|
||
| bir düşünceyi savunanların her zaman samimi olduuna inanmıyorum çevremdeki insanları çoğu elinde olmayana karşı bir öfke duyuyor mesela çoğu zaman kapitalist düzen sevilmez ama sevmeyenleri o düzenin en iyi yerine oturtursanız fikirleri hemen deişir samimi diilsiniz işte... sizce? |
||
|
||
ben de öle düşünüyorum.
|
||
|
||
| samimi olmayan ister istemez konuşmalarında fire verir. | ||
|
||
| ne gibi mesela..? |
||
|
||
| böyle bir insan sadece kendisini kandırır...yine de insanların kime veya kimlere karşı samimi olacağı da önemlidir... | ||
|
||
Alıntı ne gibi mesela..? Nasıl anlatayım ki bunu...?
|
||
|
||
| İnsan kendine samimiyetini irdelemek konusunda kendi tarafını tutar.O yüzden samimiyetsizliği kişinin kendini kavrayışsızlığından da kaynaklanabilir.Düşüncende samimi olmak düşüncene emek vermenle de ilgili. Üstelik bazı düşünce savunucuları geçici samimiyetsizliklerin doğruların yerini bulması için gerekli olduğuna da inanır. Rol yapan kişi,inanmadıklarını savunan kişi Azrail'in dediği gibi bunu sürdürmekte zorlanacaktır.O düşünceye ait kalıpları sunduktan sonra fikir yürütmesi doğaçlama yapması gerektiğinde ister istemez kendine özgü olanı yansıtacaktır. Çok zeki değilse tabi. GÜndelik hayat zaten çoğu zaman rol yapmak demek olduğundan aslında numara çekmek güdüsel yetisi gibi insanın. |
||
|
||
| insan taraflıdır (kendi tarafında) ve bulunduğu konuma göre savunduğu değerler/fikirler değişebilir (değişir..) bu samimiyetsiz olduğu anlamına gelmez her zaman. çünkü herkes yaşantısını ve 'kendi'sini öncelikle kendine karşı meşrulaştırmak zorundadır. (geceleri uyuyabilmek için hiç olmazsa..) bundan sonra kendini ve haklılığını diğerlerine göstermek ister, ki bu işin önemsiz kısmıdır. (samimiyet kendini inandırmakla alakalı) bunun dışında kendi içinde yalan söylediğini bilerek muhattabını kaldırma versiyonu da var, ama onu tartışmaya gerek yok.. |
||
|
||
| insanın kendine samimi olabilmesi için ciddi bir eğitimden geçmesi gerekiyor. cidden, uzun bir süreç ve sürekli kendini sorgulamayla ancak. belki.. bişeyi gerçekten neden istediğini, neden iyi neden kötü hissettiğini, gerçekten seni düşündüklerini düşünmeye iten şeyin ne olduğunu, ve daha yüzlerce şeyi.. ego muazzam bişey ![]() ve doğası gereği samimiyete düşman. |
||
|
||
| çok iyi olmuş da, maalesef bu kanaat saçmalığına katılmıyorum
|
||
|
||
| samimiyet... kim kaybetti ki.. ne kadar samimiyiz acaba.. mutlak içtenlik,bilincin alkolle olan resitalinden doğar.. ki kendim 'ego'su o zaman ipe asılır... ayıkken samimiyet yok..hücrelerimiz halay cekmeli alkolle.. |
||
|
||
| Ayıkken samimiyet yokmuş da içince varmış... bir ayyaş olmasam da içki masası muhabbetlerine çokça şahit oldum ve hiç de öyle senin lirize ettiğin gibi değil. Alkol ego'yu ipe asmayıp, tam tersine insana cesaret verir ve egosunu kamçılar... herif alınca "vitamini", kendisini süpermen sanıyor ve herzamankinden çok saçmalıyor. Zaten samimiyet ancak alkol alındığında var olabilecek birşey ise, o zaman bence bu konuyu hiç tartışmayıp çöpe atalım, ya da sürekli sarhoş veya dumanlı gezelim... | ||
|
||
| Samimiyet; konumunun karşı tarafa göre belirlenişi olduğu için genellikle sorun yaratıyor.Senin merkezinde bulunmadığın ama senle ilgili bir hal olduğu için aslında hep samimiyetsiz geliyorsun karşıya,ta ki kendin gibi olmaktan vazgeçene dek. | ||
|
||
| laubalilikle samimiyeti karıştıran insanlar çoğunlukta,,, sevmiyorum bu kavramı bu yüzden çok fazla . |
||
|
||
| samimi olmayı bilen pek insan yok! | ||