Bir kişiye ceza verilebilmesi için temyiz kudretinin ( doğru ile yanlışı ayırt edebilme yeteneği) bulunması gerekir. Bu nedenle akıl hastaları ve belirli bir yaşın altındaki çocuklar suç işlese bile ceza verilmiyor. Bu sınır eski yasamızda15 yaştı, ancak yeni yasada 11'e indirilmek istendiğini sanıyorum, nedeni de çocukların farkındalıklarının daha küçük yaşlara indiği düşünülmesi.
Öte yandan suçun şahsiliği ilkesi gereğince suçun işlenmesinde doğrudan katkısı bulunmayan ya da suçun işlenmesine yardımcı olmayan kişilere ceza verilemiyor. Dolayısıyle anne ve babanın böyle bir katkısının olup olmadığı çok tartışmalı bir durum, ancak örneğin bir anne ya da baba çocuğunun dilenmesini sağlıyor ya da hırsızlık yapmasına yardımcı oluyorsa ceza alır.
Batıda sosyal devlet ilkesi gereğince çocuk toplumun geleceği için bir yatırım olarak görülüyor ve ailenin çocuk üzerindeki hakları kısıtlanabiliyor. Örneğin çocuğunuzu döverek terbiye etmek, ona kötü davranmak hakkınızı olmadığını bilmek ve çocuğun insan hakları çocuk bildirgesinde yazılı haklarını korumak zorundasınız. Eğer bu konuda yeterli çabayı göstermezseniz, devlet çocuğunuzu elinizden alıp bir bakımevinde güvence altına alma hakkına sahip. Bu durum aynı zamanda suçun önlenmesi ve bireyin nefretle dolarak toplum içine çıkmasının engellenmesi anlamına da geliyor. Eğer çocuk şiddet ve tacizin olduğu bir ortamda büyürse, suç eğilimi fazla olacak ve toplumu rahatsız edecek.
|