|
||
| her insan siyasi bir kimlik taşır. ancak günlük kullanımda siyasi kimlik sahibi olmanın anlamı sisteme muhalif yada alternatif geliştirme projelerine sahip olmak demektir. bu anlamı ile siyasi kimlik sahibi olmak gereklimidir ? bu türden insanlar değişime katkı sağlar mı ? siyasi araçlar neler olabilir ? siyasal tavrın limitleri nereye kadardır ? |
||
|
||
| İnsanlar siyasi yada felsefi bir takım görüşlere sahip olabilirler ve olamalıdırlar da... Ancak bunları bir kimlik haline getirmeyi doğru bulmam. Sosyal, siyasal, ideolojik, kültürel kimlikler insanların belli kategoriler içinde algılanmasına birey olma hallerinin es geçilmesine kolektif indirgemeci bir genelleme içinde her bireyin özgün ve biricik olduğunun unutulmasına yol açarlar. Öyleki bir sosyal kimlik sahibi insan eğer bu kimliğinden keyif alıyorsa bazen kendi kendisinin biricikliğini unutur es geçer. Toplumsal yapı özü itibarı ile bireyi kategorilere ayırarak sınıflama ve kendi özgünlükleri yutucu karmaşasına dahil etme eğilimdedir, ki bunu toplumsal yaşamın her anında yeniden üretmenin yolunu da bir biçimde bulur. Ben kendi adıma yaşama anarşist bir etik ve yöntembilim ile yaklaşan biri olmama rağmen bu duruşumun bir kimliğe dönüşmesine karşıyım, çünkü anarşist biri olarak algılanmayı kendi özgünlüğüme ve biricikliğime indirilmiş bir darbe olarak kabul ederim ki zaten öyledir de. sağlıcakla, |
||
|
||
| evet birey mi toplum mu daha önceliklidir sorusunu en başta cevaplamak gerekiyor sanırım. hemen her toplumsal proje insan malzemesini egoistçe tüketir. peki bireyselliği ve insanı önceleyen bir faaliyet de buna dahil edilebilir mi? |
||
|
||
evet birey mi toplum mu daha önceliklidir sorusunu en başta cevaplamak gerekiyor sanırım. hemen her toplumsal proje insan malzemesini egoistçe tüketir. peki bireyselliği ve insanı önceleyen bir faaliyet de buna dahil edilebilir mi? Birey zaten toplumsal bir varlık olarak ele alındığında toplum ile birey arasındaki ilişki yada gerilim doğru yere oturtulabilir. Toplumsal bir proje toplumsal olduğu için daha başından önüne büyük kapsayıcı hedefler koymuş olacak ve bu hedeflilik kendi kültürünü yeniden üreterek tüm birey vurgularına karşın bireyi es geçerek yeri geldiğinde ezmekten kaçınmayacaktır. Burada şu sorulabilir; Birey toplum için değilse toplum birey için mi? İkisi de değil bu düalist çıkmazı reddetmek gerekir. Toplumsal bir varlık olarak birey toplum için olmadığı gibi toplum içinde yaşamak zorunda değildir. Devasa toplumsal hayat bireyi ve toplumsal her tür etkinliği kendi örgüsünün bir aracı haline çevirir. Bundan kaçış yoktur. Bu yüzden önüne toplumsal-devrimci yada siyasal-sınıfsal hedefler koyan anarşist hareketler bile bireyin toplumsal politik aktivizm içinde erimesine engel olamamakta mücadele içinde ortaya çıkıveren yeni toplumsal kültlerin bireyi biçimlendirme yönlendirme mekanizmalarını bizzat yeniden üretmektedir. Bu durumun farkına vararak kendi biricikliğinden ve bağımsızlığından vazgeçmek istemeyen bireyci anarşizmin yada egoistlerin topluma karşı topyekün bir reddiye içine girmelerini anlamak zor değil. Ancak bu reddiyenin birey ekseninde tek başına yapılmasının da fazlaca bir anlamı yok. Önemli olan o bireyin özgünlüğünün olmazsa olmaz vurgusunu diğer bireylerle dayanışma ve yardımlaşma esasına/etiğine dayananan toplumsal bir örgünün temel yapı taşı haline getirebilmek yani imkansızı başarmak. Bu durumda ne yapılabilir diye sorulacaktır? Bence bunun tek alternatifi toplumsal birer varlık olan bireylerin kendi biricikliklerinden vazgeçmeden topluma yolaçmayacak bir toplumsallık içinde yaşamı kurarak örgütlemeleri. Bunun tek yolu ise toplumun bireylerin biribirlerine yabancılaşmasına ve temsil organlarının doğmasına yol açan devasa ölçekte kurulmasının reddinde yatmaktadır. Bu toplum yerine birbirine yabancı olmayan birbirini doğrudan seçmiş ve sayısal olarak atıyorum 1000'i yada 2000'i geçmeyen topluluklar (community, cemaat) halinde yaşamı örgütlemek ve temelde desantralize bir ağ kurarak diğer topluluklarla dayanışmaktır. Bunu biraz açacak olursak özerk toplulukların merkezsiz dayanışma ağı belki birazda kaotik olmakla birlikte kapsayıcı bütünsel bir toplumsal projeden çok daha fazla anarşik ve bir özgür yaşama denk düşecek toplumsal dinamikleri yaratacak ve geliştirecek potansiyele sahip olacaktır. Bunun dışında bir çözümü en azından teorik olarak kendi adıma mümkün görmüyorum. sağlıcakla, :mellow: |
||