinin başardığı bir uzay projesini naklen veriyorlardı.
İlk giden iki kozmonot tam 238 gün kaldılar. O zaman için inanılmaz bir süreydi bu."

yazınızın sonundaki anekdotu ise ben pek beğenmedim. ruslara sataştığından değil, ince espriden yoksun olduğundan.

Mir, daha önce Sovyetler Birliği tarafından gönderilmiş olan Salyut serisi uzay istasyonları baz alınarak yapılmıştır (1971 yılından 1980'e kadar yedi Salyut uzay istasyonu gönderilmişti). Esas olarak Rus yapımı insanlı Soyuz roketleri ve Progress kargo gemileri tarafından onarımı yapılmıştır, fakat ayrıca sonraki uçuşlarda Buran uzay mekiği için bir varış noktası olması planlanmıştır. Yörüngedeki Mir'in öncelikli amacı uzayda geniş ve yaşanabilir bir bilimsel laboratuvar sağlamaktır.
Amerika Birleşik Devletleri, Mir'in kendine ait bir kopyası olarak Space Station Freedom istasyonunu yapmayı planlamış, ancak bu proje Sovyetler Birliği'nin yıkılmasının ardından uluslararası işbirliği yolu açılması üzerine durdurulmuştur. Ayrıca, Challenger uzay mekiği Mir'in kalkışından bir aydan daha kısa bir süre önce patlamıştı. Daha sonraki yıllarda, Soğuk Savaş döneminin ardından, Shuttle-Mir programıyla Rusya'ya ait olan Mir'in yetenekleriyle Amerika'nın uzay mekiklerinin yetenekleri birleştirilmiş; bir takım Amerikalı ve diğer batı ülkelerinden astronotların istasyonu ziyaret etmesi veya istasyondaki uzun dönemli bilimsel çalışmalara katılması sağlanmıştır. İstasyonu ziyaret eden Amerikan mekikleri, Space Station Freedom için tasarlanmış bir kola bağlanmış ve esas olarak Sovyet Buran mekikleri için tasarlanmış bir kenetlenme halkası kullanmışlardır. Mir ve ona kenetlenmiş olan uzay mekiği, 250 tonluk ağırlığıyla uzay çalışmaları tarihinin en büyük yörünge aracı ünvanını almıştır.


23 Mart 2001 tarihinde Mir uzay istasyonunun parçaları yanarak, Güney Pasifik üzerinde Dünya atmosferine giriyor.
100 tonluk Mir'in içi, hortumlar, kablolar ve bilimsel araçlarla olduğu kadar, günlük yaşama ait eşyalarla dolu ?fotoğraflar, çocukların yaptığı resimler, kitaplar ve bir gitar? dar bir labirente benzerdi. Genellikle üç kişilik mürettebat kalmakla birlikte, bazen bir aya kadar bir süre boyunca altı astronotu da ağırladığı olmuştur. İki kısa dönemin haricinde, Mir Ağustos 1999'a dek sürekli olarak görevdeydi.
15 yaşındaki Rus uzay istasyonunun yolculuğu, 23 Mart 2001 tarihinde, Fiji yakınlarında Pasifik Okyanusunun güneyinde okyanusa batmasıyla son bulmuştur. Son günlerine kadar, pek çok girişimcinin, muhtemelen ilk yörünge televizyon/film stüdyosunu kurmak için, Mir'i almak gibi planları vardı. Ne var ki, istasyon daha fazla güvenle kullanılamayacak kadar güvenilmezdi. Uzay topluluğundan pek çok kişi hala Mir'in en azından bazı parçalarının kurtarılabilir olduğunu, ayrıca yörüngeye materyal çıkarmanın yüksek maliyeti göz önünde bulundurulduğunda, Mir'in basitçe yokedilmesinin büyük bir fırsat kaybı olduğunu düşünmektedir.
Sovyet ve Rus kozmonotların yanısıra Mir uluslarası biliminsanlarına ve Amerikalı astronotlara da ev sahipliği yapmıştır.

kozzik için not: inceliğiniz için sağolun, gerçekten yazılarıma cevap döşenmeniz benim için de epey cansıkıcı olurdu ve gerçekten parmaklarınız çok yorulacaktı.

...σzαη... 14.08.2006 05:06:51
sen dua et sekreterim yok..... Smiley

14.08.2006 12:46:49
gerçek şu ki, Amerikalılar ve Sovyetler arasında ki uzay yarışı aslında her iki ülke yönetimi nazarında güç mücadelesinin parçası olmaktan öte bir anlam taşımıyordu..
iki süper güç arasındaki uzay yarışının başlangıç tarihi kabul edilen 1957 ye gelindiğinde tüm batı Avrupada, Yunanistan da ve Türkiye de konuşlanmış Amerikan füzeleri Moskovaya yönelmiş ciddi bir tehdit unsuruydu.. Amerika ise kendi uzak kıtasında görece dokunulmazlığın keyfini sürüyordu.. Rusların 1957 deki Sputnik başarısı bu dokunulmazlık zırhını yerle bir etti.. mesaj gayet netti.. o roket pekala nükleer başlığını takıp kıtalararası bir yolculuğa da çıkabilirdi..
ABD bir yıl sonra bu hamleye karşılık verdi.. ama Sovyetler uzay yarışında bir adım öne geçmişlerdi ve bu üstünlük ilk insanlı uzay uçuşu ile devam etti.. Amerikanın bu hamleye cevap verme süresi bu sefer sadece bir aydı..
Rusların bu üstünlüğü 1969 da Apollo 11 in aya inmesiyle son buldu..
Ruslar kendilerinin böyle bir hedefi olmadığını ilan edip, daha verimli olduğu iddiasıyla uzay istasyonu projesine ağırlık verdiler..
sonra 80 lerin başında Reagan ın “yıldız savaşları” blöfü, uzay mekiğinin uçuşlara getirdiği teknolojik devrim ve ardından Sovyetlerin sahneden çekilmesi..
..
geçenlerde Hawking dünyanın giderek tehlikeli bir yer olduğundan bahisle, insan neslinin devamı açısından dünya dışında bir yerleşim fikrini düşünmemiz gerektiğini söylemiş..
ama bugün insanoğlunun uzayda yeni ve büyük hedefleri yok gibi görünüyor.. çok daha gelişmiş teknolojiye ve bilimsel veriye sahip olmamıza rağmen mesela Mars a insanlı bir uçuş programından bahseden bile yok artık.. zaten kimileri bu türden hevesleri kaynak israfı olarak görüyor..
bu türden çılgınlıklar ancak bir güç mücadelesinin, diğerine üstünlük kurmanın kaba gücü kutsayan araçları olarak kabul görüyor ve hayata geçiriliyor.. hepimiz bu zihniyetin farkındayız aslında ve bu yüzden bugün Amerikanın aya gidip gitmediği tartışma konusu olabiliyor.. amaca hizmet ettiği sürece görüntü yada gerçek, hiçbir fark yok aralarında.. hepimiz bunu biliyoruz..
üstelik nerdeyse hayatın tüm alanlarında aynı yapı hakim.. “bilgi çağı edebiyatı” bilgiyi bir güç olarak kutsamaktan öte bir anlam ifade etmiyor..tarih boyunca savaş kültüründen  beslenen teknolojik gelişmeleri daha insanca bir noktaya taşıyamıyoruz.. öldürmek için değil de yaşatmak için, yaşamak için üretemiyoruz.. hala bir yerlerde tıkanıp kalıyoruz, hala nefesimiz yetmiyor o adımları atmaya..
uzaya giden insanoğlu “açlıktan ölüm”ler karşısında hala sessiz.. bombalardan parçalanmış çocuklarda artık hayatın sıradan görüntülerinden oldu.. ne söylenebilir ki.. belki de başka gezegenler filan hep hayal kalmalı insana.. oturalım oturduğumuz yerde..
sinirlendim bak şimdi..
..

“yukarıdayken ülkeler arasındaki sınırları göremedim.. benim için tek bir gezegen ve tek bir halk vardı..”
bu sözler Yuri Gagarin e ait.. belki bazıları bu sözleri ideolojik bulacaklar yada propaganda maksatlı söylenmiş sayacaklardır.. (yani ben de kıllanmadım değil açıkçası.. Tongue)
ama öyle işte.. bunu görmemiz lazım artık..


Sayfa: [ 1 ]