SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Psikoloji

Konu: Gerçeklik keşfi

Sayfa: [ 1 ]

13.05.2005 16:15:28
Alıntı
"Gerçek, onu bilen kişiyi güçlü kılar..."
Çeben'in imzası.

Gerçeklik keşfinde ilerledikçe, insan güçleniyor, buna katılırım. Fakat diğer taraftan da nedense büyük bir çöküntüye gittikçe batıyor... ara sıra başgösteren ani ve derin depresyonlar... o zamanlarda insanın kafasında kıyametler kopuyor, dev dalgalar onu yutacak hale geliyor, boğulmamak için çılgınca yüzmeye çabalıyor... mesela bir dostumla borderline kişilik bozukluğu hakkında konuşuyorduk bir gün. Bana demişti ki borderline kişilik bozukluğu olan hastalar çok zekidirler, hatta belki de çok fazla şeyin farkında oldukları için de böyle bir çöküntü yaşayıp komplikasyonlar belirebiliyor, herşeyin farkında olmak bir hastalıktır demişti. Acaba herşeyin farkında olmak gerçekten de bir hastalık mıdır? Gerçeğe vardıkça aklımızı biraz daha mı "kaybediyoruz"? Bu kaçınılmaz bir sonuç mu? Bu neden böyledir? Bunu nasıl pozitif bir yöne kanalize ederiz? (çok soru sordum ve yazının biraz saçma olduğunu da kabul ediyorum... Smiley )

13.05.2005 16:53:08
gerçek diye bir olgu yoktur sadece insanları tahayyül etmesi bazı olgulara değer veröesiyle oluşmuş bir kavramdır(burda gerçek diye nitelendidiğim somut yapılar,kişiler değil..)

13.05.2005 21:26:12
Herşeyin farkında olursan;

örneğin seni heran öldürebilecek olan en az elli sebebi de farkedersin..

banyoda basit bir el yıkama hareketi derinleşir ve tuzağa dönüşür.

Daha kötüsü el yıkama hareketine takılırsın.Farkında olmaksızın yaptığın her bir hareket birbirinden ayrılır ve kurgulanarak yapılmaya kalkışıldığında doğal sürecinden taşar.

Herhangi bir ilişkinde yoksayacağın bütün pürüzler hayati meselelere dönüşür.

Gerçek üzerinde yürüttüğün düşüncelerin içiçe yeni sorunlara dönüşerek asla mümkün olmayan bir gerçeğin varlığına inanmanı ya da bunu keşfetmeni yaratır...

vs..

Her şeyin farkında olmak ; hasta edici olmalı.İnsanın yaşamasını sağlayan bazen zihnindeki sistir.Hayatı olağan görüşü,konumunu ebedi sanmasıdır.Arada sırada azıcık uyanmak bile onun bütün yapısını sarsabilir.

Gerçeği ararken kişinin kayboluşunu esas oluşturan ;gerçeğin kimliği değil insanın doğruları gerçekten ayıklayamayışı olabilir.

Hem belki gerçek içinde boğulduğunda kendini açan bir şeydir. Tongue


13.05.2005 22:05:33
Olayın o boyutunu düşünmemiştim. Ben bundan ziyade felsefi, sosyolojik, siyasi yönden bir uyanma, bir gerçeğe varma üzerinden düşünüp soru sormuştum. Senin bahsettiğin el hareketleri örneği bana daha çok paranoya gibi gözüküyor. Benim anlatmaya çalıştığım şey, mesela aile kurumunun saçmalığının farkına varmak, hiyerarşinin saçmalığına varmak, tüm toplumsal düzen ve ilişkilerin saçma oldukları sonucuna varmak, bütün bunların yanlış, çarpık, ve olmaması gereken şeyler olduğunun farkına varmak. Farkında olan insan, bu bunalımı hemen hemen her sosyal ilişkisinde yaşar. Bilmiyorum anlatabildim mi?

14.05.2005 04:24:51
o basit bir örnekti..yani mesela sistem için de muhalefete başladığında giderek hareket edemeyeceğin kadar çok şeyi eleştirir hale gelebilirsin.Çünkü giderek sisteem özgü hayatın detaylarını çözmeye başlarsın..Tıpkı artık olağan bir el yıkama hareketini yapamadığın gibi örneğin sisteme bağlı hayatların taciz edilmişliği bilgisi yüzünden güncel hayatın herhangi bir anı artık sana azap verebilir.

ya da mutlu olmanın ön koşulu yarı uyur halde olmaktır...öteki yolda çok güçlü bahaneler uyduramazsan kullanımdan kendini kaldırma noktasına ilerlersin.


14.05.2005 10:10:01
İsterseniz önce gerçeğin bile bize ne kadar göreceli olduğuna bakalım. Gerçek özünde tek , ama mesela bu diyologlar içinde aKin dostumuz gerçek yok demiş. Ama bana göre var, başkasına göre hem var hem yok vs vs vs. Bu kadar kollara ayrılmış dallanıp budaklanmış herşey.

"Gerçek, onu bilen kişiyi güçlü kılar..."

Bu söze ben Freudun oidipus kompleksini yaratırken kullandığı materyalleri araştırırken rastladım. Eski Yunan trajedyalarından bir alıntı. Yunan kralı Oidipus kendi aile bireyleriyle ensest ilişki içerisine giriyor . Ama aynı zamanda çok adil bir kral. Sorunlar getiriliyor kralın önüne ve anında çözülüyor kral tarafından adil bir şekilde. Bi gün bir bilgeyi çıkartıyorlar karşısına , bilge tabi krala demediğini bırakmıyor çünkü biliyor kralım ensest olduğunu , sonunda kral ona soruyor sen nasıl bu kadar haddini bilmez oluyorsun diye , o da gücünü gerçekten aldığını söylüyor ve "Gerçek, onu bilen kişiyi güçlü kılar..." diyor.

Aforizmanın gelişi böyle , Şimdi sorunsala geçelim ,

Çevrende ne olduğunu bilmek sana acı verir. Her şekilde acı hissedersin. Bu soruyu bize çok sorarlar , kendine ne olduğunu bilmek sana acı vermiyormu diye.

Siz düşünün şimdi , bi anda bir buhran geliyor ve üzülmeye başlıyorsunuz , ondan sonra düşünce mekanizmanız harekete geçiyor. Ve siz ;

Şu anda beynin hormon üretme merkezi olan hipotalamus , beni gerginleşmesi için gerekli olan herhangi bir hormon salgılaması için hipofiz bezine emir verdi , evet şu anda hipofiz bezi bu salgıyı harekete geçirmiş olmalı , bunu kesmek için içerisinde mutluluk artırıcı hormon salgılattırabilecek bir yardımcı almam lazım , vs vs vs.

Şimdi bu insana acı veriyor. Ama aynı zamanda güçlendiriyor hemde çok güçlendiriyor. Gerçek aranıyorsa bu bir gerçek. Bunu bilmek bana acı veriyor farkındayım ama aynı zamanda dediğim gibi çok güçlü kılıyor.

Gerçek , eğer ontolojik manada bir gerçekse zaten bu kimseye acı vermez. Eğer birisi tanrının varlığından eminse , bu ona acı vermez çünkü tanrıyı göremiyor ve onunla konuşamıyor , ona ulaşamıyor. Yani burda denge kendiliğinden oluşuyor.

Bence böyle Smiley

nicom 14.05.2005 18:13:10
gercek diye bir sey yoktur...

gercek anlayısı ve gercek olarak tanımladıklarımız ,onları algılayıslarımız vardır..bazende kılıf uydurduklarımız..

gercek tek bir sey soyleyin desem ,buna kac kisi katılır...tek gercek sanılan ,sizin gercekler diye uydurdugunuz ve geceleri sımsıkı sarılıp uyudugunuz tanımlamalardır..benim gercegim senin gercegin onun gercegi..bizim duslerimizle,yaratılıcıgımızla hayat bulurlar..

Leonardo 28.05.2005 13:55:19
ya tamam da bunların hiçbiri gerçek değil ki. yok hipotalamus yok Freud... gerçekte sen ister freuda inanmayı seçersin ister hipotalamusa.



Sayfa: [ 1 ]